İlk Derece Mahkemesi · Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/355 E. 2025/582 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/355
- Karar No
- 2025/582
- Karar Tarihi
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : 1- VEKİLLERİ : DAVALI : 2- VEKİLİ : DAVALILAR : 3- 4- VEKİLLERİ : DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: 1.BEYANLAR: Davacı vekili 14.05.2024 tarihli dava dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; 27.09.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasında, davacı ...’nun ... plakalı araçta yolcu konumunda bulunduğu, kazanın araç sürücülerinin kusurlarıyla meydana geldiği, davacının kazada herhangi bir kusurunun bulunmadığı, kazaya neden olan araçların Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçelerinin davalı ... Sigorta A.Ş. ile ... Sigorta A.Ş. tarafından düzenlendiği ifade edilmiştir. Müvekkilin kazada kalıcı maluliyet yaşadığı, SGK tarafından karşılanmayan tedavi ve bakıcı giderleri bulunduğu, geçici ve sürekli iş göremezlik durumlarının ortaya çıktığı belirtilmiştir. Sigorta şirketlerine bireysel başvuru yapıldığı ve sonuç alınamadığı, zorunlu arabuluculuk süreçlerinin de anlaşmazlıkla sonuçlandığı açıklanmıştır. Dava konusu taleplerin belirsiz alacak niteliğinde olduğu, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğu belirtilmiş; şimdilik geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik, bakıcı gideri ve tedavi gideri için toplamda 200 TL maddi tazminatın tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili, ayrıca 100.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ... A.Ş. ile ... ’den tahsili talep edilmiştir. Dava HMK 107 uyarınca belirsiz alacak davası olarak açılmıştır. Neticede tüm taleplerin kabulü ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesi talep edilmiştir. Davalılar ... Tic. A.Ş. ile ... vekilleri 28.05.2024 tarihli cevap dilekçelerinde özetle şu hususları belirtmişlerdir; davaya konu trafik kazasında müvekkillerinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, kazanın davacının eşi ... ’nun tali yoldan ana yola dikkatsiz ve kontrolsüz şekilde çıkması ve dur levhasına uymaması nedeniyle meydana geldiğini, müvekkil ...’in ana yol üzerinde hız ve trafik kurallarına uygun şekilde ilerlediğini ve geçiş üstünlüğüne sahip olduğunu, bu nedenle kazanın meydana gelmesinde müvekkillerinin bir kusuru bulunmadığını belirtmişlerdir. Ayrıca, olay tanıklarının beyanlarına da atıfta bulunarak kazanın oluşum şeklini açıklamışlar, savcılık soruşturmasında da ... hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini ifade etmişlerdir. Davacı tarafın araçlarının hususi olması nedeniyle ticari faiz değil, yasal faiz talep edilebileceğini, avans faizi talebinin hukuka aykırı olduğunu savunmuşlardır. Netice olarak davanın haksız ve mesnetsiz olduğu gerekçesiyle reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili 31.05.2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkil sigorta şirketi nezdinde Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalı olduğunu, şirketin sorumluluğunun yalnızca poliçe teminatı ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu ifade etmiştir. Kazaya ilişkin kusur durumunun Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’nden oranlı şekilde alınacak raporla tespit edilmesi gerektiğini, ayrıca maluliyetin de Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'e uygun olarak tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi’ne gönderilmesini talep etmiştir. Geçici iş göremezlik ve tedavi giderlerinden müvekkil sigorta şirketinin sorumlu olmadığını, bu taleplerin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesi uyarınca SGK tarafından karşılanması gerektiğini, dolayısıyla bu kalemlerdeki taleplerin reddi gerektiğini belirtmiştir. Davacının uğradığını iddia ettiği zararların gerçekliği ve tutarının bilirkişi incelemesiyle tespiti gerektiğini, hatır taşıması ve emniyet kemeri kullanımı gibi sebeplerle müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, kazaya ilişkin ceza soruşturmasında uzlaşma sağlanıp sağlanmadığının da araştırılmasını istemiştir. Ayrıca eksik belgelerle başvuru yapıldığı için müvekkilin temerrüde düşmediğini, bu nedenle faiz talebinin ancak dava tarihinden itibaren işletilebileceğini