İlk Derece Mahkemesi · Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/882 E. 2025/550 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/882
- Karar No
- 2025/550
- Karar Tarihi
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C. KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO :
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : 1- VEKİLİ : DAVALILAR : 2- 3- DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZMA TARİHİ :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; 24.02.2024 tarihinde ... adına kayıtlı, sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... - Sandero marka 2012 model ... ... plaka sayılı aracı ile geri geri gelirken Konya ili ... İlçesinde, ... adına kayıtlı, park halinde bulunan ... marka model ... plaka sayılı otomobilinin sol iki kapısına çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın ... plaka sayılı aracın sürücüsü ...'ın kusuru nedeniyle gerçekleştiğini, kaza sonucu müvekkili ... ait ... plaka sayılı araçta ağır maddi hasar meydana geldiğini, müvekkilinin kazanın gerçekleşmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığını, davalı aracın sürücüsü kazaya tam kusurlu hareketi ile sebebiyet verdiğini, bu nedenle davalıların ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda müvekkili nezdinde doğan maddi zararı tazmin etme yükümlülüğü bulunduğunu, müvekkilinin kaza tarihine kadar aracın tüm bakımlarını zamanında ve yetkili servisinde yaptırdığını, kaza gerçekleşene kadar geçen süreçte aracın herhangi bir parçası değişmediği gibi kaporta ve boyasında herhangi bir kusur, çizik dahi olmadığını, bilindiği üzere kazaya uğrayan araçlarda, araçta oluşan hasarın ileriye yönelik olarak aracın değerini olumsuz etkilemesi söz konusu olduğunu, kaza sonucu aracın sol arka kapısı ve sol ön kapısı çöktüğünden onarıldığını ve boyandığını, bu nedenle müvekkilinin aracının tamiri için 16.320,00-TL tutarında servis onarım ve işçilik bedeli ödendiğini, belirtildiği üzere araç ciddi bir değişim ve onarım işlemine tutulduğunu, kazaya uğraması neticesinde aracın değerinde bir düşme yaşanacağını, bu durum aracın 2. el satış bedelinin de düşmesine neden olacağını, nitekim, kazanın ardından müvekkilinin ... marka 116i 2012 model 139.665 kilometrede olan aracının piyasa değerinde çok yüksek miktarda azalma söz konusu olduğunu, müvekkilinin hiçbir kusuru olmaksızın aracında böyle bir değer kaybının yaşanması nedeniyle bu maddi zararın, mahkeme tarafından yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile müvekkiline ait ... plakalı aracın değer kaybı, amortisman kaybı ve yokluk giderinin belirlenerek davalılardan tahsiline karar verilmesi gerektiğini, meydana gelen trafik kazası sonucu müvekkilinin aracı uzun bir süre tamirde kaldığını ve bu süreçte kullanılamadığını, aracını kullanamadığı süre içinde aracın kullanamamasından ve bu süreçte işlerinin aksamasından ötürü işlerini başka araçlarla sağlamak durumunda kalmasından kaynaklanan bir maddi zarara maruz kalmış olduğundan; uygulama ve doktrinde kazanç kaybı olarak nitelendirilen maddi zararın, ... ve ... tarafından giderilmesini talep ettiklerini, tüm bu nedenlerle haklı davalarının kabulü ile 24.02.2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Md. 107 uyarınca, toplanacak delillere göre maddi tazminat tutarı belirlenerek (tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere) müvekkile ait ... plakalı araçta meydana gelen “değer kaybı”’ için şimdilik 100,00-TL maddi tazminatın davalı ... Sigorta Anonim Şirketinden poliçe limitleriyle sınırlı kalmak kaydıyla temerrüt tarihinden itibaren işletilecek değişen oranlarda ticari/avans faizi, diğer davalılardan olay tarihinden itibaren işletilecek ticari/avans faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte müşterek ve müteselsilen tahsili ile karar verilmesini,24.02.2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Md. 107 uyarınca, toplanacak delillere göre maddi tazminat tutarı belirlenerek (tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere) müvekkile ait ... plakalı aracın onarım süresince kullanılmamasından kaynaklanan “mahrumiyet bedeli" için şimdilik 100,00-TL maddi tazminatın davalılar ... ve ...'dan olay tarihinden itibaren işletilecek ticari/avans faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte müşterek ve müteselsilen tahsili ile karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı sigorta şirketi vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinden özetle: HMK madde 6/1 uyarınca, “Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.” . Müvekkil davalının muamele merkezi ... Cad. No: ... Beyoğlu/ Salıpazarı, İstanbul” adresinde bulunduğundan, müvekkil şirket aleyhinde ikame edilecek davalarda yetkili mahkeme İstanbul Mahkemeleri olduğunu, huzurdaki davanın İstanbul Mahkemeleri’nde açılması gerekirken yetkisi olan mahkemede açıldığından, öncelikle Mahkemenin yetkisine ettiklerini, davacı tarafın HMK m 121 gereğince delillerinin taraflarına tebliğ edilmediğini, delillerin taraflarına tebliğinden sonra esas hakkında beyanda bulunma ve karşı delil sunma haklarından mahfuz tuttuklarını, uyuşmazlığın konu kazaya karışan ... plakalı araç müvekkil şirket tarafından ... numaralı ve 19.11.2023-2024 vadeli Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi Sigorta Poliçesi ile sigorta örtüsü altına alındığını, dava konusu kazanın 24/02/2024 tarihinde meydana geldiğini, hiçbir surette kabul anlamına gelmemekle beraber kaza tarihi itibariyle ZMM poliçe limitleri maddi hasar araç başına 200.000,00 TL' olduğunu, müvekkil şirketin sorumluluğunun her şekilde sigortalısının kusuru ve poliçe limitleri ile sınırlı olacağını, davaya ilişkin yapılan inceleme ve kontrollerde, davacının aracında 18.060,00 TL değer kaybı hesaplandığını ve bu tutarın 27.03.2024 tarihinde; işbu davadan önce, davacı vekili Av. ... ödendiğini, müvekkili şirketin poliçeden kaynaklanan sorumluluğunu eksiksiz olarak yerine getirdiğinden değer kaybı taleplerinin reddi gerektiğini, davacının huzurdaki davayı ikame etmeden önce müvekkil şirkete usulüne uygun başvuruda bulunmadığını, bu sebeple huzurdaki başvurunun dava şartı yokluğu nedeniyle reddini talep ettiklerini, müvekkili şirketin sorumluluğunun söz konusu olabilmesi için kaza tarihinden itibaren 2 yıl içinde yasal haklarını kullanması gerektiğini, bu sebeple zamanaşımı bakımından da itirazlarını sunduklarını, hiçbir surette başvuruyu kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkil şirketin sorumluluğu sigortalısının kusuru ile ve poliçe limitleri ile sınırlı olacağını, davacının avans faizi talebinin yerinde olmadığını reddinin gerektiğini, tüm bu nedenlerle huzurdaki davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise yine izah olunan nedenlerle davanın esastan reddine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, DELİLLER, DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın trafik kazasından kaynaklı değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli hususunda olduğu anlaşılmıştır. Türkiye Reasürans Şirketler Birliğine müzekkere yazılarak; davaya konu kaza tarihinde davacının maliki olduğu aracın değerine ait bilgi ve belgelerin gönderilmesi istenilmiş ve dosya arasına kazandırılmıştır. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine müzekkere yazılarak davacıya ait aracın tüm tramer kayıtlarının onaylı suretleri gönderilmesi istenilmiş ve dosya arasına kazandırılmıştır. UYAP üzerinden 24/02/2024 kaza tarihinden bugüne kadar malikini ve tüm özelliklerini gösterir şekilde ... ... ve ... plaka sayılı 2 adet taşıtın trafik sicil kayıtları dosya kapsamına kazandırılmıştır. Dosyadaki bilgilere göre ... Sigorta Aş'ye dava dilekçesi örneği ekli ve bilinebilen poliçe adı, poliçe numarası, hasar/tazminat dosya numarası, hasar/zarar tarihi, varsa kazaya karışan taşıt plakaları vs. gibi gerekli bilgileri içerir yazı yazılarak; davaya konu hasar/zarar ile ilgili sigorta poliçesinin, sigorta genel şartlarının, genel şartların eki olan klozların, sigorta ekspertiz raporunun, varsa hasar/tazminat ödemesine ilişkin belgelerin, ibranamenin, hasar/tazminat dosyasının takım halinde onaylı fotokopilerinin ve hasar/zarar ile ilgili varsa fotoğraf asıllarının veya hiç değilse fotoğrafların renkli fotokopilerinin istenmesine, ayrıca dava tarihi olan 30/12/2024 tarihinden önce sigortaya başvuru olup olmadığı sorularak, başvuru var ise buna ait tüm evraklar istenilmiş ve dosya arasına kazandırılmıştır. Mahkememizce aldırılan sigorta uzmanı bilirkişisi ve adli trafik bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyetinin 27/02/2025 tarihli raporundan özetle; Davalı ... Sigorta Aş tarafından sigortalan davalı ... adına kayıtlı ... sayılı aracın davalı sürücüsü ...'