İlk Derece Mahkemesi · Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/624 E. 2024/83 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/624
Karar No
2024/83
Karar Tarihi

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C. KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLLERİ: DAVALI : DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; müvekkil şirket ile davalı yan arasında süregelen mal alım satımına ilişkin ticari bir ilişkinin mevcut olduğunu, müvekkilinin davalıya, satmış olduğu malzemelerin fatura bedelleri davalı yanca ödenmediğini, fatura alacağımıza ilişkin Konya . İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı icra dosyası ile takibe geçildiğini, ancak davalının müvekkiline böyle bir borcu olmadığından bahisle haklı takibe haksız ve mesnetsiz olarak itiraz ettiğini, itiraz neticesinde mevzu bahis icra takibi durdurulduğunu, arabuluculuk görüşmelerinden de sonuç alınamadığını belirterek; davalının Konya . İcra Dairesi ... E. Sayılı takip dosyasına yapılan itirazının iptali ile takibin devamına, borçlunun alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket yetkilisi cevap dilekçesinde özet olarak; takibe konu edilen faturada belirtilen ürünlerin istedikleri özellikte ve kalitede olmayıp ürün aramızda yapılan anlaşmaya göre tarafımıza teslim edilmediğini, yani faturaya konu edilen ürün iade edilecek ve veya eksiklikler giderilerek anlaşmaya uygun ürün firmaya teslim edileceğini ancak, davacı tarafın ürünlerini tarafımıza teslim ettiğine dair mahkemeye belge sunması gerekirken herhangi bir belge sunmadığını belirterek; davanın reddine, yargılama giderlerinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. TOPLANAN DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, itirazın iptali isteminden ibarettir. Davaya konu, Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takibinin 237.900,57 TL asıl alacak 8.280,48 TL işlemiş faiz olmak üzere 246.181,05 TL üzerinden başlatıldığı, takip dayanağı olarak 06.02.2023 tarihli 2.379,47 TL bedelli, 06.02.2023 tarihli 12.965,55 TL bedelli, 07.02.2023 tarihli 7.080,64 TL bedelli, 17.02.2023 tarihli 291,46 TL bedelli, 20.02.2023 tarihli 1.979,72 TL bedelli, 21.02.2023 tarihli 13.393,92 TL bedelli, 27.02.2023 tarihli 829,54 TL bedelli, 27.02.2023 tarihli 785,88 TL bedelli, 28.02.2023 tarihli 2.857,98 TL bedelli, 09.03.2023 tarihli 6.992,57 TL bedelli, 10.03.2023 2.359,47 TL bedelli, 11.03.2023 tarihli 1.585,92 TL bedelli, 14.03.2023 tarihli 15.922,72 TL bedelli, 20.03.2023 tarihli 755,20 TL, 21.03.2023 tarihli 134.119,05 TL bedelli, 22.03.2023 tarihli 1.971,65 TL bedelli, 29.03.2023 tarihli 3.433,50 TL bedelli, 29.03.2023 tarihli 18.859,18 TL bedelli, 30.03.2023 tarihli 9.390,35 TL bedelli 19 adet faturanın gösterildiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği ve itirazın hükümden düşürülmesi için eldeki itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır. İtirazın iptali davası; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre itirazın iptali davasında; i) İlamsız takip yapılmış olması, ii) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, iii) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir. Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17.09.2019 tarihli ve ... E., ... K.; 25.11.2020 tarihli ve ... E., ... K. sayılı ilamları) Dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse; HMK’nın 190. maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; davanın kabulü hâlinde takibin devamı hükmünü de içerecektir. Bu kapsamda itirazın iptali davası; icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. (Yargıtay HGK'nın 22/11/2022 gün ve ... E ... K sayılı ilamı) Eldeki davada, uyuşmazlığın her iki tarafı tacir olup, uyuşmazlık konusu iş her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgilidir. Bu nedenle fatura ve faturaların delil olma niteliği üzerinde de durmakta yarar vardır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda (TTK) fatura tanımlanmamıştır. Vergi Usul Kanunu’nun (VUK) 229. maddesinde "Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır" hükmünü haizdir. Bu hüküm çerçevesinde, 24.12.2003 tarihli ve 25326 Sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunun 27.06.2003 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararında fatura; “Ticari satışlarda satıcı tarafından alıcıya verilen ve satılan malın miktarını, vasıflarını, ölçüsünü, fiyatını