savunmuştur. Sonuç olarak, davanın öncelikle usulden, aksi halde esastan reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilleri cevap dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; davacının geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik, tedavi ve bakıcı giderleri ile ilgili tazminat taleplerinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası kapsamında bu tür taleplerden sigorta şirketinin sorumlu olmadığını, bu giderlerin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 98. maddesi gereği Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılandığını ifade etmiştir. Olayda sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu ve kusur oranının Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi ile Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti’nden alınacak raporla belirlenmesi gerektiğini belirtmiştir. Davacının iddia ettiği maluliyetin uzman hekim bilirkişi raporu ile tespit edilmesinin zorunlu olduğunu, aksi takdirde tazminat talebinin değerlendirilemeyeceğini, bu kapsamda Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi’nden rapor alınmasını talep etmiştir. Sigorta şirketinin yalnızca poliçe limiti ve sigortalının kusuru oranında sorumlu olduğunu, SGK’dan alınan gelirlerin tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, SGK’ya karşı ayrıca dava açılması gerekebileceğini ve bu durum netleşene kadar mevcut davanın bekletici mesele yapılmasını talep etmiştir. Ayrıca kazaya ilişkin ceza dosyasının celbi ile kusur, emniyet kemeri kullanımı ve hatır taşıması gibi hususların netleştirilmesini istemiştir. Sigorta şirketi ile davacı arasında ticari ilişki bulunmadığından faiz talebinde yasal faizin esas alınması gerektiğini, müvekkil şirketin temerrüde düşmediğini ve faiz başlangıcının dava tarihi olarak kabul edilmesi gerektiğini savunmuştur. Sonuç olarak, davanın haksız ve dayanaksız olduğu gerekçesiyle reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; müvekkili ... adına HMK 107. madde uyarınca belirsiz alacak davası olarak açılan maddi tazminat davasında, dava dilekçesinde belirtilen 200,00 TL’lik başlangıç değeri üzerinden harcın yatırıldığını, bu tutarın geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik, bakıcı gideri ve tedavi gideri olmak üzere her bir kalem için 50’şer TL’ye tekabül ettiğini ifade etmiştir. Dosyaya sunulan 24.03.2025 tarihli aktüer bilirkişi raporuna göre toplam maddi tazminatın 1.232.375,30 TL olarak hesaplandığı, bu miktardan daha önce ödenen 200,00 TL düşüldüğünde kalan 1.232.175,30 TL için eksik harcın tamamlandığı, bu nedenle maddi tazminat alacağının tamamı olan 1.232.375,30 TL'nin davalı sigorta şirketlerinden poliçe limitleri dâhilinde ve müştereken-müteselsilen, kaza tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Ayrıca yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesini istemiştir. 2. MAHKEMEMİZCE TOPLANAN DELİLLER VE YAPILAN İŞLEMLER: Bilirkişi ... , 25.09.2024 tarihli raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; dosya kapsamındaki beyanlar, yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı, kroki ile diğer bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, ... plakalı kamyonet sürücüsü ... ’nun, 2918 sayılı KTK’nın 84. maddesinde yer alan asli kusurlardan Madde 57/1-a kapsamında kavşağa yaklaşırken geçiş hakkı olan araca öncelik vermemesi nedeniyle yüzde 75 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı kamyonet sürücüsü ...’in ise aynı kanunun tali kusurlardan Madde 52/1-a kapsamında kavşağa yaklaşırken hızını azaltmaması nedeniyle yüzde 25 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı otomobil sürücüsü ... ’ın ise herhangi bir kural ihlali bulunmadığı ve yüzde 0 kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Necmettin Erbakan Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimliğinin 15/11/2024 tarihli raporunda; 27.09.2023 tarihinde trafik kazası geçiren davacı ...’nun sağ tibia proksimal ve fibula şaft kırığı geçirdiği, yürüyüşte sağ basma fazının kısaldığı ve sağ diz eklem hareket açıklığında kısıtlılık olduğu tespit edilmiştir. Olay tarihinde 26 yaşında olan ve meslek grubu belirtilmemekle birlikte düz işçi varsayımı yapılan davacının sürekli iş göremezlik oranı, 11.10.2008 tarihli yönetmeliğe göre %5,3; 