İlk Derece Mahkemesi · Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/280 E. 2018/103 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2016/280
- Karar No
- 2018/103
- Karar Tarihi
T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2016/280 Esas - 2018/103 T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2016/280 KARAR NO : 2018/103 83. HAKİM : ... KATİP : ... DAVACI : ... VEKİLLERİ : ... DAVALI :... VEKİLİ :... DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 15/03/2016 KARAR TARİHİ : 09/02/2018 KARAR YAZIM TARİHİ : 22/02/2018 Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili 18/11/2013 tarihli dava dilekçesinde özetle;Samsun 3. İcra Müdürlüğü'nün 2012/2806 Esas sayılı dosyası ile davacı aleyhine 83.806,00 TL bedelli kambiyo senetlerine özgü icra takibi yapıldığını, takibe dayanak olarak ...şubesinin muhatabı olduğu 09/03/2012 tarihli 37.750,00 TL ve 14/03/2012 tarihli 40.700,00 TL bedelli çekleri gösterdiğini, iş bu çeklerin altındaki imzanın davacıya veya vekil tayin ettiği kişilere ait olmadığını, davacının ödeme emrini tebliğ aldıktan sonra Samsun 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2012/249 Esas sayılı dosyası ile imzaya itiraz ettiğini, iş bu mahkemede yapılan yargılama esnasında alınan ATK raporuile çekler altındaki imzanın davacıya ait olmadığının tespit edildiğini beyanla Samsun 3. İcra Müdürlüğü'nün 2012/2806 Esas sayılı kambiyo senetlerine özgü takip yollu icra takibinde takibe konu çekler altındaki imzanın davacıya ait olmaması sebebiyle borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili 26/12/2013 tarihli cevap dilekçesinde özetle;davacı vekili tarafından Samsun 3. İcra Müdürlüğü'nün 2012/2806 Esas sayılı takip dosyasından çeke dayalı olarak başlatılan icra takibine karşı çek keşidecisi davacı tarafından imzanın kendisine ait olmadığından bahisle icra mahkemesine itirazda bulunduğunu, anacak davanın takip edilmemesi nedeniyle ikinci kez müracaata bırakılması nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, bu defa davacı tarafından o dosyadan alınan raporlarla iş bu davayı açtığını, müvekkil bankanın çeki ciro yoluyla teslim aldığını, icra takibinin açılması esnasında imzanın keşideciye ait olup olmadığını bilebilecek durumda olmadığını, bu nedenle takibe koyma da kötü niyet ya da ağır kusurunun bulunduğunu ve haksız olduğunun düşünülemeyeceğini beyanla yasal dayanaktan yoksun usul ve yasaya aykırı açılan davanın reddini talep etmiştir. Davacı vekili 13/01/2014 tarihli cevaba cevap dilekçesinde özetle; iş bu davayı senet altındaki imzanın borçluya ait olmadığı gerekçesiyle açtıklarını, Samsun 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2012/249 Esas sayılı dosyasında imza alma ve bilirkişi raporu işlemlerinin yapıldığını, gerekli görülmesi halinde bilirkişi raporuna ve imza incelemesine gidileceğini, çek altındaki imza kendisine ait olmayan keşidecinin cirantaya ödeme yapma zorunluluğu olmadığını beyanla dava dilekçesini tekrar etmiştir. Davalı ... vekili 03/02/2014 tarihli ikinci cevap dilekçesinde özetle; davacı vekili tarafından Samsun 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2012/249 Esas sayılı dosyasında alınan raporların yeterli olduğu ve yeniden rapor alınmasına gerek olmadığının ifade edilmekteysede, dar yetkili olan icra mahkemesinde imza incelemesine esas olarak alınan bilirkişi raporlarının, geniş yetkili olup, alacağın varlığını esastan çözme konusunda görevli olan genel yetkili mahkemelerde kesin delil teşkil etmeyeceğini beyanla, davacı tarafından aynı imzayı taşıyan ve itirazsız olarak ödenen çek altındaki imzalarla davaya okun çek altındaki imzanın aynı şahıslara ait olup olmadığı ve bu bağlamda da imzaların davacı veya vekili ...'e ait olup olmadığı yönünde inceleme yapılmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili 11/03/2016 tarihli dilekçesi ile dosyayı temlik aldıklarını bundan sonra yapılacak işlemlerin taraflarına yapılmasını beyan etmiştir. Toplanan deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi: Davacı vekili dava dilekçesi ekinde Samsun 2. İcra Hukuk Mahkemesi tarafından alınan 25/07/2013 tarihli Adli Tıp Kurumu raporu örneğini ibraz etmiştir. Samsun 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2012/249 Esas ve 2013/385 Esas sayılı dosyaları celp edilmiştir. Mahkememizin 2013/646 Esas 2014/389 sayısı ile davanın kabulüne karar verilmiş, Yargıtay 19. HD'nin 2015/2555 Esas 2015/17306 Karar sayılı ilamı ile bozularak mahkememiz 2016/280 Esasına kayıt olmuştur. Davacının bildirdiği imza asıllarının bulunduğu belgeler ilgili kurumlardan getirtilerek imza incelemesine esas olmak üzere rapor alınmış, raporda davaya konu çeklerdeki imzaların ...'in el ürünü olmadığı tespit edilmiş, davacı ve davalı vekilinin ayrı ayrı rapora karşı itiraz ve beyan dilekçesi ibraz ettikleri görülmüştür. Yargıtay 19. HD'nin bozma ilamında imzaların davacı yanında yetkilendirildiği iddia olunan ve bu konuda dosyaya vekaletname sunulan ... bakımından da incelenmesi gerektiği bildirildiğinden bu kişi yönünden de imza incelemesi yapılması yönüne gidilmiş, Adli Tıp Kurumu'nun 27/07/2017 tarihli raporunda çeklerdeki imzanın ... açısından teşhise yeter oranda yansıtmadığından bu kişi el ürünü olup olmadığının tespit edilemediği bildirilmiştir. Davalı tarafın imza incelemesine itirazları üzerine yeniden rapor alınması yönünde karar verilmiş, ilgili gider avansının davalı tarafından karşılanmasına yönünde ara karar kılınmış ancak davalı taraf ilgili gider avansını yatırmamış ve 09/02/2018 tarihli celsede mevcut delil durumuna göre karar verilmesini talep etmiştir. Dosyaya 11/03/2016 tarihli dilekçe ekinde temlik sözleşmesi eklenerek alacağın ... A.