İlk Derece Mahkemesi · Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/1042 E. 2018/250 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2015/1042
- Karar No
- 2018/250
- Karar Tarihi
T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2015/1042 Esas - 2018/250 T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2015/1042 KARAR NO : 2018/250 BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... DAVACI : ... VEKİLİ : ... MÜDAHİL : ... VEKİLİ : ... DAVA : İflas (İflasın Ertelenmesi) DAVA TARİHİ : 07/12/2015 KARAR TARİHİ : 04/04/2018 KAR. YAZIM TARİHİ : 12/04/2018 Mahkememizde görülmekte olan İflas (İflasın Ertelenmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili 07/12/2015 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın 1994 yılında kurulduğunu ve liman hizmetleri, depolama, tahmil, tahliye, demiryolu hizmetleri, paketleme ve gözetleme hizmetleri üzerine 7/24 hizmet verdiğini, firmanın çalışan sayısının 66 kişi olduğunu, Samsun Gaziler Vergi Dairesine bağlı olduğunu, sermayesinin tamamının ödenmiş olduğunu, şirket hissedarlarının ... ve ...olduğunu, şirketin geçici bir nitelik arz eden nakit darboğaz içerisinde olduğunu, bu nedenle iflas erteleme kurumunun koruma ve şemsiyesi altına girme koşul ve niteliklerine haiz olduğunu, şirketin öz varlıklarının - olup borca batık olduğunu, iyileştirme projesinde açıklanan tedbirlerin alınması halinde borca batıklıktan kurtulabileceğini beyanla İİK 179 maddesindeki şirketin mal varlığının korunması için gerekli muhafaza tedbirlerinin ihtiyati tedbir mahiyetinde alınmasını, şirketin borca batıklığının tespiti ile İİK 179 maddesi uyarınca şimdilik 1 yıl süreyle iflasın ertelenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, dilekçe ekine iyileştirme projesi, kaydi ve rayiç bilançoları, iflas erteleme talebinde bulunmaya ilişkin özel vekaletnameyi, iflas erteleme başvurusu hususunda alınan ortaklar kurulu kararını, şirkete ait tüm kayıt ve belgeleri ve şirketin tanıtım broşürlerini ibraz ettiği görülmüştür. Müdahil ... vekili 08/12/2015 tarihli müdahale dilekçesinde özetle; davacı şirketin müvekkili bankanın kredili müşterisi ve borçlusu olduğunu, davacıya kullandırılan krediler nedeniyle müvekkili bankanın alacağı bulunduğundan davaya müdahale talebinde bulunduğu görülmüştür. Müdahil ... Vekili 14/12/2015 tarihli müdahale dilekçesinde özetle; davacının müvekkili şirketten kullandığı krediler nedeniyle davacı şirketten alacağı bulunduğundan davaya müdahale talebinde bulunduğu görülmüştür. Müdahil ... vekili 16/12/2015 havale tarihli müdahale dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkili şirket arasında ticari ilişkiden dolayı müvekkili şirketin alacaklı olduğunu ve takip başlattığını, davacının itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla davaya müdahale talebinde bulunduğu görülmüştür. Müdahil ...vekili 04/01/2016 havale tarihli müdahale dilekçesiyle davaya müdahale talebinde bulunmuştur. Müdahil ...vekili 05/01/2016 havale tarihli müdahale dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın davacı şirkete kullandırdığı krediler nedeniyle alacağı bulunduğundan davaya müdahale talebinde bulunduğu görülmüştür. Müdahil... vekili 15/01/2016 tarihli müdahale dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davacıdan olan alacaklarını tahsil için davacı aleyhine icra takibi başlattıklarını, davacının itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla davaya müdahale talebinde bulunduğu görülmüştür. Müdahil ...vekili 28/01/2016 tarihli müdahale dilekçesinde özetle; davacı şirketin müvekkili bankadan kullandığı krediler nedeniyle müvekkili şirkete alacağı bulunduğundan davaya müdahale talebinde bulunduğu