20.02.2019 tarihli yönetmeliğe göre ise %8 olarak belirlenmiştir. Mevcut arızanın iyileşme süresinin 6 ay olduğu, bu sürede herhangi bir gelir getiren işte çalışamayacağı ve ilk 2 ayda bir başkasının bakımına muhtaç olacağı ifade edilmiştir. Bu bağlamda, 27.09.2023 – 27.11.2023 tarihleri arasında bakıcı gideri 26.829,00 TL olarak hesaplanmıştır. Ayrıca, fatura edilemeyen ancak kaçınılmaz kabul edilen özel diyet, ulaşım, pansuman, muayene farkı gibi tedavi giderleri toplamı 12.000,00 TL olarak takdir edilmiştir. Bu değerlendirmede hastanın durumu, yapılan ameliyatlar, tedavi yeri ile yerleşim yeri arasındaki mesafe ve sosyoekonomik durumu gibi unsurlar dikkate alınmıştır. Rapor, bu bulgular çerçevesinde düzenlenerek mahkemenin takdirine sunulmuştur. Bilirkişi (Av. Arb. ... ) 02.12.2024 tarihli raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; 27.09.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu yaralanan ve 6 ayda iyileşen, ilk 2 ayında bakıma muhtaç olan davacı ...’nun geçici ve sürekli iş göremezlikten kaynaklanan maddi zararları ile bakıcı gideri ve tedavi giderleri hesaplanmıştır. Buna göre; 27.09.2023 – 27.03.2024 tarihleri arasındaki 6 aylık geçici iş göremezlik süresi için 84.653,34 TL, 28.03.2024 – 02.09.2076 tarihleri arasında %8 engel oranı ve TRH-2010 kadın mortalite tablosuna göre sürekli iş göremezlik zararı 855.777,91 TL, 28.03.2024 – 13.06.2064 tarihleri arasında %5,3 maluliyet oranı ve PMF-1931 yaşam tablosuna göre aynı zarar 434.813,75 TL olarak hesaplanmıştır. Ayrıca, 27.09.2023 – 27.11.2023 tarihleri arasındaki 2 aylık iyileşme süresi için bakıcı gideri 26.829,00 TL ve faturalı/faturasız tedavi giderleri toplamı 12.000,00 TL olarak belirlenmiştir. Toplam zarar kalemleri, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli şekilde tanzim edilerek rapor mahkemenin takdirine sunulmuştur. Bilirkişi (Av. Arb. ... ) 24.03.2025 tarihli ek raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; 27.09.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu yaralanan, 6 ayda iyileşen ve bu sürenin ilk 2 ayında bir başkasının bakımına ihtiyaç duyan davacı ...’nun geçici ve sürekli iş göremezlikten, bakıcı gideri ve tedavi masraflarından kaynaklanan maddi zararları hesaplanmıştır. Buna göre; 27.09.2023 – 27.03.2024 tarihleri arasındaki geçici iş göremezlik zararı 84.653,34 TL, 28.03.2024 – 02.09.2076 tarihleri arasında %8 engel oranı ve TRH-2010 kadın mortalite tablosuna göre sürekli iş göremezlik zararı 1.108.892,96 TL, aynı dönemin 28.03.2024 – 13.06.2064 tarihleri arasında %5,3 maluliyet oranı ve PMF-1931 yaşam tablosuna göre karşılığı 562.845,86 TL olarak tespit edilmiştir. Ayrıca 27.09.2023 – 27.11.2023 tarihleri arasındaki 2 aylık iyileşme süresi için bakıcı gideri 26.829,00 TL ve kaçınılmaz tedavi giderleri toplamı 12.000,00 TL olarak belirlenmiştir. Rapor, mahkemenin ve Yargıtay’ın denetimine elverişli şekilde 7 sayfa olarak düzenlenmiş ve mahkemenin takdirine sunulmuştur. 3. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Esas yönünden incelenen dosyada; toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumlluluk Sigortası Genel Şartlarının, "Sigortanın Kapsamı" başlıklı A.1 maddesinde "sigortacının poliçede tamınlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı KTK ya göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği... " öngörülmüştür. Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası poliçede gösterilen aracın kullanılmasından doğan ve Karayolları Trafık Kanununa ve Umumi Hükümlere göre aracın işletenine terettüp eden hukuki sorumluluğu ve bu poliçe teminat kapsamında olmak şartıyla Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası hadlerinin üzerinde kalan kısmını, poliçede yazılı hadlere kadar temin eder. Somut olayda 27.09.2023 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu ve dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... (... Sigorta şirketince sigortalanan) plakalı aracın; davalı ...'in sevk ve idaresindeki ve davalı ... Tic. A.Ş.'ye ait olan ... (... Sigorta şirketince sigortalanan) plaka sayılı kamyonet ile çarpışmasının etkisiyle sürücüsü ... idaresindeki ... plakalı otomobilin ön kısımlarına çarpması şeklinde meydana gelen kaza nedeniyle davacının bedeninde zarar meydana geldiği, meydana gelen zarar nedeni ile ZMMS ile güvence altında bulunan ... plaka sayılı aracın sürücüsü (...), işleteni ( ... Tic. A.