İlk Derece Mahkemesi · Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi

Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/231 E. 2023/154 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/231
Karar No
2023/154
Karar Tarihi

T.C. ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/231 Esas - 2023/154 T.C. ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/231 KARAR NO : 2023/154 HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVACI : DAVALI : VEKİLLER : DAVA : 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Menfi Tespit) DAVA TARİHİ : 23/12/2021 KARAR TARİHİ : 07/02/2023 KARARIN YAZ. TARİH : 06/03/2023 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İddia ve savunmaların özeti; Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle; davalı bankaya olan ipotek borcundan dolayı tarafına hem kambiyo takibi hemde ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapıldığını, mükerrir takip yapıldığından bahisle ipotek takibinin iptali için dava açtığını ve kazandığını, ... İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyasından kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla 02.12.2019 tarihinde takibe geçildiğini, ... İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyasından borcun teminatı olarak verilen ipoteğin satışı amacı ile ilamlı ipotek talebine 06.12.2019 tarihinde başlandığını, alacaklı tarafından alacaklının tercih hakkını ... E. Sayılı kambiyo takibinden yana kullanması gerekçe gösterilerek sonradan takibe geçilen ilamlı ipotek takibinin iptali amacı ile ... 3. İcra Hukuk Mahkemesinin ... E. sayılı dosyasıyla ipotek takibinin iptaline karar verildiği ve kararın kesinleştiğini, ipotek takibinin iptal edilmesinin akabinde dosyanın ... E. Sayılı kambiyo takibinden satış işlemlerine devam edildiğini, kambiyo takibi üzerinden devam ederken davalı bankaya ipotek alacağının ne kadar olduğunu satışa izninin sorulması sonucunda davalı banak tarafından ipotek alacağının 243.174,00 TL olduğunun bildirildiğini, bu rakamın gerçeği yansıtmadığını, alacaklı görünen banka tarafından başlatılmış olan ... İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyasının kapak hesabının 184.405,77 TL olduğunu, bankanın zaten ipotek borcundan dalıyı icra takibi yapmakta olup, bu dosyanın infazen kapatıldığı takdirde hiçbir hak ve alacağı da kalmadığını, alacaklı bankanın usulsüz ve hukuksuz şekilde dürüstlük kurallarına uymadığını, bankanın icra dosyasına bildirmiş olduğu rakamın mesnetsiz olduğunu, banak tarafından icra dosyasına bildirilen fahiş ipotek alacağı miktarının gerçeği yansıtmadığının tespiti ile davacının esas borcunun ... İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyasındaki kapak hesabı olduğunun tespitine, takibin ihtiyaten durdurulmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle, borçlunun bankaya 20.01.2016 tanzim ve 25.11.2019 vade tarihli 650.000 TL bedelli senet sebebi ile borçlu olup ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile borçluya 02.12.2019 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlatıldığını ve takibin kesinleştiğini, borçlunun ... ilçesi Sarıcalı mah. ... ada ... parsel zemin kat 2 nolu bb depolu galerili işyerinin 02.03.2016 gün ... yevmiye nolu 490.000 TL bedelli 1. derecede ... lehine ipotekli olup ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ... İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyasından 06.12.2019 tarihinde takibe geçildiğini, borçlu şirket tarafından ... 3.İcra Hukuk Mahkemesinin ... E. ... K. Sayılı dosyasından icra emrine itiraz davası açıldığını, davanın kambiyo senedi ile başlatılan takip sonrasında takip yolunun seçildiği ve ayrıca ilamlı ipotek takibi başlatılamayacağı gerekçesi ile İİK 45 md.kapsamında ilamlı ipotek takibinin iptaline karar verildiğini, ilamlı ipotek takibinin iptal edilmesi üzerine kambiyo takibinden hacizde bulunan yer verilen taşınmazın satış işlemlerine başlandığını, 03.11.2021 tarihinde yapılan satış ile 3.kişiye ihale olunduğunu, borçlu tarafından ihalenin feshi davası açılmış olup ... İcra Hukuk Mahkemesinin ... E. 2021/556 K. Sayılı dosyasında verilen karar kabul kararının henüz kesinleşmediğini, satışa konu taşınmazın davalı