İlk Derece Mahkemesi · Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/431 E. 2024/695 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/431
Karar No
2024/695
Karar Tarihi

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... VEKİLLERİ : DAVALI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇE YAZIM TARİHİ : T.C. Konya Kulu Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında verilen ... Karar sayılı görevsizlik kararı ile dosya mahkememize gönderilmiş olmakla dava mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilmekle, mahkememizce yapılan aleni/açık yargılama sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; Davalı ...'in müvekkili olan kooperatifin üyesi olduğunu, davalı aleyhine aidat ve gecikme tutarı yönünden Kulu İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında icra takibi yapıldığını, davalının icra takibine kötü niyetli olarak itiraz ettiğini ve buna ilişkin olarak icra takibinin durduğunu, itiraz üzerine davalı ile arabuluculuk görüşmesi sağlandığını, ve Konya Arabuluculuk bürosunun ... sayılı dosyasında yürütülen arabuluculuk görüşmesinin davalının kabul etmemesi nedeniyle olumsuz sonuçlandığını, davalının yapmış olduğu itirazın haksız olduğunu, hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davalının müvekkili olan kooperatif başkanlığına vadesinde ödenmeyen aidat borçları ve kooperatif ana sözleşmesinden kararlaştırılan ödenmeyen aidat tutarının %5i oranında gecikme tutarı borcu bulunduğunu, borçluya icra takibinden önce ödenmeyen aidat tutarları ve gecikme tutarları ile ilgili ihtarname gönderildiğini ve borçlunun ihtara rağmen borcunu ödemediğini, ayrıca borçlunun yaptığı diğer ödemelerde de vadelere uymadığını, kooperatif kayıtları, banka kayıtları ve delilleri toplandığında yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile borçlunun itirazının varit olmadığının açıkça anlaşılacağını, ödemelerini geciktirmek isteyen davalının takibe kötü niyetli olarak kasıtlı olarak itirazda bulunduğunu, kötü niyetli hareket eden davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirtmiş, fazlaya ilişkin talep ve dava ile diğer hakları saklı kalmak kaydıyla davalının Kulu İcra Müdürlüğgünün ... Esas sayılı dosyasına haksız olarak yaptığı itirazın iptaline, icra takibinin devamına, haksız yere borca itiraz eden davalının %100'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödenmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine, karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; Davacı tarafın bundan sonra savunmalarını değiştirmelerine ve genişletmelerine muvafakatlerinin olmadığını, dava konusu alacaklar için zamanaşımı ve hak düşürücü süreler geçmiş olup işbu nedenle açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, arabulucu tutanağının usul ve yasaya aykırı olup taraflara sonuçları yeterince izah edilmeden usulen tutulmuş tutanağın kabul edilemeyeceğini, bu nedenle dava şartı olan arabuluculuk tutanağı usulünce yerine getirilmediğinden davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı kooperatif ve davalı kooperatif üyesi olduğunu, kooperatif ve kooperatif üyeleri arasındaki davaların Asliye Ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiğini, müvekkilinin davacı kooperatifin üyesi olduğunu, tüm aidat borçlarını süresi içerisinde ödediğini, kooperatiften kendisine gelen ihbar üzerine kalan borcunu da yatırdığını, Kooperatifte yapılan yeni genel kurul neticesinde yeni yönetim seçilmiş ve akabinde bir kısım üyeler aleyhine bir takım yasal yollara başvurulduğunu, Davacı tarafın kötü niyetli olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, bu nedenlerle müvekkili hakkında açılmış bulunan işbu itirazın iptali davasının esastan reddini, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %100’ünden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: I.DAVANIN NİTELENDİRİLMESİ Taraflar arasında görülmekte olan davanın; Davacı tarafından kooperatif aidatlarının ödenmediği iddiasıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali davası olduğu, Taraflar arasındaki ihtilafın ise davalının davacı kooperatife herhangi bir aidat borcu olup olmadığı, var ise miktarının ne olduğu hususlarında olduğu görüldü. II.HÜKME EMSAL ALINAN YÜKSEK MAHKEME İLAMLARI (1) T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 03/02/2014 