İlk Derece Mahkemesi · Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/288 E. 2025/727 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/288
- Karar No
- 2025/727
- Karar Tarihi
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ "TÜRK MİLLETİ ADINA" GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: KARAR NO :
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARARIN YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; müvekkili firmanın iştigal itibari ile Türkiye'nin her yerine aldığı siparişler üzerine forklift tamir ve servis hizmeti yaptığını, bu kapsamda olmak üzere, davalı firmaya takibe konu faturalarda belirtilen hizmeti sunduğunu ve takibe konu faturaları davalı firmaya teslim ettiğini alacak konusunda müvekkil ile davalı firma arasında mutabakat sağlandığını ve davalı tarafın defterlerine işlendiğini, ancak davalı firmanın ödeme yapmaması üzerine Konya .İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası nezdinde icra takibi başlatıldığını, davalı-borçlu, hakkında başlatılan takibe haksız bir şekilde itiraz ederek takibi semeresiz bırakmaya çalıştığını, tarafların ticaret kayıtları ve defterleri incelendiğinde müvekkilinin alacaklı olduğunun sübut bulacağını, ayrıca takibe girdikleri tarihten hemen önce taraflar arasında "whatsapp uygulaması" üzerinden yapılan görüşmelerde borçlu açıkça borcunu ikrar ettiğini, bu görüşmeleri dava dilekçesi ekinde sunduklarını, davalının borcunun sabit olup, müvekkilinin alacağının likit hale geldiğini belirterek davalı/borçlunun Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış bulunduğu yetkiye, borca, faize ve diğer fer’i alacaklara ilişkin itirazının iptaline ve icra takibinin devamına, nihai hüküm kuruluncaya kadar, alacaklarının semeresiz kalmaması için borçlunun menkul ve gayrımenkul mallarına haciz konulması için mahkemenizce davalı/borçlu aleyhine gerekirse teminat mukabilinde İhtiyati Haciz kararı verilmesine, davalı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleriyle vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dilekçeler aşaması tamamlanmış olup, taraflara duruşma gün ve saatini bildiri davetiye çıkartılmıştır. Konya .İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyası mahkememiz dosyası arasına alınarak incelenmiştir. Dosya kapsamında alınan 15/10/2025 tarihli bilirkişi raporu ile; Davacı ve davalı ticari defter bilgilerine göre; davacı ve davalı taraf defterinde uyuşmazlık konusu faturaların kayıtlı olduğu, her iki taraf defterinde de davacının davalıdan 107.494,89 TL asıl alacağı konusunda herhangi bir şüphe olmadığı, defterlerdeki bilgilerin birbirini teyit ettiği, bahse konu takibe ilişkin herhangi bir ödeme yapılmadığı, ticari defter bilgilerinin taraflar lehine delil olarak kabul edilip edilmemesinin takdirinin mahkememizde olduğu tespit edilmiştir. TOPLANAN DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, itirazın iptali isteminden ibarettir. Davaya konu, Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takibinin 107.494,89 TL asıl alacak üzerinden başlatıldığı, takip dayanağı olarak faturaların gösterildiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği ve itirazın hükümden düşürülmesi için eldeki itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki ihtilaf; taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, davacının davalının icra takibine konu faturaya ilişkin borcunu ödeyip ödemediği, davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı alacaklı ise takip tarihi itibariyle miktarının ne kadar olduğu hususlarından ibarettir. İtirazın iptali davası; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre itirazın iptali davasında; i) İlamsız takip yapılmış olması, ii) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, iii) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir. Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17.09.2019 tarihli ve ... E., ... K.; 25.11.2020 tarihli ve ... E., ... K. sayılı ilamları) Dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse; HMK’nın 190. maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; davanın kabulü hâlinde takibin devamı hükmünü de içerecektir. Bu kapsamda itirazın iptali davası; icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. (Yargıtay HGK'nın 22/11/2022 gün ve ... ... E K sayılı ilamı) Eldeki davada, uyuşmazlığın her iki tarafı tacir olup, uyuşmazlık konusu iş her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgilidir. Bu nedenle fatura ve faturaların delil olma niteliği üzerinde de durmakta yarar vardır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda (TTK) fatura tanımlanmamıştır. Vergi Usul Kanunu’nun (VUK) 229. maddesinde "Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır" hükmünü haizdir. Bu hüküm çerçevesinde, 24.12.2003 tarihli ve 25326 Sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunun 27.06.2003 tarihli ve 2001/l E., 2003/l K. sayılı kararında fatura; “Ticari satışlarda satıcı tarafından alıcıya verilen ve satılan malın miktarını, vasıflarını, ölçüsünü, fiyatını ve sair hususları veya ifa edilmiş hizmetleri gösteren hesap pusulası olup, ticari belge niteliğindedir” şeklinde tanımlanmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesine göre; fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Sözleşme ilişkisinin inkâr edilmesi durumunda öncelikle akdi ilişkinin ispat edilmesi gerekmektedir. Tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticarî defterlerine kaydedilmesi, faturaya konu hizmetin sunulduğuna karine teşkil eder. (Ems: Yargıtay HGK'nın 22/11/2022 gün ve ... ... - E K sayılı ilamı) Karinenin varlığı hâlinde, karineye dayanan taraf sadece karinenin temelini ispatla yükümlüdür. Kesin kanunî karineler dışında, karşı taraf karinenin aksini ispat edebilir. Karine söz konusu olduğunda, karine ile kabul edilen durumun aksini ispat etmek gerekir. (Yargıtay HGK'nın ... E ... K sayılı ilamı) Tarafların tacir olmaları nedeniyle ticari defter ve belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, tarafların ticari defterlerinde bu kapsamda yapılan inceleme neticesinde düzenlenen bilirkişi raporu ile taraflara ait ticari defter ve belgelerin usulüne uygun olarak tutulduğu, dava konusu faturaların tarafların defterinde de kayıtlı olduğu, davalının takip tarihi itibarıyla 107.494,89 TL borçlu olduğu tespit edilmiştir. Bu durumda davalı tarafın ödeme yaptığını ispat etmesi gerekmektedir. Ödemeye ilişkin herhangi bir delil ibraz edilmediğinden ve yemin deliline de başvurulmadığından davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafın feri nitelikteki tazminat istemleri yönünden yapılan değerlendirmede; takibe itirazın olsa haksız olması ve alacağın likit olması nedeniyle hükmedilen alacağın % 20'si oranında davacı lehine tazminata hükmetmek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının Davasının Kabulü İle; Davalının Konya . Genel İcra Müdürlüğünün ... esas nolu dosyasında yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynen devamına, Asıl alacağın %20 si oranında 21.498,97 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 2-Alınması gereken 7.342,97 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 1.835,75 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.507,22 TL eksik harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 4.600 TL yargılama giderinin, davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 4-Davacı tarafından yapılan 3.465,05 TL harç gideri ve 7.150,00 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 10.615,05 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı taraf, kendini vekille temsil ettiğinden, A.A.Ü.T'ne göre tayin ve taktir olunan 45.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmının 6100 sayılı HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, Dair ; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.06/11/2025
Katip Hakim