İlk Derece Mahkemesi · Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/885 E. 2025/570 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/885
- Karar No
- 2025/570
- Karar Tarihi
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KONYA "TÜRK MİLLETİ ADINA" . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO :
HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI : ... - (T.C. Kimlik No:...) VEKİLİ : Av. ... - DAVALI : ... - TASFİYE MEMURU : 1- ... - (T.C. Kimlik No:...) : 2-... (T.C. Kimlik No: ...) VEKİLİ : Av. ... - : 3- ... - (T.C. Kimlik No:...) VEKİLİ : Av. ... - DAVA : Alacak (Kooperatif Üyeliğinin Sona Ermesi Nedeniyle) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizin ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile verilen hüküm istinaf incelemesinden geçmiş, Konya BAM . HD'nin 18/10/2024 gün ve ... E. ... K. sayılı ilamı ile mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiş olup, dosya yukarıda belirtilen esas sırasına kaydı yapılarak yapılan yargılaması sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ..., alacaklı olduğu ... ve ... adlı şahıslara ait iki adet daireyi davalı kooperatiften devraldığını, devralınan dairelerden ...'e ait olanı ... parsel 3. Blok A Giriş 5 Katlı binanın 1. Kat 4 no.lu dairesi, ...'e ait daire işe ... parsel tip 3 sol giriş 4 katlı binanın 2. Kat 5 no.lu dairesi olduğunu, davaya konu dairenin bu daire olduğunu, söz konusu dairelerin noter huzurunda çekilişi yapıldığını, mezkur şahısların davalı kooperatife devir dilekçeleri vermesinden sonra davacının iki adet dilekçe ile davalı kooperatife başvurarak üyelik kaydının yapılmasını istediğini, başvurular üzerine kooperatif karar defterinin 35 no.lu sayfasına 12.02.2008 tarihinde gerekli kayıtların yapılarak davacının kooperatif üyeliğine kabul edildiğini, daha sonra davacının, ...'den devraldığı ... parsel 3. Blok A Giriş 5 Katlı binanın 1. Kat 4 no.lu dalre hissesinin tamamını ... oğlu ... doğumlu ... devrettiğini, buna ilişkin dilekçesini davalı kooperatife verdiğini, karar defterine hisse devrinin yazıldığını, bu daireye ilişkin davacının herhangi bir talebi bulunmadığını, işbu alacak davasını açmanın ön koşulu tasfiye edilmiş bulunan ... Konut Yapı Kooperatifinin ihyası olduğundan Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyası ile kooperatifin ihyası davası açıldığını, dava ... K. sayısı ile 19.12.2013 tarihinde karara çıktığını, anılan kararın kesinleştiğini, davacıya ait olan, tapuda Konya ili ... İlçesi ... mahallesi, ... pafta, ... ada, ... parselde kayıtlı, ... Mah. ... Sok. ... Sitesi D Blok 24/5 Meram/KONYA adresinde bulunan dairenin ... adlı şahsa satıldığını, ... adlı şahıs ise daireyi ... adlı kişiden alındığını, ...'e herhangi bir devir dilekçesi olmamasına rağmen daireyi verenlerin ise kooperatif yetkilileri olduğunu, davalı kooperatifin kusurunun söz konusu olduğunu belirterek, Konya İli ... ilçesi ... mahallesi, ... pafta, ... ada, ... parselde kayıtlı, ... Mah. ... Sok. ... Sitesi D Blok 24/5 Meram/Konya adresinde bulunan dairenin davacı adına tescilline, tescilin mümkün olmaması halinde daire bedelinin yasal faiziyle ödenmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının kooperatiften üyelik almasına ilişkin işlemlerin muvazaalı olduğunu, o