ın 2918 sayılı KTK'nın 84/L trafik kuralının ihlal ettiği ve sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, ... plaka sayılı otomobilin park halinde olduğu, park eden davacı Mustafa ... ise kazanın oluşmasına etki edecek bir kural ihlalinin bulunmadığı, başvuruyu yapan tarafa ait ... plakalı aracın kaza tarihindeki piyasa rayiç değerinin 750,00 TL olduğu, başvuruyu yapan tarafa ait ... plakalı araçta 24/02/2024 tarihli kaza sonrası oluşan değer kaybı miktarının tespiti için reel piyasa çerçevesinde yapılan araştırma ve Anayasa Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar numaralı 17/07/2020 tarihli kararı göz önüne alınarak yapılan değerlendirme ve hesaplamaya göre araçta oluşan değer kaybı miktarının 40.000,00 TL olduğu, davalı tarafça ödendiği anlaşılan 18.060,00 TL bedelin tenzil akabinde bakiye zararın 21.940,00 TL olduğu rapor edilmiştir. Tarafların rapora karşı itirazlarının değerlendirilmesi ve ayrıca araç mahrumiyet bedeli yönünden talebin karşılanması için ek rapor aldırılmak üzere dosyanın kök rapor hazırlayan sigortacı bilirkişiye tevdii edildiği, sigorta bilirkişinin 16/06/2025 tarihli ek raporundan özetle; başvuruyu yapan tarafa ait ... plakalı araçta 24/02/2024 tarihli kaza sonrası reel onarım gün süresinin 7 gün olduğu, başvuruyu yapan tarafa ait ... plakalı araçta 24/02/2024 tarihli kaza sonrası ikame araç bedelinin 1.500,00 TL olduğu, başvuruyu yapan tarafa ait ... plakalı araçta 24/02/2024 tarihli kaza sonrası ortaya çıkan gün kaybı 10.500,00 TL onarım süresinin olması hasebiyle amortisman payı düşülmesine gerek olmadığı rapor edilmiştir. Davacı vekilinin Mahkememize ibraz ettiği 24/06/2025 tarihli dava değer artırım dilekçesinden özetle: Araçta meydana gelen değer kaybı alacağı olarak 21.840,00-TL + 100,00-TL = 21.940,00 -TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden (teminat limiti ile sınırlı olarak) temerrüt tarihinden itibaren ve diğer davalılar yönünden olay tarihinden itibaren işletilecek değişen oranlarda ticari/ avans faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya hükmen ödenmesine karar verilmesini, araç mahrumiyetinden doğan alacak olarak 10.400,00-TL + 100,00-TL = 10.500,00-TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek değişen oranlarda ticari/ avans faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte davalı sigorta şirketi dışında kalan; diğer davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş artırılan arttırılan meblağ üzerinden tamamlama harcı yatırılmış, davalı tarafa dava değer artırım dilekçesi tebliğ edilmiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklı oluşan varsa bakiye değer kaybı ve araç mahrumiyet bedelinin tahsiline ilişkindir. Mahkememizin davaya bakmaya görevli ve yetkili olduğu anlaşılmıştır. 2918 Sayılı KTK.nun 91/1. maddesi yollaması ile 85. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre trafik sigortası işletene düşen hukuki sorumluluğu azami sigorta limitine kadar teminat altına almaktadır. Davalılar kazaya karışan karşı aracın zorunlu trafik sigortacısı, maliki ve sürücüsü olup davacıya ait araçta meydana gelen gerçek zararı limit dahilinde karşılamakla yükümlüdürler. Dava konusu trafik kazası sonrasında davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı bedeli de gerçek zarar kalemleri arasında bulunmakta olup, davalı trafik sigortacısı bu zarardan poliçe teminat limiti dahilinde sorumludur. Trafik kazaları dayanağını 2918 sayılı KTK'dan alan haksız fiil niteliğinde olaylardır. Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde etken olan hususlarda olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekir. Yargıtay .HD'nin ... E- ... K sayılı 15/03/2018 tarihli kararı -ve benzer nitelikte diğer birçok kararında da- vurgulandığı gibi değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmiştir. Sonuç olarak haksız fiilin türü olan trafik kazalarına olayın meydana geldiği tarihte yürürlükte olan kanun hükümlerinin uygulanması, davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybının belirlenmesinde olay tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Trafik Kanununun 90. maddesi gereğince genel hükümlerin esas alınması gerektiğinden Yargıtay uygulamalarına uygun olarak bilirkişi raporunun ilgili kısmı hükme esas alınmıştır. Bilirkişiler tarafından düzenlenen raporun olayın oluş ve şekline uygun olup hüküm kurmaya elverişli olduğu, Davalı ... Sigorta Aş tarafından sigortalan davalı ... adına kayıtlı ... sayılı aracın davalı sürücüsü ...'ın 2918 sayılı KTK'nın 84/L trafik kuralının ihlal ettiği ve sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, ... plaka sayılı otomobilin park halinde olduğu, park eden davacı ... ise kazanın oluşmasına etki edecek bir kural ihlalinin bulunmadığı, başvuruyu yapan tarafa ait ... plakalı aracın kaza tarihindeki piyasa rayiç değerinin 750,00 TL olduğu, başvuruyu yapan tarafa ait ... plakalı araçta 24/02/2024 tarihli kaza sonrası oluşan değer kaybı miktarının tespiti için reel piyasa çerçevesinde yapılan araştırma ve Anayasa ... Esas ... Karar numaralı 17/07/2020 tarihli kararı göz önüne alınarak yapılan değerlendirme ve hesaplamaya göre araçta oluşan değer kaybı miktarının 40.000,00 TL olduğu, davalı tarafça ödendiği anlaşılan 18.060,00 TL bedelin tenzil akabinde bakiye zararın 21.940,00 TL olduğu, başvuruyu yapan tarafa ait ... plakalı araçta 24/02/2024 tarihli kaza sonrası reel onarım gün süresinin 7 gün olduğu, başvuruyu yapan tarafa ait ... plakalı araçta 24/02/2024 tarihli kaza sonrası ikame araç bedelinin 1.500,00 TL olduğu, başvuruyu yapan tarafa ait ... plakalı araçta 24/02/2024 tarihli kaza sonrası ortaya çıkan gün kaybı 10.500,00 TL onarım süresinin kısa olması hasebiyle amortisman payı düşülmesine gerek olmadığı kanaatine varılmakla tarafların kazadaki kusur durumları ile arttırım dilekçesi doğrultusunda hüküm kurulmuştur. Sigorta Şirketinin Temerrüt Tarihine İlişkin Değerlendirmede; 2918 Sayılı KTK.nun 91/1. maddesi yollaması ile 85. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre trafik sigortası işletene düşen hukuki sorumluluğu azami sigorta limitine kadar teminat altına almaktadır. Trafik kazaları esas itibariyle haksız eylem sayılan hallerden olmakla birlikte trafik sigortasını yapan sigortacı bakımından temerrüdün bu tarihte oluştuğunun kabulü mümkün değildir. 2918 sayılı KTK'nın 99/I. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel şartları uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Kazanın ihbar edilmesiyle, zararın miktarını belirlemek sigortanın sorumluluğundadır. Davalı sigorta şirketine yapılan başvurudan itibaren davalı sigorta şirketinin 8 iş günü sonunda yani 28/03/2024 tarihinde temerrüde düşmüş olması nedeni ile bu tarihten itibaren tazminat miktarından sorumlu olmasına karar verilmiştir. Faizin ticari avans faizi / yasal faiz olup olmayacağı değerlendirmesinde, kazaya sebebiyet veren ve davalı sigorta şirketinin Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı ile teminat altına alınan aracın hususi araç olduğu anlaşılmakla yasal faize hükmedilmesi gerekmiştir. ARABULUCULUK ÜCRETİ YÖNÜNDEN; Kaza tarihinde ve poliçenin düzenleme tarihinde yürürlükte bulunan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ‘Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı’ başlıklı 97. maddesinde (Değişik:14/04/2016-6704/5 md.) “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” düzenlemesi yer almaktadır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvuru bulunduğu hallerde dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulamayacağının düzenlemesine göre; Sigorta şirketine karşı açılan tazminat davası yönünden, özel kanun niteliğindeki 2918 s. KTK'nin 97. maddesi gereğince davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olması ve bu durumda 6325 s. Kanunu'nun 18/A-18. maddesi gereğince, 18/A maddesindeki zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin sigorta şirketi yönünden uygulanamayacak olması nedeniyle, arabuluculuk tutanağının zorunlu arabuluculuk tutanağı olarak hazırlanmasına rağmen gerçekte ihtiyari arabuluculuk tutanağı niteliğinde olduğu kabul edilmiştir. 