Ş.'ye temlik edildiği bildirilmiş ise de sözleşme ekindeki listede icra takip dosyası, davalı isimleri ve dava dosya numarası bulunmadığından bu yönde belge ibrazı için verilen kesin süreye rağmen belge ibraz edemediğinden usulüne uygun bir temliknamenin bulunmadığı anlaşılmakla davalı olarak ...A.Ş.'nin gösterilmesi gerekmiştir. Dava, çeke dayalı menfi tespit talebine ilişkindir. Tüm dosya kapsamından, davalı tarafından davacı, aleyhine Samsun 3. İcra Müdürlüğü'nün 2012/2806 Esas sayılı dosyası ile 83.806,00 TL toplam alacak için kambiyo senetlerine mahsus yol ile takipte bulunulduğu, takibin dayanağı olarak ...şubesine ait 09/03/2012 tarihli 37.750,00 TL bedelli ve 14/03/2012 tarihli 40.700,00 TL bedelli çeklerin gösterildiği, davacının ise çeklerdeki imzanın kendisine yahut yetkili kıldığı kişiye ait olmadığını iddia ederek borçlu olmadığının tespitini talep ettiği anlaşılmaktadır. Yargıtay 19. HD'nin 2013/5144 Esas 2015/9566 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere kambiyo senedindeki imzaya itiraz halinde senetteki imzanın borçluya ait olduğunun ispat yükü, senedi elinde bulunduran alacaklıya aittir. Mahkememizce takibe konu çeklerdeki imzanın davacıya yahut yetkilisine ait olup olmadığı hususunda imza örnekleri toplanmış, çek asılları ile birlikte Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nden rapor alınmıştır. 27/07/2017 tarihli raporda çeklerdeki imzanın davacı ...'e ait olmadığı kesin şekilde tespit edilmiştir. İmzaların davacının yetkilisi olabileceği iddia edilen ...'e ait olup olmayacağı yönünde ise kesin bir kanaat bildirilemediği görülmüştür. Davalı taraf çekteki imzanın davalı yahut yetkilisine ait olduğu hususunda başkaca delil ibraz edememiş, 15/09/2017 tarihli celsedeki yeni bilirkişi incelemesi yönündeki ara karar ise masraf yatırılmasına yönelik ara karara rağmen, masraf yatırılmadığından yerine getirilememiş başkaca delilde sunulmamış, mevcut delillerle karar verilmesi talep edildiğinden, davanın kabulü gerekmiştir. 11/03/2016 tarihli dilekçe ekinde temlikname ibraz edilmiş, bu tarihten sonra yargılamaya temlik alan vekili tarafından devam edilmiştir. HMK 125. maddesine göre davanın açılmasından sonra davalı tarafın dava konusunu üçüncü bir kişiye devretmesi halinde davacı isterse devreden taraf olan davasından vazgeçerek dava konusunu devir almış olan kişiye karşı davaya devam eder. İsterse davasını devreden taraf hakkında tazminat davasına dönüştürür. Temliknamenin ibrazından sonra davacı tarafa seçim hakkını kullanması yönünde herhangi bir hatırlatmada bulunulmadığı görülmektedir. Ancak davacı taraf zımmen davasını temlik alana karşı devam ettirmiş ve zımmi olarak maddede belirtilen hakkını kullanmıştır. Öte yandan her ne kadar temlikname ibraz edilmiş ise de ekinde bulunan dosya listesinde icra dosyası davacının ismi yahut mahkememiz dosya numarası yazılı bulunmadığından usulüne uygun bir temlikten de bahsetmek mümkün değildir. Bu durumda usulü eksikliğininde bulunmadığı kanaatine varılmış aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM;Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1.Davanın KABULÜNE, Samsun 3. İcra Müdürlüğü'nün 2012/2806 Esas sayılı dosyada takibe konulan 09/03/2012 tarihli 37.750,00 TL bedelli ve 14/03/2012 keşide tarihli 40.700,00 TL bedelli çekler nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, 2.Alınması gerekli 5.724,79 TL harçtan peşin alınan 1.431,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.293,59 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına. 3.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 9.454,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine. 4.Davacı tarafça yapılan başlangıçta ödenen 1.431,20 TL harç, 268,27 TL posta ve talimat masrafı ve 360,00 TL Adli Tıp Rapor ücreti olmak üzere toplam 2.059,47 TL yargılama giderinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine. 5.Kararın talep halinde Yazı İşleri Müdürü tarafından taraflara tebliğine. 6.Kullanılmayan gider avansın karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgililere iadesine. Dair, taraf vekillerinin yüzünde tebliğden itibaren 15 gün içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça anlatıldı, usulen tefhim edildi. Katip ... Hakim ...