İlk Derece Mahkemesi · Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/99 E. 2025/768 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/99
Karar No
2025/768
Karar Tarihi

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KONYA "TÜRK MİLLETİ ADINA" . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO :

HAKİM : ... ... KATİP : ... ...

DAVACI : ... - T.C. Kimlik No: ... VEKİLİ : DAVALI : ... - (...) VEKİLİ : DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili 09/02/2024 tarihli dilekçesiyle;Müvekkilinin inşaat ve taahhüt işleri yapan tacir olduğunu, karşı tarafın ise sushi hizmeti veren restaurant işletmecisi olduğunu, davalının müvekkilinden ... Şubesinin inşaat, imalat ve tefrişat işlerinin yapması için talepte bulunduğunu, taraflar arasında sözlü olarak Eser Sözleşmesi akdedildiğini, müvekkilinin işyerinin faaliyete geçmesi için tüm işleri yerine getirdiğini ve imalatları yaptığını, tarafların işlerin karşılığı olarak sonrasında 2.200.000,00 TL bedel üzerinden anlaştıklarını, müvekkilinin yapılan işbu işlere karşılık gelmek üzere; 1.553.622,97 TL ve 646.377,02 TL tutarlı faturaları tanzim ettiğini, davalı tarafından işbu faturaların kabul edildiğini ve ticari defterlere kaydedildiğini, davalı şirketin 25.11.2023 tarihine kadar müvekkiline 1.123.000,00 TL ye yakın ödeme yaptığını ancak başkaca ödeme yapmadığını, davalı tarafından müvekkiline bakiye alacak ödemediğinden davalı borçlu şirket hakkında Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından icra takibi yapıldığını, davalının icra takibine 18.01.2024 tarihinde itiraz ettiğinden icra takibinin durdurulduğunu, yapılan arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, açıklanan nedenlerle müvekkilinin alacağının güvence altına alınabilmesi için, 1.076.999,99 TL asıl alacak miktarına karşılık gelecek şekilde davalı şirketin taşınır, taşınmaz mallarıyla, üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; davalı şirketin Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı şirketin, takibe konu alacağın % 20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı şirkete tahmiline karar verilmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinden özetle; Davacının fazla ve haksız kazanç sağlamak adına, gerçekte var olmayan ve daha önce kendi el yazısı ile hazırladığı hesap formuna da aykırı olarak, fazla miktarlar üzerinden fatura kesip takip başlattığını, davacının, sözlü olarak 2.200.000 TL üzerinden anlaştıkları beyanının kabulünün mümkün olmadığını, 29.08.2023 tarihli ... numaralı faturada belirtilen iş ve işçilik maliyetleri misli ile yazıldığını, sonradan düzenlenen faturayla davacı tarafından haksız bir kazanç elde etmenin peşine düşüldüğünü, 29.08.2023 tarihli faturada belirtilen kalemlerde elektrik, mekanik, tezgah, zayıf akım yapımı ile seramik döşemesi ve yapımı faturalandırıldığı halde 30.11.2023 tarihli faturada inşaat işleri yapılması denilerek aynı işlerin yeniden faturalandırıldığını, davacının haksız kazanç elde etmek için faturalarla fazladan işlem yapılmış gibi gösterildiğini, müvekkilinin kendisine düşen tüm ödemeleri zamanında ve eksiksiz olarak tamamlamış olmasına rağmen anahtar tesliminin yapılmadığını, hatta bazı malzemelerin müvekkili tarafından alındığını, alınan bu malzemelerin davacı tarafından alınmamış olmasına rağmen sanki kendisi tarafından alınmış gibi fatura tanzim edildiğini, açıklanan nedenlerle davacının haksız davasının reddine, haksız icra takibi dolayısıyla davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır. İncelenen dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; Dava, "İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)" davasıdır. Mahkememizce Konya Ticaret Sicil Müdürlüğüne, Konya Gelir İdaresi Başkanlığı Konya İhtisas Vergi Dairesi Müdürlüğüne Konya Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanlığına, Selçuklu Belediye Başkanlığına müzekkereler yazılmış, gelen yazı cevapları incelenmek suretiyle dosyamız arasına konulmuştur. Konya . İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Alacaklı ... vekili tarafından borçlu ... Tic. A.