görülmüştür. Müdahil ...vekili 17/03/2016 tarihli müdahale dilekçesinde özetle; davacıyla müvekkili şirket arasında imzalanan kredi ve rehin sözleşmeleri uyarınca davacı şirketten alacağı bulunduğunu beyanla davaya müdahale talebinde bulunduğu görülmüştür. Müdahil ... vekili 25/04/2016 tarihli müdahale dilekçesinde özetle; davacı şirketin müvekkili şirketten aldığı hizmet bedeli kapsamında olan borçlarını ödemediğini beyanla davaya müdahale talebinde bulunduğu görülmüştür. Müdahil ...vekili 27/05/2016 tarihli müdahale dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkili şirket arasında imzalanan abonelik sözleşmesine istinaden alacağı bulunduğunu beyanla davaya müdahale talebinde bulunmuştur. Müdahil...vekili bila tarihli müdahale dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkili şirket arasında ... Noterliğinin 19/08/2014 tarih ve ...yevmiye sayılı finansal kiralama sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme kapsamında davacının müvekkili şirketten kira alacağı bulunduğunu beyanla davaya müdahale talebinde bulunmuştur. Müdahil ... vekili bila tarihli müdahale dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacı tarafından keşide edilen 87.820,00 TL bedelli çeki nedeniyle yetkili hamil ve alacaklı olduğunu beyanla davaya müdahale talebinde bulunmuştur. Müdahil ... vekili bila tarihli müdahale dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davacı aleyhine İstanbul 36. İcra Müdürlüğünün 2016/1646 Esas ve 2016/1702 Esas sayılı dosyaları üzerinden takip başlattığını beyanla davaya müdahale talebinde bulunduğu görülmüştür. Müdahil... vekili 26/08/2016 havale tarihli müdahale dilekçesinde özetle; müvekkili şirkettin davacı şirketten olan alacaklarını tahsil amacıyla Samsun 9. İcra Müdürlüğünün 2016/130278 Esas sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, verilen tedbir kararı gereği takibin durdurulduğunu beyanla davaya müdahale talebinde bulunduğu görülmüştür. Müdahil ... vekili 20/04/2017 tarihli müdahale dilekçesinde özetle; davacı şirkete ait araçların müvekkilinin denetiminde olan Gebze-Orhangazi-İzmir otoyolunu kullanılması nedeniyle doğan geçiş ücreti nedeniyle alacağı bulunduğunu beyanla davaya müdahale talebinde bulunmuştur. Müdahil ... vekili 02/06/2017 tarihli müdahale dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacı şirketten olan işçilik alacakları için verilen tedbir kararı nedeniyle takip başlatamadıklarını beyanla davaya müdahale talebinde bulunduğu görülmüştür. Müdahil ...vekili 02/06/2017 tarihli müdahale dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacı şirketten olan işçilik alacakları için verilen tedbir kararı nedeniyle takip başlatamadıklarını beyanla davaya müdahale talebinde bulunduğu görülmüştür. Müdahil ... vekili bila tarihli müdahale dilekçesinde özetle; davacı tarafından müvekkili bankaya ciro edilen çekler nedeniyle davacıdan alacaklı olduğunu beyanla davaya müdahale talebinde bulunduğu görülmüştür. Müdahil ... vekili 12/12/2017 havale tarihli müdahale dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkili banka arasında imzalanan kredi ve teminat sözleşmesi gereği davacı şirketten alacağı bulunduğunu beyanla davaya müdahale talebinde bulunduğu görülmüştür. ... vekili her ne kadar davaya müdahale talebinde bulunmuş ise de 25/09/2017 tarihli dilekçesiyle davacı şirketten alacaklarını tahsil ettiklerinden müdahale talebinden vazgeçtiklerini bildirdikleri görülmüştür. Toplanan deliller, dellilerin tartışılması ve değerlendirilmesi: Mahkememizin 07/12/2015 tarihli tensip tutanağı ile ... ile ...Mali Müşavirlik Şti'nin yönetim kurulu kararlarının onaylanması yönünde kayyım olarak atanmalarına karar verilmiş aynı tensip tutanağı ile