6100 s. HMK'nin 323. maddesine ve 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre de, ihtiyari arabuluculuk giderleri yargılama giderleri içerisinde gösterilmediğinden, bu davadaki yargılama giderlerine dahil edilemeyeceği, bu giderlerin sadece davacı sorumluluğunda olduğu sonucuna varılmıştır. Nitekim Yargıtay HD'nin ... esas, ... karar; ... esas, ... karar; ... esas, ... karar; Konya BAM . HD ... ... karar sayılı ilamlarında da aynı yönde değerlendirme yapılmıştır. Arabuluculuk müzakerelerinin anlaşmazlıkla sona ermesi halinde vekilin tarifenin 16/2–c maddesinde belirtilen vekalet ücreti vekil ile müvekkili arasında tasfiye edilmesi gereken alacak niteliğindedir. Aynı maddenin ç bendinde müvekkilin avukata ödeyeceği asgari vekalet ücretinin (c) bendine göre ödediği maktu vekalet ücreti mahsup edilerek Tarifeye göre belirleneceği yazmaktadır. Ayrıca mahkemece arabuluculuk vekalet ücretine hükmedileceğine dair yasal bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu anlamda davacının bu talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ ile; a) Davacının 24/02/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle uğradığı 21.940,00 TL bakiye değer kaybı bedeli maddi zararının; DAVALI ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ'nden kaza tarihinde geçerli poliçe teminat limitleri ile sınırlı (kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu) olmak üzere, temerrüt tarihi olan 28/03/2024 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte, DAVALILAR ... ve ...'dan kaza tarihi olan 24/02/2024 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte ve tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile DAVACIYA VERİLMESİNE, b)Davacının 24/02/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle uğradığı 10.500,00 TL araç mahrumiyet bedeli maddi zararının, DAVALILAR ... ve ...'dan kaza tarihi olan 24/02/2024 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte tahsili ile DAVACIYA VERİLMESİNE, 2-Davacı vekilinin arabuluculuk faaliyetinin anlaşmazlıkla sonuçlanması nedeniyle vekalet ücreti talebi hususunda AAÜT 16/2-c uyarınca KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.215,98-TL karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 427,60-TL peşin harcın ve 500,00-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 1.288,38-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, (Davalı sigorta şirketinin (21.940,00/32.440,00) oranına isabet eden 871,36-TL'den diğer davalılar ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna, diğer davalıların tamamından sorumlu olduğuna,) 4-Hazine tarafından karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından karşılanan 427,60-TL başvuru harcı, 427,60-TL peşin harç ve 500,00-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.355,20-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, (Davalı sigorta şirketinin (21.940,00/32.440,00) oranına isabet eden 916,56-TL'den diğer davalılar ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna, diğer davalıların tamamından sorumlu olduğuna,) 6-Davacı tarafından karşılanan 3.217,50-TL posta ve tebligat gideri, 6.000,00-TL bilirkişi ücreti gideri, 60,80-TL vekalet harcı gideri olmak üzere toplam 9.278,30-TL nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davalı sigorta şirketinin (21.940,00/32.440,00) oranına isabet eden 6.275,15-TL'den diğer davalılar ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna, diğer davalıların tamamından sorumlu olduğuna,) 7-Davacı vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, (Davalı sigorta şirketinin (21.940,00/32.440,00) oranına isabet eden 20.289,77-TL'den diğer davalılar ile müştereken ve müteselsilen birlikte sorumlu olduğuna, diğer davalıların tamamından sorumlu olduğuna,) 8-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE, Dair; davacı vekili ve davalı ...'ın yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda miktar itibari ile kesin olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. 11/09/2025
Katip Hakim