İlk Derece Mahkemesi · Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/290 E. 2024/613 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/290
Karar No
2024/613
Karar Tarihi

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: (I) TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin endüstriyel parça yıkama sistemleri, motor yenileme ve yüzeysel işleme alanlarında üretime başladığını, Davalının uzun yıllar müvekkili şirket bünyesinde iş akdi ile bağlı olarak çalıştığını, iş akdinin sona ermesinin ardından haksız rekabet oluşturacak iş ve işlemlere girişerek yasal sınırlara aykırı bu iş ve işlemleri ile müvekkilinin ticari, maddi, manevi zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, müvekkilinin ahlaki disiplini ile sektörde önde gelen isimlerden olduğunu, ayrıca müvekkilinin ticari sırları yani 'know-how' prensibine önem verdiğini, başarısının devamlılığı ve pazardaki kalitesinin sürdürülebilmesinin ancak ve ancak bu konudaki ticari sırlarının gizliliğini koruyabilmesi ile gerçekleştirebileceğini, davalının müvekkili şirkette 14/04/2017 ile 13/11/2020 tarihleri arasında işçi ve usta öğretici (sac işleri) olarak çalıştığını, endüstriyel parça yıkama makineleri üretimi ile ilgili müvekkili şirket tarafından eğitimlere gönderilmesi ve desteklenmesi sonucu uzmanlaştığını, davalının müvekkili şirkette uzun yıllar çalışması sonucu müvekkilinin müşterilerini öğrendiğini, ticari ve iç ilişkilerini de yakından takip ettiğini, müvekkilinin davalı ile 01/01/2020 tarihinde belirsiz süreli iş sözleşmesi yaparak sözleşmeyi yenilediğini, daha sonra davalının, müvekkil şirketle olan çalışmasını 13/11/2020 tarihinde istifa dilekçesi vererek, sonlandırmak istediğini, bu tarih itibari ile davacı ile arasındaki iş akdi davalı tarafından haklı neden olmaksızın 13/11/2020 tarihinde feshedildiğini, davalının 13/11/2020 tarihinde istifa etmesi üzerine 01/01/2020 tarihinde imzalanan sözleşmenin rekabet yasağı ve kapsamı başlıklı 10. maddesi müvekkili ile davalının karşılıklı olarak anlaşılarak ek protokol yapılarak tekrar düzenlediğini, ek protokol ile rekabet yasağının sınırları açıkça çizildiğini, buna karşın davalı tarafından aynı iş kolunda faaliyet gösteren "..." unvanlı endüstriyel parça yıkama makineleri ürettilen kendi markasını oluşturduğunu, davacı müvekkil şirkete ait bahsedilen makinaları neredeyse birebir kopyalayarak alenen imzalanan ek protokolü ve rekabet yasağı ihlal ettiğini, davalının davacı şirket tarafından üretimi yapılan parça ve makinaların birebir kopyasının oluşturduğunu, müvekkilinin müşterilerine düşük fiyat tekliği gönderdiğini, müvekkiline ait müşteri portföyünü ve pazarlama alanını kendi unvanına ve şirketi lehine kullanmaya başladığını, müvekkilinin davalının haksız rekabet teşkil eden bu eylemleri sonucunda müşteri kaybettiğini, piyasadaki satışlarının önemli ölçüde düştüğünü, haksız rekabetin önlenmesi ve menni için davalının ticari faaliyetlerinin tedbiren durdurulmasına ve bu doğrultuda ivedilikle https://www.wespymakine.com/index.php adresli siteye tedbiren erişime kapatılması husunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini, haksız rekabetin tespitine ve mennine; müvekkilinin müşteri kaybı, piyasadaki satışının düşmesi sebebiyle şimdilik 250.000,00 TL maddi tazminatın ve müvekkilinin ticari itibarının zedelenmesi, müşteri çevresi ve ilişkilerinin zarar görmesi nedeni ile 250.