yıllarda kooperatif yönetim kurulu üyelerinden ...'in ekonomik anlamda sıkıntılı olduğunu, ...'in üyeliğini davacıya devrettiğine dair bir dilekçe ile davalının kooperatif üyeliğine girme isteği taşıyan iki dilekçe getirdiğini ve bu kişinin isteği üzerine kendi adına olan üyelikleri davacıya devreder şekilde karar alındığını, bu işlemler sırasında davacı asla kooperatife başvurmadığını, dilekçe getirmediğini, ...'in getirdiği dilekçe ile davacının imza örneklerinin birbirine uymadığını, bu hususta imzaların mukayese edilmesi gerektiğini, ... ve iş ortağı ...'in yaşamış oldukları ekonomik sıkıntılar sebebiyle muvazaalı olarak hisse devri yaptıklarını, kooperatif üyelik devralma ve devir dilekçesi suretleri incelendiği zaman çıplak gözle bile bu dilekçelerdeki imzalar ile davacının dosyaya sunulan avukat vekaletindeki imzaların birbirine benzemediği de açıkça görüleceğini, dolayısıyla davacının kooperatifte gerçekte üyeliği hiçbir zaman olmadığını, davacının savcılığa suç duyurusunda bulunduklarını ve kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karara çıktığını, davacının üyelik devir tarihinden itibaren geçen 5 yıl içinde hiçbir hak talebinde bulunmadığını, kooperatifteki üyelik iş ve işlemleri ile bu zamana kadar davacının ilgilenmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır. İncelenen dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; Dava, "Alacak (Kooperatif Üyeliğinin Sona Ermesi Nedeniyle)" davasıdır. Mahkememizce Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'ne, Meram Tapu Müdürlüğü'ne, Konya Ticaret Odası Başkanlığı'na, Konya Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne, Konya Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'ne, Karatay İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne, Konya İl Emniyet Müdürlüğü'ne, Ankara Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na yazılar yazılarak gerekli bilgi ve belgeler getirtilerek dosyamız arasına alınmıştır. Mahkememizce bilirkişi heyetinden rapor alınmış, SMMM ... , Gayrimenkul Değerlendirme Uzmanı ..., İnşaat Mühendisi ... 20/11/2019 tarihli raporda sonuç olarak; raporumuz içerisinde yapılan açıklamalar muvacehesinde, dosyaya mübrez belge, bilgi, ile sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; 06.04.2018 tarihli bilirkişi seçimi ara kararında, inceleme gün ve saatinde defter ve kayıtlarının mahkeme kalemi veya inceleme yeri, gün ve saat bildirilmesi ihtar edildiği halde, tarafımıza defter ve kayıtları sunulmamış ayrıca bilirkişi heyetinden Mali Müşavir ... tarafından davalı yan vekiline ticari defterlerin inceleneceği yönünde bilgilendirme yapılmış olmasına rağmen defter ve dayanağı kayıtlar sunulmamış, diğer taraftan davalı taraf defter ve belgeler yönünden bir iddiada bulunmadığı görülmüş, davalı tarafın bu yönde aksini iddia etmesi ve Sayın Mahkemenizin görev tevdii etmesi durumunda ve de HMK 219/2 Maddesine göre gerekli belgeleri Sayın Mahkemenize sunmaları halinde ek incelemenin yapılabileceği; Tapuda Konya İli ... İlçesi ... Mahallesi ... .cilt ... sayfa ... ada ... parselde kayıtlı 6.698,44 m2 yüz ölçümüne sahip Karkas 5 adet 4 er katlı apartman ve arsası vasıflı ana taşınmazın Kat Mülkiyetine geçişte D Blok 2.Kat .Bağımsız Bölüm numaralı mesken vasıflı 1400/84000 arsa payı