Yargıtay · 1. Ceza Dairesi
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2023/1495 E. 2023/838 K. – Kasten Yaralama
Konu: Kasten Yaralama
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/1495
- Karar No
- 2023/838
- Karar Tarihi
- Konu
- Kasten Yaralama
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kasten yaralama KARAR : Mahkûmiyet Lüleburgaz 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.09.2017 tarihli ve 2016/657 Esas, 2017/496 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 06.12.2017 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 28.11.2022 tarihli ve 2022/11034 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.01.2023 tarihli ve KYB-2022/150496 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.01.2023 tarihli ve KYB-2022/150496 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 305. maddesinde yer alan "Ceza Mahkemelerinden verilen hükümler temyiz olunabilir. Ancak, on beş sene ve ondan yukarı hürriyeti bağlayıcı cezalara ait hükümler hiç bir harç ve masrafa tabi olmaksızın Yargıtayca re'sen tetkik olunur. 1. (Değişik: 18/11/1992 - 3842/28 md.) İki milyar liraya kadar (İki milyar dahil) para cezalarına dair olan hükümler,(1) 2.(Değişik: 18/11/1992 - 3842/28 md.) Yukarı sınırı on milyar lirayı geçmeyen para cezasını gerektiren suçlardan dolayı verilen beraat hükümleri,(1) 3. Bu Kanun ile sair kanunlarda kesin olduğu yazılı bulunan hükümler, Temyiz olunamaz. Bu suretle verilen hükümler tekerrüre esas olmaz..." şeklindeki düzenlemenin Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçtiği tarih olan 20.07.2016 tarihine kadar geçerlilik arz ettiği nazara alındığında, Tekerrüre esas alınan sanığa ait adli sicil kaydında bulunan Lüleburgaz 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.10.2015 tarihli ve 2015/165 Esas, 2015/493 sayılı kararıyla verilen 3.000,00 Türk lirası adlî para cezasının, Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçtiği ve 5271 sayılı Kanun'un istinafa ilişkin hükümlerinin yürürlüğe girdiği 20.07.2016 tarihinden önce verilen kesin nitelikte, doğrudan adlî para cezası olduğunun anlaşılması karşısında, tekerrüre esas alınamayacağı, sanığın adli sicil kaydında başkaca tekerrüre esas alınabilecek nitelikte ilâmın da bulunmadığı cihetle, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına dair yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin üçüncü fıkrası; "Tekerrür halinde, sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezası ile adlî para cezası öngörülmüşse, hapis cezasına hükmolunur." 5237 sayılı Kanun'un, Kasten yaralama başlıklı 86 ncı maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan ikinci fıkrası ise; "Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine, dört aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur." Şeklinde düzenlenmiştir. 2. Hükümlünün tekerrüre esas alınan kasten yaralama suçundan Lüleburgaz 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.10.2015 tarihli ve 2015/165 Esas, 2015/493 Karar sayılı kararına konu mahkûmiyet hükmünün, kesin nitelikte adlî para cezasına ilişkin olduğu belirlenmiştir. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 02.07.2020 tarihli ve 2019/13-123 Esas, 2020/334 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, sanığın tekerrüre esas alınan kesin nitelikteki adlî para cezasına ilişkin anılan mahkûmiyet hükmünün, 15.04.2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 14.04.2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanun'un 17. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 272 nci maddesinin son fıkrasına eklenen "Bu suretle verilen hükümler tekerrüre esas olmaz." şeklindeki ibare gereğince aynı maddenin üçüncü fıkrasında düzenlenen ve kesin olmaları nedeniyle istinaf yoluna başvurulamayacak hükümlerin, tekerrür uygulamasına esas alınamayacaklarına ilişkin mezkûr düzenleme uyarınca hükümlü hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanma koşulu ortadan kalkmış olduğundan kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. 3. Bununla birlikte, hükümlünün adlî sicil kaydında tekerrüre esas olabilecek başka bir ilâmı bulunmamaktadır. 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrasında seçimlik ceza olarak adli para ve hapis cezaları öngörüldüğünden Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 25.09.2018 tarihli ve 2015/13-1066 Esas, 2018/373 Karar sayılı kararında ayrıntıları açıklandığı üzere, Mahkemece adlî para cezasının da takdir hakkı kapsamında tercihinin mümkün olduğu belirlenmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Lüleburgaz 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.09.2017 tarihli ve 2016/657 Esas, 2017/496 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.03.2023 tarihinde karar verildi.