İlk Derece Mahkemesi · Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi

Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/804 E. 2022/13 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/804
Karar No
2022/13
Karar Tarihi

T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/804 Esas - 2022/13 T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2021/804 Esas KARAR NO : 2022/13 HAKİM : ... KATİP : ... DAVACILAR : ... VEKİLLERİ : ... DAVALI : ... VEKİLLERİ : ... DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/12/2019 KARAR TARİHİ : 06/01/2022 KARARIN YAZ. TARİH : 28/01/2022 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ: Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesini özetle; Davacı ...'ın ... işlettiğini ve davalı ile mal alımı konusunda anlaştığını, bu mal karşılığında senet düzenlendiğini, davacı ...'in ise dava konusu senede kefil olduğunu, senet içeriğinde malen ibaresinin geçtiğini ve senedin bu ilişki çerçevesinde düzenlendiğini, ancak müvekkiline mal teslimi yapılmadığını, ancak borcun ödenmemesi sebebiyle Samsun İcra Müdürlüğünün 2019/102978 Esas sayılı dosyası takip başlatıldığını, davacının borçlu olmadığını beyanla, müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile icra takibinin iptaline, davalının % 20 İcra İnkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın kambiyo senedinden kaynaklı menfi tespit davası olduğunu ve görevsiz mahkemede açıldığını, davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, menfi tespit davasında tedbiren takibin durdurulmasına karar verilemeyeceğini, davanın görevsizlik sebebi ile usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, taraflar arasında kira sözleşmesi imzalandığını, davacı tarafından kira bedellerinin ödenmemesi üzerine 3.346,00 TL üzerinden takibe geçildiğini, her ne kadar senet üzerinde malen yazısı yer alsa da kambiyon senedinin kira bedelleri için keşide edildiğini beyanla alacağın % 20'sinden aşağı olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi ekinde, vekaletname sunulduğu anlaşılmıştır. Davalı vekili tarafından 13/01/2020 tarihli cevap dilekçesi sunulduğu anlaşılmıştır. Davacı vekilinin 26/12/2019 tarihinde % 15 teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesin talepli talep dilekçesi sunduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce 27/12/2019 tarihinde ihtiyati tedbir talebi kabul edilerek Samsun İcra Müdürlüğünün 2019/102978 Esas sayılı dosyasında takip çıkışının % 15'i miktarında teminat karşılığında icra veznesine girecek paranın tedbiren alacaklıya ödenmemesi yönünde ara karar yazıldığı anlaşılmıştır. Davalı vekili tarafından 03/01/2020 tarihinde ihtiyati tedbir kararına karşı beyan dilekçesi sunulduğu anlaşılmıştır. Davacı vekilinin 22/01/2020 tarihli cevaba cevap dilekçesi sunduğu anlaşılmıştır. Samsun İcra Müdürlüğüne yazılan müzekkereye 20/05/2020 tarihinde cevap verildiği ve ekinde ödeme emri ve tebliğ mazbatalarının gönderildiği anlaşılmıştır. Samsun 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/509 Esas 2020/170 Karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilerek dosyanın Mahkememize gönderildiği, Mahkememizin iş bu esas sırasına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce 06/01/2022 günü saat 11:03'e ön inceleme duruşma günü verildiği anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; takibe konu yapılan bonodan dolayı davacıların davalıya karşı borçlu olmadığının tespitine ilişkin menfi tespit davasıdır. Tüm dosya kapsamından; davalı tarafça 28/08/2019 tanzim tarihli 31/08/2019 ödeme tarihli 16.800,00 TL meblağlı senede ilişkin Samsun İcra Dairesinin 2019/102978 E. Sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı ve takibin kesinleştiği, davacının senetteki ihdas nedeni de dikkate alınarak kendisine mal teslimi yapılmadığını iddia ederek iş bu senetle borçlu olmadığının tespitini talep ettiği anlaşılmaktadır. Samsun İcra Dairesinin takibi incelendiğinde; alacaklısının ..., borçlularının ... takip dayanağının 16.800,00 TL bedelli, 28/08/2019 tanzim tarihli 31/08/2019 ödeme tarihli senet olduğu anlaşılmıştır. Takibe konu senet incelendiğinde ise; keşidecisinin ..., kefilin ... olduğu, senedin davalı ... emrine düzenlendiği, 16.800,00 TL bedelli, 28/08/2019 tanzim tarihli 31/08/2019 ödeme tarihli senet olduğu, senet ihdas nedeninin "malen" olduğu anlaşılmıştır. Davalı yanca arabuluculuk dava şartı itirazı ileri sürülmüş olup, bu hususun incelenmesinde; HMK’nın 106. maddesinde düzenlenen tespit davasının özel bir şekli olan menfi tespit davası, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat davası olarak nitelendirilemeyeceği, menfi tespit davaları sonucunda verilen hükümler esasa yönelik olarak cebri icraya konu edilip infaz edilemeyeceğinden, ticari davalarda arabuluculuğa başvuruyu dava şartı olarak öngören madde hükmünün amaçsal yorumundan Yasa Koyucu’nun bilinçli olarak menfi tespit davalarını arabuluculuk dava şartına tabi tutmadığı anlaşılmaktadır ( Yargıtay 