İlk Derece Mahkemesi · Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/658 E. 2024/695 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/658
Karar No
2024/695
Karar Tarihi

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... "TÜRK MİLLETİ ADINA" T.C. GEREKÇELİ KARAR KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : KARAR NO: BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : DAVACILAR : 1- 2- 3- 4- VEKİLİ : DAVALILAR : 1- VEKİLİ : 2- VEKİLİ : DAVA : Maddi ve Manevi Tazminat DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan maddi ve manevi tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, HEYETİMİZCE GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Davacı taraf vekili dava dilekçesi ile özetle; Davalı ... ' ın müvekkilleri ... ve ... ' in kızları, diğer müvekkillerinin kardeşi olan ... ' ın ameliyatı sırasında komplikasyon yönetiminde tıbbi hata sonucu ölümüne sebebiyet verdiğini, olay neticesinde Konya . Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile kamu davası açıldığını, soruşturmaya izin alınması gerekçesiyle davanın durdurulduğunu, izin çıktıktan sonra yargılamanın devam edeceğini, soruşturma dosyasında bulunan otopsi raporu ve Adli Tıp Üçüncü Üst Kurulunun raporunda davalı ... ' ın komplikasyon yönetiminde tıbbi hata olarak nitelendirildiğinin belirtildiğini, iddianamenin davalının cezalandırılmasına karar verilmesi talepli olduğunu, mahkemece durma kararı verilinceye kadar duruşmalarda bir çok tanık dinlendiğini, bunun bile ... ' ın ceza alması için yeterli delil olduğunu, ihtisas kurulunca düzenlenen raporlardan, alınan ifadelerden ve sorulan sorulara verilen cevaplar da anlaşılacağı üzere davalı ... ' ın tıbbi hatası sonucu ... ' ın vefat ettiğinin açık olduğunu, ... ' ın ölümüne sebebiyet veren davalı ... ' ın mesleki sorumluluk sigortasını yapan ... Sigorta A.Ş.' nin de davalı gösterilmesi nedeniyle arabuluculuğa başvurduklarını, başvurunun olumsuz sonuçlanması nedeniyle işbu davayı açtıklarından bahisle ... için 3.000,00 TL, ... için 3.000,00 TL, ... için 2.000,00 TL, ... için 2.000,00 TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının gerçek kişi yönünden olay tarihinden, sigorta şirketi yönünden ise arabulucuya başvuru tarihi olan 09/09/2021 tarihinden itibaren uygulanacak yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ... için 400.000,00 TL, ... için 400.000,00 TL, ... için 200.000,00 TL, ... için 200.000,00 TL olmak üzere toplam 1.200.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı ... ' dan tahsiline, mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan 11/10/2024 havale tarihli ıslah dilekçesi ile özetle; dava dilekçesinde ayrıntı şekilde müvekkilleri için destekten yoksun kalma ve manevi tazminat talebinde bulunduklarını, dosyada temin edilen bilirkişi raporu ile müvekkilleri ... ve ... yönünden 1.432.138,22 TL maddi tazminat alacaklarının hesaplandığını, bu nedenle toplam 6.000,00 TL olarak talep ettikleri maddi tazminatı 1.432.138,22 TL ye çıkardıklarını, yine söz konusu maddi tazminatın olay tarihinden işletilecek yasal faizi ile, yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... vekili cevap dilekçesi ile özetle; tazminat davalarında tarafların gerçek kişi olması durumunda görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğunu, bu nedenle işbu davada görevli ve yetkili mahkemenin Konya Tüketici Mahkemesi olduğundan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, ayrıca davada arabuluculuk dava şartının gerçekleştirilmediğini, taraflar arasındaki olay nedeniyle Konya . Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile kovuşturma yapıldığını, işbu dosyanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, müvekkilinin beraat etme olasılığının çok yüksek olduğunu, bu dosyanın sonucunun beklenmeden açılan tazminat davasının maddi menfaat saiki ile açıldığını, müvekkilinin tanınan bir hekim olduğunu, müvekkilinin olaya ilişkin asli kusurunun olmadığı gibi tali kusurunun dahi bulunmadığını, tüm ifadelerde ittifakla belirtildiği gibi cerrahinin başlamasının saat 14:40 olduğunu, 14:45 de ilk komplikasyonun gerçekleştiğini, komplikasyon gelişmesinin saat 14:45 de olmasının sadece suprapubik trokar giriş sırasında olduğunun ispatı olduğunu, bu durumun aort veya dallarına bağlı oluşabilecek olan komplikasyonu kesin olarak ekarte ettiğini, ceza mahkemesindeki ifadelerle aort veya iliac damar zeedelenmelerinin olmadığının ispat edildiğini, müteveffanın ölüm nedeninin cerrahibir komplikasyon olmadığı, sekonder faktörlerle ortaya çıkan bir durum olarak değerlendirildiğinden bahisle haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesi ile özetle; müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalının kusuru nedeniyle ortaya çıkan zararın karşılanması ile sınırlı olduğunu, sigortalının sorumluluğu dışında kalan alan ile ilgili müvekkili sigorta şirketinin bir sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili şirketin 06/08/2018-06/08/2019 tarihleri arasında geçerli olmak üzere tıbbi kötü uygulamaya ilişkin zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi düzenlendiğini, mevcut poliçenin olay tarihi esaslı bir poliçe değil, ihbar tarihi esaslı bir poliçe olduğunu, davacının dilekçesinde belirttiği gibi müvekkili şirketin tazminat talebinden arabuluculuk başvurusu ile haberdar olduğunu, bu nedenle tazminat talebinin poliçe kapsamında olmadığını, poliçe teminat limitinin olay başı 800.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, sigorta şirketinin sorumluluğunun öncelikle hekimin sorumlu bulunmasına bağlı olduğunu, bu nedenle müvekkili sigorta şirketinin azami sorumluluk tutarının asıl alacak ve feriler toplamı dahil 800.000,00 TL olacağını, davacı tarafın talep ettiği tazminat miktarının yüksek ve afaki olduğunu, manevi tazminatın zenginleşme aracı olarak kullanılamayacağını, manevi tazminat verilirken müvekkili şirketin sigortalı gibi değil sigortalı yerine sorumlu olduğu hususuna dikkat edilmesi gerektiğini, müteveffanın kardeşlerinin destekten yoksun kalma tazminatı talep edemeyeceklerini, hukuk mahkemelerinin ceza mahkemelerine bağlı olmadığını, bu nedenle bilirkişi kusur raporu alınmasını talep ettiklerinden bahisle fahiş ve afaki manevi tazminat talebinin reddine, kardeşler yönünden destekten yoksun kalma tazminatı talebinin reddine, dava açılmasına sebebiyet vermediklerinden yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, maddi ve manevi tazminat isteminden ibarettir. Haksız fiilden kaynaklı tazminat davalarında ispat yükü 6098 sayılı TBK'nın 50. Maddesi uyarınca zarar gören üzerinde olup, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat etmek zorundadır. Somut olayda davacılar davaya konu hekim hatası neticesinde desteklerinin öldüğünü iddia ederek, destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat istemlerinde bulunmuşlardır. Konya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... S sayılı dosyasında, 31/05/2019 günü ... Hastanesinde rahim kisti ameliyatı olan, ameliyat sonrası durumu kötüleşen ... aynı gün Konya Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edildiği ve tedavisi devam ederken 02/06/2019 günü hastanede öldüğü dava konusu olayla ilgili olarak davalı ... uygulamalarının komplikasyon yönetiminde tıbbi hata olarak nitelendirilerek davalı ... hakkında iddianame düzenlendiği, iddianamenin Konya . Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... E sırasına kaydedildiği ve 09/05/2023 tarihli, ... E. ... K sayılı karar ile durma kararı verildiği anlaşılmıştır. Bahsi geçen ceza dosyasında düzenlenen 11/08/2020 tarihli Adli Tıp 8. İhtisas Kurulu raporu ile, davalı ... komplikasyon yönetimininde hatalı davrandığı mütalaa edilmiş, yine Adli Tıp 3. Üst Kurulu tarafından tanzim edilen 30/07/2021 tarihli rapor ile de davalı ... kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Mahkememizce tanzim ettirilen 13/06/2024 tarihli Adli Tıp 8. İhtisas Kurulu raporu ile, adet dönemlerinde şiddetli ağrı şikayeti bulunan, ultrasonografı tetkikinde sağ överde endometrioma, sol överde basit kist saptanan hastaya 31/05/2019 tarihinde uygulanan laparoskopik endometrioma ve över kist eksizyonu ameliyatının endikasyonu bulunduğu ve uygulama şeklinin tıbben doğru olduğu, laparoskopik girişimlerin veress iğnesi kullanılmadan direkt trokar girişiyle de yapılabileceği, hastada uygulanan laparoskopik girişime bağlı sağ iliak artere uzanan aort yaralanmasının her türlü dikkat ve özene rağmen gelişebilecek bir komplikasyon olarak nitelendirildiği, ancak dava dosyasında mevcut tıbbi belgeler ve ifadeler dikkate alındığında, ameliyata başlandıktan kısa bir süre sonra hastada hemodinamik bozulma geliştiğinde damar yaralanmasına bağlı kanama ön tanısına yönelik eksplorasyon yapılmamış olması, ameliyata ara verilerek büyük damar yaralanmasına erken müdahale edilmek üzere Kalp Damar Cerrahisi konsültasyonu istenmemiş olması ve batın içi yoğun kanamaya rağmen ameliyat tamamlandıktan sonra konsültasyonlar istenip hastaya müdahale edilmiş olması nedeniyle Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. ... ’ın uygulamalarının komplikasyon yönetiminde tıbbi hata olarak nitelendirildiği mütalaa edilmiştir. Rapordaki bu tespitin savcılık dosyasında alınan rapor ile uyumlu olduğu, yine raporun dosya kapsamına ve olayın oluş şekline de uygun olduğu sonucuna varıldığından, müteveffa ... ölümünde davalı ... kusurlu olduğu kabul edilmiştir. Davacı ... müteveffanın annesi, davacı ... ise müteveffanın babası olup, kural olarak bu davacılar ile müteveffa arasında desteklik ilişkisi bulunduğunun kabulü gerekir. Bu karinenin aksinin ise davalı tarafça ispatlanması gerekir. Davalı tarafça bu yönde bir delil ibraz edilmediğinden müteveffa ile anne ve babası arasında desteklik ilişkisi bulunduğu kabul edilmiştir. Davacılar ... ile ... müteveffanın kardeşleridir. Bu davacılar yönünden ise durum farklıdır. Zira kardeşler arasında desteklik ilişkisi bulunduğu karine olarak kabul edilemez. Bunu ileri sürenin iddiasını usulünce ispatlaması gerekir. Müteveffa ... davacılar ... ve ... düzenli, sürekli ve fiili bir desteğinin var olduğuna dair herhangi dosyamıza bir belge ve bilgi sunulmadığından adı geçen davacılar yönünden destekten yoksun kalma tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. Destekten yoksun kalma tazminatı hesabının ne şekilde yapılacağı konusunda 6098 sayılı TBK'da açık bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu kapsamda hesaplamanın yargı kararları ile yerleşik hale gelen uygulamalara göre yapılması gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 02/12/2021 tarihli, ... E, ... K sayılı ilamı ve 21/12/2021 tarihli, ... E., ... K sayılı ilamı ile bakiye yaşam süresinin tespitinde ülkemize özgü ve güncel verileri içeren TRH 2010 yaşam tablosunun dikkate alınması gerektiğine işaret etmiştir. Yine, Yargıtay Dairelerinin uygulamaları da bu yönde olmuştur. Bu nedenle, hesaplamalarda TRH 2010 yaşam tablosunun dikkate alınmasının hakkaniyete daha uygun olacağı kabul edilmiştir. Mahkememizce temin edilen 03/10/2024 tarihli aktüerya bilirkişi raporu ile, TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre anne ... ' ın 818.081,83 TL destekten yoksun kalma zararının hesaplandığı, hesaplanan bu miktarın 456.984,85 TL lik kısmının garame hesabı uyarınca poliçe limitinde kaldığı, baba ... ' ın ise 614.056,39 TL destekten yoksun kalma zararının hesaplandığı, hesaplanan bu miktarın 343.015,15 TL lik kısmının garame hesabı uyarınca poliçe limitinde kaldığı tespit edilmiştir. Rapordaki tespitlerin dosya kapsamına uygun olduğu sonucuna varıldığından Mahkememizce davacılar ... destek zararının 818.081,83 TL, ... destek zararının ise 614.056,39 TL olduğu kabul edilmiştir. Desteğin, davalı ... kusurlu hareketleri neticesinde ölmesi karşısında, davalı ... oluşan bu zarardan sorumlu olduğu noktasında bir duraksama yoktur. Davalı ... Sigorta A.