Ş. aleyhine çeşitli faturalara dayalı 1.122.944,92 TL. Toplam alacağın asıl alacağa işleyecek değişen oranlarda yasal faizi, icra giderleri ve icra vekalet ücreti ile birlikte tahsiline ilişkin icra takibi başlattığı, davalı tarafın itirazı üzerine icra takibinin durduğu anlaşılmıştır. Davalı şirketin iş yerinde inşaat işleri, mimari işler, elektrik işleri, mobilya işleri, mekanik işler, ısıtma-soğutma ve havalandırma işleri demir işleri, aydınlatma işleri, endüstriyel mutfak işleri gibi iş yerinin faaliyete geçmesi için faturaya konu işlerin imalatının yapılıp yapılmadığı, davalıya teslim edilip edilmediği, davacının davalıdan talep edebileceği miktarın ne kadar olduğunun tespiti amacıyla işin yapıldığı yerde 05/03/2024 günü 1 İnşaat Mühendisi, 1 Makine Mühendisi, 1 Elektrik Elektronik Mühendisi ve 1 Mimar bilirkişi eşliğinde keşif icra edilmiş, bilirkişi raporu dosyamız arasına alınmıştır. Bilirkişiler 27/05/2024 tarihli raporundan özetle: Yapılan incelemeler ve değerlendirmeler sonucunda, tarafların iddia ve savunmalarında; aralarında sözlü olarak; dava konusu işyerinin; inşaat işlerini, Mimari işlerini, mimari çizim işlerini, takip işlerini, elektrik işlerini, mobilya işlerini, mekanik işlerini, ısıtma-soğutma ve havalandırma işlerini, demir işlerini, aydınlatma işleri, endüstriyel mutfak işlerini, dekorasyon gibi tüm imalatların hazırlanacak proje, detaylar ve görsel boyutlara göre götürü bedelle anlaştıkları, taraflar arasındaki eser sözleşmede işin bedelinin götürü bedel ve anahtar teslimi olduğu belirlendiği, davacı/yüklenici firma edimi gereği; yapılacak işyerinin mevcut durumuna göre mimari projeleri çizilerek ve projede belirlenen mahallerin yapımı ve kullanılacak malzemeler belirlenip, üç boyutlu detaylarının hazırlandığı ve dekoratif olarak yapılacak şekil verildiği ve anlaşma sağladığı; Davacı/Yüklenici firma tarafından proje ve detaylar üzerindeki anlaşmaya göre; inşaat işleri, mimari işleri, elektrik işleri, mobilya işleri, mekanik (ısıtma - soğutma ve havalandırma) işleri, demir işleri, aydınlatma işleri ve endüstriyel mutfak işlerinin eksiksiz yapılıp teslim edildiğinin tespit edildiği, dosya içinde yapımla ilgili davacı tarafından sunulan faturalarda belirtilen miktar ve bedelleri yapılan işlerin özellikleri gereği, piyasa rayiçlerine uygun fiyatlar olduğu kanaatine varıldığı yönünde tespitte bulunulmuştur. Aynı Bilirkişiler 23/09/2024 tarihli ek raporunda özetle; Bilirkişi heyeti olarak kök raporda taraflar arasında yapılmış sözleşmeye göre ve yerinde yapılan tespitlere göre; yapılan tüm işlerin miktarları ve özelliklerine göre yapıldığı başka ifade ile genellikle dekoratif işler üç boyutlu proje ve çizimler ve buna göre özel malzemeden ve işin uzmanı kalifiyeli işçiler ve ustalarla imalat yapıldığı ve işyerinde kullanılır vaziyette olduklarının tespit edildiği, yapılan imalatların değerlendirmesinde; yapılan işlerin özellikleri, ilgili faturalar, miktarları, birim maliyetleri, faturalardaki KDV oranları dikkate alınarak piyasadaki araştırmalar sonucunda, kök raporda belirlen miktarların belirlendiği, buna göre KDV dahil yapılan işlerin toplam bedelinin 1.868.642,67 TL, tüm inşaat sürecinde işlerin takip bedelinin 331.358,33 TL, neticesinde toplam alacağın 2.200.001,00 TL olduğu hususlarında rapor tanzim edilmiştir. Aynı Bilirkişiler 29/09/2025 tarihli ek raporunda özetle; Yapılan işlerin tek tek piyasa fiyatlarının araştırıldığı, dosyaya sunulan alış faturaları ile mukayese edildiği ve yapılan işin özelliğine göre projesine, üç boyutlu şekline ve uygulanacak dekora göre yapılmasının özel imalatlara girdiği hususları göz önüne alınarak tüm imalatların tespit edildiği, buna göre KDV dahil yapılan işlerin toplam bedelinin 1.875.250,84 TL, inşaat işlerinin yapımı için malzeme, usta, işçi temini ve kontrol hizmet bedelinin 281.287,63 TL, neticesinde toplam alacağın 2.156.538,47 TL olduğu hususlarında rapor tanzim edilmiştir. Yargılama sırasında dava konusu