oranında 27/09/2012 tarih ve 17811 yev. numaralı satış ve ipotek işleminden ... oğlu ... adına kayıtlı, ... Mah. ... Sok. ... Ada 2 Sitesi 9.Blok B Giriş No:24/5 Meram/KONYA adresinde bulunan taşınmazın bulunduğu mevki, konumu, alanı, mevcut halihazır durumu, ulaşım durumu, şehir merkezine mesafesi, mevcut ekonomik şartlar, arz ve talep, , taşınmazın bulunduğu semt ve semt içindeki yeri ve günün iktisadi koşulları gibi değerine tesir edebilecek tüm faktörler ve Mevkii, konumu, alanı, imar durumu bulunduğu sosyal ve ticari çevre, ulaşım durumu, şehir merkezine olan uzaklığı, altyapı hizmetlerinden istifade imkanları, arz ve talep, mevcut ekonomik şartlar gibi değerine tesir edebilecek tüm objektif kriterler göz önünde bulundurularak, dava tarihi itibariyle piyasa rayiç değerinin 240.000,00 TL olacağı görüş ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Aynı bilirkişi heyeti 11/12/2020 tarihli 1. Ek raporunda sonuç olarak; dosyaya sunulu davacı ile ilgili iki adet karar defteri sayfa fotokopisi olduğu, (12.02.2008 ve 21.06.2008) bu kararlar arasında yaklaşık 4 ay gibi bir süre olduğu, birinci kararda her ne kadar üyeliğe kabul edilmiş ise de ikinci kararda davacı yanın hissesinin tamamını ...'e devrine ilişkin olduğu görüldüğü; üyeliğe kabul karar tarihinden sonra da davacının kooperatife yaptığı hiçbir ödemenin bulunmadığı, genel kurul toplantılarına ait hazirun cetvellerinde isminin olmadığı ve ticari defterlerde de davacının ödeme yaptığına dair bir kayıt bulunmadığı, kooperatife olan herhangi bir mali yükümlülüklerinin yerine getirilmediğinden davacı yanın üyeliğinin gerçekleşmediği kanaatine varıldığı; davalı yanın 2008 yılı karar defteri ve ortaklar pay defteri sunmadığı, tarafıma sunulmayan 2008 yılı karar defterinin, davacı yan ile ilgili sayfa fotokopilerinin sunulduğu dava dosya muhteviyatındaki iki adet kararın delil olarak kabul edilip edilmeyeceğinin takdiri yüce mahkemenize ait olmak üzere, bu belgeler doğrultusunda davacı yanın kooperatif üyeliğinin gerçekleşmediği kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Aynı bilirkişi heyeti 19/05/2021 tarihli 2. Ek raporunda sonuç olarak; davalı Kooperatifin 2008-2009-2010-2011 yasal defterlerinin incelenmesi ile yevmiye defterlerinin kapanış tasdikinin yapılmadığı, ayrıca 2009 yılı yasal defterlerinin açılış tasdiklerinin yasal süresinde yapılmadığı, takdir sayın mahkemenize ait olmak üzere; TTK. M 64/3. Maddesi uyarınca yasal defterlerinin lehine delil niteliği taşıyamayacağı; 12.02.2008 tarih 35 nolu kararında Ali Küçükçivil’den alınan daire hissesinin ...’a devredildiğine dair karar alındığı, alınan bu karar gereği ortaklar pay defterine kaydedilip kaydedilmediğinin pay defteri olmadığından tespit edilemediği; incelenen ticari defterlerde davacı yana ait bir kayıt olmadığı, üyeliği kabul tarihinden sonra davacının kooperatife yaptığı ödeme bulunmadığı; bakanlık nezaretinde yapılan genel kurullarda davacı yanın hazirun cetvellerinde isminin bulunmadığı; raporumun içerisinde ayrıntılı izah edildiği üzere, karar defteri fotokopi sayfaları ve dava dışı kişilere ait hisse devir dilekçelerinin birbiri ile örtüşmediği; netice olarak, dosyaya sunulu çelişkili olmayan belgenin hazirun cetvelleri olduğu ve bunun yanında, davacı yanın kooperatife