Tarih ve ... Esas-... Karar Sayılı İlamında; "Kooperatif ile ortağı arasında parasal yükümlülükler ile ilgili uyuşmazlıklarda 818 sayılı BK'nın 126/4. maddesi hükmü gereğince zamanaşımı süresi 5 yıldır. Bu süre borcun muaccel olduğu tarihten başlar. Dava konusu aidat ve işlemiş gecikme faizi olup, kooperatif genel kurulunca, ödeme günü belirlenerek, (belirlenmemişse ayın sonu ödeme günü olup) aidatın süresinde ödenmesine, süresinde ödenmemesi halinde ise temerrüt faizi uygulanmasına ilişkin alınan kararın kesinleşmesi halinde, bu kararın tüm ortakları bağlayacağı açıktır. Bu durumda, genel kurulun belirlediği tarih, 818 sayılı BK'nın 101/2. (6098 sayılı TBK'nın 117. ) maddesi hükmü karşısında, kesin vade olup, üyenin bir ihtarla ayrıca temerrüde düşürülmesine gerek kalmadan, borcun ifasının istenebileceği kuşkusuzdur." denilmiştir. (2) T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 31/03/2017 Tarih ve ... Esas-... Karar Sayılı İlamında; "Davacının kendi ticari defterlerine tahsil edildiğini kaydettiği bir alacak nedeniyle davalı hakkında icra takibi başlatmış olması nedeniyle davalı yararına kötüniyet tazminatına hükmedilmesine ilişkin koşulların da oluştuğu kanısına varılmıştır." denilmiştir. (3) T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 21/01/2021 Tarih ve ... Esas-... Karar Sayılı İlamında; "Kooperatif ile ortağı arasındaki davalar, 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 99. maddesinin 1. fıkrasının “Bu kanunda düzenlenen hususlardan doğan hukuk davaları, tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın ticari dava sayılır” hükmü gereğince Ticaret Mahkemesinde görülür. " denilmiştir. (4) T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 21/06/2018 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında; "Somut olayda; itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği bildirildiğine göre, mahkemece davacı alacaklıya tebliğ yapılmadığından 1 yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı gözetilip, itirazın iptali davasının süresinde açıldığı kabul edilerek, işin esası hakkında yapılacak yargılama sonucunda, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir." denilmiştir. (5) T.C. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 03/03/2017 Tarih ve ... Esas- ... Karar sayılı ilamında; “Taraflarca hazırlama ilkesinin geçerli olduğu davalarda yasa koyucunun taraflara hangi delilin, hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtme, yani somutlaşma külfeti getirdiği, bu düzenlemeye göre de açıkça yemin deliline dayanılmadığı takdirde, tarafın yemin teklif etme hakkının bulunmadığı sonucuna ulaşmak gerekmektedir. Tarafın ‘sair deliller, her türlü delil, ve sair deliller’ gibi ibareleri kullanmış olması yemin deliline açıkça dayanmış olduğu biçiminde yorumlanamaz.” denilmiştir. III.DEĞERLENDİRME VE NETİCE (1) GÖREV VE YETKİ HUSUSUNDA YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Gerek tarafların kabulü gerekse de davacı kooperatifin ticari defter ve belgelerinin incelenmesini içerir 30/09/2024 tarihli bilirkişi raporundan anlaşıldığı üzere davalının, davacı kooperatifin üyesi olduğu, yukarıda detayı verilen T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 21/01/2021 Tarih ve ... Esas-... Karar Sayılı İlamında da ifade edildiği üzere 1163 Sayılı Kanununun 99/1 maddesi gereğince Mahkememizin görevli ve yetkili olduğuna kanaat edilmekle işin esasına geçilmiştir. (2) HAK DÜŞÜRÜCÜ SÜRE AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Eldeki davaya dayanak takip tarihinin 13/05/2023 tarihi olduğu, davalı tarafından yasal süre içerisinde 23/05/2023 tarihinde yapılan itiraz üzerine takibin durduğu, borca yapılan itirazın davacıya tebliğ edilmediği, eldeki dava tarihinin 05/10/2023 tarihi olduğu, yukarıda detayı verilen T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 21/06/2018 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı da emsal alındığında davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığına kanaat edilmiştir. (3) BİLİRKİŞİ İNCELEMESİ: Mahkememizce taraflarca bildirilen delillerin toplanması akabinde davacı kooperatife ait ticari defter ve belgeler üzerinde inceleme yaptırılmış olup 30/09/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle davacının kendi ticari defterlerine göre 2018, 2019, 2020, 2021, 2022 