bankaya ipotekli ise de satış kambiyo dosyasından yapıldığını, satışa hazırlık aşamasında İİK 129 md. Kapsamında ipoteğin temin edildiği borç miktarının ve satışa muvafakatinin sorulmasının zorunlu olduğunu, durumun ihalenin feshine sebep olduğunu, ipotek davacının doğmuş ve doğacak borçlarının teminatı olarak verildiğini, davalının kötü niyetli olarak davrandığını ispatın külfetinin davacı da olduğunu beyanla usulden ve esastan reddine karar verilmesine, takibin dava sonuna kadar durdurulması talebinin reddine, davacının %20 oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Toplanan Deliller: Genel Kredi Sözleşmesi, ödeme planı, ipotek belgesi, ... İcra Dairesinin ... E. Sayılı takip dosyası, ... 3.İcra Hukuk Mahkemesinin ... E. -... K. sayılı kararı, bilirkişi tarafından düzenlenen 15.11.2022 tarihli bilirkişi raporu ve 23.01.2023 tarihli ek raporu ve tüm dosya kapsamı. ... İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklının ..., borçluların ..., .... ve ... olduğu, toplam alacak miktarının 117.973,35 TL olduğu, takip dayanağının 20.01.2016 tanzim 25.11.2019 vade tarihli 650.000 TL tutarlı senet olduğu görülmüştür. ... İcra Dairesinin ... soruşturma sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklının ..., davalının .... Olduğu, borç miktarının 106.145,86 TL asıl alacak, 12.157,83 TL işlemiş faiz+Bsmv+Masraf olmak üzere toplam 118.303,69 TL olduğu, takip dayanağının ... ili ... ilçesi Tapu Müdürlüğünün 02/03/2016 gün ... yevmiye nolu 490.000 TL bedelli ipotek belgesi olduğu, alacağın tamamının bağlantılı ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı icra takip dosyası alacağı ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ve takip dosyası alacağı ile tahsilde tekerrür olamamak kaydı ve fazlaya ilişkin faiz, fon ve vergi oranlarındaki artışlardan kaynaklanan dava talep hakkı saklı kalmak kaydı ve B.K.100 maddesi gereğince kısmi ödemeler öncelikle işlemiş faiz masraf ve ferilerine mahsup kaydı ile tahsili talep edilmiştir. ... İcra Hukuk Mahkemesinin ... E. ... K. Sayılı dosyası ile davalı borçlu .... tarafından yapılan mükerrer takibin iptaline yönelik şikayet davası olduğu ve şikayetin kabulü ile ... İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyasındaki takibin iptaline karar verildiği, ... Bölge Adliye Mahkemesi 3.Hukuk Dairesinin 14.01.2021 tarihli kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği ve hükmün 23.06.2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Bilirkişi tarafından dosyaya sunulan 15.11.2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle, davacı banka ile davalı .... Arasında 20.01.2016 tarihli 650.000 TL tutarlı kredi sözleşmesi imzalandığı, kredi sözleşmesini ... ve ...'ın 650.000 TL kefalet limiti ile imzaladığı, davalı banka tarafından davacıya ait ... ili ... ilçesi Sarıcalı mah. ... ada ... parselde kurulu arsa davacı firmanın kullandığı/kullanacağı kredilerin teminatı olarak ipotek alındığını, genel kredi sözleşmesi ve ipotek belgesine istinaden davacının davalı bankadan 09.09.2015 tarihlli 97.075,94 TL tutarlı KGF Tak.Yapılandırma Kr. Kullandığı, ... 1.Noterliğinica davacı ve dava dışı kefillere gönderilen 09.09.2019 tarih 13865 yevmiye nolu ihtarname ile hesabın kat edildiği, kredi borcunun tebliğden itibaren 3 gün içinde ödenmesinin istendiği, yapılan tebligata göre davacının temerrüt tarihinin 16.09.2019 olduğu, ... İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyası ile 02.12.2019 tarihinde takip başlatıldığı, alacağın tespitine yönelik hesap kat tarihi itibari ile yapılan değerlendirmede, dosya içerisinde bulunan geri ödeme planından anlaşılacağı üzere davalı bankanın davacı asıl borçluya 28.05.2019 tarihinde, aylık değişken taksitli 36 ay vadeli yıllık %27,00 akdi faiz oranlı ve 97.075,94 TL limitli taksitli ticari yapılandırma kredisi kullandırdığı, krediye ait hiçbir taksitin tahsil edilmediği, kat tarihi olan 09.09.2019 tarihi itibariyle yapılan hesaplamada, 28.06.2019,29.07.2019 ve 28.08.2019 tarihli taksitlerin tahsil edilmediği, geri ödeme planına göre vade tarihinden kat tarihi olan 09.09.2019 tarihine kadar GKS 'nin (7.8.2 md.gereği) yıllık %45 gecikme faizi, ana paraya ise kredi kullandırım