İlk Derece Mahkemesi · Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/808 E. 2024/712 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/808
- Karar No
- 2024/712
- Karar Tarihi
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO: HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : ... - ... ... VEKİLİ : DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZMA TARİHİ : Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin güneş enerji santrali (GES) kurulum işi ile iştigal ettiğini, davalıya ait Konya İli ... İlçesi ... Mah. ... Ada ... Parsel sayılı taşınmaz üzerinde GES kurulumu için anlaşma yapıldığını, bu doğrultuda davalı ile "Gayrimenkul kiralama ve satın alma sözleşmesi" başlıklı sözleşme imzalandığını, sözleşme gereğince taşınmaza GES kurulumu için proje oluşturacak proje işlemlerinin devam ettiği dönem için kira bedeli ödeneceğini, GES lisansının alınması üzerine de taşınmaz davacı şirketçe satın alınacağını, sözleşme gereğince şirketin kira bedelini ödediğini, GES kurulumu için işlemlere başlamış olduğu dönemde davalı; sözleşmeye aykırı hareket ederek taşınmazı dava dışı üçüncü bir kişiye satarak devir ettiğini, bunun üzerine davalıya ihtarname gönderildiğini, ve ödenen kira bedelinin iadesi ve sözleşmenin 28 maddesi gereğince arazi bedelinin %10 u oranında tazminat ve yapılmış olan masrafların ödenmesi bildirildiğini, Ilgın İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile Örnek 7 icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini ve takibin durdurulduğunu, davalının itirazının kötü niyetli ve takibi uzatmak amacını taşıdığını, arabuluculuk süreci ile de uyuşmazlığa çözüm bulanamadığını, davalı borçlunun haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazın iptalini, takibin devamına karar verilmesini ve %20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu sözleşmenin geçersiz olduğu sabit olduğunu, sözleşmedeki esaslı edimler hiç yerine getirilmediğinden sözleşmenin geçerli olduğu kabul edilemeyeceğinden, geçersiz sözleşmeler geçerli sözleşmelerde olduğu gibi taraflarına hak ve borç doğurmadığını, geçersiz sözleşme kapsamındaki fer'i niteliklikli cezai şart da geçersiz olduğundan ve bu geçersizlik hali taraflardan herhangi birine talep hakkı vermediğini, kira parası olarak ödenen bedelin aynen iade edildiğini, davacı şirketçe sözleşme kapsamında başkaca hiçbir masraf yapılmadığını ve yapıldığına dair somut hiçbir delil de sunulmadığını, davacının dava konusu sözleşme nedeniyle davacı şirkete ödenmesi gerekli hiçbir borcu bulunmadığından davanın görev ve dava şartı arabuluculuğa ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddini, geçersiz sözleşme kapsamında cezai şart talep edilemeyeceğinden, kira parası evvelce aynen iade edilip bu konudaki borç ifa ile sona erdiğinden, davacı şirketin geçersiz sözleşme kapsamında yaptığı başkaca bir masrafı bulunmadığından, davacının haklı itirazının iptaline yönelen tüm taleplerinin esastan reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmektedir. DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davacı ile davalı arasındaki ihtilafın taraflar arasında akdedildiği hususunda ihtilaf bulunmayan 30/09/2023 Tarihli Gayrimenkul Kiralama ve Satın Alma Sözleşmesinden kaynaklı iade edilmediği iddia edilen kira bedelinin tahsili amacıyla davacı tarafından başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali davası olduğu, gerek davacının gerekse de davalının takibin kira bedeli olduğu hususunda bir itirazı bulunmadığı, davacının alacağı olduğunu iddia etmesine rağmen cevap dilekçesinde davalının kira bedelinin iade edildiğini savunduğu görülmüştür. Konya Esnaf ve Sanatkar Odaları Birliği'nin 15.10.2024 tarihli cevabi yazısında; ... adına Esnaf ve Sanatkâr Bilgi Sistemi ESBİS üzerinde yapılan sorgulamada ve defter kayıtlarımızda herhangi bir kaydının olmadığının görüldüğü, Ilgın Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 16.10.2024 tarihli cevabi yazısında da; ...'nın potansiyel mükellef olduğu bildirilmiştir. Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grupta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. Eldeki davada; davacının iddiası, dayandığı dava nedenlerine göre eldeki dava, mutlak ticari dava olmadığı gibi, davalının tacir olmadığı gibi davalının ticari işletmesini ilgilendiren bir işten de bahsedilemeyeceği ve nispi ticari dava olarak da nitelendirilmeyeceğinden uyuşmazlığın genel hükümler uyarınca ilgili mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 15/02/2016 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı ile T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 15/06/2016 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı da emsal alınarak kira ilişkisinden doğan tüm uyuşmazlıklara konu olan davaların sulh hukuk mahkemeleri tarafından görülüp sonuçlandırılacağından davanın 6100 sayılı HMK m. 114/1-c maddesi gereğince mahkememizin görevli olmadığı anlaşıldığından dava şartı yokluğundan usulden reddine, davaya bakmakla görevli Mahkemenin T.C. Konya Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine dair aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın 6100 sayılı HMK m. 114/1-c maddesi gereğince mahkememizin görevli olmadığı anlaşıldığından dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, davaya bakmakla görevli Mahkemenin T.C. KONYA NÖBETÇİ SULH HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNUN TESPİTİNE, 2-Görevsizlik Kararımız Kesinleştiğinde ve Mahkememizin görevsiz olduğu yönünde hüküm kurulması durumunda; 6100 Sayılı Kanunun 20/1. Maddesi gereğince iki haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talepte bulunulması halinde DOSYANIN GÖREVLİ T.C. KONYA NÖBETÇİ SULH HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, aksi takdirde dava açılmamış sayılacağının ve bu konuda resen karar verileceğinin İHTARINA, 3-6100 Sayılı Kanunun 331/2. Maddesi gereğince yargılama giderlerinin GÖREVLİ VE YETKİLİ MAHKEMECE DEĞERLENDİRİLMESİNE, 4-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE, Dair; tarafların yokluğunda, kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan inceleme sonunda karar verildi.19/11/2024 Katip ... Hakim ...