yaptığı herhangi bir ödeme belgesi bulunmadığı, her ne kadar ticari defterlerin kapanış tasdiki süresinde yapılmamış olsa da, ticari defter kayıtlarında herhangi bir ödemeye rastlanılmadığı tespit edildiği belirtilmiştir. Mahkememizce Ankara . Asliye Ticaret Mahkemesi aracılığı ile talimatla Kooperatifler E. Başmüfettişi Kooperatifler Hukuku Uzmanı Bilirkişi ...'den rapor alınmış, bilirkişi 29/04/2022 tarihli raporda sonuç olarak; davacı kooperatif ortağı ... adına tahsis ve tescil edilmesi gereken Konya ili ... ilçesi ... Mahallesi ... ada ... parsel ... nolu bağımsız bölümün, Meram Tapu Müdürlüğü tarafından Mahkemeye gönderilen 16.11.2017 tarihli yazı ekinde yer alan taşınmaza ait tapu kaydı'ndan, Konya ili ... ilçesi ... Mahallesi ... ada ... parsel ... nolu bağımsız bölüm üzerinde S.S. ... Konut Yapı Kooperatifi lehine 11.03.2009 tarihinde kat mülkiyeti tesis edildiği, 22.03.2010 tarihinde de ferdileşme sebebiyle ... adına, 22.03.2010 tarihinde de satış yolu ile ... adına tescil edildiğinin, davacı kooperatif ortağı ...'ın, söz konusu ortaklığı sebebiyle davalı kooperatife ödenmemiş ana para ve gecikme faizi borcu olduğuna dair dosya kapsamında sunduğu somut bir belgenin fiilen mevcut olmadığı, bilirkişiler ... , ... ve ... tarafından hazırlanarak Mahkemeye sunulan 20.11.2019 tarihli bilirkişi heyeti raporu ile de söz konusu bağımsız bölümün dava tarihi itibariyle piyasa rayiç değerinin 240.000.00 TL olarak tespit edildiği dikkate alındığında; davacı kooperatif ortağı ...'ın, 20.12.2016 dava tarihi itibariyle davalı kooperatiften talep edebileceği meblağın 240.000 TL olduğu belirtilmiştir. Aynı bilirkişi 29/10/2022 tarihli 1. Ek raporunda sonuç olarak; tespit ve değerlendirmelerimizde değişikliğe gidilmesini gerektirecek mahiyette somut yeni herhangi bir bilgi ya da belge dosya kapsamında fiilen mevcut olmadığını, davalı kooperatif vekili tarafından Mahkemeye sunulan 13.05.2022 tarihli dilekçede yer alan hususların tamamının, somut herhangi yeni bir bilgi ya da belgeye dayanmayan, sayın vekilin Bilirkişiliğimiz tarafından itibar edilmesi mümkün olmayan tamamen kendi soyut beyanları ile değerlendirmelerinden ibaret hususlar olduğunu, bu sebeple de kök raporda yer alan tespit ve değerlendirmelerde değişikliğe gidilmesini gerektirecek mahiyette somut yeni herhangi bir bilgi ya da belge dosyada rastlanmadığı anlaşılmıştır. Mahkememizce SMMM Öğretim Üyesi Prof. Dr. ...'dan 29/04/2023 tarihli rapor alınmış, bilirkişi raporunda sonuç olarak; Mahkemece tarafımıza verilen görev çerçevesinde yapılan inceleme, tespit ve değerlendirmeler sonucunda; ortaklığa kabul yönetim kurulu kararı ile gerçekleşeceğinden, kooperatif yönetim kurulunun 12.02.2008 tarih ve 35 nolu kararı ile davacının üyeliği gerçekleştirildiğini, davacının üyeliği gerçekleştikten sonra üyeliğin sona ermesi durumu söz konusu edilebileceğini, üyeliğin sona ermesi, a)Üyenin kendi isteğiyle; kooperatif üyeliğinden istifa ya da hisse devri, b)Üyelikten çıkarma (ihraç) yoluyla olabilir. Kooperatif üyeliğinden çıkma (istifa) ya da başka birine devir yaparak üyelikten ayrılma, kooperatif ortağının yönetim kuruluna yazılı bildirimi ile gerçekleşeceğinden, dosyada böyle bir belge bulunmaması ve bilirkişi raporlarında da böyle bir belgeye ilişkin tespit