İlk Derece Mahkemesi · Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/378 E. 2026/183 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/378
Karar No
2026/183
Karar Tarihi

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO:

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : 1- VEKİLİ : DAVALILAR :2- 3- VEKİLİ : DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARARIN YAZILDIĞI TARİH :

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili 26/05/2025 tarihli dava dilekçesinde özet olarak; ... plakalı araç sigorta şirketi tarafından ... poliçe numarası ile Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi kapsamında 28.08.2024-26.08.2025 tarihleri arasında sigortalandığını, olay tarihinde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan ... plakalı aracın sürücüsü ...'ın müvekkilinin üzerine kayıtlı olan ve kaza anında ... idaresinde bulunan ... plakalı ... marka 2018 model araca Konya ilinde kusurlu olarak çarptığını, söz konusu kazadan dolayı müvekkilinin aracının maddi hasara uğradığını ve aracında değer kaybı olduğunu, ayrıca tamir sürecinde aracından da mahrum kaldığını, maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağına göre bu kazanın oluşmasında davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan ... plakalı araç sahibi ...'ın da el yazısıyla beyanıyla tam kusurlu olduğunu sabit olduğunu, söz konusu kaza sonrasında müvekkilinin aracında 40.469,70 TL tutarında maddi hasar meydana gelmiş olup faturaları dosyaya sunduklarını, müvekkilinin aracının 2018 model ... marka gri renkli araç olup aracının kilometresinin ise kaza anında 152.200 km civarlarında olduğu, müvekkilinin aracının piyasa rayiç değeri ortalamasının 1.750.000,000 TL civarında olduğu, müvekkilinin aracının piyasa rayiç değeri de dikkate alındığında söz konusu kaza neticesinde araçta çok ciddi değer kaybı meydana geldiğini, değer kaybından araç sürücüsü ve işletenin yanında sigorta şirketi de sorumlu olduğunu belirterek davalı ... adına kayıtlı olan ve sürücü diğer davalı ... olan ... plakalı aracın %100 kusurlu olduğu kaza sebebiyle müvekkilinin aracında meydana gelen ve ... Sigorta şirketi tarafından karşılanmayan fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere (HMK 107 uyarınca) 100,00 TL değer kaybı bedelinin ve 100,00 TL araçtan mahrum kalınan gün tazminat bedelinin (aracın tamir için geçirildiği süredeki araçtan mahrum kalınmasından dolayı kazanç kaybı)nın kaza tarihinden itibaren işleyecek mevduattaki en yüksek faizi ile birlikte davalılardan (değer kaybı yönünden 3 davalıdan müştereken ve müteselsilen, araç mahrumiyet bedeli yönünden davalı ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen) tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini vekaleten talep ve dava etmiştir. Davalı sigorta vekili 10/06/2025 tarihli cevap dilekçesinde özet olarak; dava konusu talebin belirsiz alacak olarak ileri sürülmesi imkanı bulunmamakta olduğunu, sigorta şirketine kanunda belirtilen evraklar ile müracaat edilmediğini, davaya konu alacağın zaman aşımına uğradığını, davacının dayandığı delillerin taraflarına tebliğe çıkarılması gerektiğini, poliçe ve teminat limitinin belirtilmesi gerektiğini, müvekkil şirketin hasar aşamasında yapmış olduğu ödeme dolayısıyla bakiye tazminat borcu kalmadığını, kusur durumunun tespitinin gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek üzere şayet bir hesaplama yapılacak ise yürürlükte bulunan karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlar ekine göre yapılması gerektiğini, aracın önceki hasarlarının da incelenmesi ve buna göre bir değerlendirme yapılması gerektiğini, aracın ağır hasar halinin olup olmadığı tespit edilmesi gerektiğini, aracın ağır hasar kaydı bulunması halinde değer kaybı talebinin reddedilmesi