İlk Derece Mahkemesi · Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/748 E. 2024/713 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/748
Karar No
2024/713
Karar Tarihi

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - (...) ... VEKİLİ : DAVALI : ... - (...) ... VEKİLİ : DAVA : 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; Davalı tarafından dava dışı ... aleyhine alanya İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosya ile Kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığını, davalı tarafından takip borçlusunu davacı nezdinde alacağı olduğu iddiası uyarınca haciz ihbarnamesi gönderildiğini, ancak usulsüz tebligat yapıldığını ,davacının usulsüz tebligattan haberdar olmaması nedeniyle icra dosyasına itirazda bulunamadığını, davacının takip borçlusu ... ile arasında herhangi bir alacak verecek ilişkisi ve ticari bağının da olmadığını, ... ın davacının babası olduğunu ve kendisiyle bir alacak verecek ilişkisi olmadığını, bu sebeplerle davacının takip borçlusuna herhangi bir borcu olmadığının tespitine ve davalının haksız ve kötüniyetli olarak müvekkil aleyhine işlem yapması nedeniyle dava değerinin %20 sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özet olarak; Davacının davasının öncelikle zamanaşımı nedeniyle ve hak düşürücü süre nedeniyle reddinin gerektiğini, dvacıya yapılan tebligatların usulüne uygun olduğunu ve tüm tebligatların usulüne uygun olarak tebliğ edildiğini, ancak davacının icra dosyasına herhangi bir itirazda bulunmadığını, davacı tarafın kendisine usulüne uygun olarak yapılan tüm tebligatlara rağmen söz konusu haciz ve ihbarnamelere cevap vermeyerek iş bu davanın açılmasına tamamen kendi kusuru ile sebebiyet verdiğini ve bu sebeplerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizin 04/06/2024 tarih ... esas ... karar sayılı ilamı Konya BAM 10/09/2024 tarih ... esas ... karar sayılı ilamı ile kaldırılarak mahkememizin iş bu esasına kaydedilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, İİK'nın 89/3. Maddesine dayanan menfi tespit isteminden ibarettir. 2004 sayılı İİK'nın 89/3. Maddesine göre; Üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz etmezse, mal yedinde veya borç zimmetinde sayılır ve kendisine gönderilen haciz ihbarnamesine süresinde itiraz etmediği, bu nedenle de malın yedinde veya borcun zimmetinde sayıldığı ikinci bir ihbarname ile bildirilir. Bu ikinci ihbarnamede ayrıca, üçüncü şahsın ihbarnamenin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde ikinci fıkrada belirtilen sebeplerle itirazda bulunması, itirazda bulunmadığı takdirde zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmesi istenir. İkinci ihbarnameye süresi içinde itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen üçüncü şahsa onbeş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı bildirilir. Bu bildirimi alan üçüncü şahıs, icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde süresi içinde menfi tespit davası açtığına dair belgeyi bildirimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine teslim ettiği takdirde, hakkında yürütülen cebri icra işlemleri menfi tespit davası sonunda verilen kararın kesinleşmesine kadar durur. Bu süre içinde 106 ncı maddede belirtilen süreler işlemez. Bu davada üçüncü şahıs, takip borçlusuna borçlu olmadığını veya malın takip borçlusuna ait olmadığını ispat etmeye mecburdur. Üçüncü şahıs açtığı bu davayı kaybederse, mahkemece, dava konusu şeyin yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere bir tazminata mahkûm edilir. Bu fıkraya göre açılacak menfi tespit davaları maktu harca tabidir. Davanın hak düşürücü süre içinde açılıp açılmadığı yönünden yapılan değerlendirmede; davacı adına çıkartılan 3. Haciz ihbarnamesi ekli davetiyenin (Alanya İcra Hukuk Mahkemesinin ... E. ... K. Sayılı ilamı gereğince) 01/11/2023 tarihinde tebliğ edildiği, eldeki davanın 17/10/2023 tarihinde açıldığı hususları birlikte değerlendirildiğinde davanın yasal süre içinde açıldığı anlaşıldığından davalının hak düşürücü süre itirazı yerinde görülmemiştir. Bilindiği üzere, Türk Medeni Kanunu'ndaki herkesin iddiasını kanıtlaması gerektiğine yönelik genel kuralın aksine İİK'nin 89/3. maddesinde, üçüncü şahıs, takip borçlusuna borçlu olmadığını veya malın takip borçlusuna ait olmadığını ispat etmekle yükümlüdür. Ne var ki somut olayın özelliğine göre kanıt yükü yer değiştirebilir. Davalı (alacaklı), takip borçlusunun, davacıdan alacaklı olduğunu belirten borç doğuran bir ilişkiyi ileri sürmesi gerekir. Oysa ki, takip alacaklısı davalı, gerek icra takibi sırasında gerekse yargılama sırasında, davacı ile borçlu arasında borcu doğuran bir hukuki ilişkiden söz etmemiştir. Dosyada alacağın varlığına ilişkin hiçbir bilgi ve belge bulunmayıp, davalının alacak iddiası soyut bir iddiadan öteye geçememiştir. Şu durumda, soyut iddialar davacı aleyhine takip yapılması sonucunu doğurmayacağı gibi, davacıdan olumsuzu kanıtlaması da beklenemez. Bu nedenle davacının davasının kabulü gerekmiştir. Yine dosya kapsamından davalı tarafın kötüniyetli hareket ettiğine ilişkin herhangi bir ispat olmadığından davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Alacaklı, menfi tespit davasının ilk duruşmasında üçüncü kişinin iddiasını kabul edecek olursa, davacı 3. kişi birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerine süresinde itiraz etmemekle üçüncü haciz ihbarnamesinin gönderilmesine ve menfi tespit davasının açılmasına kendisi neden olduğundan, diğer bir ifade ile davalı alacaklı davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden HMK. 312/2 maddesi gereği yargılama giderlerini ödemekten kurtulacaktır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ... , ... ). Ancak davalı tarafından davanın kabulü yönünde herhangi bir beyan olmadığından yargılama gideri ve vekalet ücreti davalı aleyhine hükmedilmiştir. Açıklanan nedenlerle açılan davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; DAVANIN KABULÜ ile, 1-Alanya İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından ve haciz ihbarnamelerinden dolayı davacının davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, 2-Davacının kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE 3-Alınması gereken 6.564,10 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.294,25 TL eksik harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Davacı tarafından yapılan 269,85 TL harç gideri ve 217,00 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 486,85 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı taraf, kendini vekille temsil ettiğinden , A.A.Ü.T'ne göre tayin ve taktir olunan 30.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmının 6100 sayılı HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, Dair ; davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.07/11/2024 Katip ... Hakim ... e-imzalıdır e-imzalıdır

Atıf: Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/748, K. 2024/713, T. 07.11.2024, www.arakarar.com/karar/konya-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-748-e-2024-713-k-6db594ab473d