yapılmaması durumu dikkate alındığında, üyenin istifa ya da hisse devri yoluyla üyelikten ayrıldığından bahsedilemeyeceği hususu Mahkemenin takdirinde olduğunu, bu durumda kalan tek seçenek, üyelikten ihraçtır, üyelikten ihraç için yerine getirilmesi gereken prosedürlere ilişkin olarak da, dosya kapsamında ya da bilirkişi raporlarında; çekilecek ihtarlar ve buna dayalı alınacak kararlara ilişkin bir belge ya da bilgi bulunmadığını, özetle; mezkur yönetim kurulu kararı ile üyelik hakkı kazanan davacının, kooperatif üyeliğinden istifa ya da hissesini başkasına devretme yoluyla üyelikten ayrılma, ya da kooperatif üyeliğinden çıkarılmaya (ihraç) ilişkin bir tespit yapılamadığı belirtildiği, anlaşılmıştır. Yapılan yargılama sonunda Mahkememizin 17/10/2023 gün ve ... Esas ... Karar sayılı ilam ile Davanın Kabulüne karar verilmiş, karara karşı istinaf yoluna gidilmesi üzerine Konya BAM . HD'nin 18/10/2024 gün ve ... E. ... K. sayılı ilamı ile Mahkememizin kararı kaldırılmış ve dava ... E. sıramıza kaydedilmiştir. BAM . HD. Kaldırma kararında özetle: "... Dava konusu somut olayda davalı taraf, davacının kooperatif hissesini devraldığı tarihten sonra herhangi bir ödeme yapmadığını, davacının ödemesi gereken aidatların hisseyi davacıdan devralmış gözüken ... tarafından ödendiğini savunmuş, davacı taraf ta davalı kooperatifin şeklen amacına ulaştığını, bu nedenle aidat ödeme yükümlülüğünün olmadığını beyan etmiştir. Tarafların bu beyanlarına göre davacının dava konusu hisseyi satın aldığı tarihten sonra davalı kooperatife herhangi bir ödeme yapmadığı hususu her iki tarafın da kabulündedir. Dava dışı ... tarafından yapıldığı ileri sürülen ödemelerin davacının aidat yükümlülüğünü ortadan kaldırması sözkonusu olmayacağından eşitlik ilkesi gereğince davacının devir tarihinden sonra ödemesi gereken aidat bulunup bulunmadığının tespiti ve varsa davacı tarafından ödenmesi gereken aidat borcunun tazminattan mahsubu gerekir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı kooperatif ortağı ...’ın söz konusu ortaklık sebebiyle davalı kooperatife ana para ve gecikme faizi borcu olduğuna dair itibar edilebilir somut bir belge bulunmadığı yönünde görüş belirtilmiş ise de; davacı tarafından ödenmesi gerektiği halde dava dışı ... tarafından yapılmış herhangi bir ödeme bulunup bulunmadığı hususunda değerlendirme yapılmamıştır. Mahkemece bu hususta daha önce rapor hazırlayan bilirkişiden ek rapor alınarak veya başka bir bilirkişiden yeniden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenle tasfiye memurlarının istinaf taleplerinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dava dosyasının kararı veren mahkemeye gönderilmesine ilişkin ..." şeklinde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. Kaldırma kararı sonrası Konya Ticaret Müdürlüğüne müzekkere yazılmış, gelen yazı cevapları incelenmek suretiyle dosyamız arasına konulmuştur. Dosyanın daha önce rapor düzenleyen ...'ya tevdi edildiği, bilirkişi raporunun dosyamız arasına alındığı görüldü. Bilirkişi 24/02/2025 tarihli raporunda sonuç olarak; "Davalı kooperatif defterlerinin kapanış tasdiklerinin bulunmadığı, Ayrıca, defterlerin Tekdüzen Muhasebe Sistemine uygun tutulmadığı, hesapların niteliği ile uyumlu şekilde kullanılmadığının görüldüğü, Bu nedenle defterlerden