İlk Derece Mahkemesi · Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/904 E. 2025/670 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/904
Karar No
2025/670
Karar Tarihi

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ "TÜRK MİLLETİ ADINA" GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO :

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; Davalı şirket ile müvekkil şirket arasında akdedilen ticari sözleşme ile müvekkil şirket ... Şanzıman ürününden 90 adet üretip davalı şirkete vermeyi davalı şirkette karşılığı bedeli ödemeyi üstlendiği, müvekkili şirketin üzerine düşen edimleri eksiksiz şekilde yerine getirdiği ve ürünleri teslim ettiği, karşılığında fatura kestiği ve... fatura numaralı 216.000,00-TL bedelli faturayı davalıya gönderdiği ancak fatura bedelinin 104.000,00-TL'lik kısmının ödenmediğini, ödenmeyen fatura bedelinin tahsili amacıyla davalı aleyhine Konya .İcra Dairesi ... Esas numaralı takip dosyası ile genel haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı, 15.10.2024 tarihinde davalı borçlu tarafından itiraz edildiği ve takibin durdurulduğu, davalı faturanın içeriğine veyahut mal teslimine ilişkin herhangi bir itiraz bulunmadığı, dava açmadan önce ticari uyuşmazlıklarda dava şartı zorunlu arabuluculuk yoluna Konya Arabuluculuk Bürosu ... Büro dosya numaralı ... arabuluculuk dosya numaralı dosya ile başvurulmuşsa da sürecin anlaşamama olarak neticelendiği, izah olunan nedenlerle davalı borçlunun Konya .İcra Dairesi ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptalini, takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özet olarak; Müvekkili şirket ile davacı arasındaki ticari ilişki gereği cari hesapları olup karşılıklı olarak bir çok alacak ve borç söz konusu olduğu, tüm alacak ve borçlar ödendiği, resmi kayıtlar incelendiğinde davalı müvekkilin herhangi bir borcunun olmadığının da görüleceği, davacı tarafın takip dayanağı alacak ile ilgili müvekkil şirketten alacağı olmadığını bilmesine rağmen müvekkili şirkete haksız icra takibi yaptığı ve akabinde ise işbu davayı açtığı, bu sebeplerle davanın reddi ile müvekkil aleyhine haksız icra takibi yapan alacaklının, alacak miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama gideri vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Dilekçeler aşaması tamamlanmış olup, taraflara duruşma gün ve saatini bildiri davetiye çıkartılmıştır. Konya Ticaret Sicil Müdürlüğünün cevabi yazısı dosyamız arasına alınmış ve incelenmiştir. 28/04/2025 tarihli bilirkişi raporu ile; Davacı ait incelemesi yapılan 2024 yılı Yevmiye ve Defteri-i Kebir defterlerin E-Defter olarak tutulduğu, 1 Sıra nolu E-Defter Genel Tebliğine Göre açılış tasdiklerinin usulüne uygun olarak süresinde GİB İntranetten yapıldığı, 2024 Yılı Yevmiye ve Defter-i Kebir’in sistem üzerinden süresi içerisinde Vedop’a yüklendiği, kayıtların TTK ve VUK hükümleri ve muhasebe usul ve esaslarına uygun tutulduğu, davacının 2024 yılı ticari defterini kendi lehine delil olarak kullanabileceğini, davacının 2024 yılı ticari defter kayıtlarına göre, davacı ile davalı arasındaki ticari ilişkinin 28.03.2024 tarihinde başladığı 22.08.2024 tarihinde sona erdiği, davacı ile davalının düzenlediği faturaların e-fatura olduğu, 01.07.2021 tarihinden itibaren elektronik ortamda düzenlenen faturaların Ba ve Bs bildirimleri taraflar tarafından yapılmadığı, Gelir İdaresi tarafından resen bildirildiği, bu nedenle asıl takdiri yüce mahkemenize ait olmak üzere Ba ve Bs’ler taraflar lehine delil olamayacağı, davacı tarafından davalıya 240.000,00+24.000,00+216.000,00 = 480.000,00 TL’lik mal veya hizmet satışı yaptığı, davalı tarafından davacıya 29.03.2024 tarihinde İş bankası kanalı ile 100.000,00 TL ödeme yaptığı, 22.08.2024 tarihinde 276.000,00 TL’li mal veya hizmetin iadesini yaptığı, davacı ile davalı arasında cari hesap ilişkisi olduğu, davalının adresinin İstanbul olduğu, ticari defterleri dava dosyasına kazandırmadığı için incelenemediği, davacının davalıdan takip ve dava tarihi itibariyle 104.000,00 TL asıl alacağı olduğu tespit edilmiştir. TOPLANAN DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, itirazın iptali isteminden ibarettir. Davaya konu, Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takibinin 104.000,00 TL asıl alacak üzerinden başlatıldığı, takip dayanağı olarak faturaların gösterildiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği ve itirazın hükümden düşürülmesi için eldeki itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki ihtilaf; taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, davacının davalının icra takibine konu faturaya ilişkin borcunu ödeyip ödemediği, davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı alacaklı ise takip tarihi itibariyle miktarının ne kadar olduğu hususlarından ibarettir. İtirazın iptali davası; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre itirazın iptali davasında; i) İlamsız takip yapılmış olması, ii) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, iii) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir. Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17.09.2019 tarihli ve ... E., ... K.; 25.11.2020 tarihli ve ... E., ... K. sayılı ilamları) Dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse; HMK’nın 190. maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; davanın kabulü hâlinde takibin devamı hükmünü de içerecektir. Bu kapsamda itirazın iptali davası; icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. (Yargıtay HGK'nın 22/11/2022 gün ve ... E K sayılı ilamı) Eldeki davada, uyuşmazlığın her iki tarafı tacir olup, uyuşmazlık konusu iş her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgilidir. Bu nedenle fatura ve faturaların delil olma niteliği üzerinde de durmakta yarar vardır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda (TTK) fatura tanımlanmamıştır. Vergi Usul Kanunu’nun (VUK) 229. maddesinde "Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır" hükmünü haizdir. Bu hüküm çerçevesinde, 24.12.2003 tarihli ve 25326 Sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunun 27.06.2003 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararında fatura; “Ticari satışlarda satıcı tarafından alıcıya verilen ve satılan malın miktarını, vasıflarını, ölçüsünü, fiyatını ve sair hususları veya ifa edilmiş hizmetleri gösteren hesap pusulası olup, ticari belge niteliğindedir” şeklinde tanımlanmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesine göre; fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Sözleşme ilişkisinin inkâr edilmesi durumunda öncelikle akdi ilişkinin ispat edilmesi gerekmektedir. Tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticarî defterlerine kaydedilmesi, faturaya konu hizmetin sunulduğuna karine teşkil eder. (Ems: Yargıtay HGK'nın 22/11/2022 gün ve ... - E K sayılı ilamı) Karinenin varlığı hâlinde, karineye dayanan taraf sadece karinenin temelini ispatla yükümlüdür. Kesin kanunî karineler dışında, karşı taraf karinenin aksini ispat edebilir. Karine söz konusu olduğunda, karine ile kabul edilen durumun aksini ispat etmek gerekir. (Yargıtay HGK'nın ... E ... K sayılı ilamı) Tarafların tacir olmaları nedeniyle ticari defter ve belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, davacı defterlerinde bu kapsamda yapılan inceleme neticesinde düzenlenen bilirkişi raporu ile davacıya ait ticari defter ve belgelerin usulüne uygun olarak tutulduğu, dava konusu faturaların davacı defterinde de kayıtlı olduğu, davalının takip tarihi itibarıyla 104.000,00 TL borçlu olduğu tespit edilmiştir. Davalı taraf ihtarlı davetiyeye rağmen defterlerini ibraz etmemiş ve cevap dilekçeleri ile borcu ödediğini iddia etmiştir. Bu durumda davalı tarafın ödeme yaptığını ispat etmesi gerekmektedir. Ödemeye ilişkin herhangi bir delil ibraz edilmediğinden ve yemin deliline de başvurulmadığından davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafın feri nitelikteki tazminat istemleri yönünden yapılan değerlendirmede; takibe itirazın olsa haksız olması ve alacağın likit olması nedeniyle hükmedilen alacağın % 20'si oranında davacı lehine tazminata hükmetmek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının Davasının Kabulü İle; Davalının Konya . İcra Müdürlüğünün ... E nolu dosyasında yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynen devamına, Asıl alacağın %20 si oranında 20.800,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine 2-Alınması gereken 7.104,24 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 1.256,06 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.848,18 TL eksik harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.600 TL. yargılama giderinin, davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 4-Davacı tarafından yapılan 1.683,66 TL harç gideri ve 4.072,50 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 5.756,16 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı taraf, kendini vekille temsil ettiğinden , A.A.Ü.T'ne göre tayin ve taktir olunan 30.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmının 6100 sayılı HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, Dair ; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı 16/10/2025

Katip Hakim

Bu belge 5070 sayılı kanun uyarınca Elektronik İmza ile imzalanmıştır.

Atıf: Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/904, K. 2025/670, T. 16.10.2025, www.arakarar.com/karar/konya-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-904-e-2025-670-k-ebc8f663b0a1