gerektiğini, ... plakalı aracın daha önce hasara uğrayıp uğramadığının tespit edilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin usule aykırı başvuru dolayısıyla temerrüde düşmemiş olduğundan faize hükmedilemeyeceğini avans faizi talebi hatalı olduğunu, kazanç kaybı ve araç mahrumiyet bedelinin teminat dışı hallerden olduğunu belirterek izah edilen ve yargılama sırasında ortaya çıkacak sair nedenlerle davanın reddine, dava şartı eksikliği nedeniyle davanın usulden reddine, teminat dışı taleplerin reddine, kazanç kaybı ve araç mahrumiyet bedeli poliçe teminat dışında olduğundan reddine, müvekkili şirketin temerrüde düşmediğinden haksız faiz talebinin reddine, mahkeme aksi kanaatte ise dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasını, haksız davanın reddi ile aleyhlerine hüküm kurulmaması halinde, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekaleten talep etmiştir. Davalılar ... ve ... vekili 25/06/2025 tarihli cevap dilekçesinde özet olarak;davacı 27/10/2024 tarihinde gerçekleşen maddi hasarlı trafik kazasına yönelik ... plakalı araçta oluşan değer kaybını ve araç mahrumiyeti tazminatı bedelini talep ettiğini, söz konusu davanın reddi gerektiğini, davacı tarafından dava konu edilen taleplerin zaman aşımına uğramış olup, hukuki dayanaktan yoksun olan davanın zamanaşımı nedeni ile reddi gerektiğini, davacı taraf, aracında meydana gelen zararları müvekkilinin trafik sigortası olan ... Sigortadan tahsil edildiğini, müvekkiline atfedilen kusuru kabul etmediklerini, davacının dava dilekçesinde belirtmiş olduğu araçtaki zarar adı altındaki taleplerin muğlak olduğunu, zira davacının aracındaki hasarların tümünün kaza kaynaklı olmayıp kazadan önce de var olması kuvvetle muhtemel olduğunu bu sebeple davacının aracında kazadan önce bir zararın olup olmadığı böyle bir zarar mevcut ise değer kaybı hesaplamasında bu hususun değerlendirilmesini talep ettiklerini, yine davacının aracının tüm bakımlarının zamanında ve yetkili serviste yapılıp yapılmadığının da önemli olduğunu, davacının araç mahrumiyetine ilişkin taleplerinin kabulünün mümkün olmamakla birlikte, davacı taraf araç mahrumiyetine hak kazanmış olsa bile davacının ne iş yaptığı, araca ne sıklıkla ihtiyacı olduğu tespit edilmesi gerektiğini, kaza sebebiyle hasar gören aracın makul sürede yapılmadığını, kazanın niteliği itibariyle aracın 30 günü aşkın tamirde kalmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının kaza tarihinden itibaren avans faizi talep ettiğini, davacının talebinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, bu kapsamda haksız fiile dayalı tazminat alacağının avans faizi olarak talep edilmesi kabul edilemeyeceğini belirterek davacının haksız ve mesnetten yoksun davasının reddine, kaza tespit tutanağında belirlenen kusur oranın yeniden tespit edilmesi için bilirkişi raporu alınmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa bırakılmasına karar verilmesini vekaleten talep etmiştir. Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır. Dosyamız kapsamında delillerin toplanması amacıyla Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Müdürlüğü'ne, ... Sigorta A.Ş.'ne ve ... Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak cevabi yazılar dosyamız arasına alınmış ve incelenmiştir. Mahkememizce tarafların kusur durumunun tespiti ve davaya konu araçta oluşan değer kaybının tespiti için dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 24/11/2025 ve 15/01/2026 tarihli raporlara göre; ... otomobil sürücüsü ...’ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 47/d Maddesi; Karayollarından faydalananlar “Trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen diğer kural, yasak, zorunluluk veya yükümlülüklere uymak” zorundadırlar, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 67/a Maddesi; “Sürücülerin park yapmış taşıtlar arasından çıkarken, duraklarken veya park yaparken taşıt yolunun sağına veya soluna yanaşırken, sağa veya sola dönerken karayolunu kullananlar için tehlike doğurabilecek ve bunların hareketlerini zorlaştıracak şekilde davranmaları yasaktır” ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 84/ j Maddesi; Araç sürücüleri trafik kazalarında “Manevraları Düzenleyen Genel Şartlara Uymama”. Maddelerini ihlal ettiğinden kazanın oluşumunda %100 (YÜZDE YÜZ) oranında asli kusurlu olduğu, ... plakalı otomobil sürücüsü ...’in Park yerinde kurallara uygun park halinde olduğundan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun ve Yönetmeliğinde belirtilen maddelerden herhangi birisini ihlal etmediği ve kazanın oluşumunda herhangi bir kusurunun bulunmadığı, ... plakalı aracın kaza tarihindeki değer kaybı bakiye miktarının 24.080,00 TL olduğu, mahrumiyet bedeli tutarının 22.500,00 TL olduğu hususlarının tespit edildiği anlaşılmıştır. Davacı vekili 06/02/2026 tarihli ıslah dilekçesi ile, değer kaybı bedeli alacaklarını 23.980 TL artırarak taleplerini 24.080 TL olarak kaza tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalılardan müşterek müteselsilen alınarak müvekkiline verilmesine, mahrumiyet bedeli tutarı alacaklarını 22.400 TL arttırarak taleplerini brüt 22.500 TL olarak kaza tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalılardan müşterek müteselsilen alınarak müvekkiline verilmesini talep etmiştir. TOPLANAN DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Bir motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen trafik kazasında, zarar görenlerin zararından, 6098 sayılı TBK'nın 49. Maddesi uyarınca araç sürücüsü, 2918 sayılı KTK'nın 85. Maddesi uyarınca araç işleteni ve şartları varsa teşebbüs sahibi ve 2918 sayılı KTK'nın 91. Maddesi uyarınca sigortacı müştereken ve müteselsilen sorumludur. Trafik kazası nedeniyle zarara uğradığını iddia eden hak sahipleri tarafından açılan tazminat davalarında ispat yükü 6098 sayılı TBK'nın 50. Maddesi uyarınca zarar gören üzerinde olup, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat etmek zorundadır. Yine bu tür davalarda 2918 sayılı KTK'nın 97. Maddesi uyarınca, zarar görenin dava açmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvuru yapması gerekmekte olup bu husus sonradan giderilmesi de mümkün olmayan dava şartlarındandır. Ayrıca yazılı başvurudan hemen sonra dava açılması mümkün olmayıp 15 günlük sürenin dolmasından sonra dava açılabilecektir. Sigortacı kendisine yapılan yazılı başvuruya karşı 15 gün içinde cevap vermek ve 2918 sayılı KTK'nın 99. Maddesine göre 8 iş günü içinde de tazminatı ödemek zorundadır. Sekiz iş günü içinde sorumlu olduğu tazminatı ödemeyen sigortacı 9. Gün itibariyle temerrüde düşecektir. Hak sahipleri tarafından talep edilebilecek tazminatlar ise 2918 sayılı KTK'nın 90. Maddesi uyarınca 2918 sayılı KTK ile 6098 sayılı TBK'nın haksız fiile ilişkin hükümleri uygulanacaktır. Somut olayda davacı, davaya konu trafik kazası neticesinde aracının hasara uğradığını iddia ederek değer kaybı ve mahrumiyet zararının tazmini isteminde bulunmuştur. 2918 sayılı KTK ile 6098 sayılı TBK'da araç değer kaybı tutarının ve mahrumiyet zararının ne şekilde belirleneceği konusunda bir düzenleme bulunmadığından bu boşluğun da içtihatlarla doldurulması gerekmektedir. Yargıtay .Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre araçta oluşan değer kaybı tutarının, aracın modeli, yaşı, hasarın ağırlığı, boyanmış olan yerler ve hasarlı bölgelerin özelliği nazara alınıp, aracın kaza öncesi ikinci el piyasa rayiç değeri ile tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre belirlenmesi gerekmektedir. Nitekim Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamında da bu husus vurgulanmıştır. Yine Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin yerleşik hale gelen içtihatları uyarınca araç mahrumiyet zararı ise hasara uğrayan aracın markası, özellikleri ve model yılı ile aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği dikkate alınarak objektif olarak hasara uğrayan aracın onarımı için gerekli süre belirlendikten sonra belirlenen tamir süresi içinde emsal nitelikteki bir araç için ne kadar masraf yapılacağı ( kaza olmasaydı dahi yapılması gereken yakıt, amortisman vs. gibi zorunlu giderler indirildikten sonra) tespit edilmek suretiyle hesaplanacaktır. Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davaya konu trafik kazasının oluşmasında davalı sigorta şirketine sigortalı ... plakalı davalı araç sürücüsü ...'ın %100 oranında kusurlu olduğu, kaza neticesinde davacıya ait araçta 24.080,00 TL tutarında değer kaybı, 22.500,00 TL mahrumiyet bedeli zararı oluştuğu, değer kaybı kaynaklı zarardan davalıların müteselsilen sorumlu olduğu, araç mahrumiyetinden kaynaklı zarardan ise sadece ... plakalı araç sürücüsü ve işleteninin sorumlu olduğu, davalı sigorta şirketinin bu zarar kaleminden sorumlu olmadığı anlaşıldığından davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Mahkemesince, davalı tarafın davada haksız olduğu dolayısıyla zorunlu arabuluculuk masraflarından davalının sorumlu olacağı gerekçesiyle arabuluculuk giderlerinin davalıdan tahsiline şeklinde hüküm kurulmuş ise de yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi kararın kaldırılıp düzeltilmesini gerektirmiştir. (Bkz. Yargıtay . Hukuk Dairesi ... Esas, ... Karar sayılı ilamı) Yukarıda belirtilen yargıtay kararı gereğince arabuluculuk ücreti davacı üzerine bırakılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Dava dilekçesi ve bedel artırım dilekçesine bağlı kalınarak DAVANIN KABULÜ ile, a-Araç değer kaybından kaynaklanan maddi zarar talebi yönünden; 24.080,00 TL'nin davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 27.10.2024 tarihinden itibaren, diğer davalı zorunlu mali sorumluluk sigorta şirketi olan ... Sigorta Anonim Şirketi yönünden (poliçe teminat limiti ile sınırlı ve sorumlu olmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) temerrüt tarihi olan 18.01.2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, b-Araç mahrumiyetinden kaynaklanan maddi zarar talebi yönünden; 22.500,00 TL' nin, davalılar ... ve ...'dan kaza tarihi olan 27.10.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya VERİLMESİNE, 2-Alınması gereken 3.181,87 TL karar ve ilam harcından, peşin ve tamamlama yoluyla alınan alınan 3.783,40 TL harcın mahsubu ile bakiye fazla yatan 601,53 TL nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.300 TL. yargılama giderinin, davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 4-Davacı tarafından yapılan 4.398,80 TL toplam harç gideri ve 8.865,00 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 13.263,80 TL yargılama giderinin davalılardan davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğunun 6.856,85 TL ile sınırlı olması kaydıyla) alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı taraf, kendini vekille temsil ettiğinden , A.A.Ü.T'ne göre tayin ve taktir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan (davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğunun 24.080,00 TL ile sınırlı olması kaydıyla) alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmının 6100 sayılı HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, Dair ; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.05/03/2026

Katip Hakim

Atıf: Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/378, K. 2026/183, T. 05.03.2026, www.arakarar.com/karar/konya-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-378-e-2026-183-k-a186bc6954cb