İlk Derece Mahkemesi · Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi

Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/370 E. 2018/361 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2016/370
Karar No
2018/361
Karar Tarihi

T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2016/370 Esas - 2018/361 T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLET ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2016/370 KARAR NO : 2018/361 HAKİM : ... KATİP : ... DAVACI : ... VEKİLİ : ... DAVALI :... VEKİLİ : ... DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 05/04/2016 KARAR TARİHİ : 18/05/2018 KARAR YAZIM T. : 24/05/2018 Mahkememizde görülmekte bulunan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İddia ve savunmaların özeti; Davacı vekili 24/03/2016 tarihli dava dilekçesinde özetle;6 İcra Müdürlüğü'nün 2014/9912 Esas sayılı dosyası kapsamında kambiyo senetlerine mahsus yolla icra takibi yapıdığını, bu takibin tamamen haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkilin takibe konu bono nedeniyle davalıya borçlu olmasının söz konusu olmadığını, davalı ile müvekkili arasında 28/02/2014 tarihinde ... Distürbitörlük sözleşmesi imzalanarak ticari olarak çalışmaya başlandığını, bu sözleşmenin imzalanması sırasında da yapılacak ticari faaliyetin teminatı olarak müvekkilinden takibe dayanak bononun boş olarak alındığını, daha sonra davalı şirketin müvekkilin kendilerine hiçbir borcu bulunmadığı halde senedi icraya koyduğunu, davalı tarafından cari hesaba kaydedildiği halde müvekkiline teslim edilmeyen ve karşılığında malda verilmememiş olan faturalardan müvekkilinin sorumlu olmasının hukuka aykırı olacağını, müvekkilinin ve davalının ticari defterleri incelendiğinde davalının iddiasının aksine müvekkilinin ticari ilişki de alacaklı olduğunun tespit edileceğini beyanla davanın kabulü ile Samsun 6. İcra Müdürlüğü'nün 2014/9912 Esas numaralı icra dosyası nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile takibin müvekkili yönünden iptalini, müvekkil aleyhine yapılan takibin haksız ve kötüniyetli olması nedeniyle müvekkilin uğradığı zarar karşılığı olarak İİK 72/5 maddesi gereğince toplam alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili 28/04/2016 tarihli cevap dilekçesinde özetle;davacı tarafın bu konuyla ilgili daha önce Samsun 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2014/716 Esas sayılı dosyası ile dava açtığını ancak davanın reddine karar verildiğini, tarafları aynı olan, aynı konuya ilişkin daha önce verilmiş bir karar olması nedeniyle ortada kesin hüküm bulunduğunun, açılan davanın bu yönüyle reddinin gerektiğini, dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını, takibe konu bono üzerinde teminat senedi olduğu şeklinde bir hüküm veya kayıt bulunmadığını, bu nedenle söz konusu senedin teminat senedi olduğu ve boş olarak alındığı iddilarının tamamen gerçek dışı olduğunu, davacı taraf ile müvekkil şirket arasında 22/03/2014 tarihli ...Distribütör sözleşmesinin mevcut olduğunu, davacı tarafın bu sözleşme gereğince dava konusu bono haricinde müvekkili şirkete 07/07/2014 tarihi itibariyle de 31.337,46 TL'de cari hesap borcu bulunduğunu beyanla fazlaya ilişkin ve sair cevap, dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, öncelikle usulü itirazları hakkında karar verilerek davanın usul yönünden reddini, hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan dahi reddini, davacı tarafın haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle müvekkil şirket lehine %20 kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalı müvekkile ödenmesini talep etmiştir. Davacı vekili 06/05/2016 tarihli cevaba cevap dilekçesinde özetle;davalının kesin hüküm itirazının yerinde olmadığını, zira icra hukuk mahkemesi kararlarının maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmediğini, davalının zamanaşımı itirazının yerinde olmadığını, davaya konu senedin tanzim tarihinin 22/03/2014 olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişki ise davalının kabul etmedikleri hesap dökümünden de anlaşılacağı üzere 25/03/2014 tarihi olduğunu, bu anlamda da ticari ilişki başlamadan önce verilmiş olan senedin teminat senedi olduğunun