İlk Derece Mahkemesi · Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi

Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/629 E. 2024/485 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/629
Karar No
2024/485
Karar Tarihi

T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/629 Esas - 2024/485 T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/629 Esas KARAR NO : 2024/485 HAKİM : ... KATİP : ... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Ticari Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 15/11/2023 KARAR TARİHİ : 18/09/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Nitelikteki Banka Garanti Sözleşmesinden Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı banka ile dava dışı ... arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinde davalının 880.000,00-TL limitle müteselsil kefil olduğunu, bu kapsamda kullandırılan kredilerin ödenmemesi üzerine ilgililere kat ihtarı gönderildiğini, Sakarya 4.İcra Dairesinin 2023/12837 E. sayılı dosyasında kredi borçluları hakkında başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini, arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kaldığını belirterek itirazın iptalini ve takibin devamı ile icra inkar tazminatına hükmolunmasını istemiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Borçlu şirket lehine geçerli bir kefaletinin bulunmadığını, şirketteki ortaklık sıfatının 2021 yılında sona erdiğini, davacı bankaya borçlu olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Taraflar arasındaki anlaşmazlık: Davalının davacı bankaya dava dışı şirket lehine vermiş olduğu kefalet sebebiyle kredi borcunun bulunup bulunmadığı, var ise borç miktarı, kefaletin geçerli olup olmadığı, davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın haklı olup olmadığı, itirazın iptali koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği ve icra inkar tazminat koşullarının bulunup bulunmadığı hususlarındadır. Dava ticari kredi sözleşmesinden kaynaklı itirazın iptali davasıdır. Dosya ile ilgili tüm deliller toplanmış ve bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Davacı Banka dava dışı ...ile yapmış olduğu genel kredi sözleşmesi kapsamında adı geçen şirkete 16.09.2020 tarihli talebi üzerine kredi kartı tanımladığı ve kartın ilk kez 12.10.2020 tarihinde kullanıldığı, bu kredi kartının 15.09.2020 tarihli 800.000,00 TL tutarlı Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında verildiği, aynı kredi sözleşmesinde davalı ...'in 880.000,00 TL tutarla müteselsil kefaletinin olduğu, davalı ...ın dava dışı ... ortaklığından 10.02.2021 tarihi itibariyle ayrıldığı ancak kefalet ilişkisinin ortaklık sıfatından bağımsız olarak devam ettiği, bu tarihten sonra davacı banka ile borçlu şirket arasında 19.04.2021 tarihli yeni bir Genel Kredi Sözleşmesinin düzenlendiği, bu yeni sözleşmede ...'ın kefaletinin bulunmadığı, 24.07.2023 tarihli icra takibine konu yapılan kredi kartı borcunun 2023 yılı Şubat ve Mart aylarında yapılan harcamalardan kaynaklandığı ve dolayısıyla davalının kefaletinin bulunmadığı 19/04/2021 tarihli yeni genel kredi sözleşmesi kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır. Davacı banka davalının kefaletinin bulunduğu 15.09.2020 tarihli genel kredi sözleşmesindeki "asıl borçlunun doğmuş ve doğacak" borçlarına kefil olduğu iddiasına dayanarak davalı hakkında icra takibi başlatmış ve eldeki itirazın iptali davasını açmıştır. Ancak bu ve benzeri bir ifade sadece o genel kredi sözleşmesi kapsamında kalan borçları kapsayıp, başka bir genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacaklar yönünden sorumluluk doğurmaz. Borçlu şirket 16.09.2020 tarihli talebi üzerine aldığı kredi kartını süreçte kullanmaya devam etmiş, davalının kefaletinin bulunmadığı 19/04/2021 tarihli yeni genel kredi sözleşmesi sonrasında da kullanımını sürdürmüştür. Kredi kartında her bir hesap dönemini ayrı olarak değerlendirmek gereklidir. 19/04/2021 tarihli yeni genel kredi sözleşmesi sonrasında kredi kartının kullanımı ile oluşacak borçlardan sorumluluğu yeni tarihli kredi sözleşmesi hükümlerine göre değerlendirmek zorunludur. Kredi kartına tanımlanan limit kullanılmış bir nakit kredi olarak kabul edilemez ve sırf bu sebeple kredi kartının verildiği tarihteki kefilin sorumluluğuna gidilemez. Her hesap döneminde kredi kartı ile yapılan harcamalar o hesap döneminde cari olan sözleşme koşullarına tabi olacaktır. Açıklanan gerekçelerle; davalının davaya konu kredi kartı borçlarından kefil sıfatıyla sorumluluğunun bulunmadığı kanaati ile davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 6.463,25-TL'nin yatıran davacıya iadesine, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 85.877,29-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Arabuluculuk nedeniyle Hazine tarafından karşılanan 3.120,00-TL ücretin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Gerekçeli kararın HMK 321/2 maddesi gereğince taraflara tebliğine, tebliğ giderleri karşılandıktan sonra artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzünde, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, mahkememize verilecek yada başka yer asliye ticaret mahkemesi aracılığıyla mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 18/09/2024 Katip ... e-imzalıdır. Hakim ... e-imzalıdır.

Atıf: Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/629, K. 2024/485, T. 18.09.2024, www.arakarar.com/karar/sakarya-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-629-e-2024-485-k-ec58e9e4257d