İlk Derece Mahkemesi · Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi

Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/858 E. 2018/151 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2017/858
Karar No
2018/151
Karar Tarihi

T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2017/858 Esas - 2018/151 T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2017/858 KARAR NO : 2018/151 BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP :... DAVACI :... DAVALI : ... DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 06/11/2017 KARAR TARİHİ : 28/02/2018 KAR. YAZIM TARİHİ : 05/03/2018 Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili 06/11/2017 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; Samsun Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı ...’nin 02/06/2003 tarihli ortaklar kurulu kararına göre tasfiyesine karar verildiğini ve 03/06/2003 tarihinde de tasfiye memurluğuna aynı zamanda şirketin de ortaklarından olan müvekkili ...’ın atandığını, her ne kadar şirketin kaydı silinmiş ise de şirketin ... ilçesi pafta ... de ve ... ili ...ilçesi ... Mah. Ada..., parsel ... de üzerine kayıtlı taşınmazları olduğunu, söz konusu taşınmazların satışı ve diğer yasal işlemleri için şirketin yeniden ihyası gerektiğini, bu nedenle söz konusu taşınmazların satışı ve devir işlemlerini yapmak üzere şirketin tasfiye haline dönüşmesi ve tüzel kişiliğinin TTK hükümlerine göre ihyası gerektiğini belirterek, açıklanan nedenlerle, Samsun Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı ...nin tüzel kişilğinin ihyasına, önceki tasfiye memuru ve şirketin hisse sahibi müvekkili ...'ın şirkete tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili 27/11/2017 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; bahsi geçen şirketin ... sicil numarasıyla kayıtlı olduğunu, şirketin kaydının 02/06/2003 tarihinde tescil edilen ortaklar kurulu kararında tasfiyesine karar verildiğini, tasfiye memurluğuna ...ın atandığını, şirketin tasfiyesi ve kapanış işlemlerinin yasal mevzuat çerçevesinde tescil edildiğini, müvekkili kurumun bu hususta herhangi bir kusuru bulunmadığını belirterek, şirketin tekrar açılması için başvurulması ile ilgili olarak davacının her ne kadar masraf ve avukatlık ücreti talep etse de davada müdürlüğün zorunlu ve usuli hasım olarak gösterilerek, dava sonucunda ne karar verilirse verilsin müvekkili müdürlüğün masraf ve avukatlık ücretinden sorumlu olmadığını, asıl davalının dava dışı Tasfiye ...nin olması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, davalı vekilide 17/11/2017 tarihli dilekçesiyle önceki cevap dilekçesini tekrar ettiğini bildirmiştir. Toplanan deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi: ... Tapu Müdürlüğüne yazılan yazıya cevap verildiği, ... parselde ifraz işlemi yapılarak 14 ve 15 parsele ilişkin tedavüllü tapu kayıtlarının gönderildiği, ...Tapu Müdürlüğüne yazılan yazıya cevap verildiği, ... parsel sayılı taşınmazın tüm tedavülleriyle birlikte tapu kaydının gönderildiği görülmüştür. Samsun Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan yazıya verilen cevabi yazıda Ticaret Sicil Müdürlüğünde ...sicil numarasıyla kayıtlı Tasfiye ...nin 03/06/2003 tarihinde tasfiyeye girdiğini ve tasfiye memurluğuna ...’ın atandığını, şirketin tasfiyesinin 01/04/2011 tarihinde sona erdiği bildirilmiş, yazı ekinde ticaret sicil gazetesi örneklerinin gönderildiği görülmüştür. Dava, Tasfiye Halinde ...'nin ihyasına ve tasfiye memuru atanması talebine ilişkindir. Tüm dosya kapsamından; Samsun Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı ...’nin 02/06/2003 tarihli ortaklar kurulu kararı ile tasfiyesine karar verildiği ve 03/06/2003 tarihinde de tasfiye memurluğuna aynı zamanda şirketin de ortaklarından olan davacı ...’ın atandığı, her ne kadar şirketin kaydı silinmiş ise de şirketin ... kayıtlı taşınmazları olduğu, bu taşınmazların satışı ve diğer resmi işlemler için şirketin ihyasının gerektiği ileri sürülerek Samsun Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı ...nin tüzel kişilğinin ihyasına, önceki tasfiye memuru ve şirketin hisse sahibi davacı ...'ın şirkete tasfiye memuru olarak atanması için işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamından ihyası istenen şirketin ortaklar kurulu kararıyla tasfiyeye sokulduğu ve tasfiye sürecinin tamamlanmasına müteakip 01/04/2011 tarihinde tasfiyesinin tamamlandığı, Ticaret Sicil Müdürlüğünün 06/04/2011 tarihli sayısında da bu hususun ilan edildiği anlaşılmaktadır. 