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren en yüksek faiziyle birlikte hesaplanarak davalıdan alınarak müvekkili şirkete ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalının mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Davacının dilekçesinde 1998 yılında dava konusu olan parça yıkama sistemleri alanında üretime başladığını söylediğini, bu hususun gerçeğe tamamen aykırı olduğunu, bu makine 2000 yılından itibaren Konya'da müvekkilinin de daha önce işçi olarak çalıştığı ... Ltd. Şti. tarafından üretildiğini, davacının dış ticaret firması olması sebebiyle ... Ltd. Şti.'nin ürettiği makinelerin 2007 yılından itibaren yurt dışına satışını yaptığını, 2007 -2014 yıllarında da yine bu ürünlerin bu firmadan alınarak yurt dışına satışının yapıldığını, üretimin olmadığını, davacı 2014 yılından itibaren 2016 yılmın sonuna kadar da yine müvekkilinin ustabaşı olarak çalıştığı ... Ltd.Şti. firmasının ürettiği parça yıkama makinalarını sattığını, 2017 yılına kadar da üretim yapmadığını, üretileni ürettirip sattığını, müvekkilinin davacının bahsettiği gibi ustalığını davacı firmada değil daha önce çalıştığı iş yerlerinde kazandığını, davacının daha önce müvekkili ile bir yazılı sözleşme yapmadığını, iddia ettiği gibi yenilenen bir sözleşme olmadığını, iş yerindeki bazı çalışanların ayrılarak ... Ltd.Şti'ne geçmesi sebebiyle, rekabet yasağı koymak ve müvekkilini bağlamak düşüncesiyle 01/01/2020 tarihinde ilk kez sözleşme imzalattığı, rekabet yasağı yönünden geçersiz olan sözleşmenin eki olan protokolün de geçersiz olduğunu, müvekkilinin çalıştığı süre de davacının müşterilerinin unvan, mail vb bilgilerini öğrenmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin ticaret yaptığı sektör ile davacının ticaret yaptığı sektörün aynı olması sebebiyle potansiyel müşterilerinin da aynı olmasının doğal olduğunu, müvekkili açısından yer, zaman, konu, denklik ve karşılıklılık gözetilmeden ve belirlenmeden, iş sözleşmesi içeriğinde belirlenmiş olan rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olması, batıl olmamasının mümkün olmadığını, yine ek protokol de de belirtilen evrakta da süre ve bölge bakımından bir sınırlama da getirilmediğini, bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. (II) YARGILAMADA TOPLANAN DELİLLER: Davacı firma tarafından 05/05/2022 tarihli beyan dilekçesi ile, davalıya ait çalıştığı döneme ilişkin tüm kayıt ve belgelerin mahkememize gönderildiği görülmüştür. Konya Ticaret Odası 22/09/2022 tarihli cevabi yazısı ile, davacı şirketin ve davalıya ait şirketin firma bilgilerinin mahkememize gönderildiği görülmüştür. Marka Patent bilirkişisi, Makine Mühendisi bilirkişi ve Muhasebe bilirkişi heyetinin mahkememize sunmuş olduğu 30/12/2022 tarihli kök bilirkişi raporunda özetle; Tarafların iddia, talep, sunulan delil ve belgeler, dosya kapsamı, tarafların ticari defter ve belgelerinin incelenmesi sonucunda, rapor içeriğinde ayrıntıları ile açıklandığı üzere; teknik ve haksız rekabet yönü ile; Davacı ait işyerinde yapılan inceleme dava konusu 5 adet farklı makine tespit edildiği, davalıya ait işyerinde ise dava konusu olan 1 adet yarı mamül durumunda makine tespit edildiği, davalı işyerinde tespit edilen makinenin, davacıya ait Multi Proses Yüksek Basınç Üniteli Yıkama, Durulama ve Kurutma makinesi olduğu, bu sebeple tespit ve incelemenin sadece 1 makine üzerinde yapılabildiği, yapılan karşılaştırmalı incelemede, her iki tarafa ait Yüksek Basınç Üniteli Yıkama, Durulama ve Kurutma makinelerinin teknik özellik, işlev, işleyiş ve tasarım olarak aynı/ayırt edilemeyecek derecede benzer oldukları, bu sebeple de tespiti yapılan bu makine yönü ile haksız rekabet koşullarının oluşacağı, defter kayıtları yönü ile; Davacı şirketin müşterisi ... ... ile davalı yanın ticari ilişkisinin bulunmadığı, adı geçen diğer şirket olan ...' in 2020-2021 ve 2022 yıllarında müşterisi olmadığı, davalı ...'