İlk Derece Mahkemesi · Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/521 E. 2024/569 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/521
- Karar No
- 2024/569
- Karar Tarihi
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLLERİ : DAVALILAR: 1 VEKİLİ : 2- 3- VEKİLİ : DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇE YAZIM TARİHİ : Davacı taraf vekilinin davalılar aleyhine açtığı işbu dava mahkememizin ... Esas sırasına kaydedilmekle, mahkememizce yapılan aleni/açık yargılama sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; Müvekkilinin ... plakalı aracı ile 08.03.2022 tarihinde Konya/Cihanbeyli ili ve ilçesi ve Ankara Konya Devlet Karayolu Ankara istikametine seyir halinde iken otogar ışıklı kavşakta yeşil ışık yanarken müvekkilinin geçtiği esnada, ... plakalı aracın müvekkilinin aracına sol taraftan çarpmak suretiyle ağır maddi hasarlı kazaya sebebiyet verdiğini, taraflarınca davalı sigortaya karşı 25.05.2022 tarihinde başvuru yapıldığını ve başvurunun davalı tarafa 27.05.2022 tarihinde tebliğ edildiğini, işbu başvuru sonucunda taraflarına 13.06.2022 tarihinde 7.971,00 TL ödendiğini, ancak müvekkilinin aracın değer kaybı ödenen tutardan çok daha fazla olduğunu, bu nedenlerle fazlaya ve faize ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkiline ait araçta meydana gelen hasar nedeniyle meydana gelen gerçek zararımızın bilirkişi raporu ile belirlenmesinden sonra artırma hakkı saklı kalmak kaydıyla açmış oldukları işbu alacak ve tespit davasının kabulünü, araç değer kaybı tazmini için şimdilik 100,00 TL'nin ve trafik kazası sebebiyle hasar gören aracın onarım süresince çalıştırılmaması sebebiyle oluşan kazanç kaybı bedeli olarak da şimdilik 50,00TL'nin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik toplamda 150,00 TL'ye bu itibarla olay tarihinden tarihinden itibaren uygulanacak avans faiziyle birlikte davalılardan tahsilini, davalıların alacaklarına yetecek miktarda menkulleri, gayrimenkulleri ile 3.şahıslardaki hak ve alacaklarının teminatsız olarak ihtiyaten haczini, aksi kanaatte ise uygun bir teminat karşılığı ihtiyaten haczini, AAÜT 16/2-C maddesine uygun olarak lehlerine maktu arabuluculuk vekalet ücretine hükmedilmesini, yargılama gideriyle vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... ve ... ... vekili cevap dilekçesi ile özetle; Öncelikle davalı müvekkil adına kayıtlı ... plakalı araç kazanın meydana geldiği 08.03.2022 tarihi itibariyle ... poliçe numaralı ZMMS poliçesi ile Quick Sigorta tarafından sigortalı olduğunu, dava dilekçesinde de belirtildiği üzere davacı tarafa 7.971,00 TL ödeme yapıldığını, bu meyanda davacı tarafın varlığını iddia ettiği değer kaybı ZMMS poliçesi kapsamında kaldığından ve sigorta şirketi tarafından ödeme yapıldığından işbu davanın müvekkillere karşı açılmasında hukuki yarar olmadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, aracın onarım süresi boyunca araç malikinin araç kiralamak, taksi tutmak yada başka ulaşım araçlarını kullanarak bir zarara düçar olduğunu ispatlanması buna ilişkin belge ve makbuzların sunulması gerektiğini, aracın tamir süresince kullanılamaması nedeniyle zararının varlığını davacının ispatlaması gerektiğini, davacı tarafın kazanç kaybı bedeline ilişkin talebinin reddine karar verilmesini talep ettiklerini, bu nedenlerle cevap dilekçelerinin ve delil listelerinin kabulü ile delillerinin toplanmasını, davacı tarafın yasal dayanağı bulunmayan işbu davasının reddini, HMK’nın ihtiyati tedbiri düzenleyen maddelerinin göz önünde bulundurularak tedbir talebinin reddine mahkeme aksi kanaatte ise uygun bir teminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı sigorta şirketi cevap dilekçesi ile özetle; Davacı tarafın, davasını belirsiz alacak davası olarak açtığını, dava açılmadan önce ekspertiz raporu alındığından alacağın belirsiz olduğundan bahsedilemeyeceğini, belirsiz alacak davası açılamayacağını, poliçe teminat limiti doldurulduğundan haksız davanın reddinin gerektiğini, başvuran tarafa proporsiyon hesaplaması sonucunda 7.971,00TL değer kaybı bedeli ödendiğini, hasar onarım bedeli ... A.