olay uzmanlık alanı gerektirdiğinden Mali Müşavir Bilirkişi ... alınan 24/02/2025 tarihli raporda özetle; Tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, Davacı ticari defterlerine göre; icra takibine konu iki adet faturanın (2.199.999,99 TL) kayıtlı olduğu, davalı tarafından 1.123.000,00 TL ödeme yapıldığı, bu durumda; ... Nolu faturadan 430.622,97 TL, ... Nolu faturadan 646.377,02 TL, olmak üzere toplam 1.076.999,99 TL davalıdan alacaklı olarak göründüğü, davalı ticari defterlerine göre; davalı şirketin mevcut defterlerine göre, takibe konu olan; ... Nolu 1.553.622,97 TL bedelli faturanın kayıtlı olduğu, ... Nolu 646.377,02 TL bedelli faturanın kayıtlı olmadığı, mevcut 2023 ve 2024 yılı defterlerine göre, 1.553.622,97 TL davacıya borçlu olarak göründüğü, ancak 2023 yılı yevmiye defter kayıtlarında davalı şirketin düzeltme yaptığı, düzeltme öncesinde davacıya ait 646.377,02 TL lık fatura kayıtlı olup, Kasım 2023 dönemi KDV beyannamesinde de beyan ettiği, takip tarihinden sonra 15.01.2024 tarihinde hem defter kayıtları hem de KDV beyannamesi düzeltilerek söz konusu 646.377,02 TL lık fatura kayıtlardan çıkarıldığı, yevmiye defteri kapanış tasdikinin de 25.06.2024 (yasal süresi) tarihinde yapıldığından defter kayıtlarında söz konusu faturanın kayıtlı olmadığının görüldüğü, dolayısıyla takip tarihinden sonra düzeltme yapılmamış olsa idi, davalı şirket toplam 2.199.999,99 TL borçlu olarak görünecek olduğu, dava dışı ... tarafından davacıya yapılan 1.123.000,00 TL tutarındaki ödemelerin şirket hesabından yapılmaması nedeniyle davalı defterlerinde kayıtlı olmadığının tespit edildiği, sonuç ve kanaatine varıldığı anlaşılmıştır. İtirazın iptali davası; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre itirazın iptali davasında; i) İlamsız takip yapılmış olması, ii) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, iii) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir. Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17.09.2019 tarihli ve ... E., ... K.; 25.11.2020 tarihli ve ... E., ... K. sayılı ilamları) Dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse; HMK’nın 190. maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; davanın kabulü hâlinde takibin devamı hükmünü de içerecektir. Bu kapsamda itirazın iptali davası; icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir.(Yargıtay HGK'nın 22/11/2022 gün ve ... E ... K sayılı ilamı) Eldeki davada, uyuşmazlığın her iki tarafı tacir olup, uyuşmazlık konusu iş her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgilidir. Bu nedenle fatura ve faturaların delil olma niteliği üzerinde de durmakta yarar vardır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda (TTK) fatura tanımlanmamıştır. Vergi Usul Kanunu’nun (VUK) 229. maddesinde "Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır" hükmünü haizdir. Bu hüküm çerçevesinde, 24.12.2003 tarihli ve 25326 Sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunun 27.06.2003 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararında fatura; “Ticari satışlarda satıcı tarafından alıcıya verilen ve satılan malın miktarını, vasıflarını, ölçüsünü, fiyatını ve sair hususları veya ifa edilmiş hizmetleri gösteren hesap pusulası olup, ticari belge niteliğindedir” şeklinde tanımlanmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesine göre; fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Sözleşme ilişkisinin inkâr edilmesi durumunda öncelikle akdi ilişkinin ispat edilmesi gerekmektedir. Tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticarî defterlerine kaydedilmesi, faturaya konu hizmetin sunulduğuna karine teşkil eder. (Ems:Yargıtay HGK'nın 22/11/2022 gün ve ... E ... K sayılı ilamı) Karinenin varlığı hâlinde, karineye dayanan taraf sadece karinenin temelini ispatla yükümlüdür. Kesin kanunî karineler dışında, karşı taraf karinenin aksini ispat edebilir. Karine söz konusu olduğunda, karine ile kabul edilen durumun aksini ispat etmek gerekir. (Yargıtay HGK'nın ... E ... K sayılı ilamı) Somut olayda; davacı ile davalı arasındaki sözleşmeye istinaden, davalı tarafa ait işyerine ait imalat işlerinin yapıldığı, davacı kesilen fatura bedelinin eksik ödendiğinden bahisle Konya .