İlk Derece Mahkemesi · Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/339 E. 2024/845 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/339
Karar No
2024/845
Karar Tarihi

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... ... VEKİLİ : DAVALI : 1- ... - ... VEKİLİ : DAVALILAR : 2- ... - ... ... 3- ... - ... ... VEKİLİ : DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZMA TARİHİ : Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; 06.03.2023 tarihinde sürücü ..., idaresindeki ... plakalı aracı ile Konya ili ... ilçesi ... mahallesinde bulunan tali yoldan ... Caddesi'ne çıktığı sırada aracının sol yan kısmıyla caddede seyreden ... idaresindeki müvekkile ait ... plakalı aracın ön kısmına çarpması sonucunda maddi hasarlı trafık kazası meydana geldiği, sundukları maddi hasarlı kaza tespit tutanağına göre müvekkilin aracına çarpan ... plakalı araç sürücüsü söz konusu kazanın gerçekleşmesinde tam kusurlu olduğu, kaza neticesinde müvekkile ait ... plakalı araçta meydana gelen maddi hasarın; eksper raporu ile de görüleceği üzere 40.000,00 TL olduğu, eksper raporunda gösterilen hasarlar ve parçalar çerçevesinde müvekkil aracında değer kaybı oluştuğu, müvekkilin aracında oluşan maddi hasar ve değişen birçok parçası sonucu, araçta değer kaybı meydana geldiği, 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu, yerleşmiş Yargıtay içtihatları ve ilgili diğer kanunlar gereğince araçta oluşan değer kaybından tam kusurlu tarafın araç maliki ve sürücüsü İle sigorta şirketi olan davalı ... Aş. sorumlu olacağı, Karayolları Trafik Kanunu ve Sigorta Genel Şartnamesi gereğince; araçta oluşan değer kaybı nedeniyle maddi tazminatın vekili olarak tarafımıza ödenmesi istemiyle tam kusurlu bulunan araç sahibinin, kaza tarihini kapsar biçimde Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalı olduğu davalı ...'ne 17.04.2023 tarihinde Yurtiçi Kargo aracılığıyla ... gönderi kodu ile başvurulmuş olup Ek-3 olarak başvuru dilekçemiz ve başvuru akıbetini gösterir belge sunulduğu, ancak davalı ... Şirketince taraflarınca gerçek değer kayıplarının altında bir bedel olan 14.121,30 TL yatırıldığı, 7155 ve 6102 sayılı Kanunlar ile konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuğa başvuru zorunluluğu getirilmesi sebebi ile taraflarınca 17.05.2023 tarihinde arabuluculuğa başvurulduğu, anlaşamama tutanağının ek olarak sunulduğu, davacının aracında daha önce hasar kaydı bulunmamasına rağmen işbu davalı sürücünün tam kusurlu olduğu kaza sonrası ciddi bir hasar meydana geldiği, değer kaybı meydana geldiği, böylelikle huzurdaki davayı açma zarureti hâsıl olduğu, yapılacak inceleme neticesinde, ıslahlarına elverişli olacak şekilde aldırılacak bilirkişi raporu sonrası yapacakları ıslah ile talep değerleri belirleneceği, yukarıda arz ve izah edilen ve re'sen nazara alınacak nedenlerle; HMK.107.md gereğince belirsiz alacak davası olarak, haklı davalarının kabulü, müvekkile ait ... plakalı araçta çarpma sonucu meydana gelen değer kaybının bilirkişi marifetiyle tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL'nin temerrüt tarihi olan 17.04.2023 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın dava dilekçesinde özetle; 06/03/2023 tarihinde müvekkil davalının sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı araç ile Konya ili, Karatay ilçesi, İsmil Mahallesi bulunan tali yoldan ... Caddesi'ne çıktığı sırada aracının sol yan kısmıyla caddede seyreden ... idaresindeki ... plaka sayılı aracın ön kısmına çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, oluşan kazada müvekkilin tam kusurlu olduğu iddiasıyla araçta oluşan değer kaybının ödenmesi talebi ile işbu davayı ikame ettiği, davacının ileri sürdüğü sebeplerin hukuki mesnetten yoksun olup, aşağıda ayrıntısı geçen nedenler ile işbu davanın reddi gerektiği, davalı müvekkil ...'nin aracın ruhsat sahibi olup, kazaya karışan sürücü olmadığı, bu aşamada müvekkilin, oluşan kazadan dolayı sorumluluğu bulunmadığı, bu nedenle müvekkil için davanın reddi gerektiği, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacı, müvekkilin tam kusurlu olduğunu ileri sürdüğü, bu konuda henüz yeterli inceleme ve değerlendirme yapılmadığı, olay ve kusur oranlarına ilişkin hiçbir bilgiye yer verilmediği için iddialar soyut kaldığı, olay mahallinde bildirecekleri ve sayın mahkemece toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilip bilirkişiler tarafından yapılacak analizler neticesinde sonuca varılması gerektiği, 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun'un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verildiği, bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebileceği, görüldüğü üzere somut olay ve zararın meydana geliş şekli bakımından detaylı bir inceleme ve değerlendirme sonucunda karara varılması gerektiği, kazaya karışan her iki sürücünün kusur oranının belirlenmesi sonrasında da davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybının tespiti gerekli olduğu, ruhsat sahibi olan müvekkilin, kazadan dolayı sorumluluğu bulunmadığı, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile; poliçe vadesi gereği değer kaybı bedelini 01.06.2015 tarihinde yürürlüğü giren Karayolları Motorlu Araçlar ZMMS Sigortası Genel Şartlarının Ekinde yer alan “Ek 1.C Değer Kaybı Hesaplama Yöntemine" göre hesaplama yapılması gerektiği, poliçe vadesi gereğince 01.06.2015 tarihinde yürürlüğü giren Karayolları Motorlu Araçlar ZMMS Sigortası Genel Şartlarının Ekinde yer alan “Ek 1.C Değer Kaybı Hesaplaması” formülüne ve kriterlerine göre değer kaybı tespiti yapılması ve yapılan bu hesaplamanın dikkate alınması gerektiği, ayrıca, getirilen yeni düzenlemeye göre mini onarım ile düzeltilebilen basit kaporta, plastik tampon/parça onarımları ve aracın cıvatalı parçalarında yapılan değişim veya onarımların araçta değer kaybına sebep olmayacağının kabul edilmesi gerektiği, bu nedenle davacıya ait aracın da bu gibi parçalarında onarım veya değişim yapılmış ise araçta değer kaybının oluşmayacağının kabulü gerektiği, bu sebeple 01.06.2015 tarihinde yürürlüğü giren Karayolları Motorlu Araçlar ZMMS Sigortası Genel Şartlarının ekinde yer alan değer kaybı formülüne göre bilirkişi raporu temin edilmesi gerektiği, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte, sigorta hukukunun ana ilkelerinden biri “gerçek zararın ödenmesi” ilkesi olduğu, gerçek zarar belirlenirken de, rizikonun gerçekleşmesi sonucunda davacının malvarlığındaki eksilmenin tespit edilmesi ve bu zararın giderilmesinin esas olduğu, dolayısıyla, öncelikle başvuranın uğradığı “gerçek zarar” miktarının tespit edilmesi gerektiği, gerçek zararı ise; sigorta teminatı altına alınan menfaatin, rizikonun gerçekleşmesinden bir gün önceki haline getirilmesine ilişkin yapılması gereken tüm giderleri oluşturduğu, gerçek zararı ispat etmenin zarara uğradığını iddia eden kişiye ait olduğu, zarara uğradığından bahisle tazminat talebinde bulunanın davacı olduğu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun İspat yükü başlıklı 190. Maddesinde: "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir" hükmü mevcut olduğu, oysaki dosya kapsamında uğranılan zarar başvuran davacının iddia ve bey anlarından ibaret olup, iddialarını doğrulayan hiçbir delil veya emare bulunmadığı, davacının zarara uğradığını gösterir gerekli belgeleri sunmadığı, zarar kapsamında karşılanabilecek bir hasar bedeli doğduğuna dair ispat yükünü yerine getiremediği, ispat yükü, belli bir olayın gerçekleşip gerçekleşmediği konusunda vakıa iddiasında bulunan tarafa düşen usuli bir yükümlülük olduğu, zarara uğradığından bahisle tazminat talebinde bulunan davacının, bu iddiasını ortaya koyması, uğradığı zararın miktarını belgeleyerek somutlaştırması gerekmektedir. Zararın mevcudiyeti, iddiada bulunan davacı tarafça ispatlanamamışken, salt beyanlar doğrultusunda eksik inceleme yapılarak talebin kabul edilmesi genel hukuk prensiplerine ve hakkaniyete aykırı nitelikte olduğu, yine kabul anlamına gelmemek üzere, gerçek zararının tespiti için öncelikle dosyanın tüm deliller toplandıktan sonra konusunda uzman bilirkişiler aracılığı ile bilirkişi raporu alınması gerekmekte olup, ispat yükü zarara uğradığını iddia eden davacıda olduğundan masrafların da davacı tarafından karşılanmasını talep ettiklerini, Uygulanacak faizin başlangıç tarihinin belirlenmesi ve konuyu değerlendirmek için öncelikle motorlu araç işleteninin üçüncü kişilere karşı mali sorumluluğunu yüklenen davacının, rizikonun gerçekleşmesi halinde ne zaman temerrüde düşeceğinin önem kazandığı, bu hususa ilişkin herhangi bir ihtar gelmemiş olup, temerrüt tarihi olarak talep edilen 17/04/2023 tarihini kabul etmediklerini, Müvekkil adına kayıtlı olan aracın ... poliçe