açık olduğunu, diğer taraftan taraflar arasında yapılan 22/03/2014 tarihli ... Distribütörlük sözleşmesinin Teminat başlıklı 13. maddesinde teminat mektubu davalının uygun göreceği şekil ve tutarda ipotek, araç rehni veya banka teminat mektubu vermeyi kabul edeceği şeklinde hüküm bulunduğunu beyanla dava dilekçesini tekrar etmiştir. Toplanan deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi: Samsun 9 İcra Dairesi'nin 2016/75250 Esas (Kapatılan 6. İcra Müdürlüğü'nün 2014/9912 Esas sayılı dosyası) sayılı dosyası uyap üzerinden dosya içerisine eklenmiş, davacı vekili dava dilekçesi ekinde cari hesap dökümleri, davacı adına kesilen faturalara ilişkin tablo, davacı tarafından düzenlenen fakat davacı lehine cari hesaba alacak kaydedilmeyen hizmet ve iade faturalarına ilişkin tablo, ... Distirbütörlük sözleşmesi ile tahsilat makbuzu örnekleri ibraz etmiş, davalı vekili cevap dilekçesi ekinde Yargıtay kararları, 22/03/2014 tarihli ... Distribütör sözleşmesi, cari hesap ekstresi örnekleri sunmuştur. Davalının ticari defterlerinin mahkememizin 2016/693 Esas sayılı dosyasında olduğu tespit edilmiş olup, bu dosyadan ticari defterler celp edilerek mali müşavir bilirkişi ...'dan 12/01/2018 tarihli rapor alınmış, rapor taraflara tebliğ edilmiş, davacı vekili ve davalı vekili rapora karşı ayrı ayrı itiraz dilekçesi ibraz etmiş, davacının ticari defterlerinin incelenmesi için aynı bilirkişiden 12/03/2018 tarihli rapor alınmış, rapor taraflara tebliğ edilmiş, davacı vekili rapora karşı itiraz, davalı vekili rapora karşı beyan dilekçesi ibraz etmiştir. 06/04/2018 tarihli celsede davacı tarafa yemin deliline dayanıp dayanmayacağı hususunda beyanda bulunmak için süre verilmiş, davacı vekili 12/04/2018 tarihli dilekçesi ile yemin deliline dayanmadığını beyan etmiş, ayrıca son celse protokol başlıklı belge ile makbuz ve ibraname başlıklı ödeme belgesi sunmuştur. Dava, teminat senedi iddiasına dayalı menfi tespit talebine ilişkindir. Tüm dosya kapsamından, davalı tarafından davacı ve dava dışı ... aleyhine Samsun 9 İcra Dairesi'nin 2016/75250 Esas (Kapatılan 6. İcra Müdürlüğü'nün 2014/9912 Esas sayılı dosyası) sayılı dosyası ile 30.000,00 TL asıl alacak için kambiyo senetlerine mahsus yolla takip yapıldığı, takibin kesinleştiği davacının ise takip tarihinden sonra iş bu davayla takibin dayanağı olan 30.000,00 TL bedelli senedin, teminat senedi olduğu iddiasıyla borçlu olmadığının tespiti için menfi tespit talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Takip dosyasından takibin dayanağının 22/03/2014 tanzim tarihli 20/09/2014 vade tarihli borçlusunun ... ve dava dışı ... olan 30.000,00 TL bedelli senet olduğu, davalının ise senet lehtarı olarak gözüktüğü görülmektedir. Davacı senedin taraflar arasındaki distribütörlük sözleşmesi gereği verilen bir teminat senedi olduğunu, bu nedenle borçlu olmadığını ileri sürmektedir. Bu durumda davacının takip dayanağı senedin teminat senedi olduğunu ve senette malen kaydı bulunması sebebiyle mal teslimi almadığını yasal/kesin delillerle ispat etmesi gerekmektedir. Davacının, dava konusu senet altındaki imzaya herhangi bir itirazı yoktur. Ancak senedin teminat amaçlı verildiğini ileri sürmektedir. Senet incelendiğinde üzerinde teminat amaçlı verildiğinde dair herhangi bir kayıt bulunmamaktadır. Taraflar arasında yapılan 22/03/2014 tarihli distribütörlük sözleşmesinin 13. maddesi teminat başlığını taşımakta olup "... distribütör ... ile olan ticari ilişki kapsamında doğmuş ve doğacak her tür borcun ve bu sözleşme hükümleri çerçevesinde üstlendiği tüm yükümlülerin yerine getirilmesinin teminatı olarak ...'ya ...'nın uygun görebileceği şekil ve tutarlarda ipotek, araç rehni veya banka teminat mektubu vermeyi kabul ve taahhüt eder." hükmünü içermektedir. Sözleşmede teminatla ilgili başkada bir hüküm bulunmamaktadır. Dava konusu senedin bu sözleşme kapsamında teminat senedi olarak verildiğine dair herhangi bir bilgi, belge ve delil mevcut olmadığı gibi senetle sözleşme arasında irtibat kurulmamış, sözleşmede senede atıf yapılmamış, senet bilgileri sözleşmeye derç edilmemiştir. Ayrıca madde metninde teminat olarak verilecek nakdi varlıkların ipotek, araç rehni, banka teminat mektubu