İlk Derece Mahkemesi · Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi

Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/635 E. 2025/702 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/635
Karar No
2025/702
Karar Tarihi

T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/635 Esas - 2025/702 T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/635 Esas KARAR NO : 2025/702 HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/10/2024 KARAR TARİHİ : 24/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/10/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Taraflar arasında 18.11.2023 tarihinde imzalanan sözleşme gereğince, davalı şirketin 3.000.000 kcal/h özellikli Ekoyak sıcak su kazanını 30 gün içinde teslim ve montajla yükümlü olduğunu, bedel olarak müvekkilinin 500.000 TL’yi muhtelif çeklerle, 100.000 TL’yi ise eski kazanı iade ederek ödemeyi taahhüt ettiğini, sözleşme günü ayrıca tahsilat makbuzu düzenlenerek 25.03.2024 ve 25.04.2024 vadeli iki adet 150.000 TL’lik çekin davalıya teslim edildiğini, ancak davalının sözleşme konusu edimini hiç yerine getirmediğini, müvekkilin ihtarına rağmen teslim veya iade yapmayarak çekleri üçüncü kişilere devrettiğini, bu nedenle çek bedellerinin müvekkil tarafından ödenmek zorunda kalındığını, davalının bu suretle haksız şekilde sebepsiz zenginleştiğini, icra takibine haksız itiraz ederek takibi durdurduğunu, arabuluculuk sürecinde de ödeme yapmadığını belirterek, davalının haksız itirazının iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı taraf süresi içerisinde cevap dilekçesini sunmamıştır. Tüm dosya ve kapsamına göre; Dava itirazın iptali talebinden ibarettir. Taraflar arasındaki anlaşmazlık: Sakarya 1. İcra Müdürlüğünün 2024/8427 Esas sayılı takip dosyası kapsamında davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalının buna karşılık ödeme yapıp yapmadığı, davalının itirazının haklı olup olmadığı hususlarında olduğu anlaşıldı. Sakarya 1. İcra Müdürlüğünün 2024/8427 sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacının davalıya karşı 150.000,00 TL asıl alacak, 150.000,00 TL asıl alacak, 14.603,08 TL işlemiş faiz, 18.353,42 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 342.956,50 TL alacak üzerinden ilamsız takip başlattığı, takip sebebinin borçlunun sebepsiz zenginleştiği iki adet çek bedelinin iadesine dayandırıldığı, ödeme emrinin tebliği üzerine davalı tarafça süresi içerisinde itirazda bulunulduğu, takibin durduğu, dava açılmadan önce arabuluculuk görüşmesi ile tarafların anlaşamadığı, davanın süresinde açıldığı tespit edilmiştir. Dosyada eki ve imzası davalı tarafça inkar edilmeyen sözleşme incelenmiş olup, sözleşmenin dava dışı ve davalı arasında düzenlendiği, işin toplam bedelinin 600.000,00 TL olduğu, sözleşme konusunun sıcak su kazanının teslimine ve montajının yapılmasına yönelik olduğu, davacının iş sahibi ve davalının yüklenici olduğu ve sözleşmenin eser sözleşmesi niteliğinde olduğu tespit edilmiştir. Takibe konu edilen çekler, keşidecisi davacı olan, lehtarı davalı olan Ziraat Bankası Kocaeli Şubesi'ne ait 25.03.2024 keşide tarihli ve 0483065 seri nolu 150.000 TL bedelli; 25.04.2024 keşide tarihli ve 0486808 seri nolu 150.000 TL bedelli çeklerdir. Davacının süresi içerisinde ticari defterlerini ibraz ettiği, davalının ise ibraz etmediği anlaşılmıştır. Çeklerin ticari defter kayıtlarına işlenmesi zorunlu değildir. Ancak davacı şirketin sözü edilen eser sözleşmesinden dolayı çekleri verdiğine ilişkin iddianın incelenebilmesi için dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir. Davacı tarafın ticari defterlerini inceleyen bilirkişi sunduğu 21.05.2025 tarihli raporunda özetle, davacının ticari defterlerinin delil olma niteliğine sahip olduğunu, davaya konu çeklerin ticari defterde kayıtlı olduğunu belirtmiştir. Somut olayda; Davacı taraf takibe konu ettiği çeklerin verilme sebebini 18.11.2023 tarihli sözleşmeye dayandırmış, sözü edilen çeklerin ödendiğini, ancak sözleşme konusu edimin davalı tarafça yerinde getirilmediğini beyan etmiş, dolayısıyla ödenen çek bedellerinin tahsiline yönelik yürütülen takip dosyasına yapılan itirazın iptalini talep etmiştir. Davalı taraf cevap dilekçesi sunmayarak münkir