numarasıyla ZMMS poliçesini düzenleyen ...nce davacıya 17/04/2023 tarihli talep neticesinde 14.121,30-TL ödeme yapıldığı, davacının maddi zararı bulunmadığı, bu hususun takdirinin sayın mahkemeye ait olmakla birlikte değerlendirilmesi gerektiği, davayı kabul anlamına gelmemek ile birlikte mahkeme aksi kanaatte ise, trafik kazalarında kusuruyla kazaya sebep olan sigortalı aracın ticari olması durumunda yasal faiz işletileceğine dair kararlar olduğu, müvekkil ve karşı yanın aracının hususi olduğu açık olup davacı tarafın avans faiz oranı talebinin reddi gerekmekte ve dava tarihinden işleyecek yasal faiz oranına göre değerlendirme yapılması gerekmekte olduğu dayanaksız davanın reddini istemek zaruretleri hasıl olduğu, yukarıda arz ve izah edilen nedenler ve mahkemece re'sen nazara alınacak nedenler ile haksız ve dayanaksız olan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın dava dilekçesinde özetle; 06/03/2023 tarihinde müvekkil davalının sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı araç ile Konya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi bulunan tali yoldan ... Caddesi'ne çıktığı sırada aracının sol yan kısmıyla caddede seyreden ... idaresindeki ... plaka sayılı aracın ön kısmına çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, oluşan kazada müvekkilin tam kusurlu olduğu iddiasıyla araçta oluşan değer kaybının ödenmesi talebi ile işbu davayı ikame ettiği, davacının ileri sürdüğü sebeplerin hukuki mesnetten yoksun olup, aşağıda ayrıntısı geçen nedenler ile işbu davanın reddi gerektiği, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile; davacı, müvekkilin tam kusurlu olduğunu ileri sürmüş ise de, bu konuda henüz yeterli inceleme ve değerlendirme yapılmadığı, olay ve kusur oranlarına ilişkin hiçbir bilgiye yer verilmediği için iddiaların soyut kaldığı, olay mahallinde bildirecekleri ve sayın mahkemece toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilip bilirkişiler tarafından yapılacak analizler neticesinde sonuca varılması gerektiği, 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun'un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verildiği, bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabileceği; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebileceği, zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünü durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabileceği, zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebileceği, somut olay ve zararın meydana geliş şekli bakımından detaylı bir inceleme ve değerlendirme sonucunda karara varılması gerektiği, kazaya karışan her iki sürücünün kusur oranının belirlenmesi sonrasında da davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybının tespiti gerekli olduğu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile; sigorta hukukunun ana ilkelerinden biri “gerçek zararın ödenmesi” ilkesi olduğu, gerçek zarar belirlenirken de, rizikonun gerçekleşmesi sonucunda davacının malvarlığındaki eksilmenin tespit edilmesi ve bu zararın giderilmesinin esas olduğu, dolayısıyla, öncelikle başvuranın uğradığı “gerçek zarar” miktarının tespit edilmesi gerektiği, gerçek zararı ise; sigorta teminatı altına alınan menfaatin, rizikonun gerçekleşmesinden bir gün önceki haline getirilmesine ilişkin yapılması gereken tüm giderleri oluşturduğu, gerçek zararı ispat etmenin zarara uğradığını iddia eden kişiye ait olduğu, zarara uğradığından bahisle tazminat talebinde bulunanın davacı olduğu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun İspat yükü başlıklı 190. Maddesinde: "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.” hükmü mevcut olduğu, oysaki dosya kapsamında uğranılan zarar başvuran davacının iddia ve beyanlarından ibaret olup, iddialarını doğrulayan hiçbir delil veya emare bulunmadığı, davacı sigortalının zarara uğradığını gösterir gerekli belgeleri sunamadığı, zarar kapsamında karşılanabilecek bir hasar bedeli doğduğuna dair ispat yükünü yerine getiremediği, ispat yükü, belli bir olayın gerçekleşip gerçekleşmediği konusunda vakıa iddiasında bulunan tarafa düşen usuli bir yükümlülük olduğu, zarara uğradığından bahisle tazminat talebinde bulunan davacının, bu iddiasını ortaya koyması, uğradığı zararın miktarını belgeleyerek somutlaştırması gerektiği, zararın mevcudiyeti, iddiada bulunan davacı tarafça ispatlanamamışken, salt