Yargıtay · 1. Ceza Dairesi
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2008/3666 E. 2010/2481 K. – Kasten Öldürmeye
Konu: Kasten Öldürmeye Teşebbüs Ve İzinsiz Silah Taşımak
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/3666
- Karar No
- 2010/2481
- Karar Tarihi
- Konu
- Kasten Öldürmeye Teşebbüs Ve İzinsiz Silah Taşımak
TEBLİĞNAME : 1-B/07/234183 MAHKEMESİ : (ISPARTA) Ağır Ceza Mahkemesi TARİHİ VE NO :21.06.2007 180/174 SUÇ :Kasten öldürmeye teşebbüs ve izinsiz silah taşımak
S.. A..'i kasten öldürmeye teşebbüsten ve izinsiz silah taşımaktan sanık O.. A..'ın yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (ISPARTA) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 21.06.2007 gün ve 180/174 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Sanık hakkında silahlı yaralama ve 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin sanık müdafiinin temyizi üzerine yapılan incelemesinde; 1- Hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinin gerekmesi, 2- Uygulamaya göre de; a) 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan mahkumiyet hükmü kurulurken, suç tarihi itibariyle temel para cezasının 450-YTL olarak tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde fazla ceza verilmesi; b) 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan verilen para cezalarının 765 sayılı TCK'nun 72 maddesi uyarınca toplanmasına karar vermek gerektiğinin gözetilmemesi; c) Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulu’nun 2006/8-167 esas, 2006/198 karar sayısı 26.9.2006 tarihli kararı uyarınca, suç önceden işlenmiş olsa dahi, 647 sayılı Kanunun yürürlükten kalktığı 1.6.2005 tarihinden sonra, ödenmeyen adli para cezası bakımından anılan Kanunun 5/5 maddesine dayanılarak gecikme zammı alınmasına karar verilemeyeceğinin düşünülmemesi; Bozmayı gerektirmekle, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 16.04.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.