İlk Derece Mahkemesi · Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi

Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/867 E. 2023/31 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/867
Karar No
2023/31
Karar Tarihi

T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/867 Esas - 2023/31 /// TÜRK MİLLETİ ADINA ///

T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/867 Esas KARAR NO : 2023/31

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLLERİ :

DAVA : Tazminat (6098 s. TBK m.122'den Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/08/2022 KARAR TARİHİ : 09/01/2023 GEREKÇELİ KARAR TARİHİ : 31/01/2023

Mahkememizde görülen Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili DAVA dilekçesi ile özetle: Müvekkili davacının, kuyumculuk işi ile iştigal ettiğini ve davalı bankanın pos cihazı müşterisi olduğunu, 28.09.2018 tarihinde gerçekleşen bir altın alış-verişinde davalı bankanın pos cihazının kullanıldığını ve müşteriye 100.000-TL'lik altın satıldığını, hesap kesiminde 3.000-TL'lik komisyon ücreti hariç 97.000-TL'nin hesabına aktarılmasını beklerken davalı bankanın bu yönde işlem yapmadığını ve 97.000-TL'yi davacıya ödemediğini, bu konuda Samsun Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı dosyasından açılan davanın kabul ile sonuçlandığını ve davalı bankanın 97.000-TL'yi ödemeye mahkum edildiğini, kararın derecattan geçerek 14.03.2022 tarihinde kesinleştiğini ve Samsun İcra Dairesi'nin ... E.sayılı dosyasından başlatılan takip neticesinde davalıdan faiziyle birlikte toplam 186.760,56-TL tahsil edilebildiğini, oysa davalı banka 97.000-TL'yi hesap kesiminde davacıya ödemiş olsa idi bu paranın o tarihte satın alabileceği altın gramı ile 186.760,56-TL'nin tahsilat tarihi olan 18.04.2022 tarihinde satın alabileceği altın gramı arasında aşırı fark bulunduğunu ve bu farka tekabül eden tutarın davacının temerrüt faiziyle karşılanamayan zararı olduğunu, davacının aşkın zararının 6098 s. TBK'nın 122. maddesi uyarınca davalı banka tarafından tazmin edilmesi gerektiğini, ancak davalının ihtarnameye rağmen buna yanaşmadığını beyanla, 235.680-TL'nin 18.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili CEVAP dilekçesi ile özetle: Müvekkili davacının Samsun Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı dosyasından alınan ilama dayalı sorumluluğunun, Samsun İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyasından başlatılan takipte ödeme yapmak suretiyle sona erdiğini, davacının aşkın zarar iddiasının yerinde olmadığını, zira bu yöne ilişkin iddianın altının gram fiyatındaki artış, enflasyon vb. sebeplerle bağlı olarak ispat edilemeyeceğini, davacının hesap kesiminde kendisine ödenmeyip muaraza konusu olan parayı altın alımı için kullanacağı yönündeki iddiasını ispat etmesi gerektiğini beyanla, davanın reddini dilemiştir. Mahkememizin ... E. sayılı dava dosyası celp edilmiş olup incelenmesinden: Davacı tarafından davalı banka aleyhine açılan bankacılık işlemlerinden kaynaklı alacak davasının kabul ile sonuçlandığı ve davalı bankanın 97.000-TL'yi ödemeye mahkum edildiği, kararın derecattan geçerek 14.03.2022 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Samsun İcra Dairesi'nin ... E. sayılı takip dosyası celp edilmiş olup incelenmesinden: Mahkememizin ... E. sayılı dosyasından alınan karara istinaden davalı banka aleyhine 17.03.2020 tarihinde başlatılan takip kapsamında, davacıya 18.04.2022 tarihinde toplam 186.760,56-TL ödendiği ve dosyanın infazen kapatıldığı görülmüştür. Davacının, Eylül/2018 dönemine ait Bs formları celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır. Samsun Kuyumcular Esnaf ve Sanatkârlar Odası'ndan, altın'ın 28.09.2018 (fatura tarihi) ve 18.04.2022 (takip dosyasında paranın davacıya ödendiği tarih) tarihindeki gram fiyatı sorulmuş olup, odanın 16.11.2022 tarihli cevabi yazısı dosyamız arasına alınmıştır. Dava, aşkın zarar iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir. Kuyumculuk işiyle iştigal eden davacının, taraflar arasındaki işyeri üyelik sözleşmesi dahilinde davalı bankanın POS cihazını kullandığı ve kredi kartıyla satışlar yaptığı, bu kapsamda 28.09.2018 tarihinde üçüncü bir kişiye 110.000-TL tutarında ve 486,73 gram ağırlığında altın sattığı, davalı bankanın bu tutarın 97.000-TL'sini davacının hesabına aktarması gerekir iken satışın muvazaalı olduğu ve bankayı zarar uğratma kastıyla yapıldığı gerekçesiyle davacıya ödeme yapmadığı, davacının bu miktarın tahsili için davalı aleyhine 25.02.2019 tarihinde açtığı davanın kabul ile sonuçlandığı ve kararın derecattan geçerek 14.03.2022 tarihinde kesinleştiği, davalı banka aleyhine başlatılan ilamlı takipte davacıya 18.04.2022 tarihinde temerrüt faizi ve diğer fer'ileriyle birlikte toplam 186.740,56-TL ödendiği uyuşmazlık konusu değildir. Taraflar arasındaki çekişme, davacının aşkın zararının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. 