ve 2023 yılı içerisinde takip tarihine kadar davalıdan herhangi bir alacağı olmadığı, 10/06/2017 Tarihli 2016 yılı Genel Kurul kararında, 23/06/2018 Tarihli 2017 yılı Genel Kurul kararında, 07/09/2019 Tarihli 2018 yılı Genel Kurul kararında, 11/09/2021 Tarihli 2019-2020 yılı Genel Kurul kararlarında, 27/04/2022 Tarihli 2021 yılı Genel Kurulu kararında gecikme faizi alınacağına dair karar olmadığı, 11/02/2023 Tarihli 2022 yılı Genel Kurulunun 6. Maddesinde ise zamanında ödenmeyen aidatlar için % 5 geçikme faizi alınmasına karar verildiği, davacının 01/01/2018-23/05/2023 tarihleri arasında davalının aidat borcu toplamının 24.840,00 TL olduğu, davalı tarafından yapılan toplam ödemenin ise 66.480,00 TL olduğu, 11/02/2023 Tarihli Genel Kurul tarihine kadar davalının herhangi bir borcu bulunmadığı, davacı kooperatifin kendi ticari defter ve belgelerine göre davalıdan herhangi bir alacağı bulunmadığı rapor edilmiştir. Söz konusu raporun Yüksek Mahkemenin denetimine elverişli, ayrıntılı, gerekçeli ve yöntemine uygun olarak hazırlandığına kanaat edilmekle hükme esas alınmasına karar verilmiştir. (4) DAVACININ RAPOR YÖNELİK 12/10/2024 TARİHLİ İTİRAZLARININ DEĞERLENDİRİLMESİNDE: (a) ... Adına Yapıldığı İddia Edilen Bakanlık Ödemesi Açısından Yapılan İtirazın Değerlendirmede: Her ne kadar davacı vekili tarafından davalı yanca yapıldığı defter kayıtlarına işlenen ödemelerin davalının kendi adına olmadığı, dava dışı başka bir kooperatif üyesi olan ... adına ödemenin yapıldığı zira ödeme açıklamasında "...'den ... . Ödemesi" olarak ifade edilmesi suretiyle bu hususun sabit olduğu ifade edilmiş ise de 30/09/2024 Tarihli Bilirkişi raporunun 6/7 sayfasında ifade edildiği üzere davacının 01/01/2018-23/05/2023 tarihleri itibariyle toplam aidat alacağının 24.840,00 TL olduğu, davalı tarafından ise Ahmet Yıldız adına yapıldığı iddia edilen ödemeler mahsup edildiğinde dahi davalı tarafından yapılan ödeme tutarlarının bu tutardan fazla olması sebebiyle bu yöndeki savunmalara itibar edilmemiştir. (b) İtiraz Dilekçesinde İfade Edilen 31/12/2014 Tarihinden 31/12/2017 Tarihine Kadar Ana Para Borcu ve İşlemiş Faiz Açısından Yapılan İtirazın Değerlendirilmesinde: Davalı tarafından cevap dilekçesi ile yasal süre içerisinde takibe konu borcun zamanaşıma uğradığı yönünde defi ileri sürüldüğü, yukarıda detayı verilen T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 03/02/2014 Tarih ve ... Esas-... Karar Sayılı İlamında da ifade edildiği üzere kooperatif ile ortağı arasında parasal yükümlülüklere ilişkin uyuşmazlıklarda zamanaşımı süresinin 5 yıl olduğu, bu sebeple takip tarihi itibariyle zamanaşımına uğrayan 31/12/2014-31/12/2017 tarihleri arasındaki ana para aidat borcu ve işlemiş faiz yönüyle yapılan itirazlara Mahkememizce itibar edilmemiştir. (c) İtiraz Dilekçesinde İfade Edilen 31/12/2018-17/02/2023 Tarihine Kadar Aidat Ana Para Borcuna İşletilecek Faiz Açısından Yapılan İtirazın Değerlendirilmesinde: Yukarıda detayı verilen T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 03/02/2014 Tarih ve ... Esas-... Karar Sayılı İlamında da ifade edildiği üzere kooperatif genel kurulunca ödeme günü belirlenerek, (belirlenmemişse ayın sonu ödeme günü olup) aidatın süresinde ödenmesine, süresinde ödenmemesi halinde ise temerrüt faizi uygulanmasına ilişkin alınan kararın kesinleşmesi halinde, bu kararın tüm ortakları bağlayacağı açıktır. Bu durumda, genel kurulun belirlediği tarihkesin vade olup, üyenin bir ihtarla ayrıca temerrüde düşürülmesine gerek kalmadan, borcun ifasının istenebileceği kuşkusuzdur. Somut olayımızı bu emsal ilam çerçevesinde değerlendirecek olursak dosya içerisine alınan 10/06/2017 Tarihli 2016 yılı Genel Kurul kararında, 23/06/2018 Tarihli 2017 yılı Genel Kurul kararında, 07/09/2019 Tarihli 2018 yılı Genel Kurul kararında, 11/09/2021 Tarihli 2019-2020 yılı Genel Kurul kararlarında, 27/04/2022 Tarihli 2021 yılı Genel Kurulu kararında aidat borçlarının ödeneceği tarihin açıkça kararlaştırılmadığı gibi gecikme faizi alınacağına dair karar da olmadığı anlaşılmakla davacının faiz talep edemeyeceği, nitekim davalı tarafından ilgili dönemlere ilişkin ödemelerin davacının defterlerine kaydedildiği, ayrıca davalıya faiz yönüyle bir borçlandırma yapılmadığı kaldı ki bu döneme ilişkin aidat borçlarının işlemiş faizi ile birlikte kabul edilse dahi davalı tarafından yapılan ödemeleri bu tutarları aştığı anlaşılmakla davacının bu yöndeki savunmasına da itibar edilmemiştir. (5) YEMİN DELİLİ AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Davacının dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanmadığı, her türlü yasal delil ibaresinin T.C. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 03/03/2017 Tarih ve ... Esas-... Sayılı İlamında ifade edildiği üzere davacının yemin deliline açıkça dayanmış olduğu biçiminde yorumlanamayacağından davacının yemin deliline dayanmadığı Mahkememizce kabul edilmiş ve yemin hakkı hatırlatılmamıştır. (6) NETİCE: Yukarıda yapılan açıklamalar, gelen yazı cevapları, kooperatif kayıtları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde her ne kadar davacı tarafından davalının aidat borcunu ödemediği iddiasıyla hakkında icra takibi yapılmış ise de 30/09/2024 tarihli bilirkişi raporunda ifade edildiği üzere davacının kendi ticari defterlerine göre 2018, 2019, 2020, 2021, 2022 ve 2023 yılı içerisinde takip tarihine kadar davalıdan herhangi bir alacağı olmadığı, 10/06/2017 Tarihli 2016 yılı Genel Kurul kararında, 23/06/2018 Tarihli 2017 yılı Genel Kurul kararında, 07/09/2019 Tarihli 2018 yılı Genel Kurul kararında, 11/09/2021 Tarihli 2019-2020 yılı Genel Kurul kararlarında, 27/04/2022 Tarihli 2021 yılı Genel Kurulu kararında gecikme faizi alınacağına dair karar olmadığı, 01/01/2018-23/05/2023 tarihleri arasında davalının aidat borcu toplamının 24.840,00 TL olduğu, 11/02/2023 Tarihli Genel Kurul tarihine kadar davalının aidat borçlarını ödediği ve herhangi bir borcu bulunmadığı, davacı kooperatifin kendi ticari defter ve belgelerine göre davalıdan herhangi bir alacağı da bulunmadığı anlaşılmakla davacının davasının reddine karar verilmiş, yukarıda detayı verilen T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 31/03/2017 Tarih ve ... Esas-... Karar Sayılı İlamı da emsal alındığında davacının kendi defterlerine tahsil edildiğini kaydettiği bir alacak nedeniyle davalı hakkında icra takibi başlatmış olması nedeniyle takibinde haksız ve kötüniyetli olduğuna kanaat edilmekle 2004 Sayılı Kanunun 67/2. Maddesi gereğince T.C. Kulu(Konya) İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasında Mahkememizin kabulü ve itirazın iptali davası sonucu tespit edilen asıl borç miktarı üzerinden %20 oranında hesaplanan 3.081,00 TL kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine dair aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. TÜRK MİLLETİ ADINA HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacının davasının REDDİNE, 2-Davacı(Takip Alacaklısının) takibe geçmesinde haksız ve kötüniyetli olduğuna kanaat edilmekle 2004 Sayılı Kanunun 67/2. Maddesi gereğince; T.C. Kulu(Konya) İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasında Mahkememizin kabulü ve itirazın iptali davası sonucu tespit edilen asıl borç miktarı üzerinden %20 oranında hesaplanan 3.081,00 TL kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60TL den dava açılırken alınan 269,85TL harcın mahsubu ile eksik kalan ‬157,75‬‬ TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Hazine tarafından karşılanan 3.120,00 TL arabulculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 6-Davalı vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 15.405,00TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 7-Davalı tarafından yapılan 38,40TL vekalet harcı giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 8-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE, DAİR; İş bu duruşmada hazır bulunanların yüzüne karşı, hazır bulunmayanların yokluğunda, dava değeri yönüyle kabul ve reddedilen miktarlar nazara alınarak 6100 Sayılı Kanunun 341/2-4 maddesi ve 6763 Sayılı Kanunun 44. Maddesiyle eklenen Ek Madde 1 uyarınca her takvim yılı başından itibaren yeniden değerleme oranı uygulanarak 2024 YILI İÇİN BELİRLENEN 28.250,00 TL'LİK PARASAL SINIR nazara alındığında miktar itibariyle KESİN OLMAK ÜZERE Türk Milleti adına verilen karar duruşma tutanağına geçirilerek açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/11/2024 Katip ... Hakim ...

Atıf: Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/431, K. 2024/695, T. 12.11.2024, www.arakarar.com/karar/konya-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-431-e-2024-695-k-42b11309a2e0