tarihinden kat tarihine kadar yıllık %27,00 akdi faiz uygulanınca toplam alacağın 105.1245,37 TL olduğu, temerrüt tarihi itibariyle yapılan hesaplamada, davacı asıl borçlunun temerrüt tarihinin 16.09.2019 olduğu, temerrüt tarihi itibariyle banka alacağının 105.735,85 TL olduğu, takip tarihi olan 02.12.2019 tarihi itibariyle yapılan hesaplamada banka tarafından 02.12.2019 tarihinde takibe geçildiği, takip tarihi itibariyle ihtiyati haciz masrafı ve vekalet ücreti dahil toplam alacağın 117.142,17 TL olduğu hesaplanmış, icra dosyasında alacak bildirim tarihi itibariyle yapılan hesaplamada toplam alacağın 202.827,32 TL, dava tarihi itibariyle ise 220.073,85 TL olduğu tespit edilmiştir. Bilirkişi heyetinden alınan 23.01.2023 tarihli ek raporda özetle, taraf vekillerinin itirazları üzerine banka şubesinde yapılan inceleme sonucunda, davacı ile davalı banka arasında 20.01.2016 tarihinde 650.000 TL limitli sözleşme yapıldığı, sözleşmeyi ... ve ...'ın kefil olarak imzaladığı, kefalet limitlerinin 650.000 TL olduğu., ... ilçesi Sarıcalı mah. ... ada 6 parselin 02.03.2016 tarihinde 490.000 TL tutarlı kullandığı/kullanacağı kredilerin teminatı olarak ipotek alındığı ve 20.010.2016 düzenleme tarihli 25.11.2019 tarihli 650.000 TL tutarlı senedin alındığı, davacı tarafından 28.05.2019 tarihinde sözleşme ve ipotek belgesine istinaden 97b075,94 TL tutarlı KGF Tak.Yapılan.Kr. Kullanıldığı, ... 1.Noterliğinden gönderilen ihtarname ile davacı asıl borçlunun temerrüt tarihinin 16.09.2019 olduğu, davalı bankanın ... İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyası ile 02.12.2019 tarihinde kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibine geçildiği, toplam alacağın 117.973,35 TL olduğu, tahsile konu alacağın 25.11.2019 vadeli senetten kaynaklandığı, davanın konusu Taksitli Ticari Kredinin geri ödeme planında uygulanacak akdi faiz oranının yıllık %27 olarak belirlendiği, gecikme faiz oranının ve temerrüt faiz oranının %45 olduğu, davacı asıl borçlunun 02.12.2019 takip tarihi itibariyle toplam alacağının 117.420,05 TL olduğu, 19.08.2021 icra dosyasına alacak bildirim tarihi itibariyle toplam alacağın 216.257,61 TL, 23.12.2021 dava tarihi itibariyle alacağın 233.513,21 TL olduğu tespit edildiği, icra takibinden sonra dava tarihinden önce kredi hesaplarına tahsilat olmadığı, davacıdan talep edilen %20 kötü niyet tazminatının mahkemenin takdirinde olduğu, davalı banka tarafından dava tarihi sonrası davacıdan belirlenen asıl alacak tutarları üzerinden yıllık %45 oranında temerrüt faizi ile faizin %5'i gider vergisi talep edebileceği sonucuna varılmıştır. Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borç miktarının tespiti istemine ilişkindir. Davacı, davalı tarafından ipotek borcundan dolayı hem kambiyo senedine istinaden hem de ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapıldığı, davalı tarafından ipotek alacağının 243.174,00 TL olduğunun bildirildiği, ... İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyasının kapak hesabının 184.405,77 TL olduğunun bildirildiğini, davacının esas borcunun ... İcra Dairesinin dosyasındaki kapak hesabı olduğunun tespitini talep etmiştir. Dava dilekçesinin incelenmesinde, gerek dilekçenin anlatım kısmında gerekse sonuç ve istem kısmında davacının dava tarihi olan 23/12/2021 tarihi itibari ile borç tutarının tespitinin talep edildiği, peşin harcın da borçlu olunduğunun tespiti talep edilen 184.405,77 TL üzerinden ikmal edildiği anlaşılmıştır. Dava; niteliği itibari ile borç miktarının tespiti talep edildiğinden olumlu tespit davasıdır. Tespit davası 6100 sayılı HMK'nın 106/1 maddesinde düzenlenmiş olup, bir hakkın veya bir hukuki ilişkinin varlığının yada yokluğunun yahut bir belgenin sahte olup olmadığının tespitine ilişkin davalardır. Tespit davasında, sadece tespit hükmü verilebilir. Tespit davasında verilen karar ile hukuki ilişkinin varlığı veya yokluğu kesin olarak tespit edilir, diğer bir anlatım ile davalının varlığını inkar ettiği ilişkinin var olduğu veya yokluğunu inkar ettiği hukuki ilişkinin yok olduğu hükme bağlanır. Bir tespit davasının kabule şayan olabilmesi için, bu davanın konusunu oluşturan hukuki ilişkinin var olup olmadığının mahkemece hemen tespit edilmesinde davacının menfaatinin (hukuki yararının) bulunması gerekir. Medeni usul hukukunda davacının mahkemeden hukuksal korunma istemi ile bir dava açılabilmesi için, bu davayı açmakta veya hukuki korunma istemekte haklı bir yararının bulunması gerekir. Öte yandan, bu hukuksal yararın, “hukuki ve meşru”, “doğrudan ve kişisel”, “doğmuş ve güncel” olması gerekir (Hanağası, E.: Davada Menfaat, Ankara 2009, s.135). 