19. HD'nin 13/02/2020 tarih, 2020/85 Esas, 2020/454 Karar sayılı ilamı). Menfi tespit davalarında zorunlu arabuluculuk dava şartı bulunmadığından, davalının arabuluculuk dava şartına ilişkin itirazı kabul edilmemiştir. Bono nedeniyle borçlu olunmadığının tespitini içeren davada ispat yükü, kural olarak senedin bedelsiz olduğunu iddia eden tarafa aittir. Ancak, bir defa bir mal alışverişine dayandığı "malen" kaydıyla ya da bir alacak borç ilişkisine dayandığı "nakten" kaydı ile senede yazılmışsa, artık buna uyulmak gerekir. Bu kayıtların aksinin savunulması senedin talili (nedene, illete bağlanması) anlamına gelir ki, böyle bir durumda ispat yükü yer değiştirir. Senedi talil eden, savını kanıtlamak yükümlülüğü altına girer. Senette borcun nedeni "mal" ya da "nakit" olarak belirtilmişse, tarafların yazılı borç sebebine dayanmaya hakkı olacağından, ispat yükü bunun aksini ileri süren tarafa ait olacaktır. Eğer yanlardan biri senet metninde yazılı kaydın doğru olmadığını söylüyorsa, lehine olan senet karinesi çürümüş sayılacak, bunun sonucu olarak da, iddiası paralelinde ispat yükünü de üstlenecektir. Somut olaya gelince; dava, kambiyo senedinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin olduğuna göre, konunun hem kambiyo hem de ispat hukuku açısından ve yukarıdaki açıklamaların ışığında ele alınması gerekir. Eldeki davada; davacı senet metnine uygun olarak, imza inkarında bulunmaksızın senedi mal karşılığı davalıya verdiğini ancak davalı tarafça karşılığında mal teslimi yapılmadığını ileri sürmüştür. Davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinde her ne kadar senet metni üzerinde malen kaydı yazıyor ise de taraflar arasında bir mal alım-satım ilişkisi bulunmadığı, senedin kira bedelleri için keşide edilerek davalıya verildiğini ileri sürmüştür. Alacağın varlığı ve dayandığı temel ilişkinin senettekinden farklı olduğunu iddia eden davalı, kendi dayandığı ve senet metninden anlaşılamayan, iddialarını ispatla yükümlüdür. Görülen davada, davalı vekiline öninceleme tensip tutanağı ile bildirdiği ancak sunmadığı delilleri mahkememize sunmak üzere iki haftalık kesin süre verilmiş olup, davalı yanca dosyaya kira alacağına ilişkin herhangi bir ispat vasıtası sunulmamış olup, cevap dilekçesinde yemin deliline de dayanmamıştır. Dosya kapsamında davalının üzerine aldığı ispat külfetini yerine getirmeye yönelik yazılı bir delil ibraz etmediği ve yemin deliline dayanmadığı gözetildiğinde davanın bu nedenle kabulü gerekmiştir. Davacının kötü niyet tazminat talebine ilişkin yapılan değerlendirmede; kötüniyet tazminatı, takibe girişmekte kötüniyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğinde olup, alacaklının anılan tazminata mahkum edilebilmesi için, açıkça takibin kötüniyetle yapılmış olması koşulunun gerçekleşmesi ve alacaklının icra takibini kötüniyetli olarak yaptığı hususunun, borçlu tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Yapılan açıklamalara göre, somut olay değerlendirildiğinde davalı, davacının icra takibinde kötüniyetli olduğunu yasal delillerle kanıtlayamamış olup, dosya içeriğinde de kötüniyetin varlığını açıkça ortaya koyacak bir yöne rastlanmamıştır. Hal böyle olunca kötü niyet tazminatı şartları oluşmadığından davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davanın KABULÜNE, davacının Samsun İcra Dairesinin 2019/102978 Esas sayılı takip dosyası ve dayanağı olan 31/08/2019 vade tarihli 16.800TL bedelli senet kapsamında davalıya borçlu olmadığının tespitine, 2-Davacı tarafın tazminat isteminin reddine, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 237,36 TL karar ilam harcından peşin alınan 59,34 TL 'nin mahsubu ile bakiye karar ilam harcı olan 178,02 TL 'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 44,40 TL başvurma harcı ile peşin karar ilam harcı olarak yatırılan 59,34 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 5-Davacı tarafından ödenen 57,50 TL tebligat ve posta giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 6-Davacı davayı vekil marifetiyle takip ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT m.13/2 uyarınca belirlenen 3.474,71-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına, 8-Kararın talep halinde Yazı İşleri Müdürü tarafından taraflara tebliğine, 9-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde, müracaat etmeleri halinde kalemde, müracaat etmemeleri halinde dosyaya hesap numarası bildirmiş ise hesaba aktarmak sureti ile, hesap numarası da bildirilmemiş ise masrafı gider avansından karşılanmak sureti ile PTT vasıtasıyla adreste ödemeli olarak taraflara iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Samsun Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usülen anlatıldı.06/01/2022 Katip ... Hakim... Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır.

Atıf: Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/804, K. 2022/13, T. 06.01.2022, www.arakarar.com/karar/samsun-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-804-e-2022-13-k-151d89fff53d