İlk Derece Mahkemesi · Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi

Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/659 E. 2025/595 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/659
Karar No
2025/595
Karar Tarihi

T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/659 Esas - 2025/595 T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/659 Esas KARAR NO : 2025/595 HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/12/2024 KARAR TARİHİ : 18/09/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/10/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Erenler / Sakarya mevkinde ve 21.12.2023 tarihinde davalı 'in sahibi ve sürücüsü 'ın sevk ve idaresindeki plaka sayılı aracın; davacıya ait plaka sayılı araca çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, işbu kaza neticesinde tanzim edilen Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağına göre davalı aracının, tam ve asli kusurlu, davacıya ait aracın ise kusursuz olarak tespit edildiğini, kaza nedeniyle davacıya ait araçta meydana gelen reel değer kaybı ve araç mahrumiyet bedelinin tazmini gerektiğini, reel değer kaybının tamamının sigorta poliçesinden karşılanamadığını, taraflar arasında 2024/143146 arabuluculuk dosya numarası ile arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, görüşmeler neticesinde anlaşma sağlanamadığını, açıklanan nedenlerle; davacıya ait araçta meydana gelen kusuru oranına göre şimdilik 100,00-TL Reel Değer Kaybının ve 100,00- TL Araç Mahrumiyet Bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, alacağın teminat altına alınması bakımından davalıya ait plaka sayılı aracın aynına ve kaydına ve davalının taşınır ve taşınmaz mallarına ihtiyati haciz konulmasına, belirsiz alacak olarak açılan davaya konu alacakların belirlenmesi amacı ile eksper bilirkişisine usul ekonomisi açısından tevdii edilerek rapor alınmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 21.12.2023 tarihinde davacı tarafa ait plaka sayılı araca, müvekkil şirket tarafından poliçesi ile sigortalı plakalı araç kaza yapmış, kaza nedeniyle davacı aracında oluşan bakiye değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli, müvekkil sigorta şirketinden talep edilmektedir. Davacı taraf, kazaya ilişkin ZMMS sigortacısı 17.500.-TL bakiye poliçe limiti dahilinde ve 122.500.-TL değer kaybı teminatını almış, işbu dava ile davacı taraf belirsiz alacak davası olarak açmış olduğu davada ZMMS sigortacısından kalan bakiye değer kaybı zararını talep etmektedir. davacı tarafa değer kaybı için trafik sigorta poliçesinden sigorta tahkim komisyonuna başvuru yapıldığı, sigorta tahkim komisyonu tarafından yapılan değerlendirmeler sonucunda araçta meydana gelen reel değer kaybının 140.000,00.-tl olduğu ve trafik poliçe limitlerinde kalan 17.500.-tl bakiyenin ödendikten sonra şirketimia kasko poliçesi imm teminat sorumluluğumuzun 122.500.-tl olduğu tahkim kararından tespit edilmiştir. 122.500.-tl imm teminat sorumluluğunuz 13.09.2024 tarihinde av. nihan avcılar canpolat hesabına yatırılmıştır. davacı tarafın iş bu talepleri haksız olup usul ve yasaya aykırıdır. şöyle ki; dava belirsiz alacak davası olarak açılamaz davanın hukuki yarar yokluğundan dolayı reddi gerekir. bu nedenlerle , üsüle uygun başvuru yapılmamış olması nedeniyle müvekkil şirket temerrüde düşmediğinden müvekkil şirket aleyhine yargılama giderlerlerine hükmedilmemesini, Haksız davanın reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde; Mevcut davanın Mahkememizin 2024/821 Esas sayılı dosyasından tefrik edilerek oluştuğu anlaşılmıştır. Dava tazminat talebine yöneliktir. Mahkememizin 2024/821 Esas sayılı dava dilekçesi incelendiğinde, kazaya karışan plakalı aracın malikinin davalı olduğu, bu aracın davalı tarafından kasko poliçesi ile sigortalandığı, davacının sigorta şirketini de dahil ederek açtığı davada TKK'da belirtilen sigorta hükümleri uygulanacağından davanın ticari dava olduğu tartışmasızdır. Bu durumda davacı taraf dava açmadan önce dava şartı olan zorunlu arabuluculuk görüşmesini tamamlaması gerekmektedir. Mahkememizin 20.05.2025 tarihli celsesinde, davacı tarafça sunulan ve ıslak imza içeren arabuluculuk son oturum tutanağının fotokopi olması, zorunlu arabuluculuğun tarafları olan davacı ve davalı sigorta şirketinin e-imza ile tutağı imzalamış olsalar da arabulucunun imzasının ıslak imza olması nedenleriyle 6325 sayılı Kanun'un 18/A-2 maddesine göre; arabuluculuk son oturum tutanağının aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir suretini sunmak üzere 1 haftalık kesin süre verilmesine, sunulmadığı takdirde davanın dava şartı yokluğundan usulden reddedileceğinin ihtarına dair karar alınmış ve bu yönde çıkarılan muhtıra davacı vekiline 26.05.2025 tarihinde e tebliğ edilmiştir. Davacı vekili çıkarılan muhtıraya süresi içerisinde beyanda bulunmuş ancak muhtıraya konu belge sunulmamıştır. 6102 sayılı TTK’nın “Dava şartı olarak arabuluculuk” başlıklı 5/A maddesine göre; “ Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” hükmündedir. Yine 6325 sayılı HUAK’ın “Dava şartı olarak arabuluculuk” başlıklı 18/A maddesine göre; “ İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.” hükmündedir. 6100 sayılı HMK’nın dava şartlarını düzenleyen 114/2.maddesinde, diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu düzenlenmiştir. Aynı yasanın 115/2.maddesi 1.cümlesi düzenlemesine göre ise mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. 6325 sayılı HUAK’ın “Dava şartı olarak arabuluculuk” başlıklı 18/A maddesi emredici düzenleme olup düzenleme doğrultusunda mahkememizce davacı vekiline ihtarlı muhtıra tebliğ edilmiştir. Dava dilekçesine ek yapılan fotokopi şeklindeki arabuluculuk son oturum tutanağında yer alan ıslak imzanın geçerliliğinin tasdikini sağlayacak arabuluculukta anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneği muhtırada belirtilen süre içerisinde sunulmadığından sigorta şirketine aleyhine açılan davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE, 2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 187,80-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 200,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde iadesine, 6-Gerekçeli kararın HMK 321/2 gereği taraflara tebliğine, Dair, davacı vekilinin ve davalı sigorta vekilinin yüzünde, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 18/09/2025 Katip E-imzalıdır. Hakim E-imzalıdır.

Atıf: Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/659, K. 2025/595, T. 18.09.2025, www.arakarar.com/karar/sakarya-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-659-e-2025-595-k-88195eaff790