Ş. ise 25/03/2021 tarihli Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi'ne istinaden oluşan zarardan poliçe limiti tutarı kadar sorumludur. Poliçe limiti 800.000 TL olup, davacıların toplam zararı bu tutarın üstünde olduğundan garame hesabı yapılması gerekir. 03/10/2024 tarihli raporda yapılan garame hesabının dosya kapsamına uygun olduğu kabul edildiğinden, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumlu olduğu tutarın ... yönünden 456.984,85 TL, ... yönünden ise 343.015,15 TL olduğu kabul edilmiştir. Her ne kadar davalı sigorta şirketi tarafından vekalet ücreti, yargılama gideri ve faiz gibi feri nitelikteki alacakların da limit içinde olduğu iddia edilmiş ise de, davalı sigorta şirketinin kendisinin sebebiyet verdiği feri nitelikteki gider ya da alacağın tutarın poliçe limitinden mahsup edilmesi mümkün olmadığından bu iddianın dinlenebilir nitelikte olmadığı kabul edilmiş ve davacı ... ile davacı ... maddi tazminat davalarının kabulüne karar vermek gerekmiştir. Dava haksız fiile dayalı olduğundan haksız fiil sorumlusu davalı ... olay tarihinde temerrüde düştüğü kabul edilmelidir. davalı sigorta şirketi yönünden ise temerrüdün 6102 s. TTK'nın 1475. maddesindeki atıf nedeniyle aynı Yasa'nın 1427. maddesine göre belirlenmesi gerekir. Buna göre sigorta şirketinin ihbardan itibaren 45 gün içinde sigorta tazminatını ödemesi gerekir. Somut olayda, ihbar tarihine ilişkin herhangi bir delil ibraz edilmediğinden arabulucuya başvuru tarihinden itibaren işleyen 45 gün sonrasındaki gün olan 25/10/2021 tarihinde sigorta şirketinin temerrüde düştüğü kabul edilmiştir. 6098 sayılı TBK'nın 56. Maddesine göre; Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek, tazminata benzer fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin, bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminatı takdir etmesi gerekir( HGK 23/06/2004, ... ) Somut olayda, müteveffa ile davacılar arasındaki yakınlık derecesi, paranın alım gücü, tarafların sosyal ekonomik durumları, manevi tazminatın tatmin ve caydırıcılık fonksiyonu dikkate alınarak davacıların manevi tazminat davalarının kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklanan nedenlerle; 1-DAVACI ... İLE DAVACI ...'IN MADDİ TAZMİNAT DAVALARININ REDDİNE, 2-DAVACI ...'IN MADDİ TAZMİNAT DAVASININ KABULÜ ile (davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğu 343.015,15 TL ile sınırlı olmak üzere) 614.056,39 TL destekten yoksun kalma tazminatının, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 25/10/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ... yönünden ise 02/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, 3-DAVACI ...'IN MADDİ TAZMİNAT DAVASININ KABULÜ ile (davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğu 456.984,85 TL ile sınırlı olmak üzere) 818.081,83 TL destekten yoksun kalma tazminatının, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 25/10/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ... yönünden ise 02/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, 4-DAVACILARIN MANEVİ TAZMİNAT DAVALARININ KABULÜ İLE, -Davacı ... için 400.000,00 TL, -Davacı ... için 400.000,00 TL, -Davacı ... için 200.000,00 TL ve -Davacı ... için 200.000,00 TL olmak üzere