İlk Derece Mahkemesi · Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/673 E. 2026/105 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/673
- Karar No
- 2026/105
- Karar Tarihi
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C. KONYA "TÜRK MİLLETİ ADINA" . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO :
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH :
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili 19/08/2024 tarihli dilekçesiyle; Davalı aleyhine Konya . İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının süresinde haksız ve kötü niyetli olarak itirazı sebebiyle huzurdaki davanın açıldığını, davacı müvekkili ile davalı arasında ticari ilişki kurulduğunu, müvekkilinin kendisine verilen ürünleri üreterek davalının gösterdiği adreslere teslim karşılığında belirlenecek ücret hususunda anlaştıklarını, müvekkilinin üzerine düşen edimleri eksiksiz yerine getirdiğini, istenilen sipariş edilen ürünleri miktarı cinsi modeli gibi özellikleri davalı borçlu şirketin istekleri doğrultusunda hazırlandığını üretim süresi içerisinde davalının almış olduğu projeler kapsamında iş sahiplerine ve yetkililerine teslim edildiğini, müvekkilinin teslim ettiği ürünlerin tamamının faturalandırdığını ve davalı yana gönderdiğini, hesapta mutabakat sağlandığını, belli bir miktar ödeme yapılıdğını ancak kalan bakiye ödemesini yapmamak için çeşitli bahaneler sunulduğunu, davalının itiraz sebeplerinin haksız ve kötü niyetli olduğunu, izah edilen nedenlerle borçlu aleyhine başlatmış oldukları icra takibinin anaparaya yönelik itirazın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla itirazın iptali ile borçlu aleyhine asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili 11/09/2024 tarihli cevap dilekçesiyle; itiraza konu icra takibine ilişkin yetki itirazında bulunduğunu, ödeme emrinde de yer verildiği üzere müvekkili şirketin ikamet adresinin Ankara Mahkemeleri olduğunu, izah edilen nedenlerle yetkisiz nedeniyle davanın usulden reddine, yargılama giderleri vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. İncelenen dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; Dava, "İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)" davasıdır. Davacının tacir araştırması için Konya Ticaret Sicili Müdürlüğüne ve Konya Vergi Dairesi Başkanlığına müzekkereler yazılmış, gelen yazı cevapları incelenmek suretiyle dosyamız arasına konulmuştur. Konya . İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Alacaklı ... vekili tarafından borçlu ... Ticaret Ltd. Şti. aleyhine çeşitli faturalara dayalı 129.167,40 TL. Toplam alacağın asıl alacağa işleyecek değişen oranlarda yasal faizi, icra giderleri ve icra vekalet ücreti ile birlikte tahsiline ilişkin icra takibi başlattığı, davalı tarafın itirazı üzerine icra takibin durduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce davacı tarafın ticari defterlerin incelenmesine yönelik dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, Davacı tarafın 2023 ve 2024 yılı Ticari defterlerinin TTK.’na göre usulüne uygun olarak tutulduğu, davalı tarafın 2023 ve 2024 yılı Ticari defterlerinin incelenemediğinden dolayı TTK.’na göre usulüne uygun olarak tutulup tutulmadığının tarafımca tespit edilemediği, Davacı tarafın 2023 ve 2024 yılı ticari defter kayıtlarının kendi içerisinde birbirini doğruladığı, birbiriyle uyumlu olduğu, Davalı tarafın 2023 ve 2024 yılı ticari defter kayıtlarının incelenemediğini, Özellikle dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak Davacı tarafından düzenlenen, davaya ve takibe konu 31.10.2023 tarihli ... seri nolu 121.410,00 TL tutarlı ve 14.12.2023 tarihli ... seri nolu 360,00 TL tutarlı e-Faturaların davacı tarafın 2023 yılı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, düzenlenen faturaların açık fatura olarak düzenlendiği, faturaların davacı tarafın BA FORMU ve BS FORMU’ nda yasal olarak bildirilmediği, davalı tarafça verilen/düzenlenen BA-BS formlarında yapılan incelemelerde; Davacı tarafça Ekim 2023 döneminde düzenlenen 1 adet e-Faturaya istinaden Davalı tarafından verilen ekim 2023 Dönemi BA FORMU’nun ilgili vergi dairesine bildiriminin yapıldığının uyuşmazlığa ilişkin olarak davacı ve davalı taraf arasında cari hesap ilişkisinden dolayı herhangi bir iade faturası düzenlenmediği, iade faturası ile ilgili herhangi bir muhasebe/yevmiye kaydının olmadığı, Davacı tarafın 2023 ve 2024 yılı ticari defter kayıtlarının incelenmesi neticesinde davaya ve takibe konu edilen faturaların bedelinin ödenmesine ilişkin; davalı ... Tic. Ltd. Şti. tarafından 22.08.2023 tarihli ... seri nolu tahsilat makbuzuna istinaden 16.750,00 TL kredi kartı ödemesi yapıldığı ve muhasebe kayıtlarına alındığı, davacı taraf Ticari Defterlerinde davacı ... ’ ın Davalı ... Tic. Ltd. Şti.’ den 2024 yılı sonu itibariyle 105.020,00 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği belirtilmiştir. Yine davalının ticari defterlerinin incelenmesi için dosya başka bir bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 11/10/2025 tarihli raporda özetle; Davalı şirketin, 2023 yılına ait yasal ticari defterlerinin TTK. Hükümlerine ve muhasebe sistemi uygulama genel tebliğine uygun tutulduğu, yevmiye, kebir ve envanter defterlerinin birbirlerine uyumlu olduğu, sahibi lehine delil kudretine haiz olduğu, davacı tarafından davalı tarafa dava konusu ile ilgili olarak; toplam 121.770,00 TL tutarında 2 adet mal satış faturası düzenlendiği, faturaların davalı şirket tarafından ticari defterlerine kaydedilmiş olduğu, ticari defter kayıtlarına göre, davalı tarafından davacı şirkete kredi kartı ile 121.410,00 TL, nakit olarak ise 360,00 TL olmak üzere toplam 121.770,00 TL ödeme yapıldığına dair kayıt yapıldığı ancak davalı şirket tarafından yapılan ödemelere ilişkin ispatı kabil tevsik edici herhangi bir belgenin ibraz edilmediğini raporunda belirtmiştir. İtirazın iptali davası; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre itirazın iptali davasında; i) İlamsız takip yapılmış olması, ii) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, iii) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir. Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17.09.2019 tarihli ve ... E., ... K.; 25.11.2020 tarihli ve ... E., ... K. sayılı ilamları) Dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse; HMK’nın 190. maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; davanın kabulü hâlinde takibin devamı hükmünü de içerecektir. Bu kapsamda itirazın iptali davası; icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir.(Yargıtay HGK'nın 22/11/2022 gün ve ... E ... K sayılı ilamı) Eldeki davada, uyuşmazlığın her iki tarafı tacir olup, uyuşmazlık konusu iş her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgilidir. Bu nedenle fatura ve faturaların delil olma niteliği üzerinde de durmakta yarar vardır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda (TTK) fatura tanımlanmamıştır. Vergi Usul Kanunu’nun (VUK) 229. maddesinde "Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır" hükmünü haizdir. Bu hüküm çerçevesinde, 24.12.2003 tarihli ve 25326 Sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunun 27.06.2003 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararında fatura; “Ticari satışlarda satıcı tarafından alıcıya verilen ve satılan malın miktarını, vasıflarını, ölçüsünü, fiyatını ve sair hususları veya ifa edilmiş hizmetleri gösteren hesap pusulası olup, ticari belge niteliğindedir” şeklinde tanımlanmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesine göre; fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Sözleşme ilişkisinin inkâr edilmesi durumunda öncelikle akdi ilişkinin ispat edilmesi gerekmektedir. Tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticarî defterlerine kaydedilmesi, faturaya konu hizmetin sunulduğuna karine teşkil eder. (Ems:Yargıtay HGK'nın 22/11/2022 gün ve ... E ... K sayılı ilamı) Karinenin varlığı hâlinde, karineye dayanan taraf sadece karinenin temelini ispatla yükümlüdür. Kesin kanunî karineler dışında, karşı taraf karinenin aksini ispat edebilir. Karine söz konusu olduğunda, karine ile kabul edilen durumun aksini ispat etmek gerekir. (Yargıtay HGK'nın ... E ... K sayılı ilamı) Somut olayda; taraflar arasındaki sözleşmeye istinaden, davalı tarafından sipariş edilen ürünlerin hazırlandığı, anlaşmaya uygun olarak iş sahiplerine ve yetkililerine teslim edildiği, davacı tarafından teslim edilen ürünlerin bir kısmının bedelinin ödenmediğinden bahisle Konya . İcra Dairesinin ... esas nolu dosyasında takip yapıldığı, yapılan takibe itiraz üzerine mahkememizde itirazın iptali davası açıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce taraflar arasındaki borç alacak ilişkisinin tespiti amacıyla taraflara ait ticari defterler üzerinde inceleme yapılmıştır. Yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde takibe konu faturanın, her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. Her ne kadar davalı tarafın ticari defterlerinde borcun ödeme ile kapatıldığı tespit edilmiş ise de, ödemenin yapıldığına ilişkin somut bir delil sunulmamıştır. Açıklanan nedenler ile bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın kabulüne karar verilmiş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçelerle ; 1-Davanın kabulü ile; davalının Konya İcra Dairesinin ... esas nolu dosyasında yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 105.020 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine, 2-Alacağın likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağa uygulanacak %20 icra inkar tazminatı olan 21.004 TL’nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 3-Karar tarihi itibariyle (ve dava değerinin 105.020 TL. olduğunun kabulü ile) alınması gereken 7.173,91 TL. nispi karar ve ilam harcından, peşin alınan 1.147,64 TL. harcın mahsubu ile kalan 6.026,27 TL. harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 1.147,64 TL. peşin harç yargılama gideri, 427,60 TL. Başvuru harcı gideri, 9.000 TL. Bilirkişi ücreti gideri, 267,50 TL. Posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 10.842,74 TL. Yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (dava değerinin 105.020 TL. olduğunun kabulü ile) davacı vekili için 45.000 TL. maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.600 TL. yargılama giderinin, davalıdan alınarak HAZİNEYE gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 8-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın, 6100 s. HMK'nın 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde ve re'sen davacıya iadesine, Dair ; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.10/02/2026
Katip Hakim
Bu belge 5070 sayılı kanun uyarınca Elektronik İmza ile imzalanmıştır.