gerekli ilanların yaptırılmasına, 15.000 TL iflas avansının mahkeme veznesine yatırılmasına ve davanın niteliğiyle ilgili diğer ara kararlara hükmedilmiştir. Ayrıca İİK 179 ve 179/a maddeleri uyarınca dava dilekçesi, iyileştirme projesi ve davacı tüm defter ve kayıtları incelenerek aktif ve pasifinin tespiti ile likit sıkıntısı içerisinde olup olmadığı, borca batık sayılıp sayılamayacağı, ibraz edilen ara bilançonun gerçeği yansıtıp yansıtmadığı, borca batıklık söz konusu ise iyileştirme projesinin incelenerek iyileştirme projesinin samimi uygulanabilir olup olmadığı konusunda ön rapor alınmasına karar verilmiştir. Mali Müşavir bilirkişi ... tarafından düzenlenen 09/12/2015 tarihli raporda; Şirketin likit sıkıntısı içerisinde bulunduğu, şirket öz varlığının -624.454,07 TL olduğu ve sermayesini koruyamadığı, iyileştirme projesinin uygulanabilir olduğu ve iyileşme umudunun bulunduğu bildirilmiştir. Bu rapor üzerine mahkememizin 09/12/2015 tarihli ara kararıyla davacı şirket vekilinin dava dilekçesindeki talepleri doğrultusunda tedbir kararları verilmiştir. Mahkememizin 07/12/2015 tarihli tensip ara kararı gereği gerekli ilanların Türkiye Genelinde yayın yapan gazetede, yerel gazetede ve Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yapıldığı gazete örneklerinden tespit edilmiştir. Davacı şirket vekili davacı şirketten alacaklı olan kişi ve şirketlerin listesini, davacı şirkete ait araçların plakalarını içerir listeyi, gayrimenkul listesini ve davacı şirketin başkaca bütün malvarlığına ilişkin kayıt ve belgeleri ibraz etmiş, davacı şirketten alacağı olduğunu belgelerle ispat eden ve talepte bulunan alacaklılar davaya müdahil olarak kabul edilmiştir. Şirketin malvarlığının tespiti hususunda bilirkişi incelemeleri yaptırılmış, raporlar alınmıştır. 14/03/2016 tarihli makine mühendisi bilirkişi ... tarafından düzenlenen raporda davacı şirkete ait 67 adet aracın 2. El değerleri 6.865.000,00 TL olarak tespit edilmiştir. Bilirkişiler inşaat yüksek mühendisi ... ve emlakçı ... tarafından hazırlanan 30/03/2016 tarihli raporda ise; davacı şirkete ait ... ilçesi, ... Mah.... ada ...parselde kayıtlı ...nolu bağımsız bölümün değeri 140.025,00 TL, ...ilçesi ...mahallesi ...ada... parselde tapuya kayıtlı taşınmazın değeri ise 151.464,00 TL olarak belirlenmiştir. Bilirkişi inşaat yüksek mühendisi ... ve bilirkişi emlakçı ... tarafından tanzim edilen 27/05/2016 tarihli raporda ise ... ili ... ilçesi ... mahallesi ... mevkii ... ada ...parselde tapuya kayıtlı taşınmazın değeri ise 1.044.344,00 TL olarak hesaplanmıştır. Bir kısım müdahil vekillerinin yazılı ve sözlü talepleri üzerine mahkememizin 01/06/2017 tarihli ara kararıyla, mahkememizin 09/12/2015 tarihli ara kararının 1 nolu maddesinin 3 nolu paragrafındaki "Ayrıca İİK’nun 179/b maddesi uyarınca taşınır, taşınmaz veya ticari işletme rehni ile temin edilmiş alacaklar nedeniyle, rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılabileceği veya başlamış takiplere devam edilebileceğine; ancak bu takipler nedeniyle muhafaza tedbirlerinin alınamayacağı ve rehinli malın satış işlemlerinin yapılamayacağı" şeklindeki tedbirin; ancak "rehnin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takiplerde işleyecek ve mevcut rehinle karşılanamayan faizlerin davacı tarafından teminatlandırılması" ibaresinin ilave edilerek tedbir kararının bu şekilde değiştirilmesine, şeklinde karar verilmiştir. Müdahil... 21/03/2017 havale tarihli dilekçesiyle mahkememizce verilen 21/02/2017 tarihli ihtiyati tebdirlerin kaldırılması talebinin reddine dair ara kararın kaldırılması talebiyle istinaf talebinde bulunmuş, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 2017/302 Esas 2017/299 Karar sayılı 24/04/2017 tarihli kararıyla istinaf başvurusunun reddine karar verildiği görülmüştür. 