İlk Derece Mahkemesi · Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/339 E. 2024/710 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/339
- Karar No
- 2024/710
- Karar Tarihi
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... VEKİLLERİ : DAVALI : ... - ... ... DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: BEYANLAR: Davacı vekili 06/05/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir: Konya . İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında, davalı ... aleyhine başlatılan 18.870,30 TL bedelli nakliye alacağına ilişkin icra takibine yapılan itirazın haksız ve mesnetsiz olduğu, bu nedenle takibin durdurulduğu belirtilmiştir. İcra takibine konu alacağın, davalının Burdur ilindeki çevre düzenlemesi işi kapsamında satın aldığı 36,15 ton peyzaj ponzasının nakliyesi için yapılan hizmetten kaynaklandığı, müvekkil tarafından edimin ifa edilmesine rağmen taşıma bedelinin ödenmediği vurgulanmıştır. Davalı ile nakliye işini müzakere eden ve iletişim kuran Yılmaz Gök’ün, ödeme yapılacağına dair verdiği taahhütleri içeren mesajları (örneğin, "Para en geç cuma öğleye kadar hesabında olur"), alacağın varlığını kanıtlamaktadır. Nakliye hizmeti ... plakalı araçla gerçekleştirilmiş olup, davalının malzemeyi satın aldığı ... tarafından düzenlenen fatura, taşıma işlemini doğrular niteliktedir. Takibe konu nakliye işinin belgelerle desteklendiği, davalı tarafından yapılan itirazın kötü niyetli olduğu, müvekkilin zararına yol açtığı belirtilmiştir. İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi uyarınca, davalının %40’tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesi talep edilmiştir. Fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, davalının itirazının iptali ve takibin devamına karar verilmesi istenmiştir. Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır. MAHKEMEMİZCE TOPLANAN DELİLLER VE YAPILAN İŞLEMLER: Bilirkişi (Maliye ve Muhasebe) 03.09.2024 tarihli raporunda özetle şu hususları belirtmiştir: Davacının ticari defterlerinin HMK ve TTK'ya uygun olarak usulüne uygun şekilde tutulduğu, defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal düzenlemelere uygun olduğu, ticari defter kayıtlarının birbiriyle uyumlu olduğu ve bu nedenle davacı lehine delil niteliği taşıdığı belirtilmiştir. Uyuşmazlığa konu olan 12.09.2023 tarihli nakliye faturasının davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve davalı tarafından ödenmediği tespit edilmiştir. Ayrıca, faturalara ilişkin BA ve BS formlarının düzenlenmediği, iade faturası tanzim edilmediği ve taraflar arasında cari hesap ilişkisinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan 18.870,30 TL alacağı olduğu belirtilmiştir. Raporun takdir ve değerlendirilmesi mahkemeye bırakılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; Davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine Konya . Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasından faturaya dayalı olarak başlattığı toplam 18.870,30 TL tutarındaki takibe davalı borçlunun adına takip yapan firmayı tanımadığı, adına kesilen faturadan bilgisi olmadığı, eline geçmediği muhasebe kayıtlarında da olmadığı gerekçesiyle yaptığı itirazın iptalinin gerekip gerekmediği, davacının dava dilekçesinde talep ettiği icra inkar tazminatına hükmedilip hükmedilmeyeceği, hususları olduğu anlaşılmıştır. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesinin 1. Fıkrasında yer alan açık kanun hükmü uyarınca; uyuşmazlığın çözümü için mahkeme kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine vereceği karar ile ticari defterlerin ibrazını isteyebilir ve ticari defterleri delil olarak inceleyebilir. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesinin 2. Fıkrasındaki “kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulma, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış olma ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olmasıdır.” hükmüne uygun olmaları aranmaktadır. Genel hukuk kuralları dâhilinde bir kimsenin kendi düzenlemiş olduğu belgenin kendi lehine delil sayılması mümkün değildir. Görüldüğü üzere ticari defterlerin sahibi lehine delil sayılması istisnai bir haldir. Ticari defterlerin sahibi lehine delil olabilmesi için bir takım şartların bir arada gerçekleşmesi gerekmektedir. Bu şartların neler olduğu 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Ticari Defterlerin İbrazı Ve Delil Olması” başlıklı 222. maddesinin 3. Fıkrasında " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde) yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde). Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." şeklinde belirtilmiştir. Mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile somut dava dosyamızda HMK 222. Maddenin 3 fıkrasında belirtilen hususlardan " ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde) yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir." hükmünün uygulama alanı bulacağı açıktır. Zira davalı tarafın hazır bulunmadığı 12/07/2024 tarihli duruşma tutanağında kesin süre içinde ticari defter ve belgelerin bulunduğu yerin bildirilmesi için ara karar kurulmuş, 30/07/2024 tarihinde 12/07/2024 tarihli ön inceleme duruşması davalı tarafa tebliğ edilmiş ama süresi içerisinde davalı ticari defterleri sunulmamıştır. Bu nedenle HMK 222/3. Madde hükmü gereğince usulüne uygun tutulmuş davacı ticari defterleri lehine delil olarak kabul edilmiştir. Yukarıda belirtilen nedenler ve diğer delil ve belgeler hep birlikte değerlendirildiğinde; Davanın kabulü ile; Konya . İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasındaki takibe yapılan itirazın iptaline ve takibin 18.870,30 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, hükmedilen 18.870,30 TL'nin %20'si oranında hesaplanan 3.774,06 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur. Hüküm: Gerekçesi Yukarıda açıklandığı Üzere: 1. Davanın KABULÜ İLE; Konya . İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasındaki takibe yapılan itirazın iptaline ve takibin 18.870,30 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, 2. Hükmedilen 18.870,30 TL'nin %20'si oranında hesaplanan 3.774,06 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2- Davanın kabul edilen kısmı üzerinden alınması gereken 1.289,03 TL karar ilam harcından davacının ödediği peşin harç olan 427,60 TL nin mahsubu ile eksik kalan 861,43 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan toplam peşin harç olan 427,60 TL'nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 4-Davacı tarafından yatırılan başvurma harcı olan:427,60 TL'nin davalıdan tahsili davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan masraf olan: 3.694,00 TL'nin davalıdan tahsili davacıya verilmesine, 6-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre hesaplanan toplam 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazine’ye gelir kaydına, 7-Davacı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 18.870,30 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili davacıya verilmesine, 8-Karardan sonra yapılacak masrafların davalıdan alınmasına, 9-Davalının yaptığı masrafların davalı üzerinde bırakılmasına, 10-Taraflarca yatırılan ve dosyada bakiye kalan delil/gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair ; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda miktar itibari ile kesin olarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 08/11/2024 Katip ... Hakim ...