sağlıklı bir tespit yapmanın mümkün olmadığı, 2007 yılı öncesi defterler teslim edilmediğinden bu yıllar için, hisse devreden ... tarafından bir ödeme yapılıp yapılmadığına ilişkin inceleme yapılamadığı, Taraflarına defterleri teslim edilen, dönemler için; ... tarafından hisse devir tarihine kadar olan süre kapsamında, inceleme yapılan 2007 ve 2008 yılları defterlerinde herhangi bir ödeme kaydının olmadığı, Ödeme kayıtları, yevmiye defterinde hesapların ortak bazlı detay olmamasına rağmen büyük defter açıklamalarında aidat ödeyen ortak isimleri yer aldığından ortak bazlı inceleme yapılabildiği, Bu nedenle, 12.02.2008 hisse devir tarihine kadar 2007 yılının tümü ve 2008 yılı hisse devir tarihine kadar ve sonrasında da ... tarafından yapılan bir aidat ödemesi tespit edilemediği, Bu bağlamda, ...'den davacı ...'a devredilen bir aidat devir kaydı da bulunmadığı, Bu durumda, defterleri incelenen dönemler için; -2006 yılı olağan genel kurul kararına dayalı olarak 2007 yılında ödenmesi gereken 42.000 TL, -2007 yılı olağanüstü genel kurul kararına göre 2008 yılında ödenmesi gereken kat farkı (kat farkı ile ilgili genel kurul kararı bulunmasına rağmen, dosyada kat farkı tutarına ilişkin belge-bilgi olmadığından tespitinin yapılamadığı), Verilen Sipariş Avanslarında takip edilen masrafların Ortaklara Paylaştırılmasına ait olduğu düşünülen her bir üyeye bu arada ...'e 25.11.2008 tarihli kayıtla Ortaklara Borçlar Hesabına borç kaydı yapılan 17.940 TL tutarlı kayıt bulunmadığı, -2007 yılı olağan genel kurul kararına göre 2008 yılında ödenmesi gereken 5.000 TL tasfiye giderine ilişkin aidatın ödenmediğinin anlaşıldığı, Bu döneme ilişkin olarak, dava konusu hisse için, 47.000 TL aidat, Verilen Sipariş Avansları Hesabından her bir üyeye aktarılan 17.940,00 TL olmak üzere (bu durumda 47.000 TL * 17.940 TL) toplam 64.940.00 TL ve kat farkı tutarı kadar borç bulunacağının mahkemenin takdirinde olacağı, davacının kendisi ve/veya hisse devreden ... tarafından bu ödemelerin yapıldığına dair belge sunması durumunda böyle bir borç olmayacağının mahkemenin takdirinde olacağı, Kat farkına ilişkin dosyada tespit yapılamadığından, borç kat farkı olarak belirtildiği, 2009 yılında, hesapların niteliğine uygun kayıtlar yapılmaması dolayısıyla ortaklara daire devirlerine ilişkin olabileceği düşünülen, 47.153 TL, 94.306 TL, 188.612 TL, 180.966 TL vs gibi çok farklı tutarlarda kayıt bulunmadığı, Davacının ve hisse devreden ...”'in 2007-2008 yıllarına ödenmesi gereken aidatlara ilişkin ellerinde ödeme belgeleri olması halinde bu yıllar için, genel kurul kararlarına göre ödenmesi gereken toplam aidat olan 119.700 TL ve Kat Farkı tutarının tümünün ödendiğini gösteren ödeme belgeleri olması halinde tüm dönemler için, dava konusu hisseye ilişkin tüm ödemelerin yapıldığı kanaatine varılabileceğinin mahkeme takdirinde olduğu," hususları mahkememize bildirilmiştir. Aynı bilirkişi 28/08/2025 tarihli ek raporunda sonuç olarak; "64.940,00 Tl tutar için, Yevmiye Defterinin kapanış tasdiki olmaması dolayısıyla usulüne uygun tutulmamış sayılan, 2007 yılı büyük defterinde yapılan incelemede 2006 yılı genel kurulunda alınan Ocak 2007'den itibaren aylık 3.500 TL, yıllık 42.000 TL aidat ödemesi yapılmadığının anlaşıldığı, Bu ödemenin hisse devir tarihi