Ş. tarafından müvekkili sigorta şirketine rücu edildiğini, teminat limiti kalmadığını, araç mahrumiyet bedeli/ kazanç kaybı/ikame araç bedeli gibi talepler zorunlu trafik sigortası bakımından teminat dışı olduğundan başvuran taraf araç mahrumiyet bedeli talep edemeyeceğini, dolaylı zarar olduğundan sorumluluklarının bulunmadığını, bu nedenlerle davacı tarafın, belirsiz alacak davası açmasında hukuki menfaat olmadığından işbu davanın usulden reddini, Teminat limiti kalmadığından işbu davanın reddini, taraflarınca değer kaybı ödemesi yapılmış olduğundan ilgili davanın reddini, ihtiyati haciz talebinin reddini, kazanç kaybı bedeli talebi teminat dışı olduğundan davanın reddini, avans faizi talebinin reddini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin dava aleyhlerine sonuçlansa dahi dava açılmasına sebebiyet vermemiş olmaları ve başvuran tarafın kötü niyetli olması nedeniyle karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile özetle; Fazlaya ve faize dair her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla, dava dilekçeleri ile talep ettikleri değer kaybı için 100,00 TL'nin 81.929,00 TL artırılarak 82.029,00 TL'ye kazanç kaybı için 50,00 TL'nin 11.470,00 TL artırılarak 11.520,00 TL'ye yükseltilmesine ve toplamda 93.549,00 TL'nin ödemenin olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... ... ve ... ...'ten müteselsilen alınarak davacı müvekkiline ödenmesini ve yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: I.DAVANIN NİTELENDİRİLMESİ Taraflar arasında görülmekte olan davanın; 08/03/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle davacının uğradığını iddia ettiği değer kaybı maddi zararı ile ikame araç bedeli maddi zararının tazmini talepli maddi tazminat davası olduğu, Taraflar arasındaki ihtilafın ise dava konusu kazanın meydana gelmesinde davalılara atfı mümkün bir kusur olup olmadığı, davacının uğradığını iddia ettiği bir maddi zararı olup olmadığı, var ise miktarı ve davalılardan tahsilini talep edip edemeyeceği hususunda olduğu görüldü. II.HÜKME EMSAL ALINAN YÜKSEK MAHKEME İLAMLARI (1)T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 20/09/2017 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında; "Hükme esas alınan bilirkişi raporunda araçtaki değer kaybının tespiti, Dairemizce değer kaybının belirlenmesi hususunda esas alınan, aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş 2. el piyasa değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. el piyasa değeri arasındaki fark kriterine uyulmaksızın, kaza tarihinden sonra 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMMS Genel Şartlarına göre belirlenen değer kaybı hesaplama yöntemine göre hesaplandığı anlaşılmıştır. Araçta meydana gelen değer kaybının; aracın serbest piyasa koşullarına göre kaza tarihi itibariyle hasarsız haldeki ikinci el rayiç değeri ile aracın yaşı, özellikleri, hasar miktarı ve hasarlı kısımların özelliği dikkate alınarak kazadan sonraki onarılmış halinin rayiç değeri tespit edilip bu iki miktar arasındaki azalmaya (farka) göre hesaplanması gerekir. Bu durumda mahkemece yukarıda açıklanan ilkeler ışığında araçtaki değer kaybının tespiti hususunda yeniden bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken kaza tarihinden sonra yürürlüğe giren genel şartlara göre belirlenerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir." denilmiştir.