İlk Derece Mahkemesi · Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/17 E. 2024/418 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/17
Karar No
2024/418
Karar Tarihi

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLLERİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: BEYANLAR: Davacı vekili 06.01.2023 tarihli dava dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; davacı ... ’ın eşi ... , 10.10.2022 tarihinde ... ’in kullandığı ... plakalı aracın tek taraflı kazası sonucu vefat etmiştir. Müteveffa bu araçta yolcu olarak bulunmaktadır. Trafik bilirkişi raporuna göre sürücü tam kusurlu bulunmuş ve mütevefaya herhangi bir kusur atfedilmemiştir. Kazaya karışan araç, davalı Neova Sigorta Şirketi tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında sigortalıdır. Müvekkil, eşinin vefatından dolayı destekten yoksun kalma tazminatı ve diğer maddi zararlar için davalı sigorta şirketine başvurmuş, ancak ödeme yapılmamıştır. Arabuluculuk süreci de olumsuz sonuçlanmıştır. Bu nedenle, müvekkilin zararının tazmini için 15.000 TL belirsiz alacak davası açılmıştır Davalı vekili 20.01.2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; davalı, davanın yetkisizlikten reddini talep etmiş ve davacı tarafın delillerinin taraflarına tebliğini istemiştir. Müteveffa ... vefatı ile dava konusu kaza arasında illiyet bağı kurulamadığını, bu sebeple davanın reddini talep etmiştir. Ayrıca, sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olmadığını ve tazminat hesaplamasının Karayolları Trafik Kanunu'na göre yapılması gerektiğini belirtmiştir. SGK tarafından davacıya herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilmesini ve hesaplanan tazminattan müterafik kusur ve hatır taşımacılığı indirimi yapılmasını talep etmiştir. Son olarak, faiz başlangıcının dava tarihi olarak kabul edilmesi gerektiğini ve yasal faizin uygulanmasını istemiştir. MAHKEMEMİZCE TOPLANAN DELİLLER VE YAPILAN İŞLEMLER: 10/10/2022 Tarihli kaza tespit tutanağına göre olayda sürücü ... ve yolun yapımından sorumlu olan firmanın kusuru bulunmaktadır. Soruşturma aşamasında aldırılan bilirkişi raporunda da kusura ilişkin aynı sonuca ulaşılmıştır. Mahkememizce aldırılan kusur raporunda ise sürücü ... ve yolun yapımından sorumlu şirketin %50'şer oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Davacının ve müteveffanın gelir durumları kolluk vasıtasıyla araştırılmıştır. Hasar dosyası getirtilmiştir. Getirtilen araç kaydından müteveffanın bulunduğu aracın kullanım şeklinin "hususi" olduğu anlaşılmıştır. SGK'dan ve ilgili hastanelerden kayıtlar getirtilmiştir. Selçuk Üniversitesi Adli TIP Ana Bilim Dalı üyelerinden oluşan heyet 20.07.2023 tarihli raporda özetle şu hususları belirtmiştir; müteveffa Musa Akbayır'ın ölümü ile trafik kazası arasında illiyet bağı olup olmadığının değerlendirilmesi için İstanbul Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulu raporunun temin edilmesi gerektiğini bildirmiştir. Akşehir Devlet Hastanesi ve Konya Şehir Hastanesi tarafından düzenlenen tıbbi belgelerde, müteveffanın trafik kazası öyküsü, muayene bulguları ve tedavi süreci detaylandırılmış olup, ölüm sebebinin İstanbul Adli Tıp Kurumu tarafından belirleneceği belirtilmiştir. Bu nedenle, söz konusu raporun alınması ve illiyet bağının tespit edilmesi gerekmektedir ATK 1. İhtisas Kurulu 09.11.2023 tarihli raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; müteveffa ... ölümünün genel beden travmasına bağlı çene ve omur kırıklarına bağlı gelişen komplikasyonlar ile kendisinde mevcut olan diabet, KOAH, ve koroner arter hastalığı ile gelişen komplikasyonlarına bağlı olarak meydana geldiğini, trafik kazasına bağlı yaralanması ile ölümü arasında illiyet bağı bulunduğunu, ancak yaralanma öncesi mevcut sağlık sorunlarının da büyük oranda etkisi ve katkısı olduğunu belirtmiştir. Aktüerya bilirkişisince tanzim edilen raporda davacının destekten yoksun kalma tazminatı PMF 1931 yaşam tablosuna göre 665.672,50 TL olarak hesaplanmıştır. Davacı bedel arttırım dilekçesi ile talep miktarını 414.446,62 TL'ye çıkartmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davalının yetki itirazı davalının sorumluğunun haksız fiil sorumluluğu kapsamında olması nedeniyle uygun bulunmamaştır. Esas yönünden incelenen dosyada; toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumlluluk Sigortası Genel Şartlarının, "Sigortanın Kapsamı" başlıklı A.1 maddesinde "sigortacının poliçede tamınlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı KTK ya göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği... " öngörülmüştür. Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası poliçede gösterilen aracın kullanılmasından doğan ve Karayolları Trafık Kanununa ve Umumi Hükümlere göre aracın işletenine terettüp eden hukuki sorumluluğu ve bu poliçe teminat kapsamında olmak şartıyla Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası hadlerinin üzerinde kalan kısmını, poliçede yazılı hadlere kadar temin eder. Somut olayda meydana gelen trafik kazasında davalı sigorta şirketinin ZMMS sorumlusu olduğu araçta yolcu olarak bulunan müteveffanın meydana gelen kazada vefat etmesi nedeni ile davacının müteveffa'nın desteğinden yoksun kaldığı bu şekilde meydana gelen zarar nedeni ile davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu ve bu kapsamda hüküm kısmında yazılı olduğu şekliyle sorumludan tahsil edilecek tazminatın davacı tarafa ödemesi gerektiğinden davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. ATK raporunda yer alan "trafik kazasına bağlı yaralanması ile ölümü arasında illiyet bağı bulunduğunu, ancak yaralanma öncesi mevcut sağlık sorunlarının da büyük oranda etkisi ve katkısı olduğu" yönünde değerlendirme kapsamında olayda müşterek/ortak illiyet bulunmaktadır. Zira birden fazla sebebin doğurduğu zararlarda, “bu sebeplerden birisi dahi eksik olduğunda zararın doğması mümkün olmayacaktı” denilebiliyorsa “ortak illiyet vardır” sonucuna varılabilir. Ortak illiyette TBK m. 61 kapsamında tüm failler zarardan müteselsilen sorumlu olurlar (... vd. Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Ankara: Seçkin, 2. Basım, 2021., s 207) Hüküm: Gerekçesi Yukarıda açıklandığı Üzere: 1-Davacının dava dilekçesi ve harç tamamlama dilekçesine bağlı kalınarak davasının kabulü ile; Destekten yoksun kalma maddi zararı için 414.446,42 TL maddi tazminatın davalıdan temerrüt tarihi olan 21/12/2022 tarihinden itibaren (poliçe kişi başı ölüm ve sakatlık klozu dahilinde ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) işleyecek yasal faiz ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, 2- Davanın kabul edilen kısmı üzerinden alınması gereken 28.310,83 TL karar ilam harcından davacının ödediği peşin harç ve tamamlama harcının toplamı olan 1.579,90 TL nin mahsubu ile eksik kalan 26.730,93 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan peşin ve ıslah harcı toplamı olan 1.579,90 TL'nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 4-Davacı tarafından yatırılan başvurma harcı olan: 179,90 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan masraf olan: 7.435,75 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre hesaplanan toplam 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazine’ye gelir kaydına, 7-Davacı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 64.022,50 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili davacıya verilmesine, 8-Karardan sonra yapılacak masrafların davalıdan alınmasına, 9-Davalının yaptığı masrafların davalı üzerinde bırakılmasına, 10-Taraflarca yatırılan ve dosyada bakiye kalan delil/gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair, e-duruşma yoluyla katılan davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda 6100 sayılı HMK'nın 341-345 maddeleri uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek istinaf dilekçesi ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi'ne İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14/06/2024 Katip Hakim

Atıf: Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/17, K. 2024/418, T. 14.06.2024, www.arakarar.com/karar/konya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-17-e-2024-418-k-bd68abcf9dfe