beyanlar doğrultusunda eksik inceleme yapılarak talebin kabul edilmesi genel hukuk prensiplerine ve hakkaniyete aykırı nitelikte olduğu, gerçek zararının tespiti için öncelikle dosyanın tüm deliller toplandıktan sonra konusunda Uzman bilirkişiler aracılığı ile bilirkişi raporu alınması gerekmekte olup, ispat yükü zarara uğradığını iddia eden davacıda olduğundan masrafların da davacı tarafından karşılanmasını talep ettiklerini, uygulanacak faizin başlangıç tarihinin belirlenmesi ve konuyu değerlendirmek için öncelikle motorlu araç işleteninin üçüncü kişilere karşı mali sorumluluğunu yüklenen davacının, rizikonun gerçekleşmesi halinde ne zaman temerrüde düşeceğinin önem kazandığı, bu hususa ilişkin herhangi bir ihtar gelmemiş olup, temerrüt tarihi olarak talep edilen 17/04/2023 tarihini kabul etmediklerini, müvekkilin sevk ve idaresinde olan aracın ... poliçe numarasıyla ZMMS poliçesini düzenleyen ...nce davacıya 17/04/2023 tarihli talep neticesinde 14.121,30-TL ödeme yapıldığı, davacının maddi zararı bulunmadığı, bu hususun takdiri sayın mahkemeye ait olmakla birlikte değerlendirilmesi gerektiği, yine davayı kabul anlamına gelmemek ile birlikte mahkeme aksi kanaatte ise, trafik kazalarında kusuruyla kazaya sebep olan sigortalı aracın ticari olması durumunda avans, aksi durumda yasal faiz işletileceğine dair kararlar olduğu, Müvekkil ve karşı yanın aracının hususi olduğu açık olup davacı tarafın avans faiz oranı talebinin reddi gerekmekte ve dava tarihinden işleyecek yasal faiz oranına göre değerlendirme yapılması gerekmekte olduğu, olduğu haksız ve dayanaksız davanın reddini istemek zarureti hasıl olduğu, yukarıda arz ve izah edilen nedenler ve mahkemece re'sen nazara alınacak nedenler ile; haksız ve dayanaksız olan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...ş. vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Davanın yetkisiz mahkemede açıldığı, sigorta şirketinin genel merkezinin İstanbul Üsküdar olması sebebiyle yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu, davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği, davaya ilişkin delillerin taraflarına tebliğ edilmediği, HMK 121 Madde uyarınca dava dilekçesi ekinde davaya ilişkin belgelerin davalılara tebliği gerektiği halde Sayın Mahkemenin huzurunda görülmekte olan işbu davada bu hususa uyulmadığı, davalı kuruma başvurulsa dahi davacının huzurda açılan dava gereği dayandığı tüm delil ve belgeleri tebliğ ettirmesinin şart olduğu, delillerin taraflarına tebliğine dek cevap haklarını saklı tuttuklarını, müvekkil şirket tarafından ... 07.04.2023 - 40.000 TL, ... 26.05.2023 - 14.121,30 TL ödendiği, teminat kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, davacının başkaca hak ve alacağı kalmadığı, (hasar dosyasının celbini talep ettiklerini), 04.12.2021 sonrası poliçelere ait hesaplama-kaza tarihi, kasko değeri ve değer kaybına konu parçalişçiliklerin toplamı baz alınarak sonuçlandırıldığı, müvekkil şirketin eksper raporuna göre davacıya hasar ödemesini yaptığını, sorumluluğunu yerine getirdiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte; Sayın Mahkemece yapılan inceleme sonucunda bakiye alacak çıkması halinde ise yapılan ödemenin mükerrer ödeme olmaması sebepsiz zenginleşmeye mahal verilmemesi adına ödemenin faiziyle birlikte tenzil edilmesini talep ettiklerini, asla kabul anlamına gelmemek ile birlikte bakiye çıkması halinde fahiş olmaması sebebiyle davanın reddi gerektiği,(fahişlik Yargıtay kararlarına göre asıl alacağın 9630'unu geçen bakiye olması durumu olduğu), kusur oranının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesi gerektiği, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla kusur oranının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi'ne sevk edilmesini talep etme zorunluluğu doğduğu, her halükarda müvekkil şirket ancak ZMMS genel şartlarında öngörülen şekilde belirlenecek gerçek zarar miktarından sorumlu tutulabileceği, değer kaybı iddiasının genel şartlara göre hesaplama yapılması gerektiği, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 26.04.2016 tarih 29695 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6704/3 sayılı kanun ile değişik 90. Maddesinde yer alan “Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu kanun ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan Genel Şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir...” hükmü ile Genel Şartların uygulanması yasal mevzuat kapsamına alındığı, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar "Değer kaybı, talep edilmesi halinde, Kurum tarafından belirlenecek usul ve esaslara göre atanacak sigorta eksperi tarafından bu Genel Şartların Ek-1'inde yer alan esaslara göre tespit edilir" Yargıtay . Hukuk Dairesinin E... , K... sayılı kararı ile, “Karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatının kapsamı, poliçe ve poliçenin ayrılmaz bir parçası olan genel şartlara göre belirlenir. Nitekim Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesinde yapılan değişiklikle zorunlu sigortacının kapsamında ki tazminatları belirlemede Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının göz önüne alınması esası getirilmiştir.” şeklinde hüküm kurduğu, aleyhlerine tazminata hükmedilmesi halinde ıslah edilmemiş tutar için tazminat faiz sorumluluğu dava tarihinden itibaren, ıslah edilmiş tutara ilişkin tazminat ve faiz sorumluluğu ise ıslah tarihinden itibaren başlatılması gerektiği, ticari/ temerrüt avans faizi talep edilemeyeceği, dava konusu aracın, ticari bir araç olmadığı gibi zarar da ticari bir işten değil haksız fiilden kaynaklandığı, bu nedenle, karşı tarafın Ticari / Temerrüt / Avans Faizi talep etmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, yukarıda arz ve izah edilen sebeplerle ve sair hususlar hakkındaki beyan hakları saklı kalmak kaydıyla, usule yönelik itirazlarının karara bağlanmasını, haksız ve hukuka aykırı davanın reddini, yargılama gideri ve ücreti vekâletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: I.DAVANIN NİTELENDİRİLMESİ Taraflar arasında görülmekte olan davanın; 06/03/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının uğradığını iddia ettiği değer kaybı maddi zararının tazmini talepli maddi tazminat davası olduğu, Taraflar arasındaki ihtilafın ise 06/03/2023 tarihinde meydana gelen kazada davalılara atfı mümkün bir kusur olup olmadığı, davacının uğradığını iddia ettiği bir maddi zararı olup olmadığı, var ise miktarı ve davalılardan tahsilini talep edip edemeyeceği hususlarında olduğu tespit edildi. II.HÜKME EMSAL ALINAN YÜKSEK MAHKEME İLAMLARI (1) T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 20/09/2017 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında; "Hükme esas alınan bilirkişi raporunda araçtaki değer kaybının tespiti, Dairemizce değer kaybının belirlenmesi hususunda esas alınan, aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş 2. el piyasa değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. el piyasa değeri arasındaki fark kriterine uyulmaksızın, kaza tarihinden sonra 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMMS Genel Şartlarına göre belirlenen değer kaybı hesaplama yöntemine göre hesaplandığı anlaşılmıştır. Araçta meydana gelen değer kaybının; aracın serbest piyasa koşullarına göre kaza tarihi itibariyle hasarsız haldeki ikinci el rayiç değeri ile aracın yaşı, özellikleri, hasar miktarı ve hasarlı kısımların özelliği dikkate alınarak kazadan sonraki onarılmış halinin rayiç değeri tespit edilip bu iki miktar arasındaki azalmaya (farka) göre hesaplanması gerekir. Bu durumda mahkemece yukarıda açıklanan ilkeler ışığında araçtaki değer kaybının tespiti hususunda yeniden bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken kaza tarihinden sonra yürürlüğe giren genel şartlara göre belirlenerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir." denilmiştir.(Benzer yönde bkz. T.C. Konya Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 27/12/2021 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı ile T.C. Konya Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 21/02/2022 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı) (2) T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 01/12/2020 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında; "Somut olayda, zarar veren araç hususi nitelikte olduğundan, hükmedilen tazminata yasal faizi uygulanması gerekmekte olup, avans faiz uygulanması doğru değil, bozma nedeni ise de bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün, 6100 sayılı HMK.’nun 3/2. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK.’nun 438/7. maddesi delaletiyle düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir." denilmiştir. III.DEĞERLENDİRME VE NETİCE (1) DAVALI ...'NİN PASİF HUSUMET DAVA ŞARTI İTİRAZI YÖNÜYLE YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Her ne kadar davalı ... vekili tarafından aracın ruhsat sahibi olduğu ve kazaya karışan sürücü olmaması sebebiyle oluşan kazadan dolayı sorumluluğu bulunmadığı yönünde savunmada bulunulmuş ise de 2918 Sayılı Kanunun 85/1 maddesinde "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. " şeklinde açıkça ifade edildiği üzere kazaya sebebiyet veren ... plakalı araç işleteni davalı ...'ın meydana gelen zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu anlaşılmakla bu yönde yapılan itirazın reddine karar vermek gerekmiştir. (2) DAVALI ... VEKİLİNİN YETKİ İLK İTİRAZI AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Her ne kadar davalı ... vekili tarafından meydana gelen kaza sebebiyle açılan davada T.C. İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğu ileri sürülmüş ise de 6100 Sayılı Kanunun 16/1 maddesi ve T.C. Hakimler ve Savcılar Kurulu Başkanlığının 07/07/2021 Tarih ve 608 Sayılı Kararı nazara alındığında söz konusu davanın haksız fiilden kaynaklandığı, davacının yetkili mahkeme hususunda seçimlik hakkı bulunduğu, kazanın Konya İli Karatay İlçesinde meydana geldiği, davada Mahkememizin görevli olması ve dava tarihi karşısında yukarıda zikredilen HSK kararı gereğince Konya Asliye Ticaret Mahkemesi yargı çevresinin Konya ilinin mülki sınırları olduğu görülmekle Mahkememizin yetkili olduğu dolayısıyla davalı vekilinin yapmış olduğu yetki ilk itirazının reddine karar verilerek işin esasına geçilmiştir. (3) KUSUR AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE; Mahkememizce T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 14/10/2021 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı çerçevesinde adli trafik bilirkişisinden kusur raporu aldırılmış, 26/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsünün %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsüne atfı mümkün bir kusur olmadığı rapor edilmiştir. 26/10/2024 Tarihli Kusur raporunda yer alan tespitlerin kaza tespit tutanağında yer alan tespitlerle örtüşmesi, davalı ... tarafından dava öncesinde sigortalısı tam kusurlu kabul edilmek suretiyle kısmi ödeme yapılması ve dahi söz konusu raporun Yüksek Mahkemenin denetimine elverişli, ayrıntılı, gerekçeli ve yöntemine uygun olarak hazırlandığına kanaat edilmekle bu raporun hükme esas alınmasına karar verilmiştir. (4) DEĞER KAYBI TESPİTİ AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE; Mahkememizce dava konusu araca ilişkin olarak sigorta şirketi nezdinde açılan hasar dosyası ile Türkiye Reasürans Şirketler Birliğine müzekkere yazılarak davaya konu kaza tarihinde, davacının maliki olduğu aracın değerine ait bilgi ve belgelerin ve Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine müzekkere yazılarak davacıya ait aracın tüm tramer kayıtlarının onaylı suretleri dosyamız arasına kazandırılmış, akabinde yukarıda detayı verilen T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 20/09/2017 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı çerçevesinde davacının var ise değer kaybı maddi zararının hesaplanması hususunda Motorlu Araç Değer Kaybı, Motorlu Araç Sigortaları/Hasar Tespiti alanında uzman bilirkişiden kazanın oluş şekli, çarpma noktaları gözönünde bulundurularak dava konusu aracın modeli, markası, özellikleri, daha önce karışmış olduğu kazalar, bu kazalara ilişkin hasar kayıtları, kaza sebebiyle yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre (aradaki farkın değer kaybı olarak kabul edilmesi) var ise araç değer kaybına yönelik bilirkişi raporu aldırılmış, 26/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda aracın tamirinin ekonomik olduğu, kaza tarihinde aracın hasar uğramadan önceki rayiç değerinin 300.000,00 TL, hasara uğradıktan sonraki rayiç değerinin 260.000,00 TL, davacının uğradığı değer kaybı maddi zararının ise 40.000,00 TL olduğu, davalı ... tarafından dava öncesinde 26/05/2023 tarihinde yapılan 14.021,30 TL kısmi ödeme mahsup edildiğinde davacının bakiye değer kaybı maddi zararının 25.978,70 TL olduğu rapor edilmiştir. Her ne kadar bilirkişi raporunda davalı ... şirketinin dava öncesinde yapmış olduğu ödeme miktarı 14.021,30 TL olduğu ifade edilmiş ise de dosya içerisinde yer alan ödemeye dayanak 26/05/2023 tarihli