(Benzer yönde bkz. T.C. Konya Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 27/12/2021 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı ile T.C. Konya Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 21/02/2022 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı) (2) T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 29/09/2022 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında; "Kural olarak haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir. Olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 50'nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacı tarafından araç kiraladığına dair belge veya ödeme belgeleri sunulmasa da hakim zararı belirleyebilir. Bu durumda mahkemece, davacı aracında oluşan hasarın niteliğine göre makul tamir süresinin belirlenmesi, ihtiyaçları için aracı kullanamamaktan doğan ve bu süre içinde davacının (ikame araç) ödemesi gereken bedelin ne olacağı konularında alınan bilirkişi raporuna göre davacının araç mahrumiyet bedeli talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davacının bu talebini objektif kriter ve delillerle ispatlayamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir." denilmiştir. (3)T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 01/12/2020 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında; "Somut olayda, zarar veren araç hususi nitelikte olduğundan, hükmedilen tazminata yasal faizi uygulanması gerekmekte olup, avans faiz uygulanması doğru değil, bozma nedeni ise de bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün, 6100 sayılı HMK.’nun 3/2. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK.’nun 438/7. maddesi delaletiyle düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir." denilmiştir. (4) T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 16/10/2023 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında; "Davacının asıl dava yönünden temyiz itirazlarına gelince; dava dilekçesinde hukuki sebepler bölümünde 6100 sayılı Kanun' un 107 inci maddesine dayanıldığı yazılmış, tamamlama dilekçesi verilmiş ve tamamlama harcı yatırılmıştır. Bu durumda davanın belirsiz alacak davası olduğunun kabulü gerekir. Belirsiz alacak davası açılması ile zamanaşımının tüm alacak için kesildiği, bu bakımdan alacağın zamanaşımına uğramadığı ve zamanaşımı def' inin geçerli olmadığı dikkate alınarak zamanaşımı def' inin reddine karar verilmesi yerine kabulü hatalıdır. " denilmiştir. III.DEĞERLENDİRME VE NETİCE (1) KUSUR AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE; Mahkememizce T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 14/10/2021 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı çerçevesinde adli trafik bilirkişisinden kusur raporu aldırıldığı, 31/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsünün %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsüne atfı mümkün bir kusur olmadığı, yine Mahkememizce aldırılan 12/05/2023 tarihli kusur raporunda kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsünün %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsüne atfı mümkün bir kusur olmadığının rapor edildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporlarının hem kendi içerisinde birbirleri ile örtüşmesi hem de 08/03/2022 tarihli kusur raporunda yer alan tespitlerle örtüşmesi ve dahi kusur raporlarının Yüksek Mahkemenin denetimine elverişli, ayrıntılı, gerekçeli ve yönetime uygun olarak alınması sebebiyle hükme esas alınmasına karar verilmiştir. (2) HESAP RAPORLARI AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE; Mahkememizce dava konusu araca ilişkin olarak sigorta şirketi nezdinde açılan hasar dosyası ile Türkiye Reasürans Şirketler Birliğine müzekkere yazılarak davaya konu kaza tarihinde, davacının maliki olduğu aracın değerine ait bilgi ve belgelerin ve Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine müzekkere yazılarak davacıya ait aracın tüm tramer kayıtlarının onaylı suretleri dosyamız arasına kazandırılmış, akabinde yukarıda detayı verilen T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 20/09/2017 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı çerçevesinde bilirkişi raporları aldırılmıştır. (a) Mahkememizce aldırılan 31/01/2023 Tarihli Bilirkişi Raporunda özetle; Dava konusu aracın tamirinin ekonomik olduğu, kaza öncesi değerinin 564.000,00 TL olduğu, kaza sonrası değerinin 504.000,00 TL olduğu, değer kaybı maddi