Ş.) , davalı sigorta şirketi olan ... Sigorta ile ... plaka sayılı aracın sigorta şirketi olan ... Sigorta'nın sorumlu olduğu ve bu kapsamda hüküm kısmında yazılı olduğu şekliyle sorumlulardan tahsil edilecek tazminatların davacı tarafa ödemesi gerektiğinden PMF 1931 Yaşam Tablosuna göre hazırlanan rapor esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davacı vekili 21/04/2025 tarihli dilekçesi ile sadece davalı sigorta şirketleri bakımından bedel arttırım talep etmiş, 29/04/2025 tarihli celsedeki beyanı ve 09/05/2025 tarihli dilekçesinde ise tüm davalılardan bedel arttırım yaptığını beyan etmiş olup davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğu ve talep artırım dilekçesinin karar öncesi sunulduğu nazara alınarak dava değeri belirlenmiş ve bu doğrultuda hüküm kurulmuştur. Ayrıca davacı manevi tazminat talebin de bulunmuş ise de bu talebinden feragat etmiş olup bu doğrultuda feragat nedeniyle red kararı verilmiştir. Hüküm: Gerekçesi Yukarıda açıklandığı Üzere: 1-Davacının ... Tic. A.Ş. ile ... aleyhlerine açtığı manevi tazminat davasının FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, 2- Davacının cismani zarar talepleri yönünden dava dilekçesi ve harç tamamlama dilekçesine bağlı kalınarak davanın KISMEN KABULÜ ile; Sürekli iş göremezlik süresinde uğradığı maddi zararı için 562.845,86 TL, Geçici iş göremezlik süresinde uğradığı maddi zararı için 84.653,34 TL, Bakıcı giderlerinden kaynaklanan maddi zarar için 26.829,00 TL, Tedavi giderinden doğan maddi zararı için 12.000,00 TL olmak üzere toplam: 686.328,20 TL maddi tazminatın (tüm davalılar bakımından müştereken ve müteselsilen olmak üzere) davalı ... Tic. A.Ş. ve ... yönünden ise kaza tarihi olan 27.09.2023 tarihinden, davalı ... Sigorta A.Ş.'den temerrüt tarihi olan 04/03/2024 tarihinden ve ... Sigorta A.Ş.'den 05/03/2024 tarihinden itibaren (Sigorta şirketleri bakımından poliçe kişi başı daimi sakatlık klozu kişi başı tedavi klozu limit dahilinde ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) işleyecek (davalılar ..., ... Tic. A.Ş. ve ... Sigorta yönünden avans faiziyle) (davalı ... Sigorta A.Ş. Yönünden yasal faiziyle) birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Kabul miktarı üzerinden hesaplanan toplam 46.883,08 TL karar ilam harcından davacının ödediği peşin ve ıslah harcı toplamı olan: 4.636,09 TL'nin masubu ile bakiye 42.246,99 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafça yatırılan peşin ve ıslah harcı toplamı olan : 4.636,09 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafça ödenen 427,60 TL başvuru harcının kabul ret oranı nazara alınarak 238,14 TL 'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı tarafça yapılan 14.528,00 TL masrafın kabul/ ret oranına göre 8.090,86 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafça masraf yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin (kabul/talep oranına göre) 2.004,89 TL'sinin davalı Sigorta Şirketlerinden müştereken ve müteselsilen; 1.595,11 TL'sinin davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına (harç tahsil müzekkeresi yazılmasına). 8-Karardan sonra yapılacak masrafların % 55,69 oranında (kabul oranı) davalılara; % 44,31 oranında (ret oranı) davacıya yüklenmesine, 9-Artan gider/delil avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 10-Maddi tazminat davasının kabul edilen kısmı bakımından davacı taraf kendisi vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 106.949,23 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 11-Maddi tazminat davasının reddedilen kısmı bakımından davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 85.907,07 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak eşit oranda (1/4) davalılara verilmesine, 12-Manevi tazminat davası reddedilmiş olduğundan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak eşit oranda davalılar ... Tic. A.Ş. ile ...'e eşit oranda verilmesine, Dair, davacı vekili ile ... sigorta ve ... Sigorta vekilinin yüzüne karşı diğer tarafların yokluğunda 6100 sayılı HMK'nın 341-345 maddeleri uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi'ne İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/06/2025 Katip Hakim