6102 sayılı TTK' nun geçici 7.maddesinin 15 bendine göre "ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içerisinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir." TTK nun 547 maddesine göre de "tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa ve mahkemece istemin yerinde olduğuna kanaat getirilirse şirketin ek tasfiyesi için yeniden tesciline karar verilir ve bu işlemi yapmaları için son tasfiye memurlarını veya bir veya bir kaç kişiyi tasfiye memuru olarak atarak tescil ve ilan ettirilir." Buna göre davanın süresinde olduğu anlaşılmaktadır. İhyası istenen şirket resen terkin edilmemiş, ortaklar kurulu kararıyla tasfiyesine karar verilmiştir. Bu durumda husumetin yasal hasım olan Ticaret Sicil Müdürlüğü yanında tasfiye memuruna da yöneltilmesi gerekmektedir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2013/13652 Esas 2013/16500 Karar sayılı ilamı) dosya kapsamından tasfiye memurunun davacı olduğu anlaşılmakla, taraf eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Davacı taraf tasfiye gerekçesi olarak şirket adına kayıtlı taşınmazların satışını ve diğer yasal işlemleri göstermektedir. Beyan edilen tapu kayıtları celp edilmiş, ...Müdürlüğünden getirtilen tapu kaydının ihyası istenen şirketle ilgisi olmadığı, ...Tapu Sicil Müdürlüğünden gönderilen ...taşınmazın 1416/23205 (10,01 m2) hissesinin ihyası istenen şirket adına kayıtlı olduğu, kaydın ilk tesisinin 11/12/1987 tarih ... yevmiye numarası olduğu görülmektedir. Yani davaya konu taşınmazdaki hisse şirketin ortaklar kurulu kararıyla tasfiyesine karar verilmeden önce şirket adına kayıtlıdır. Bu durumda tasfiye sırasında bu taşınmazdaki hissenin de satışının gerçekleştirilmesi ve bundan sonra tasfiyenin kapatılması gerekmekteydi. Yapılan bu eksiklik bizzat ihyayı isteyen tasfiye memuru tarafından yerine getirilmemiştir. Tasfiye memuru olan davacı tasfiye işlemlerini gereği gibi yerine getirmemekte kusurlu hareket etmiştir. Öte yandan taşınmazın satılacağından bahisle ihya talep edilmiş ise de bu hususta hiçbir delil sunulmamış, ibraz edilmemiştir. Diğer yasal işlemlerin ne olduğu hususunda da herhangi bir açıklama yapılmamış, bilgi, belge, delil sunulmamıştır. Tasfiyesine karar verilen şirketin adına kayıtlı taşınmaz bulunması yalnızca bu sebeple ihyası için yeterli sebep kabul edilemez, davacı tarafın en azından taşınmazın satılacağı yönünde mahkememize kanaat verecek şekilde bir kısım deliller, örneğin adi yazılı satım sözleşmesi, satış vaadi sözleşme örneği vs bir kısım deliller ibraz etmesi gerekirdi. Bir şirketin ihyası emek, mesai, masraf ve zaman gerektirmektedir. Bu nedenle ihyanın gerçek amacına uygun inandırıcı nedenlere ve delillere dayalı olarak açılması gerekir. Bu noktada sınır TMK 2.maddesindeki dürüstlük kuralları olmalıdır. Dava dosyamızda davacı, aynı zamanda tasfiye memuru olup, tasfiye sırasında şirket adına kayıtlı olduğunun bildirildiği taşınmazın satış vs işlemlerini yapmamak suretiyle tasfiyeyi eksik bıraktıktan sonra mahkememize kanaat verecek şekilde hiçbir somut delilde sunmadan yeniden işbu dava ile tasfiye talep etmesi dürüstlük kurallarına uygun olmayacağı gibi hukuki yararda bulunmadığı kanaatine varılmış, hukuki yararın dava şartı olduğu hususları gözetilerek davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş, davalı taraf şirketin terkini resen gerçekleşmediğinden zorunlu davalı olmadığı ve şirketin sicilden terkini aşamasında herhangi bir kusuruda bulunmamakla lehine vekalet ücretine hükmedilmiş, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1.Davanın HUKUKİ YARAR YOKLUĞU SEBEBİYLE HMK 114/1-h , 115/2 maddeleri gereği USULDEN REDDİNE, 2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 35,90 TL harcın peşin alınan 31,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 4,50 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı vekille temsil edildiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 2.180,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Kararın talep halinde Yazı İşleri Müdürü tarafından taraflara tebliğine. 6-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine. Dair taraf vekillerinin yüzünde tebliğden itibaren iki hafta süre içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen tefhim edildi. 28/02/2018 Başkan... Üye ... Üye ... Katip...

Atıf: Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/858, K. 2018/151, T. 28.02.2018, www.arakarar.com/karar/samsun-asliye-ticaret-mahkemesi-2017-858-e-2018-151-k-1ee9c42d3ac6