01/09/2016 tarih ve 29818 Sayılı Resmi Gazetenin 2.mükerrer sayısında yayınlanan 673 Sayılı olağan üstü hal kapsamında bazı tedbirler alınması hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 10.maddesi ile 22/07/2016 tarihli 667 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede bir kısım değişiklikler yapılmış olup, bu kapsamda davacı şirketin terör örgütlerine veya milli güvenlik kurulunca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum ve gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı veyahut bunlarla irtibatı olup olmadığı yönünde Cumhuriyet Başsavcılığına yazılan yazıya 11/01/2016 tarihinde cevap verilmiş, davacı şirketle ilgili bu yönde herhangi bir soruşturma yürütülmediğinin bildirildiği görülmüştür. Davacı şirketin borca batık olup olmadığı, iflas ertelemesine ilişkin projesinin inandırıcı, uygulanabilir olup olmadığı, buna göre iflas ertelemesi talebinde erteleme süresi talebinde haklı olup olmadığı hususunda talimatla Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinden 1 Muhasebe Finansman ve 2 Ticaret Hukuku konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır. Alınan 05/12/2016 tarihli bilirkişi raporunda; davacı şirketin borca batık olup olmadığının değerlendirilebilmesi yönünden ...bulunan taşınmazın rayiç değerinin belirlenmesi ve davacı şirkete ait en güncel bilanço gelir tablosu, detay mizanı dosyaya ibrazının istendiği, bundan sonra inceleme yapılabileceğinin bildirildiği anlaşılmıştır. Bilirkişi raporunda belirtilen taşınmazın değerine ilişkin raporun dosyada olduğu anlaşılmakla ve diğer eksikliklerde giderildikten sonra mahkememizce aynı bilirkişiden aynı hususta bu kez 17/08/2017 tarihli ek rapor alınmıştır. Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 17/08/2017 tarihli raporda; 31/12/2016 tarihi itibariyle TTK 376/3 maddesinde belirtilen aktiflerin muhtemel satış fiyati esasına göre rayiç değerleri esas alındığında iflas ertelemesine konu şirketin öz varlığının -4.034.581,29 TL olduğu, iflas erteleme başvurusunun yapıldığı tarihten itibaren geçen süre içerisinde yaşanan gelişmeler dikkate alındığında iyileştirme projesi kapsamında yer alan tedbirlerin somut ve uygulanabilir olmadığı, şirketi borca batıklıktan kurtarabilecek nitelikte bulunmadığının bildirildiği görülmüştür. Davacı şirket vekili 13/03/2018 havale tarihli dilekçesiyle konulan tüm tedbirlerin kaldırılmasını talep etmiştir. Kayyum heyeti tarafından hazırlanan 03/04/2018 tarihli en sonki aylık denetleme raporunda; şirketin aktif varlığının borçlarını karşılayamadığı, gerekli iyileştirme tedbirlerinin alınmadığı ve revize edilmediğinin daha önceki raporlarında bildirildiğini, şirketin gayri faal olduğunu, borçlarını ödeyebilecek faaliyetlerinin bulunmadığını, iyileştirme doğrultusunda herhangi bir işlem yapılmadığını bildirdikleri görülmüştür. Dava İİK.nun 179 vd. maddelerine dayanan iflasının ertelenmesi talebine ilişkindir. Tüm dosya kapsamından; davacı vekilinin müvekkili şirketin halen borca batık vaziyette olduğunu ancak dava dilekçesine eklediği iyileştirme tedbirleri ile borca batıklıktan kurtulabileceğini beyanla 1 yıl süreyle iflas erteleme talebinde bulunduğu görülmektedir. İflas erteleme İİK'nun 179. vd. maddelerinde düzenlenmiş olup, 15/03/2018 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren ''7101 Sayılı İcra ve İflas Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun'' 65.maddesi ile İcra ve İflas Kanunu 179/a, 179/b ve 179/c maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır. Ancak aynı Kanunun 46.maddesiyle İcra ve İflas Kanununa eklenen geçici 14.maddeye göre bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte görülmekte olan iflas ertelenmesi ve konkordato talepleri hakkında talep tarihinde yürürlükte bulunan hükümlerin uygulanmasına devam olunacağı hükmü getirilmiştir. Buna göre işbu davada İcra ve İflas Kanunu 179 vd.maddelerinin uygulanması ve incelemenin bu maddeler kapsamında yapılması gerekmektedir. İflasın ertelenmesi sermaye şirketleri ve kooperatiflerin borçlarının aktifinden fazla olması halinde bunların ''idare ve temsille görevlendirilmiş kimselerce '' veya ''bir alacaklı'' tarafından mahkemeden istenebilen ve mahkemece yapılan araştırma sonucu verilen kararla oluşturulan bir iyileştirme tedbiridir. İflasın ertelenmesi talebinde bulunabilmek için Limited Şirketlerde ortaklar kurulu tarafından iflas erteleme talebi yönünden alınmış kararın, vekilinde vekaletnamesinde özel yetkisinin bulunması gerekmektedir. Dava dilekçesine ekli 04/12/2015 tarih ve 10 nolu karardan davacı şirketin iflasın ertelemesi yoluna başvurulması yönünde ortaklar kurulu kararının alındığı ve davacı vekilinin vekaletnamesinde de iflasın erteleme talebinde bulunma yetkisinin bulunduğu, bu yönlerden dava dilekçesinde bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir. İflasın ertelenmesine karar verilebilmesi için en önemli koşul sermaye şirketinin borca batık olmasıdır. Borca batıklık, şirket pasifinin aktifinden fazla olması hali olarak tanımlanmakta olup, bu husus şirketin düzenleyeceği bir ara bilanço, yıl sonu bilançosu veya daha sonra yapılacak tasfiye bilançosundan anlaşılabilir. Bu bilanço şirketin gerçek malvarlığını ve borçlarını tespit eden bir malvarlığı bilançosudur. Borca batıklık aciz ile aynı şey değildir. Aciz hali borçlunun ödeme araçlarından yoksunluğu nedeniyle derhal ödemesi gereken para borçlarını muaccel olsun yada olmasın şirketin bütün borçlarını karşılamaya yetmemesi, borç ödeme konusundaki iktidarsızlığıdır. Borca batıklık ise borçlunun mal varlığındaki aktif değerler toplamının pasif değerler toplamını karşılayamaması halidir. Dolayısıyla aciz halinde bulunmak iflasın ertelenmesine karar verebilmek için yeterli değildir. Şirketin borca batık durumda olup olmadığının tespiti için TTK 376/3 maddesi uyarınca aktiflerin satış değerleri üzerinden düzenlenecek olan ve şirketin gerçek malvarlığı hakkında bilgi vermeyi amaçlayan bir mal varlığının tespit bilançosu gerekir. Borca batıklığın talep tarihi ve karar tarihi itibariyle mevcut olması gerekmektedir. İflas erteleme kararı verilebilmesi için gerekli olan diğer bir şart ise iyileştirme projesinin sunulmasıdır. Davacı tarafın iflasın ertelenmesi talebinde bulunurken şirketin mali durumunun düzeltilmesi için düşünülen çareleri iyileştirme projesi kapsamında mahkemeye sunmalıdır. İyileştirme projesinin ise ciddi ve inandırıcı olması, uygulanabilir nitelikte bulunması, somut bilgi ve belgelere dayanması gerekmektedir. Davacı taraf davasına ekli olarak alınacak tedbirleri kapsayan iyileştirme projesini ibraz etmiş, bu yönde de bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir. İflas erteleme kararı verilebilmesi için gerekli olan şartlardan biride İİK 317 ve 329/a-1 maddelerinde düzenlenen fevkalade mühletten yararlanılmaması olup dosya kapsamından davacı şirketin fevkalade mühletten faydalandığına dair bilgi, belge, delil bulunmamaktadır. İflas erteleme kararı verilebilmesi için gerekli son şart ise iflas avansının yatırılmasıdır. Mahkememizin 07/12/2015 tarihli tensip ara kararı ile iflas avansı 15.000,00 TL olarak belirlenmiş ve mahkememiz veznesine yatırıldığı görülmekle iflasın ertelenmesi talebinde bulunabilmek için gerekli olan ön şartların yerine getirildiği tespit edilmiştir. Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 17/01/2018 tarih 2017/388 Esas 2018/79 Karar sayılı güncel ilamında iflas erteleme talebinde bulunulabilmesi ve karar verilebilmesi için gerekli şartlar ve mahkemece izlenmesi gereken yol, toplanması gereken deliller ayrıntılı olarak açılanmıştır. Bu kararda mahkemece yapılması gereken ''...iflas erteleme talebinin 20/07/2016 tarihinden önce yapılmış olması halinde davacı şirketin 673 Sayılı KHK'nın 10.maddesinin 2/c fıkrasında yazılı şekilde gerekli araştırma yapılarak davacı şirketin bu şirketlerden olmaması ve bilançosunun borca batık olması halinde iyileştirme projesi, bilirkişi ve kayyım raporları göz önünde bulundurularak şirketin hali hazır durumda iflastan kurtulması mümkün ise iflas kararı verilmeyerek şirketin olağan üstü hal süresince ve en nihayet İİK 179/b-4 maddesinde belirtilen sürelerde nazara alınarak izlenmesi, ancak iyileştirme projesinin ciddi ve inandırıcı görülmemesi, bekleme süresinde alınan kayyım raporlarına göre şirketin iflas halinden kurtulmasının mümkün bulunmaması ve nihayet İİK 179/b-4 maddesinde belirtilen sürenin dolması halinde şirketin iflasına karar verilmesi gerektiği...'' şeklinde açıklanmıştır. Yukarıdaki açıklamalar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı şirket tarafından iflas erteleme talebinin 20/07/2016 tarihinden önce yapılmış olduğu, dava dilekçesine iflas erteleme başvurusu yapılması yönünde alınan ortaklar kurulu kararının, vekilin özel vekaletnamesinin ve iyileştirme projesinin eklendiği, davacı şirketin fevkalade mühletten faydalandığına ilişkinde bilgi, belge olmadığı tespit edilmiştir. Cumhuriyet Başsavcılığının 11/11/2016 tarihli yazı cevabından davacı şirket ve ortakları hakkında 669 Sayılı KHK 4/c maddesine göre herhangi bir soruşturma yapılmadığı, 5272 Sayılı yasanın 133.maddesi uyarınca kayyım atanmadığı görülmektedir. iflas erteleme talebi üzerine mahkememizce tensiple kayyım atanmış, iflas avansı yatırtılmış, gerekli ilanlar yaptırılmıştır. Alınan 09/02/2015 tarihli Mali Müşavir bilirkişi ...tarafından düzenlenen ön rapordan davacı şirketin borca batık olduğu ancak iyileştirme umudunun bulunduğunun bildirilmesi üzerine mahkememizin 09/12/2015 tarihli ara kararıyla gerekli tedbirler alınmıştır. Davacı taraf tüm alacaklıları bildirmiş, alacağını tevsik eden ve yasal şartları taşıyan talepte bulunan alacaklıların müdahilliğine karar verilmiştir. Davacı vekili şirkete ait tüm menkul gayrimenkul malları ve diğer mal varlıklarını bildirmiş, mahkememizce araçlar ve gayrimenkullerin değerlerinin tespiti bilirkişiler marifetiyle yaptırılmış, bu şekilde tüm deliller toplandıktan sonra şirketin borca batık olmadığı, borca batıksa iyileştirme projesinin samimi, inandırıcı, uygulanabilir olup olmadığı yönünden bilirkişi raporu ve ek rapor alınmıştır. Alınan 17/08/2017 tarihli bilirkişiler Muhasebe-Finansman ana bilim dalı öğretim üyesi Prof. Dr. ..., Ticaret Hukuku öğretim üyesi Prof. Dr. ... ve Ticaret Hukuku öğretim üyesi Prof. Dr.... tarafından düzenlenen ek raporda; davacı şirketin 31/12/2016 tarihi itibariyle TTK 376/3 maddesinde belirtildiği üzere aktiflerin muhtemel satış fiyatları yöntemine göre rayiç değerleri esas alınarak yapılacak değerlendirmede; şirketin öz varlığının -4.034.581,29 TL olduğu, varlıkların borçları karşılama oranının %70,28 oranında olup, şirketin borca batık olduğu tespit edilmiştir. Kayyım heyeti tarafından sunulan aylık ve 3 aylık raporlar ve özellikle en son alınan 03/04/2018 tarihli rapordan da şirketin borca batık olduğunun sabit olduğu tespit edilmiştir. Davacı şirketin borca batık olduğunun kabulünden sonra sunulan iyileştirme projesinin ciddi, samimi, uygulanabilir olup olmadığı hususunun