İlk Derece Mahkemesi · Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/121 E. 2024/727 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/121
- Karar No
- 2024/727
- Karar Tarihi
T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/121 Esas - 2024/727 T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/121 Esas KARAR NO : 2024/727 HAKİM : ... KATİP : ... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 1- ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 2- ... DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 19/01/2022 KARAR TARİHİ : 17/12/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/01/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 10.01.2019 tarihinde davalı ...'un sevk ve idaresindeki ...plakalı araç ile saat 17:45 sıralarında ...Mahallesi ... sokak üzerinde yaya olan davacıya çarparak yaralanmasına sebebiyet verdiğini, kaza tarihinde ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi tarafından karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk poliçesi ile teminat altına alındığını, kazanın ardından düzenlenen kaza tespit tutanağında müvekkilinin kusursuz olduğunu, davalı ...'un asli kusurlu olduğunun belirtildiğini, müvekkilinin maluliyeti ile ilgili hazırlanan Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı 04.11.2019 tarih ve 3543 sayılı raporu ile özür oranının 9618 olduğunun tespit edildiğini iddia ederek fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla 200,00 TL Sürekli İş Göremezlik Tazminatı, 200,00 TL Geçici İş Göremezlik Tazminatı, 20.000,00 TL Manevi Tazminatın tahsilini talep etmiştir. Davalı ... vekili savunmasında özetle; dava konusu kazaya karıştığı iddia edilen ... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından 11.05.2018-11.05.2019 vadeli ... poliçe numaralı Zmms sigorta poliçesi ile sigortalandığını, kaza ile meydana gelen yaralanma arasındaki illiyet bağının tespit edilmesi gerektiğini, davacının istemiş olduğu geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin hukuka aykırı olduğunu, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, hesaplanacak tazminattan davacının araç yolunda yürümesi ve kazada asli kusurlu olması sebebiyle müterafik kusurun tenzili gerekmekte olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Açılan dava, 10.01.2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat talebinden ibarettir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; meydana gelen kazada tarafların kusur oranlarının ne olduğu, davalı sigorta şirketinin poliçeden kaynaklı sorumluluğunun olup olmadı, sigorta şirketi dışındaki davalının sorumluluğunun olup olmadığı, davacının kaza neticesinde zarar görüp görmediği, görmüş ise talep edebileceği maddi tazminat miktarının ne olduğu, manevi tazminat talep edip edemeyeceği hususunda olduğu anlaşılmıştır. Dava dilekçesinde ileri sürülen taleplerin sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik tazminatları ile manevi tazminat talebi olduğu anlaşılmıştır. Davaya konu kaza; ...ili, ... İlçesi Dilmen mahallesi civarında 10.01.2019 tarihinde davalı ...'un idaresindeki ... plakalı otomobil ile ... Sokak'ı takiben ... Cami istikametine doğru seyir halindeyken olay mahalline geldiği sırada otomobilin ön kısımları ile, araçla aynı istikamette kaplama içerisinde yürümekte olan davacı yaya ...'a çarpması şeklinde gerçekleştiği tespit edilmiştir. SGK'ya, Noterler Birliğine, İl Sağlık Müdürlüğü'ne yazılan yazılara cevap olunmuştur. Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2019/5540 soruşturma sayılı dosyası UYAP'tan celbedilmiştir. Sorumluluğu doğuran olayın, zarar görenin vücut bütünlüğünü ihlâl etmesi hali 6098 sayılı TBK m. 54 de düzenlenmiştir. Çalışma gücü, zarar görenin iş gücünün, yani beden ve fikir gücünün, gelir getirici şekilde kullanılması demektir. Burada asıl önem arz eden kazanç kaybı veya azalması değil, kazanma gücünün kaybı veya azalmasıdır. Bu kayıp ve azalmadan doğan olumsuz ekonomik sonuçlar, zararı oluşturur (..., Borçlar Hukuku Genel Hükümler, B. 9, İstanbul 2006, s. 713). Yargıtay'ın yerleşik uygulaması gereğince kişinin vücut bütünlüğünün ihlâli nedeniyle ortaya çıkan beden gücü kayıplarının, gelirinde veya malvarlığında bir azalma meydana gelmese dahi tazminat gerektirdiği kabul edilmekte ve bu husus güç kaybı tazminatı olarak ifade edilmektedir. Bu durum, ilk bakışta sorumluluk hukukundaki zarar kavramına aykırı gibi görünse de, burada vücut bütünlüğü ihlâl edilen kişinin aynı işi zarardan önceki durumu ve diğer kişilere göre daha fazla güç sarf ederek yaptığı gerçeğinden hareket edilmekte ve zararı, fazladan sarf edilen bu gücün oluşturduğu kabul edilmektedir. Bunun gibi çalışma yaşına gelmemiş küçükler yönünden de, bedensel zarar sonucu oluşan maluliyet nedeni ile evde ya da dışarıda aileye yardımcı olma, eğitim alma, yeme, içme vb. gibi tüm yaşamsal faaliyetlerin sürdürülmesinde emsallerine göre sarfetmesi gereken fazla çaba veya güç (efor) bir ekonomik değer olarak görülmeli ve bu nedenle bir zarar oluştuğu kabul edilmelidir. (Yargıtay 17 HD 2015/4618 Esas 2017/10383 Karar) Çalışma yaşına gelmemiş küçükler yönünden bedensel zarar sonucu oluşan maluliyet nedeni ile evde ya da dışarıda aileye yardımcı olma, eğitim alma, yeme, içme vb gibi tüm yaşamsal faaliyetlerin sürdürülmesinde emsallerine göre sarfetmesi gereken fazla çaba veya güç (efor) bir ekonomik değer olarak görülmeli ve bu nedenle bir zarar oluştuğunun kabulü gerekmektedir. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 85. Maddesinde araç işletenin sorumluluğu, 90 ve devamı maddelerde ise zorunlu trafik sigortacısının sorumluluğu düzenlenmiştir. Buna göre bir motorlu taşıtın işletilmesinden dolayı ortaya çıkacak zararlardan dolayı işleten aynı zamanda sürücü değil ise sürücü ile birlikte müteselsil sorumlulukları bulunmaktadır. Sigorta şirketinin sorumluluğu ise kazadan dolayı poliçe ve teminat miktarı bakımından muteberdir. Kusur yönünden yapılan değerlendirmede; Dosyada ekli kaza tespit tutanağında ... plakalı araç sürücüsü ...'un asli kusurlu olduğu ve davacı ...'un kusursuz olduğu belirtilmiştir. Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2019/5540 soruşturma sayılı dosyasının şikayet yokluğu nedeniyle kamu davası açılmasına yer olmadığına kararı ile sonuçlandığı görüldü. Mahkememizin 19/04/2022 Celse Tarihli duruşma zaptı (7) nolu ara kararı ile tarafların kusur oranlarının tespiti için dosya ATK'ya tevdi edilmiştir. Adli Tıp Trafik İhtisas Kurulu'ndan alınan 31/05/2022 tarihli kusur raporunda özetle; "..Sürücü ...’un %90 (yüzde doksan) oranında kusurlu olduğu, davacı yaya ...'un kusursuz olduğu, davacı yaya ...'un gözetiminden sorumlu kişinin %10 (yüzde on) oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur." şeklinde sunulmuştur. Olayın meydana gelme şekli, dosyadaki delillere göre; davalı sürücü ... idaresindeki otomobil ile durur halde bulunduğu sırada güvenlik önlemlerini alması, harekete geçmeden önce seyri alanını kontrol altında bulundurması gerekirken bu hususlara riayet etmeyerek idaresindeki aracın durur halden kontrolsüzce harekete geçmesi sonucu kaplama içerisindeki yayaya çarpması nedeniyle asli kusurlu (%90 oranında) olduğu, davacı yaya ..., gözetimi altında bulunduğu kişi ile olay mahalli yol bölümünde yürüdükleri sırada ...'un idaresindeki araçla kendisine çarpması olayında kusurunun