olduğu görülmektedir. Madde metninde bu nakdi varlıkların tahdidi olarak sayıldığı ve teminat olarak senet verileceğinden bahsedilmediği anlaşılmaktadır. Her ne kadar senedin tanzim tarihi ile sözleşmenin tanzim tarihi aynı ise de sırf bu bilgi dava konusu senedin sözleşme kapsamında verilmiş teminat senedi olduğunu ispata yeterli değildir. Yukarıda açıklandığı üzere senetle sözleşme arasında senedin diğer unsurlarını da içerir şekilde bir bağlantı kurulmamıştır. Öte yandan senedin ihtas neden malen olup, davalı senedi talil etmemiştir. Buna göre davacı mal almadığını yine yazılı delillerle ispatlamalıdır. Ancak bu yönden de sunulmuş yazılı bir delil mevcut değildir. Tarafların ticari defterlerinin incelenmesiyle alınan 12/01/2018 tarihli bilirkişi raporundan dava konusu edilen senedin davalı tarafın muhasebe kayıtlarında bulunmadığı anlaşılmaktadır. Sonuç olarak da, davalı şirketin 31.337,46 TL alacaklı olduğu tespiti yapılmıştır. Davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmesine ilişkin 12/03/2018 tarihli raporda da davacının defterinin işletme defteri olması sebebiyle senetle ilgili herhangi bir kaydın bulunmadığı ve cari hesap kaydından davacının davalı şirkete 11.970,75 TL borçlu olduğu tespiti yapılmıştır. İcra dosyasından takibin dayanağı dava konusu senet olarak gösterildiğinden taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinin değerlendirilmesi de mümkün değildir. Buna göre davacı taraf iddiasını tarafların yasal nitelikteki defter kayıtlarıyla da ispatlayamamıştır. Yukarıda açıklandığı üzere davacı takip konusu senedin teminat senedi olduğunu yazılı delillerle ispatlayamamış, delil listesinde bulunan yemin delili hatırlatılmış, davacı vekili son celse imzalı beyanıyla yemin deliline dayanmayacağını bildirdiğinden ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafın defter incelemesine ilişkin yeni yahut ek rapor talebi ise defter incelemesinin ancak cari hesap ilişkisinde gerekmesi ve somut olayda da dava konusu senedin taraf defterlerinde kayıtlı olmaması sebebiyle mevcut delillerle karar vermeye yeterli olduğundan reddi gerekmiştir. Davacı vekili son celse ödemeye ilişkin protokol ve makbuz/ibraname ibraz etmiş ise de davalı vekilinin süresinden sonra ibraz edilen bu belgeye muvafakat etmediği görülmüş, ödeme belgelerinin her zaman ibrazının mümkün olduğu anlaşılmakla birlikte borcun davacı açısından sona ermediği bu şekilde davanın sonucuna etkili olmadığı sonucuna varılmıştır. Davalı taraf kötü niyet tazminat talebinde bulunmuş ise de İİK 72. maddesi gereği tazminata karar verebilmek için takibin tedbir yoluyla durdurulmuş olmasının gerektiği, dosya kapsamından takibin durdurulmadığı anlaşılmakla bu talebin reddi gerekmiştir. Aynı senede ilişkin Samsun 2. İcra Hukuk Mahkemesi'den 2014/716 Esas 2015/149 Karar sayılı dosya ile karar verilmiş ise de dar yetkili olan İcra Hukuk Mahkemesi kararı mahkememiz yönünden kesin hüküm teşkil etmez. Bu sebeple, bu yöne ilişkin itirazın reddi gerekmiştir. Davacı tarafın zamanaşımı defi ise İİK 72. maddesinin açıklığı karşısında ve taraflar arasında sözleşme olması sebebiyle gereği yerinde görülmemiş, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın REDDİNE, 1.Davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine, 2.Alınması gereken 31,40 TL harcın peşin yatırılan 524,23 TL harçtan mahsubu ile fazla 492,83 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 maddesi uyarınca hesaplanan 3.684,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine. 4.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına. 5.Kararın talep halinde Yazı İşleri Müdürü tarafından taraflara tebliğine. 6.Davalı tarafından yapılan 510,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine. 7.Kullanılmayan gider avansın karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine. Dair, karar taraf vekillerinin yüzünde tebliğden itibaren iki hafta içinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça anlatıldı, usulen tefhim edildi. Katip ... Hakim ...

Atıf: Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/370, K. 2018/361, T. 18.05.2018, www.arakarar.com/karar/samsun-asliye-ticaret-mahkemesi-2016-370-e-2018-361-k-aa4d1b233fa4