değerlendirilmesi gerekmektedir. Davacı taraf iyileştirme projesi kapsamında faaliyetin devam etmesi sayesinde elde edilecek satış hasılatları, sermaye arttırımı, şirketin satış ve karlılığının arttırılması, tasarruf tedbirlerinin alınması, alacaklılarla mutabakata varılarak borçların azaltılıp tasfiyesi ve alacakların tahsilinin hızlandırılması hususlarını tedbir olarak bildirmiştir. İyileştirme tedbirlerinden satış hasılatı ve karlılığın arttırılmasına yönelik tedbir yönünden 17/08/2017 tarihli bilirkişi raporunda açıklandığı üzere ve kayyım raporlarından da izlendiği kadarıyla şirketin 2016 yılı sonu itibariyle hedeflediği net satışların ancak %15'inin gerçekleştirildiği ve şirketin bu dönemi 1.694.000,00 TL zararda kapadığı, dolayısıyla söz konusu iyileştirme tedbirinin uygulama ihtimalinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. İyileştirme tedbirlerinin en önemlisi ve etkilisi sermaye arttırımına ilişkindir. İyileştirme projesinde 31/12/2016 tarihine kadar 760.000,00 TL sermaye artışı ön görülmesine rağmen bilirkişi ve kayyım raporlarından ön görülen sermaye artışının karar tarihi itibariyle gerçekleştirilemediği gibi Ticaret Sicil Gazetesinin 14 Aralık 2016 tarihli 9219 sayısından şirket ortaklarının sermayelerinin tamamını ...'a devir ettikleri ve şirketten ayrıldıkları anlaşılmaktadır. Dava tarihinden itibaren aradan geçen sürede nazara alındığında sermaye artışına ilişkin tedbirin somut, inandırıcı, ciddi ve uygulanabilir nitelikte bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Diğer iyileştirme tedbirlerinin de uygulanabilir nitelikte olmadığı, bu cümleden olmak üzere şirketin tasarruf yapamadığı, alacaklılarla anlaşarak borçlarını azaltma yoluna gidilemediği, tahsilatların hızlandırılamadığı, ön görülen hedeflerin tutturulamadığı, gerek kayyım heyeti raporlarından gerekse bilirkişi raporlarından anlaşılmaktadır. Böylece davacı şirketin borca batıklığı sabit olup, iyileştirme projesinin de ciddi, inandırıcı, uygulanabilir nitelikte olmadığı, dolayısıyla iflas erteleme şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla iflas erteleme talebinin reddine, şirketin borca batık olduğu anlaşılmakla 04/04/2018 tarih saat 14:06:45'de iflasına karar vermek gerekmiştir. Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2016/9586 Esas 2017/2608 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere; iflas erteleme talebinde bulunan davacı şirket hakkında verilen tedbirler HMK'nın 389 vd. maddelerinde belirtilen tedbirlerden farklı olarak İİK 179/b maddesinde düzenlenmiş olup, bu madde kapsamında tedbirlere hükmedildiğinde davacı şirket iflas erteleme kararı verilmişcesine tedbirlerden faydalanmaktadır. Bu sebeple iflas kararı verilmesi halinde ise iflasın neticeleri devreye gireceğinden otomatik olarak tedbirlerin kalkması gerekmektedir. Bu nedenle kararla birlikte mahkememizce verilen tüm tedbirlerin kaldırılması gerekmiş aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM; Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davacı ... İflas Erteleme Talebinin REDDİ ile İFLASINA, 2-İflasın 04/04/2018 Saat:14:06:45'de açılmasına, 3-Mahkememizin 09/02/2015 tarihli ara kararıyla konulan tedbirlerin ve diğer tüm tedbirlerin kaldırılmasına,(Kayyımların görevide dahil olmak üzere) 4-Davacı tarafın sarf ettiği yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Dair davacı vekilinin ve Müdahil ... vekilinin, Müdahil ... vekilinin, Müdahil...vekilinin, Müdahil ... vekilinin, Müdahil ... vekilinin, Müdahil ... vekilinin yüzlerine karşı kararın tebliği/ilanından itibaren 10 gün içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen tefhim edildi. 04/04/2018 Başkan... Üye ... Üye ... Katip...