zararının 60.000,00 TL olacağı, aracın makul tamir süresinin 30 gün olduğu, davacı tarafından yapılması zorunlu masraflar düşüldükten sonra günlük kira bedelinin 300,00 TL olacağı, bu hesaba göre davacının ikame araç bedeli maddi zararının 9.000,00 TL olacağı rapor edilmiştir. (b) Mahkememizce aldırılan 12/05/2023 Tarihli Bilirkişi Heyet Raporunda özetle; Dava konusu aracın tamirinin ekonomik olduğu, kaza öncesi değerinin 900.000,00 TL olduğu, kaza sonrası değerinin 800.000,00 TL olduğu, değer kaybı maddi zararının 100.000,00 TL olacağı, aracın makul tamir süresinin 15 gün olduğu, davacı tarafından yapılması zorunlu masraflar düşüldükten sonra günlük kira bedelinin 850,00 TL olacağı, bu hesaba göre davacının ikame araç bedeli maddi zararının 12.750,00 TL olacağı rapor edilmiştir. (c) Mahkememizce İTÜ Akademisyenlerinden teşekkül ettirilen heyetten aldırılan 17/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda: Bu raporda hesaplamanın yukarıda detayı verilen T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 20/09/2017 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı, T.C. Konya Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 27/12/2021 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı ile T.C. Konya Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 21/02/2022 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamına aykırı olarak genel şartlara göre hesaplama yapılması sebebiyle değerlendirmeler dikkate alınmamıştır. (ç) Mahkememizce İTÜ Akademisyenlerinden teşekkül ettirilen heyetten aldırılan 20/06/2024 tarihli bilirkişi raporunda: Dava konusu aracın tamirinin ekonomik olduğu, kaza öncesi değerinin 610.416,00 TL olduğu, kaza sonrası değerinin 520.416,00 TL olduğu, değer kaybı maddi zararının 90.000,00 TL olacağı, aracın makul tamir süresinin 30 gün olduğu, davacı tarafından yapılması zorunlu masraflar düşüldükten sonra davacının ikame araç bedeli maddi zararının 11.520,00 TL olacağı rapor edilmiştir. (d) Netice: Mahkememizce İTÜ Akademisyenlerinden teşekkül ettirilen heyetten aldırılan 20/06/2024 tarihli bilirkişi raporunun diğer raporlar arasındaki çelişkiyi gidermesi ve dahi söz konusu raporun Yüksek Mahkemenin denetimine elverişli, ayrıntılı, gerekçeli ve yönetime uygun olarak alınması sebebiyle hükme esas alınmasına karar verilmiştir. (3) DAVA ÖNCESİ ÖDEMELER VE SİGORTA POLİÇE LİMİTİ AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Kaza tarihi itibariyle davalı sigorta şirketinin araç başına maddi zarar limitinin 50.000,00 TL olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından dava öncesinde davacıya 13/06/2022 Tarihinde 7.971,00 TL ödeme yapıldığı, yine davacının KASKO şirketine davacının aracında meydana gelen zararına karşılık 13/07/2022 tarihinde 42.029,00 TL rücu ödemesi yaptığı ve 50.000,00 TL'lik teminatı dava öncesi ödemelerle tükettiği anlaşılmıştır. (4) NETİCE: Yukarıda yapılan açıklamalar, amir kanun hükümleri, bilirkişi raporları, Yüksek Mahkeme ilamları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde 08/03/2022 tarihinde meydana gelen kaza neticesinde davacının aracında zarar meydana geldiği, kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsünün %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsüne atfı mümkün bir kusur olmadığı, Mahkememizce hükme esas alınan İTÜ Akademisyenlerinden teşekkül ettirilen heyetten aldırılan 20/06/2024 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu aracın tamirinin ekonomik olduğu, kaza öncesi değerinin 610.416,00 TL olduğu, kaza sonrası değerinin 520.416,00 TL olduğu, değer kaybı maddi zararının 90.000,00 TL olacağı, aracın makul tamir süresinin 30 gün olduğu, davacı tarafından yapılması zorunlu masraflar düşüldükten sonra davacının ikame araç bedeli maddi zararının 11.520,00 TL olacağının anlaşıldığı, davalı sigorta şirketi tarafından dava öncesinde değer kaybı kalemi altında yapılan 7.971,00 TL ödeme mahsup edildiğinde davacının bakiye 82.029,00 TL değer