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda öğreti ve yargısal kararların uygulaması aynen benimsenerek, davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması “Dava Şartları” başlıklı 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendinde açıkça dava şartları arasında sayılmıştır., Dava açmaktaki hukuki yarar için, hukuk düzenince kabul edilmiş meşru bir yarar olmalı, bu yarar dava açan hak sahibi ile ilgili olmalı ve dava açıldığı sırada halen mevcut bulunmalıdır. Ayrıca, açılacak davanın ortaya çıkacak tehlikeyi bertaraf edecek nitelikte olması gerekir. Bir kimsenin, hakkına ulaşmak için, mahkeme kararının o an için gerekli olması durumunda hukuki yararın olduğundan söz edilebilir. Bir mahkeme kararına ihtiyaç yoksa hukuki yarardan söz edilemez (Pekcanıtez H., Atalay, O./Özekes, M.: Medeni Usul Hukuku, Ankara 2011, s.297)., Tespit davasında, davacının hukuki menfaatinin bulunduğu varsayılmaz. Tespit davasında davacı, kendisi için söz konusu olan tehlikeli veya tereddütlü durumun ortaya çıkaracağı zararın ancak tespit davası ile giderilebileceğini kanıtlamalıdır. Çünkü tespit davası, hukuki bir durum ya da hak henüz inkar ya da ihlal edilmeden, yani herhangi bir zarar doğmadan açılabildiğinden, menfaatin doğmuş ve güncel olması gereğinin bir istisnası olarak ortaya çıkmıştır. İşte davacının hukuki ilişkinin derhal tespitinde menfaatinin (hukuki yararının) varlığı için öncelikle, davacının bir hakkı veya hukuki durumu güncel (halihazır) ve ciddi bir tehlike ile tehdit edilmelidir. Bu tehdit çoğunlukla davalının davranışları ile ortaya çıkar. Söz konusu bu tehdidin davacı için bir tehlike oluşturabilmesi, bu tehdit nedeniyle, davacının hukuki durumunun tereddüt içinde olmasına ve bu hususun, davacıya zarar verebilecek nitelikte bulunmasına bağlıdır. Somut olayda, davacının dava dilekçesinde açıkça borç miktarının tespitini talep etmesi, davacı tarafın davalı kuruma olan güncel borç miktarının tespitini talep etmekle istediği hukuki korumanın sağlanmasının mümkün olmaması, davacının olumlu tespit davası açmak yerine davalı kuruma kendisinin kabul ettiği borç miktarının üzerinde olan kısım yönünden menfi tespit davası açma imkanına sahip olması, eldeki davadaki talebin ise menfi tespite yönelik olmaması, menfi tespit davası açılabilecek hallerde olumlu tespit davası açılmasında güncel hukuki yararın bulunmaması, bilirkişi raporu ile davacının talebin üstünde borç miktarı tespit edildiğinden kabul hükmünün kurulmasının vekalet ücreti harç tahsili vb konularda infazda tereddüte yol açacak mahiyette olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde davanın dava şartı (hukuki yarar) yokluğundan reddine karar verilmiştir. (İstanbul BAM 40. HD 2022/1992 karar, Diyarbakır BAM 6. HD. 2021/1518 karar) HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, 2-Alınması gerekli 179,90 TL harçtan peşin alınan 59,30 TL ve tamamlama harcı 3.100 TL olmak üzere toplam 3.159,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.979,40 TL'nin karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesince belirlenen maktu 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafın sarf ettiği yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Kararın talep halinde Yazı İşleri Müdürü tarafından taraflara tebliğine, 6-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzünde, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer emsal mahkemeye verilecek bir dilekçe ile ... BAM'da istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı .07/02/2023 Katip ¸e-imza Hakim ¸e-imza

Atıf: Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/231, K. 2023/154, T. 07.02.2023, www.arakarar.com/karar/samsun-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-231-e-2023-154-k-d0739932380b