İcra Müdürlüğünün ... esas nolu dosyasında takip yapıldığı, yapılan takibe itiraz üzerine mahkememizde itirazın iptali davası açıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce borç alacak durumunun tespiti amacıyla tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yaptırılmıştır. Yapılan incelemede davacı tarafından düzenlenen faturaların davalı tarafın defterlerine kayıtlı olduğu, ancak 646.377,02 TL’lik faturanın kayıtlarından çıkarıldığı anlaşılmıştır. Her ne kadar davalı tarafça bu fatura kayıtlardan çıkarılmış ise de, kasım 2023 dönemi KDV beyannamesinde bu faturanın beyan edilmiş olması ve her hangi bir iade faturasının kayıtlı olmaması karşısında bu durum davalının aleyhine değerlendirilmiş ve bu faturanın da davalının defterlerine kayıtlı olduğu kabul edilmiştir. Mahkememizce ayrıca yapılan işin tespiti amacıyla uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmış, yapılan tespit ile işin fatura değerlerine yakın olduğu tespit edilmiştir. Davalı tarafın faturaları defterlerine işlemiş olması da dikkate alınarak, tarafların fatura bedeli üzerinde anlaştıkları hususunda mahkememizde kanaat oluşmuştur. Davalı tarafça delil listesinde sunulan ve dava dilekçesinde belirtilen 29/03/2023 işlem tarihli 45.000 TL’lik ödemenin davaya konu iş için yapıldığı anlaşıldığından, bu bedelin fatura bedelinden düşülmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Takip tarihi öncesinde davalı hakkında yapılmış bir ihtar bulunmaması nedeniyle, davalının temerrüde düşürülmediği görülmekle, davalı hakkında takip tarihi öncesi faiz yürütülemeyeceği kanaatine varılmış, açıklanan nedenler ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle ; 1-Davanın kısmen kabulü ile; davalının Konya .İcra Müdürlüğünün ... esas nolu dosyasında yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 1.031.999,99 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine (Yıllık %44,25’i geçmemek üzere), 2- Fazlaya ilişkin istemin reddine, 3- Alacağın likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağa uygulanacak %20 icra inkar tazminatı olan 206.399,99 TL’nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine 4-Karar tarihi itibariyle (ve dava değerinin 1.031.999,99 TL. olduğunun kabulü ile) alınması gereken 70.495,91 TL. nispi karar ve ilam harcından, peşin alınan 13.562,38 TL. harcın mahsubu ile kalan 56.933,53 TL. harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan 13.562,38 TL. peşin harç yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvuru harcı gideri, 1.409 TL tedbir harcı gideri, 3.030,30 TL keşif harcı gideri, 950,00 TL taksi ücreti gideri, 14.500 TL bilirkişi ücreti gideri, 631,00 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 20.420,20 TL. Yargılama giderinin kabul olunan miktar üzerinden hesaplanan 18.766,50 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (kabul olunan dava değerinin 1.031.999,99 TL olduğunun kabulü ile) davacı vekili için 160.800,00 TL. nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (reddolunan dava değerinin 90.944,93 TL. olduğunun kabulü ile) davalı vekili için 45.000 TL. maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 10- Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.600 TL yargılama giderinin, kabul olunan miktar üzerinden hesaplanan 3.308,44 TL'nin davalıdan bakiye kalan 291,55 TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 11-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın, 6100 s. HMK'nın 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde ve re'sen davacıya iadesine, Dair ; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 18/11/2025

Katip ... Hakim ...

Atıf: Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/99, K. 2025/768, T. 18.11.2025, www.arakarar.com/karar/konya-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-99-e-2025-768-k-2b0e36aee3ca