sayılmıştır. Ayrıca borca itiraz dilekçesinde de borca itiraz etmiş, davacının göndermiş olduğu 01.03.2024 tarihli ihtarnameye de cevap vermemiştir. Mahkememizce yapılan incelemede, 18.11.2023 tarihli sözleşmede iş sahibi olarak görünen ’in bu sözleşmeyi davacı şirket adına mı yoksa şahsen mi imzaladığı hususunda belirsizlik bulunduğu anlaşılmıştır. Sözleşmede iş sahibi olarak gözüken ’in davacı şirketin ortağı ve yetkilisi olduğu tespit edilmişse de, sözleşmede davacı şirketin unvanı ve adresi açıkça yer almamaktadır. Sözleşmenin “İşin Teslim Yeri ve Süresi” başlıklı 4. maddesinde yer alan “işverene ait adreste bulunan mesken amaçlı” ibaresi de davacı şirketin adresini gösterir nitelikte değildir. Sözleşmede bedelin 500.000,00 TL muhtelif çeklerle ödeneceği belirtilmişse de, bu miktarın takibe konu edilen toplam 300.000,00 TL bedelli iki çekle uyumlu olmadığı görülmüştür. Ayrıca davacı tarafından sunulan tahsilat makbuzunda çek bilgileri yer almakla birlikte, makbuzun sözleşmeden kaynaklı düzenlendiğine dair herhangi bir ibare bulunmamaktadır. Makbuzda davacı şirketin unvanına da yer verilmemiştir. Sözleşme ve makbuz tarihinin aynı olması ise, çeklerin sözleşmeden dolayı verildiğini tek başına göstermemektedir. Bu nedenle, sözleşmenin davacı şirket lehine kurulduğu ve çeklerin bu sözleşme kapsamında verildiği hususu ispatlanamamıştır. Davacı vekili, 24.10.2025 tarihli celsede sözleşme ile ihtarnamenin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürmüşse de, davalı tarafın ihtarnameye dahi cevap vermemesi, sözleşmenin tarafının davacı olduğu veya çeklerin bu sözleşmeden dolayı verildiği sonucunu doğurmaz. Çek, bir ödeme aracıdır. TBK.’nın 207. maddesinin ikinci fıkrasında da asıl olanın peşin satış olduğu düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye göre; davacının dava konusu çekleri keşide edip davalıya mal karşılığında teslim ettiği karine olarak kabul edilir. Karinenin aksi, iddia eden davacıya aittir. Bu sebeple, dava konusu çeklerin avans olarak verildiğini, çeklerin bedeli kadar malların teslim alınmadığını iddia eden davacının, bu iddiaları yazılı delillerle ispat etmesi gerekmektedir. Davalının, dava konusu çekler karşılığı mal teslim edildiğini savunması, ispat yükünü değiştirmemektedir. Çek, TTK'nın 780/1-b maddesine göre kayıtsız şartsız belirli bir bedelin ödenmesi için havaleyi içerdiğinden sebepten mücerret bir borç ödeme aracı olduğuna ilişkin karine bulunmaktadır. Bu karinenin aksinin iddia eden tarafından ispatlanması gerekir. ( Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2018/2473 Esas – 2019/5340 Karar sayılı kararı ve Yargıtay 19 HD.nin 2014/17834 Esas- 2015/4830 Karar sayılı kararıda benzer mahiyettedir.) ( YARGITAY 11. Hukuk Dairesi 2020/4510 2021/6679) Bu kapsamda, davacı tarafça çeklerin avans olarak verildiği ve karşılığında edim ifa edilmediği yönünde herhangi bir yazılı delil sunulmadığı, takibe konu çeklerin verilme sebebinin davacı tarafından ispatlanamadığı, bu nedenle çeklerin geçerli bir borcun ödenmesine yönelik olduğuna dair kabulün gerektiği, ödemesi yapılan çek bedelleri ve bunların işlemiş faiziyle birlikte davalının tahsili talepli takip dosyasına yapılan davalı itirazının iptalini gerektirir bir sonuca ulaşılamadığı anlaşılmakla açılan davanın reddine karar verilmiştir. G.D: Gerekçesi gerekçeli kararda açıklanmak üzere; 1-Açılan davanın REDDİNE, 2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 3.526,66-TL'nin yatıran tarafa iadesine, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 54.873,04-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Arabuluculuk sarf ücreti olan 3.800,00-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye İrat kaydına, 6-Karar tebliğ giderleri karşılandıktan sonra kalan gider avansının karar kesinleşmesinden sonra talep halinde yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzünde, davalı vekilinin yokluğunda verilen kararın, taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 24/10/2025 Katip Hakim

Atıf: Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/635, K. 2025/702, T. 24.10.2025, www.arakarar.com/karar/sakarya-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-635-e-2025-702-k-8574ff9fe903