6098 s. TBK'nın 122. maddesine göre; "(1) Alacaklı, temerrüt faizini aşan bir zarara uğramış olursa, borçlu kendisinin hiçbir kusuru bulunmadığını ispat etmedikçe, bu zararı da gidermekle yükümlüdür. (2) Temerrüt faizini aşan zarar miktarı görülmekte olan davada belirlenebiliyorsa, davacının istemi üzerine hâkim, esas hakkında karar verirken bu zararın miktarına da hükmeder." Somut olayda; davacı, davalı bankanın POS cihazından kredi kartıyla yapılan harcama bedelinin kendisine ödenmediğini ve bunun için dava açmak zorunda kaldığını, yargılama neticesinde aldığı ilamın icrası sonucu eline geçen anapara ve faiz toplamının sattığı altının bedelini bile karşılamadığını belirterek aşkın zarar isteminde bulunmuştur. Davacı, aşkın zararının sebebini, sattığı altın'ı yerine koyamama olarak bildirmiştir. Bu durumda, davacının davalıdan tahsil ettiği anapara ve faiz toplamını, sattığı altını yeniden tedarik etmesi için ödemesi gereken bedelle kıyaslayıp arada davacı aleyhine bir fark var ise aşkın zararın bu olduğunun kabulü ile sonucuna göre karar vermek gerekmektedir (Bkz: Yargıtay 19.HD.nin 09.12.2019 tarih ve 5217/5474 sk.). Altın ticareti ile işgal eden davacının, davalı bankanın ödeyeceği tutarı, sattığı altının yerine yenisini koyma yolunda değerlendireceğinin, hayatın olağan akışının bir sonucu olarak kabul edilmesi gerekir. Nitekim, Yargıtay 11.HD.nin 02.02.2012 tarih ve 2034/1163 sk.nda da aynı yönde değerlendirme yapılmış, aşkın zarar iddiasının hayatın olağan akışı karinesi ile ispat edilebileceği vurgulanmıştır. Zarar miktarına gelince; davacıya ödenmesi gerekli 97.000-TL davalı banka tarafından tutulmayıp zamanında ödenmiş olsa idi, davacı bu para ile o tarihte (28.09.2018), (97.000-TL ÷ 226-TL/gr) 429,20 gram altın satın alabilecek, sattığı altının yerine yenisini koyabilecekti; oysa, ilamlı takipte eline geçen 186.760,56-TL ile sadece (186.760,56-TL ÷ 912-TL/gr) 204,78 gram altın satın alabilmiştir. Anlaşıldığı üzere, davacının parayı davalı bankadan tahsil ettiği 18.04.2022 tarihi itibariyle oluşan gram altın kaybı (429,20 gr - 204,78 gr) 224,42 gramdır ve 224,42 gram altın 18.04.2022 tarihi itibariyle (224,42 gr x 912-TL/gr) 204.671,04-TL'ye tekabül etmektedir. Bu sebeplerle; aşkın zarar iddiasının altın fiyatlarındaki artış ve enflasyon gibi sebeplere bağlı olarak soyut zarar yöntemiyle değil, hayatın olağan akışı karinesinden hareketle somut zarar yöntemine göre ispat edildiği değerlendirilmiş, zarar miktarının davacının iştigal konusu karşısında sepet formülüne göre değil, yerine yenisini koymak için ihtiyaç duyulan tutara göre belirlenmesi gerektiği kabul edilmiştir. Hal böyle olunca, davacının aşkın zararının 204.671,04-TL olduğu kanaatine varılmış, ödeme miktarı ve talebi ile kesin süre içerir ihtarnamenin davalıya tebliğ tarihi ve atıfet süresine göre temerrütün 30.06.2022 tarihinde gerçekleştiği değerlendirilerek, bu tarihten itibaren avans faizine hükmedilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kısmen kabulüne; i-204.671,04-TL'nin 30.06.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ii-Fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 13.981,07-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 4.024,83-TL'nin mahsubu ile bakiye 9.956,24-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından ödenen 4.024,83-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan toplam 167,70-TL yargılama giderinden davanın kabul-ret oranına göre belirlenen 145,63-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı, davayı vekil marifetiyle takip ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 31.653,95-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı, davayı vekil marifetiyle takip ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 9.200-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Zorunlu Arabulucuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560-TL arabulucuk ücretinden davanın kabul-ret oranına göre belirlenen 206-TL'nin davacıdan ve 1.354-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 8-Gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer emsal mahkemeye verilecek bir dilekçe ile Samsun BAM'da istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi, anlatıldı. 09/01/2023 Katip

Hakim ¸

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu'nun 5. maddesi kapsamında e-imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/867, K. 2023/31, T. 09.01.2023, www.arakarar.com/karar/samsun-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-867-e-2023-31-k-f4642880c2bc