kaybı maddi zararı olduğu görülmekle davacının davasının kısmen kabulü ile 08/03/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 82.029,00 TL değer kaybı maddi zararı ile 11.520,00 TL ikame araç bedeli maddi zararının davalılar ... ... ve ... ...'ten temerrüt tarihi olan 08/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. Her ne kadar davacı tarafından sigorta şirketine de dava yöneltilmiş ise de dolaylı zarar mahiyetinde olan ikame araç bedeli maddi zararından sigorta şirketinin sorumlu olmaması ve dahi sigorta poliçe teminat limitinin davalı sigorta şirketi tarafından dava öncesinde yapılan ödemeler ile tüketilmesi karşısında Davacının sigorta şirketi yönüyle toplam 150,00 TL üzerinden açmış olduğu davasının reddine karar verilmiştir. (5) ZAMANAŞIMI DEFİ AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Eldeki davada kaza tarihinin 08/03/2022 tarihi olduğu, dava tarihinin 27/07/2022 tarihi olduğu, talep artırım dilekçe tarihinin 26/07/2024 tarihi olduğu, dava dilekçesinin incelenmesinde davacı tarafından davanın 6100 Sayılı HMK'nın 107/1 maddesine göre belirsiz alacak davası olarak açtığı, yukarıda detayı verilen T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 16/10/2023 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı da emsal alındığında belirsiz alacak davası açılması ile zamanaşımının tüm alacak için kesildiği anlaşılmakla davalı sigorta vekilinin zamanaşımı define Mahkememizce itibar edilmemiş lakin teminat limitinin tükenmesi sebebiyle davacının davasının reddine karar verilmiştir. TÜRK MİLLETİ ADINA HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE; (a) Davacının 08/03/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 82.029,00 TL değer kaybı maddi zararının DAVALILAR ... ... VE ... ...'TEN temerrüt tarihi olan 08/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, (b) Davacının 08/03/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 11.520,00 TL ikame araç bedeli maddi zararının DAVALILAR ... ... VE ... ...'TEN temerrüt tarihi olan 08/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, (c) Davacının sigorta şirketi yönüyle toplam 150,00 TL üzerinden açmış olduğu davasının REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 6.390,33TL karar ve ilam harcına karşılık peşin alınan 80,70TL harcın ve 1.597,58TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 4.712,05TL harcın davalılar ... ... VE ... ...'ten müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Hazine tarafından karşılanan 1.560,00TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından karşılanan 80,70TL başvuru harcı, 80,70 TL peşin harç ve 1.597,58TL tamamlama harcı, 1.126,75TL posta ve tebligat gideri, 12.850,00TL bilirkişi ücreti gideri, 11,50TL vekalet harcı gideri, 133,00TL ihtiyati tedbir harcı olmak üzere toplam 15.880,23TL'den davalı sigorta yönünden yapılan 94,50TL'nin mahsubu ile bakiye 15.785,73TL'nin davalılar ... ... VE ... ...'ten müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ... VE ... ...'ten müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davalı ... sigorta şirketi vekili tarafından yapılan 11,50TL vekalet harcı giderinin davacıdan alınarak davalı ... sigorta şirketine verilmesine, 7-Davalı ... sigorta şirketi vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 150,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... sigorta şirketine verilmesine, 8-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE, DAİR; İş bu duruşmada hazır bulunanların yüzüne karşı, hazır bulunmayanların yokluğunda, kararın vekille temsil edilmeyen taraflar açısından kendilerine, vekille temsil edilen taraflar açısından ise 7201 Sayılı Kanununun 11. Maddesi gereğince taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ NEZDİNDE İSTİNAF KANUN YOLUNA müracaat etme hakları açık olmak üzere Türk Milleti adına verilen karar duruşma tutanağına geçirilerek açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/09/2024 Katip Hakim