ün ise 2022 yılında müşterisi olduğu, dolayısıyla defter kayıtları itibariyle davalı ... davacı şirket ile ortak müşterisi bulunmadığı, defter kayıtlarına göre ortak müşteri bulunmadığından kazanç kaybı hesaplanmadığı, davacı şirketten ayrılan personellerin, davalı ...'ün işyerinde çalışmaya başladığı tarihlerin ise aşağıdaki gibi olduğu; davacı şirketten davalı işyerine personel adı- çıkış tarihi - giriş tarihi: ... -17.06.2020 - 11.10.2021, ... - 11.05.2022- 04.07.2022, ... -11.12.2021- 22.06.2022, ...- 30.06.2021 -10.10.2022 olduğu görüş ve kanaatini bildirmişlerdir. Marka Patent bilirkişisi, Makine Mühendisi bilirkişi ve Muhasebe bilirkişi heyetinin mahkememize sunmuş olduğu 04/03/2023 tarihli 1.ek bilirkişi raporunda özetle; Adı geçen ... şirketinin, davacı şirketi ile 2021 yılı öncesinden başlayan ve en son 03.06.2022 tarihinde satış yaptığının görüldüğü, ... şirketine 2021 yılında 189.143,25 EURO (2.301.901,29 TL) ve 2022 yılında da 37.619,00 EURO (629.338,34 TL) satış yaptığının tespit edildiği, davacı itirazları üzerine, şirketten tekrar istenilen belgeler üzerine, ... şirketine 2020 yılında aşağıdaki satışları yaptığının görüldüğü, ... şirketine 2020 yılında yapılan satışlar; 2020 yılı, 17.04.2020 tarihinde, 218.318,25 TL olduğu, ... şirketine 2021 ve 2022 yıllarında satışının olmadığı, davacı şirketin itirazları üzerine, ... şirketi ile 2020 yılından öncesinde müşterisi olup olmadığının incelendiği, 2019 yılı ticari defterlerinin incelenmesi ile ise 2019 yılında 28.422,71 TL‘lık satış yaptığı, ... 2019 yılı, 07/02/2019 satış tarihi, 28.422,71 TL olduğunun tespit edildiğini, her iki tarafın ticari defterlerine göre; ... şirketinin davacı şirketin müşterisi olduğu , davalının ise müşterisi olmadığı, ... şirketinin davacı şirketin 2019 yılında bu şirkete bir kez 28.422,71 TL bedelinde ihracat ile ticari ilişkisinin olduğu, davalının ise 2022 yılında toplam 453.932,31 TL lık satış yaptığı, teknik bilirkişi heyeti’nin kök raporu sonuç bölümünde özetle; “….Bu sebeple tespit ve incelemenin sadece 1 makine üzerinde yapılabildiği, yapılan karşılaştırmalı incelemede, her iki tarafa ait Yüksek Basınç Üniteli Yıkama, Durulama ve Kurutma makinelerinin teknik özellik, işlev, işleyiş ve tasarım olarak aynı/ayırt edilemeyecek derecede benzer oldukları, bu sebeple de tespiti yapılan bu makine yönü ile haksız rekabet koşullarının oluşacağı….” tespit ve kanaatine varıldığı, davacı şirket, haksız rekabet oluştuğu ve bu nedenle satışlarının düştüğünü ve müşteri kaybına uğradığını iddia ettiği, sayın mahkemenizin haksız rekabet koşullarının oluştuğu yönünde karar vermesi halinde; davacı şirketin taleplerinin değerlendirilmesi ile; Davalı şirket ile ortak müşterisinin ... firması olduğunun tespit edildiği, adı geçen firmanın davacı şirketin 2019 yılında müşterisi olduğu, davalı ...’ün ise 2022 yılında müşterisi olduğu, bu durumda ... firmasına haksız rekabet ile satış yaptığının kabulü halinde davacı şirketin 2019 yılı Kurumlar Vergisi Beyannamesi Ekinde yer alan Gelir Tablosuna göre kazanç kaybının aşağıdaki gibi hesaplandığı; Ortalama 2022 yılında da brüt karının % 70,17 oranında olduğu kabul edilirse, davacı şirketin yoksun kaldığı 453.932,31 TL ciro üzerinden 135.408,00 TL brüt satış karından da yoksun kalmış olabileceği, davacı şirketin 2019 yılındaki toplam cirosunun 7.403.022,71 TL olduğu, bu cironun 28.422,71 TL'sının ... şirketine ait olduğu toplam cirosuna oranının (7.403.022,71/28.422,71)=% 0,38 oranında olduğu görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. Marka Patent bilirkişisi, Makine Mühendisi bilirkişi ve Muhasebe bilirkişi heyetinin mahkememize sunmuş olduğu 25/05/2023 tarihli 2.ek bilirkişi raporunda özetle; Sayın mahkemeniz tarafından haksız rekabet koşullarının oluştuğu yönünde karar