bulunmadığı, davacı yaya ...'un gözetiminden sorumlu kişinin gözetimindeki çocuklarla yürüyüşlerini kaza yerinde bulunan kaldırım üzerinden gerçekleştirmeleri gerekirken bu hususa riayet etmeyerek araç trafiğini dikkate almaksızın kaplama içerisinde bulunmaları sonucu gerçekleşen olayda tali kusurlu (%10) olduğu sonucuna varılmıştır. Her ne kadar ...'un meydana gelen kazadan dolayı kusuru olmasa da kendisini gözetmekle yükümlü kişilerin tali oranda kusuru bulunduğu dikkate alınmıştır. Bu nedenle dava konusu talepler yönünden davalı ...'un %90 oranındaki kusuruna göre hesaplama yapılmıştır. Meydana gelen kazada tarafların kusur oranlarının değerlendirilmesinde ve oranlarının belirlenmesinde Mahkememizce alınan 31/05/2022 tarihli rapora itibar edilmiştir. Aksi yönde somut itiraz edilmediğinden itirazlar yerinde görülmemiştir. Davalı ...'nin kusuru davalı ...'un kusuru oranındadır. Sürekli iş göremezlik oranı ve geçici iş göremezlik süresi talepleri bakımından değerlendirmede; Mahkememizin 19/04/2022 tarihli celsesinin 8 numaralı ara kararı gereği dosya davacının sürekli ve geçici iş göremezliğinin tespiti için ATK'ya tevdi edilmiştir. 26/04/2023 tarihli ATK raporunda "Kişinin tüm vücut engellilik oranının %10 (yüzdeon) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 18 (onsekiz) aya kadar uzayabileceği" mütalaa edilmiştir. Mahkememizin 04/07/2023 tarihli celsesinin 3 numaralı ara kararı gereği dosya Adli Tıp İkinci Üst Kurulu'na tevdi edilmiştir. Adli Tıp İkinci Üst Kurulu tarafından hazırlanan11.04.2024 tarihli ATK raporunda "Kişinin tüm vücut engellilik oranının %10 (yüzdeon) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 18 (onsekiz) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunduğu, başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı ancak iyileşme (iş göremezlik) süresi içerisinde 3 (üç) ay bir başkasının yardımına gereksinim duyabileceği" mütalaa edilmiştir. Adli Tıp İkinci Üst Kurulu tarafından hazırlanan 11.04.2024 tarihli raporunun denetlemeye müsait ve itibar edilebilir olduğuna kanaat getirilmiştir. Aktüerya yönünden; Mahkememizin 03/04/2024 tarihli ara kararı ile dosya aktüerya bilirkişisi ...'e tevdi edilmiştir. Aktüerya Hesap Bilirkişisi ... 23/09/2024 tarihli raporunda davacının Sürekli İş Göremezlik Tazminatından % 10 kusur indirimi yapılması gerektiğinin kabulü halinde sürekli iş göremezlik tazminatının 1.155.100,39 TL olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatının olmadığını mütalaa etmiştir. Aktüerya bilirkişisinin TRH 2010 tablosunu esas alarak Progresif Rant Formülüne göre hesaplama yapması isabetli bulunmuştur. Tarafların kusur oranları, davacının kaza tarihi itibariyle maluliyet durumu ve usulüne uygun hesaplama yapılması nedeniyle 23/09/2024 tarihli aktüerya raporuna itibar edilmiştir. Davacının 18 yaşından küçük olduğu döneme ilişkin olarak kaza tarihinden itibaren sürekli iş göremezlik zararın oluşacaktır. (Yargıtay 17 HD 2019/4271 Esas 2021/40 Karar). Buna göre yapılan hesaplamaya göre davacının sürekli iş göremezlik zararının 1.155.100,39 TL olduğu tespit edilmiştir ve mahkememizce de bu yönde kanaate varılmıştır. Dosya kapsamına göre kaza tarihinde 18 yaşından küçük olan davacının (7 yaşında) gelir getirici bir işte çalışamayacağı, dolayısıyla geçici iş göremezlik süresince mahrum kaldığı herhangi bir kazancının bulunmadığı anlaşılmakla geçici iş göremezlik zararı da doğmamıştır. Buna yönelik talep reddedilmiştir. (Yargıtay 4 HD 2021/26638 Esas 2024/2988 Karar) Sürekli iş göremezlik tazminatı tutarlarından kazanın meydana gelmesinde kusuru olan ... plakalı aracın maliki davalı ..., ... plakalı aracı sigortalayan davalı ...'nin (sigorta şirketlerinin birleşmesi öncesi poliçeyi hazırlayan ... poliçede yazılı limitle sınırlı olmak üzere sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır. Belirlenen toplam tutar üzerinden verilen kararda kazanın meydana geldiği tarihteki poliçe limitiyle bağlı kalınmıştır. Ayrıca ...'ye başvuru yapılan tarihten itibaren 8 iş günü hesabı yapılarak 10.03.2020 tarihinde davalı ...'nin temerrüte düştüğü tespiti yapılmıştır. Davacı taraf bedel artırım dilekçesi sunmuş olup yapılan açıklamalar doğrultusunda sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin kabulüne ve geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede; 6098 sayılı TBK m. 56’ya göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı olduğu, bu tutarın adalete uygun olmasının gerektiği, davalı ...'un %90 oranında kusurlu olması, kaza nedeniyle davacının sürekli iş göremezlik durumunun oluşması, davacının olay sebebiyle duyduğu acı ve eleminin kısmen giderilmesinin gerektiği, manevi tazminatın zenginleşme aracı olmaması, davacının ve davalının gelir durumları, paranın alım gücü göz önüne alınarak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde mahkememizce davacının manevi tazminat talebinin 20.000,00 TL miktarınca kabulüne karar verilmiştir. Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. Hüküm: Gerekçesi Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; Maddi tazminat talebi yönünden; 1-Açılan davanın KISMEN KABULÜ İLE KISMEN REDDİNE, -1.155.100,39 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalı ... için kazanın meydana geldiği tarih olan 10.01.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ... için temerüt tarihi olan 10.03.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ve davalı sigorta şirketinin poliçede yazılı limitle sınırlı olmak üzere (360.000,00 TL) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, -Geçici iş göremezlik talebinin reddine, 2-Hükmolunan maddi tazminat miktarı esas alınarak hesaplanan 78.904,90-TL karar harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye İrad Kaydına, 3-Dosyada adli yardım kabul kararı olduğundan; yargılamaya boyunca yapılan dosya kapsamındaki tüm yargılama giderlerinin öncelikle maddi tazminat davasına ilişkin olduğu kabul edilerek; 4.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 8.438,00-TL adli tıp kurumu rapor ücreti, 1.802,50-TL posta, tebligat ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 14.240,5-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak (%99,98) 14.237,65 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T'ye göre hesaplanan nispi 173.714,05 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T'ye göre hesaplanan 200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'ne verilmesine, 7-Hazineden karşılanan 1.320 TL arabuluculuk masrafının tarafların haklılık oranına göre (%99,98) 1.319,73 TL'sinin davalılardan müştereken alınarak, bakiyesinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, Manevi tazminat talebi yönünden; 1-20.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 10.01.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T'ye göre hesaplanan 20.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Hükmolunan manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 427,60-TL maktu karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Karar tebliğ giderleri düşüldükten sonra karar kesinleştiğinde artan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı ...'un yüzünde, davalı Sigorta Şirketi vekilinin vekilinin yokluğunda verilen kararın, taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.17/12/2024 Katip ... e-imzalıdır. Hakim ... e-imzalıdır.