makbuzun/EFT'nin incelenmesinde sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme miktarının 14.121,30 TL olduğu anlaşılmış, bu ödeme mahsup edildiğinde davacının bakiye zararının 25.878,70 TL olduğu tespit edilmiştir. Bu hatanın basit hesap hatası olması sebebiyle Mahkememizce yeniden rapor aldırılmamış, T.C. Konya Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 27/12/2021 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı, T.C. Konya Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 21/02/2022 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı, T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 10/12/2021 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı, T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 29/09/2022 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı da emsal alınarak Sigorta şirketi nezdinde açılan hasar dosyası, Türkiye Reasürans Şirketler Birliği ile Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinin müzekkere cevapları, kazanın oluş şekli, çarpma noktaları, dava konusu aracın modeli, markası, özellikleri, kaza sebebiyle yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, kaza neticesinde araçta meydana gelen hasar miktarı ve Yüksek Mahkeme içtihatları gereğince araçta meydana gelecek değer kaybının kaza tarihi itibariyle hesaplanmak durumunda olunması, 26/10/2024 tarihli bilirkişi raporu ekinde yer alan emsal nitelikteki ilanlar/görseller de nazara alındığında söz konusu raporun Yüksek Mahkemenin denetimine elverişli, ayrıntılı, gerekçeli ve yöntemine uygun olarak hazırlandığına kanaat edilmekle bu raporun hükme esas alınmasına karar verilmiştir. (5) NETİCE: Yukarıda yapılan açıklamalar, hasar dosyası, kusur raporu, hesap raporu, Yüksek Mahkeme içtihatları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde 06/03/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının aracında hasar meydana geldiği, kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsünün %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsüne atfı mümkün bir kusur olmadığı, davacıya ait aracın tamirinin ekonomik olduğu, kaza tarihinde aracın hasar uğramadan önceki rayiç değerinin 300.000,00 TL, hasara uğradıktan sonraki rayiç değerinin 260.000,00 TL, davacının uğradığı değer kaybı maddi zararının ise 40.000,00 TL olduğu, davalı ... tarafından dava öncesinde 26/05/2023 tarihinde yapılan 14.121,30 TL kısmi ödeme mahsup edildiğinde davacının bakiye değer kaybı maddi zararının 25.878,70 TL olduğu anlaşılmakla davacının 06/03/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 25.878,7‬0 TL değer kaybı maddi zararının davalı ... ile davalılar ... ve ...'den tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. (6) DAVA ŞARTI ARABULUCULUK MAHKEMEMİZİN GÖRÜŞ DEĞİŞİKLİĞİ YÖNÜYLE YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Her ne kadar Mahkememizce daha önce eldeki davanın mutlak ticari dava olması ve dava açılmadan önce sigorta şirketine arabuluculuk başvurusunda bulunmanın ve süreci tamamlamanın dava şartı olduğundan bahisle Zorunlu Arabuluculuk Ücreti masrafı sigorta şirketlerine yükletilmekte ise de (Emsal T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 03/10/2023 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı) T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 09/09/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında "Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır. Bölge Adliye Mahkemesince, davalı tarafın davada haksız olduğu dolayısıyla zorunlu arabuluculuk masraflarından davalının sorumlu olacağı gerekçesiyle arabuluculuk giderlerinin davalıdan tahsiline şeklinde hüküm kurulmuş ise de yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. " şeklinde ifade edildiği üzere eldeki davada alternatif uyuşmazlık çözüm yolu öngörüldüğünden arabuluculuğun zorunlu dava şartı olmadığı anlaşılmakla Mahkememizin önceki uygulamasından vazgeçilerek yapılan arabuluculuk masrafının davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir. (7) FAİZ TÜRÜ VE BAŞLANGIÇ TARİHİ AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: (a) Faiz Türü Açısından Yapılan Değerlendirmede: Kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın ruhsat bilgilerinin incelenmesinde otomobil olarak hususi mahiyette kullanıldığı anlaşılmakla T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 01/12/2020 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı da emsal alınarak hükmolunan tazminatlara yasal faiz uygulanmasına karar verilmiştir. (b) Faiz Başlangıç Tarihi Açısından Yapılan Değerlendirmede: T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 18/10/2021 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında "2918 sayılı KTK'nın 99/I. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel şartları uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir." ifade edildiği üzere sigorta şirketine yapılan başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonunda zararın karşılanmaması halinde sigorta şirketi yönüyle faizin başlayacağı, somut olayımızda sigorta şirketine davacı tarafından 14/04/2023 tarihinde yapılan başvurusunun davalı ... şirketine 17/04/2023 Tarihi saat: 11:02 itibariyle tebliğ edildiği, tebliğ tarihi itibariyle sigortanın 30/04/2023 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü anlaşılmakla hükmolunan tazminata bu tarih itibariyle faiz uygulanmasına karar verilmiştir. TÜRK MİLLETİ ADINA HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere: 1-Davacı davasının KISMEN KABULÜ İLE; (a) Davacının 06/03/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 25.878,7‬0 TL değer kaybı maddi zararının DAVALI ...Ş (kaza tarihinde geçerli poliçe(Poliçe No: ... ) teminat limitleri ile sınırlı olmak (Araç Başına Maddi Teminat Limiti:120.000,00 TL'den dava öncesinde yapılan 54.121,30 TL kısmi ödeme mahsubu ile BAKİYE TEMİNAT LİMİTİ: 65.878,7‬0 TL) temerrüt tarihi olan 30/04/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte(kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu olarak) İLE DAVALILAR ... VE ...'DEN(17/04/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte) TAHSİLDE TEKERRÜR OLMAMAK KAYDIYLA MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, (b) Davacının 100,00 TL yönüyle fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.767,77TL karar ve ilam harcına karşılık peşin alınan 179,90TL harcın ve 426,58TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 1.161,29TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Arabuluculuk dava şartı olmadığından hazine tarafından karşılanan 3.120,00TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına. 4-Davacı tarafından yapılan 179,90TL peşin harç, 179,90TL başvuru harcı ve 426,58TL ıslah harcı toplamı olan 786,38‬TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından sarfedilen 879,00TL posta ve tebligat gideri, 25,60TL vekalet harcı, 5.500,00TL bilirkişi ücreti gideri olmak üzere toplam 6.404,60TL yargılama giderinden davanın haklılık oranına (25.878,70/25.978,70) göre hesaplanan 6.379,95TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, kalan kısmının davacı üzerinde bırakılmasına 6-Davalı ... tarafından karşılanan 38,40TL vekalet harcı yargılama giderinden davanın haklılık oranına (100,00/25.978,70) göre hesaplanan 0,15TL'nin davacıdan alınarak davalı ...'ye verilmesine, kalan kısmının davalı üzerine bırakılmasına, 7-Davalı ... tarafından karşılanan 38,40TL vekalet harcı yargılama giderinden davanın haklılık oranına (100,00/25.978,70) göre hesaplanan 0,15TL'nin davacıdan alınarak davalı ...'ne verilmesine, kalan kısmının davalı üzerine bırakılmasına, 8-Davacı vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 25.878,70TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 9-Davalılar vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 100,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 10-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE, DAİR; İş bu duruşmada hazır bulunanların yüzüne karşı, hazır bulunmayanların yokluğunda, dava değeri yönüyle kabul ve reddedilen miktarlar nazara alınarak 6100 Sayılı Kanunun 341/2-4 maddesi ve 6763 Sayılı Kanunun 44. Maddesiyle eklenen Ek Madde 1 uyarınca her takvim yılı başından itibaren yeniden değerleme oranı uygulanarak 2024 YILI İÇİN BELİRLENEN 28.250,00 TL'LİK PARASAL SINIR nazara alındığında miktar itibariyle KESİN OLMAK ÜZERE Türk Milleti adına verilen karar duruşma tutanağına geçirilerek açıkça okunup usulen anlatıldı. 31/12/2024 Katip ... Hakim ...

Atıf: Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/339, K. 2024/845, T. 31.12.2024, www.arakarar.com/karar/konya-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-339-e-2024-845-k-0cc21c78aa7b