vermesi halinde; Davacı şirketin 07.02.2019 tarihinde ... şirketinden, 28.422,71 TL gelir elde ettiği, 2020-2021-2022 yıllarında gelirinin olmadığı, davalının ise aynı şirketten 2022 yılında 453.932,31 TL gelir elde ettiği, buna göre davacı şirketin, yoksun kalınan satış karının 135.408,00 TL olacağı, heyetin uzmanlık alanı dışında olduğundan, tazminata yönelik bir hesaplama yapılamadığı görüş ve kanaatini bildirmişlerdir. Fikri Sinai haklar alanında uzman marka patent bilirkişileri, makine mühendisi ve muhasebe bilirkişisi teknik Heyetin mahkememize sunmuş olduğu 26/09/2023 tarihli kök raporunda özetle; Dosya kapsamında yapılan incelemeler neticesinde; Davalının eylemlerinin TTK hükümlerine aykırı haksız rekabet teşkil etmediği, heyette bulunan marka patent ve makine teçhizat konusunda uzmanların davalının eylemlerinin haksız rekabet teşkil etmediği yönünde görüş bildirmeleri nedeniyle mali yönden hesaplama yapmayı gerektirecek bir durum olmadığı görüş ve kanaatini bildirmişlerdir. Marka patenti bilirkişi heyetinin mahkememize sunmuş olduğu 12/03/2024 tarihli kök raporunda özetle; Somut olayda rekabet yasağı sınırının belli bir bölge olarak belirlenmemesi, süresinin, konusunun belirli olmaması ve sadece işçi aleyhine düzenleme getirmesi sebepleriyle taraflar arasında düzenlenen rekabet yasağı düzenlemesinin geçersiz olduğu ve mevzuat kapsamında gerekli koşulları sağlamadığından söz konusu düzenlemeye aykırılığın haksız rekabet kapsamında değerlendirilemeyeceği, davalının bahsedilen kullanımlarının TTK m. 55/4 hükmünde düzenlenen “başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak” kapsamında değerlendirilebilmesi için öncelikle bu kullanımlarının “aldatıcı veya dürüstlük kurallarına aykırı kullanımlar” olarak nitelendirilmesi gerektiği, her ne kadar davacı taraf, davalının eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğini iddia etmiş ise de, davalının “...” markası altında satışa sunduğu makineler dolayısıyla spekülasyon, yedekleme, şantaj vs. gibi amaçlarla veya davacının markaları ve faaliyetleriyle haksız rekabet doğuracak eylemlere giriştiği hususlarında dava dosyasında herhangi bir delil sunulmamış olduğundan ve taraf ürünleri bilgilenmiş kullanıcı açısından genel görünüm itibariyle farklı olduğundan, uyuşmazlıkta haksız rekabetin koşullarının bulunmadığı görüş ve kanaatini bildirmişlerdir. Marka patenti bilirkişi heyetinin mahkememize sunmuş olduğu 25/06/2024 tarihli ek raporunda özetle; Davacı vekili rapora itiraz dilekçesinde 24/03/2023 Tarihli 1. bilirkişi heyeti 1. ek raporuna itiraz dilekçesi ekinde de davalının müvekkili şirketin müşterisi olan ... ...'a atmış olduğu maili mahkeme dava dosyasına sunduklarını, bu delillere rağmen haksız rekabet oluşmadığı kanaatinin hakkaniyete aykırı olduğunu, eksik inceleme yapıldığını” iddia ettiği, buna göre bahse konu mail içeriğinin dava tarihinden çok daha sonra birinci heyetin kök rapordan sonra ilk ek raporuna itiraz dilekçesi ekinde sunulduğu anlaşıldığı, söz konusu mailin içeriği incelendiğinde ne davacıyı ne davacının ürünlerini ve faaliyetlerini kötüleyici, aşağılayıcı bir açıklama bulunduğu, söz konusu mail ile davalının kendi ürün ve makinelerinin tanıtımını yaparak ... ...'ı kendi web sitesini incelemeye davet ettiğinin anlaşıldığı, taraflar arasında geçerli bir rekabet yasağı sözleşmesinin olmaması, davalı tarafından üretilen ürünlerin davacının tescilsiz tasarım dahil 6769 sayılı SMK'dan kaynaklanan herhangi bir hakkını ihlal etmemesi, davalının attığı mailde ne davacıyı ne davacının ürünlerini ve faaliyetlerini kötüleyici, aşağılayıcı bir açıklama da bulunmaması ve davalının ... ...'