öncesine ait olduğu, Yevmiye Defterinin kapanış tasdiki olmaması dolayısıyla usulüne uygun tutulmamış sayılan, 2008 yılı yevmiye defterinde yapılan incelemede Verilen Sipariş Avansları hesabında tutulan masrafların paylaştırılmasıyla ...'in de bulunduğu ortakların her birine 17.940,00 TL borç kaydı yapıldığı, -02.03.2008 tarihinde yapılan 2007 yılı olağan genel kurul kararına üyelerden tasfiye giderleri için toplam 5.000 TL aidat kararı bulunduğu, Bu durumda, kapanış tasdiki olmaması nedeniyle usulüne uygun tutulmamış sayılan ancak taraflarına sunulan ve incelenen kooperatif defterlerine göre, 2007 ve 2008 yılları için toplam ödenmesi gereken tutarın (42.000 * 17.940 * 5.000) 64.940,00 TL olduğu, incelenen defterlerde davacı ve devir eden adına böyle bir ödeme kaydının bulunmadığı, 29.07.2007 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında kat farkı raporu kabul edildiği, Ocak 2008'den itibaren 2008 Haziran sonuna kadar 6 eşit taksitte ödeme kararı alındığı, ancak kat farkı tutarının belirtilmediği, Dosyadan da bu konuda bir tespit yapılamadığı, Bu nedenle kat farkı denildiği, 119.700,00TL tutar için; Temmuz 2008 tarihi itibariyle ödenmesi gereken toplam aidat tutarının 119.700 TL olduğu, Hisse Devir Tarihinden sonra; Tasfiye gideri için 5.000 TL, Tutarı belirlenmeyen ve dosyadan tespit edilemeyen ve davalı kooperatif tarafından da beyanda bulunulmayan kat farkı olduğu, ... tarafından; -2007 yılında 27.250 TL, (Şubat 2007-Kasım 2007 dönemi) -2008 yılında 3.750 TL aidat kaydı bulunmaktadır. Ayrıca ... adına da Verilen Sipariş Avansları Hesabından aktarılan 17.940,00 TL borç bulunduğu, Bu borcun mahsubu halinde yapılan net ödemenin 13.060 TL olduğu, " belirtilmiştir. Mahkememizin ... Esas nolu dosyasında 17/10/2023 tarihinde; "Somut olayda; davacı tarafça davalı kooperatife üyeliğinin bulunması nedeniyle, ... Mah. ... Sok. ... Sitesi D Blok 24/5 Meram/Konya adresinde bulunan dairenin davacı adına tescili tescilin mümkün olmaması halinde daire bedelinin yasal faiziyle ödenmesine yönelik mahkememizde dava açıldığı, mahkememizce SMMM ... , Gayrimenkul Değerlendirme Uzmanı ..., İnşaat Mühendisi ...'ten rapor alındığı, daha sonra Kooperatifler E. Başmüfettişi Kooperatifler Hukuku Uzmanı Bilirkişi ...'den rapor alındığı, alınan her iki rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi için SMMM Öğretim Üyesi Prof. Dr. ...'dan rapor alındığı, alınan rapora göre; ortaklığa kabul yönetim kurulu kararı ile gerçekleşeceğinden, kooperatif yönetim kurulunun 12.02.2008 tarih ve 35 nolu kararı ile davacının üyeliği gerçekleştirildiğini, davacının üyelikten çıkarıldığına ilişkin bir kayıt bulunmadığı, yönünde tespitte bulunulduğu, alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli olduğu, alınan bilirkişi raporları doğrultusunda, davacının kooperatif üyeliğinin bulunduğu, kooperatiften çıkarıldığına ilişkin bir delilin ise bulunmadığı, davacının üye olması nedeniyle üyelik karşılığı daireyi talep etmesinin mümkün olduğu, ancak dava konusu yapılan Konya ili Meram ilçesi Melikşah Mahallesi 4612 ada ... parsel 5 nolu bağımsız bölüm üzerinde S.S. ... Konut Yapı Kooperatifi lehine 11.03.2009 tarihinde kat mülkiyeti tesis edildiği, 22.03.2010 tarihinde de ferdileşme sebebiyle ... adına, 22.03.2010 tarihinde de