toplam 1.200.000,00 TL manevi tazminatın 02/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacılara verilmesine, 5-Alınması gereken 179.801,36 TL harçtan, peşin ve ıslahla birlikte alınan 9.003,74 TL harcın mahsubu ile bakiye 170.797,62 TL eksik harcın (davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğu 51.911,44 TL ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 6-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 680,00 TL. yargılama giderinin, 1,89 TL'lik kısmının davacı ... ile davalı ...'dan eşit oranda, 678,11 TL'lik kısmının ise davalı ... Sigorta A.Ş.'den alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 7-Davacılar tarafından yapılan 9.003,74 TL harç giderinin (davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğu 2.736,55 TL ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara (eşit oranda) verilmesine, 8-Davacılar tarafından yapılan 269,85 TL harç gideri ve 9.438,75 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 9.753,60 TL yargılama giderinden kabul ret oranına göre hesaplanan 9.738,80 TL yargılama giderinin (davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğu 2.959,96 TL ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine. 9-Maddi tazminat davası yönünden, a-Kendini vekille temsil ettiren davacı ... için karar tarihi itibariyle yürürlükte olan A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve taktir olunan 126.531,46 TL vekalet ücretinin (davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğu 72.547,73 TL ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, b-Kendini vekille temsil ettiren davacı ... için karar tarihi itibariyle yürürlükte olan A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve taktir olunan 96.108,46 TL vekalet ücretinin (davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğu 54.882,42 TL ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, c-Kendini vekille temsil ettiren davalı ... Sigorta A.Ş. ile davalı ... için karar tarihi itibariyle yürürlükte olan A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve taktir olunan; 2.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalılara (eşit oranda) verilmesine, d-Kendini vekille temsil ettiren davalı ... Sigorta A.Ş. ile davalı ... için karar tarihi itibariyle yürürlükte olan A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve taktir olunan; 2.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalılara (eşit oranda) verilmesine, 10-Manevi tazminat davası yönünden, davacılar kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden karar tarihi itibariyle yürürlükte olan A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve taktir olunan; -... için 64.000,00 1TL, -... için 64.000,00 TL, -... için 32.000,00 TL, -... için 32.000,00 TL olmak üzere toplam 192.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak belirtilen tutarlarda adı geçen davacılara verilmesine, 11-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmının 6100 sayılı HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair ; hazır olan tarafların yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere ve üye Hakim ... muhalefeti ve oy çokluğu ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.06/11/2024 Başkan Üye Üye Katip MUHALEFET GEREKÇESİ: Destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasında Konya BAM . Hukuk Dairesinin kararları nazara alınarak PMF 1931 yaşam tablosunun esas alınması gerektiği kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun maddi tazminat davasına ilişkin kararına muhalefet ediyorum. ... Üye Hakim-... e-imzalıdır

Atıf: Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/658, K. 2024/695, T. 06.11.2024, www.arakarar.com/karar/konya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-658-e-2024-695-k-9f00486e7349