ın satış departmanına sadece bir mail atmasını ticari sırrın ele geçirilmesi veya dürüst rekabete aykırı davranış olarak kabul etmenin kolay olmaması nedenleriyle bilirkişi heyeti söz konusu mailin tek başına davalının haksız rekabetini ispatlamadığı, davacının 15/04/2024 tarihli beyan dilekçesi içerisinde ileri sürdüğü 01/03/2024 tarihinde davalı tarafından müvekkilinin Amerika bayisine, davalının şirketi olan ... şirketinden mail gönderildiği, mail ekinde ... şirketine ait katalog bulunduğu, davalı tarafından müvekkilinin müşterisi sanılarak müvekkilinin Amerika bayisine yeni mail gönderilmiş olmasının haksız rekabet teşkil ettiği iddiaları yönünden yapılan incelemede ise; işbu davanın tarihinin 14/04/2022 olmasına karşın bahse konu mailin dava tarihinden yaklaşık 2 yıl sonrasına yani 01/03/2024 tarihine ait olduğunun tespit edildiği, bununla birlikte mail içeriği incelendiğinde içeriğin reklam amacı taşıyan ve davalının kendi şirketinin tanıtımını içeren bir mail olduğu, mailde davacı tarafın isminin, faaliyetlerine ilişkin rekabet edici, yanıltıcı, aldatıcı, küçük düşürücü bir açıklamanın yer almadığının görüldüğü, taraflar arasında geçerli bir rekabet yasağı sözleşmesinin olmaması, davalı tarafından üretilen ürünlerin davacının tescilsiz tasarım dahil 6769 sayılı SMK'dan kaynaklanan herhangi bir hakkını ihlal etmemesi, davalının attığı mailde ne davacıyı ne davacının ürünlerini ve faaliyetlerini kötüleyici, aşağılayıcı bir açıklama bulunmaması, davalının sadece bir mail atmasını ticari sırrın ele geçirilmesi veya dürüst rekabete aykırı davranış olarak kabul etmenin kolay olmaması ve dava tarihinden çok sonraki tarih ihtiva eden ve dava tarihinden çok sonraki tarihte dosyaya sunulan mail görüntüsünün davalının işbu davadaki haksız rekabetini ispatladığını kabul etmenin mümkün olmaması nedenleriyle bilirkişi heyeti söz konusu mailin davalının haksız rekabetini ispatlamadığı görüş ve kanaatlerinin bildirmişlerdir. (III) DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İşbu dava; haksız rekabetten kaynaklanan tazminat davasıdır. Davacı vekili dava dilekçesiyle, müvekkilinin 20 yılı aşkın bir süredir alanında önemli başarılara imza atan bir şirket olduğunu, davalının müvekkili firmada 14/04/2017 ile 13/11/2020 tarihleri arasında işçi usta öğretici olarak çalıştığını, davalı ile 01/01/2020 tarihinde belirsiz süreli iş sözleşmesini yenilendiğini, davalının 13/11/2020 tarihinde istifa dilekçesi ile iş akdinin bittiğini, istifa üzerine ek protokol düzenlendiğini, davalının daha sonra müvekkilinin makinelerinin neredeyse birebir kopyalayarak imzalanan ek protokole ve rekabet yasağını ihlal ettiğini, ayrıca davalının müvekkilinin çalıştığı firmalara düşük fiyat tekliflerinde bulunduğunu, bu durumun müvekkilini maddi zarara ve itibari zarara uğrattığını, bu nedenle müvekkilinin haksız rekabetten doğan zararlarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesiyle, müvekkilinin davacı şirketten öncede endüstriyel parça yıkama makineleri ürünlerini pazarlayan ... Ltd. Şti.'de çalıştığını, gerekli bilgi ve ustalığa sahip olduğunu, müvekkili ile davacı arasında sözleşme yapılmadığını, iddia edildiği gibi yenilenen bir sözleşme olmadığını, müvekkilinin ... Ltd. Şti'ye geçmesi nedeniyle rekabet yasağı koymak ve müvekkilini bağlamak düşüncesiyle 01/01/2020 tarihinde ilk kez sözleşme imzalandığını, bu sözleşmenin rekabet yasağı yönünden hiçbir şartını taşımadığını, müvekkili ile davacının ticaret yaptığı sektörün aynı olması sebebiyle de müşterilerinin aynı kişiler olmasının doğal olduğunu, bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir. Mahkememizce Konya'da oluşturulan 3 kişilik heyet raporu ile neticeten iyi gerekçelendirilmesi nedeniyle İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi aracılığıyla alınan 2.rapor arasında çelişki oluştuğu için çelişkilerin giderilmesi adına Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi aracılığıyla 5 kişilik heyet oluşturulmuş ve marka patenti bilirkişi heyetinin 12/03/2024 tarihli kök raporunda neticeten; Somut olayda rekabet yasağı sınırının belli bir bölge olarak belirlenmemesi, süresinin, konusunun belirli olmaması ve sadece işçi aleyhine düzenleme getirmesi sebepleriyle taraflar arasında düzenlenen rekabet yasağı düzenlemesinin geçersiz olduğu ve mevzuat kapsamında gerekli koşulları sağlamadığından söz konusu düzenlemeye aykırılığın haksız rekabet kapsamında değerlendirilemeyeceği, davalının bahsedilen kullanımlarının TTK m. 55/4 hükmünde düzenlenen “başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak” kapsamında değerlendirilebilmesi için öncelikle bu kullanımlarının “aldatıcı veya dürüstlük kurallarına aykırı kullanımlar” olarak nitelendirilmesi gerektiği, her ne kadar davacı tarafın, davalının eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğini iddia etmiş ise de, davalının “... ” markası altında satışa sunduğu makineler dolayısıyla spekülasyon, yedekleme, şantaj vs. gibi amaçlarla veya davacının markaları ve faaliyetleriyle haksız rekabet doğuracak eylemlere giriştiği hususlarında dava dosyasında herhangi bir delil sunulmamış olduğundan ve taraf ürünleri bilgilenmiş kullanıcı açısından genel görünüm itibariyle farklı olduğundan, uyuşmazlıkta BK kapsamında rekabet yasağına aykırılığın ve TTK kapsamında haksız rekabetin koşullarının bulunmadığı tespit edilmiştir. 25/06/2024 tarihli ek raporunda neticeten; kök rapordaki görüş ve kanaatlerinin devam ettiğini bildirmekle, somut olayda BK kapsamında rekabet yasağına aykırılığın ve TTK kapsamında haksız rekabetin şartlarının oluşmadığı tespit edilmiştir. Ayrıntılı, gerekçeli, denetlenebilir 12/03/2024 tarihli kök rapor ve 25/06/204 tarihli ek rapor mahkememizce yargılamaya esas alınmıştır. Tüm dosya muhtevası birlikte değerlendirildiğinde; yargılamaya esas alınan bilirkişi raporlarında, dava konusu uyuşmazlıkta BK kapsamında rekabet yasağına aykırılığın ve TTK kapsamında haksız rekabetin koşullarının bulunmadığının bildirildiği anlaşılmakla, tespit edilen hususlara dair ispat külfeti davacı üzerinde bulunduğundan ve dosya kapsamı itibariyle aksini gösterir herhangi bir muteber delil sunulmadığından ispatlanamayan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (IV) HÜKÜM SONUCU, YARGILAMA GİDERLERİ VE KANUN YOLU: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 8.538,75 TL harcın mahsubu ile bakiye ‭8.111,15‬ TL karar ve ilam harcının Harçlar Kanunun 31. Maddesi gereğince karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafın yapmış olduğu masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 4-a)Maddi tazminat açısından; Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 39.500,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, b)Manevi tazminat açısından; Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 39.500,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına (harç tahsil müzekkeresi yazılmasına) 6-Davacı tarafından yatırılan ve dosyada bakiye kalan gider avansının HMK'nın 333. Maddesi gereğince karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK'nın 341-345 maddeleri uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili İstinaf Dairesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 26/09/2024 Katip Hakim

Atıf: Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/290, K. 2024/613, T. 26.09.2024, www.arakarar.com/karar/konya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-290-e-2024-613-k-a18a5fafc347