satış yolu ile ... adına tescil yapıldığı anlaşılmakla, davalı tarafın söz konusu bağımsız bölümü devir borcunu yerine getiremeyeceğinin anlaşıldığı, mahkememizce bilirkişiden alınan rapora göre davaya konu bağımsız bölümün değerinin; 240.000 TL olduğu yönünde tespitte bulunulduğu, toplanan deliler bir bütün halinde değerlendirildiğinde, davacının bağımsız bölümün tespit edilen değerini, davalıdan isteyebileceği kanaatine varılmış, davacı vekilinin talebi ile bağlı kalınarak davacının davasının kabulüne karar verilmiş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " şeklinde karar verilmiştir. Konya BAM. .HD.'nin ... Esas ... Karar sayılı ilamı sonrası bilirkişiye gerekli inceleme yaptırılmış, ticari defterler ve dosyamıza kazandırılan deliler üzerinde yapılan inceleme neticesinde, ... tarafından düzenlenen rapora göre; ... ile ilgili 2007 ve 2008 yıllarında aidat tahsilat kaydı bulunmaktadır. Ancak, ... adına yapılan ödemelerin, dava konusu hisse ile ilgisi bulunmadığından, bu ödemelerin dikkate alınmasının söz konusu olmayacağı, davacının ve devreden ...’in 2007-2008 yıllarına ait aidatlar toplamı olan 119.700 TL'nin, dava konusu bağımsız bölümün değeri olan 240.000 TL’den mahsup edilmesi ile, davacının talep edebileceği alacağın 120.300 TL olduğu, davalı tarafça kat farkına ilişkin belge sunulmadığından, kat farkına yönelik bir değerlendirme yapılmasına yer olmadığı kanaatine varılmış, BAM kaldırma kararı ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçelerle ; 1-Davacının davasının kısmen kabulü ile; 120.300 TL.'nin dava tarihi olan 20/12/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-Fazlaya ilişkin istemin reddine, 3-Karar tarihi itibariyle (ve dava değerinin 120.300 TL. olduğunun kabulü ile) alınması gereken 8.217,69 TL. nispi karar ve ilam harcından, tamamlama harcı dahil peşin alınan 4.098,60 TL. harcın mahsubu ile kalan 4.119,09 TL. harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan peşin harç ve tamamlama harcı dahil 4.098,60 TL. yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 29,20 TL başvuru harcı gideri, 314 TL keşif harcı gideri, 130 TL taksi ücreti gideri, 6.900 TL bilirkişi ücreti gideri, 992,30 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 8.365,50 TL Yargılama giderinin kabul olunan miktar üzerinden hesaplanan 8.181,86 TL.'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı tarafından yapılan ...,30 TL. Yargılama giderinin red olunan miktar üzerinden hesaplanan 3,47 TL.'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, 7-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (dava değerinin 120.300 TL. olduğunun kabulü ile) davacı vekili için 30.000 TL. maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (reddolunan dava değerinin 2.700 TL. olduğunun kabulü ile) davalı vekilleri (Tasfiye memuru vekilleri) için 2.700 TL. Maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya (Tasfiye memurlarına) eşit oranda verilmesine 9-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın, 6100 s. HMK'nın 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde ve re'sen ilgili tarafa iadesine, Dair ; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.23/09/2025
Katip ... Hakim ...
Bu belge 5070 sayılı kanun uyarınca Elektronik İmza ile imzalanmıştır.