ve sair hususları veya ifa edilmiş hizmetleri gösteren hesap pusulası olup, ticari belge niteliğindedir” şeklinde tanımlanmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesine göre; fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Sözleşme ilişkisinin inkâr edilmesi durumunda öncelikle akdi ilişkinin ispat edilmesi gerekmektedir. Tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticarî defterlerine kaydedilmesi, faturaya konu hizmetin sunulduğuna karine teşkil eder. (Ems: Yargıtay HGK'nın 22/11/2022 gün ve ... E ... K sayılı ilamı) Karinenin varlığı hâlinde, karineye dayanan taraf sadece karinenin temelini ispatla yükümlüdür. Kesin kanunî karineler dışında, karşı taraf karinenin aksini ispat edebilir. Karine söz konusu olduğunda, karine ile kabul edilen durumun aksini ispat etmek gerekir. (Yargıtay HGK'nın ... E ... K sayılı ilamı) Tarafların tacir olmaları nedeniyle ticari defter ve belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, davacı ile davalı tarafın defterlerinde bu kapsamda yapılan inceleme neticesinde düzenlenen 03/01/2024 tarihli bilirkişi raporu ile taraflara ait ticari defter ve belgelerin usulüne uygun olarak tutulduğu, dava konusu faturaların tarafların defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı defterlerine göre davacının 638.470,25 TL, davalı defterlerine göre ise davalının 636.517,85 TL borçlu olduğu tespit edilmiştir. Her ne kadar davalı cevap dilekçesinde soyut bir ifade ile malların istenilen özellik ve kalitede olmadığını savunmuş ise de, 1 nolu celse 5 nolu ara karar uyarınca kendisine, hangi fatura ya da faturalardaki malların istenilen özellik ve kalitede olmadığını, bu malların halen kendilerinde olup olmadığını, malların bulunduğu yerin açık adresinin ne olduğunu, mallar iade edilmiş ise iadeye ilişkin herhangi bir belge bulunup bulunmadığını açıklaması ve varsa teslim belgesinden bir sureti ibraz etmesi için kesin süre verilmesine rağmen herhangi bir açıklama yapılmadığından, malların ayıplı olduğu savunmasının usulünce ispatlanamadığı kabul edilmiştir. Takibe konu faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olması karşısında, karine olarak davalının faturalara konu hizmeti aldığının kabulü gerekir. Bu aşamada ispat yükü yer değiştirmiş olup, davalının faturalara konu hizmeti almadığını ya da fatura bedellerinin ödendiğini yazılı delillerle ispatlaması gerekir. Davalı bu yönde yazılı bir delil ibraz etmediği gibi yemin deliline de dayanmamıştır. Bu kapsamda, faturalara konu hizmetin davalıya sunulduğu, faturalara istinaden davalı tarafça herhangi bir ödeme yapılmadığı, davacının faturalar nedeniyle ve takip tarihi itibariyle davalıdan 237.900,57 TL tutarında alacaklı olduğu kabul edilmiş ve davalının takibe itirazının asıl alacak olan 237.900,57 TL üzerinden iptaline karar vermek gerekmiştir. Davacının feri nitelikteki tazminat istemi yönünden yapılan değerlendirmede; takibe itirazın haksız olması ve alacağın likit olması nedeniyle hükmedilen alacağın % 20'si oranında davacı lehine tazminata hükmetmek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-DAVANIN KABULÜ ile, Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin 237.900,57 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, 2-237.900,57 TL'nin % 20'si oranında hesaplanan 47.580,11 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 16.250,98 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 4.062,75 TL harcın mahsubu ile bakiye 12.188,23 TL eksik harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.120,00 TL. yargılama giderinin, davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 5-Davacı tarafından yapılan 4.332,60 TL harç gideri ve 2.550,00 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 6.882,60 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı taraf, kendini vekille temsil ettiğinden , A.A.Ü.T'ne göre tayin ve taktir olunan 37.685,09 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 8-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmının 6100 sayılı HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde taraflara İADESİNE, Dair ; davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 08/02/2024 Katip Hakim e-imzalıdır e-imzalıdır

Atıf: Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/624, K. 2024/83, T. 08.02.2024, www.arakarar.com/karar/konya-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-624-e-2024-83-k-07c32317f273