İlk Derece Mahkemesi · Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/328 E. 2024/88 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/328
- Karar No
- 2024/88
- Karar Tarihi
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ "TÜRK MİLLETİ ADINA" GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; müvekkilinin 18/05/2021 tarihinde iki taraflı trafik kazasına karışan kendi kullandığı ... plakalı ... marka aracın maliki olduğunu, söz konusu trafik kazası ... Caddesi ve bu Caddeye bağlanan ... Sokakta meydana gelmiş olduğunu, müvekkilinin aracı ile ... Sokağın ... Caddesine bağlandığı noktada sağ şeritte beklediği sırada ... Caddesinde U dönüşü yapan ... plakalı ... sevk ve idaresindeki araç yine ... Caddesinin karşı istikametinin sol şeridinde seyir halinde bulunan ... plakalı ... sevk ve idaresindeki araca çarpmış ... plakalı araç da savrularak müvekkilin aracına çarpmış olduğunu, müvekkilinin kazaya karışan aracında oluşan hasar sonrası büyük bir değer kaybı ortaya çıktığını, müvekkilinin aracın değerinin düşmesinden dolayı zarara uğramış olduğunu, müvekkilinin aracında meydana gelen değer kaybının tazmini amacıyla 01/02/2023 tarihli dilekçeleri ile davalı şirkete başvuruda bulunmaları akabinde 24/02/2023 tarihinde 1.500-TL kısmi ödeme yapılmış olduğunu, arabuluculuk görüşmelerinden de sonuç alınamadığını belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik; değer kaybından doğan alacak olmak kaydıyla sonradan artırılmak üzere şimdilik 100,00-TL alacağımızın olay tarihi itibariyle işleyecek ticari faizi ile birlikte poliçe miktarı ile sorumlu olması kaydıyla davalıdan tahsiline, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 16/2-c Maddesi gereğince lehimize arabuluculuk vekalet ücretinin takdirine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özet olarak; davanın yetki yönünden reddi ile dosyanın yetkili İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemesi 'ne gönderilmesini talep ettiklerini, davanın Asliye hukuk mahkemesi tarafından görülmesi gerektiğinden görev yönünden itiraz ettiklerini, 18.05.2021 tarihinde davacının malik olduğu ... plakalı araç ile müvekkili şirkette 09.10.2020 başlangıç ve 09.10.2021 bitiş tarihli ... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ( ZMMS ) ile sigortalı ... Plakalı aracın çarpmasına neticesinde meydana geldiği iddia edilen değer kaybı talepli davası olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun söz konusu poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, teminat limitinin ise 41.000,00 TL olduğunu , davacı tarafın aracındaki hasar nedeniyle ... Otomotiv Ticaret tedarik firmasına 2,321.92 TL; ... Otomotiv tedarik firmasına 1.064,82 TL ve davacıya 1.300,00 TL ödemeler yapıldığını, söz konusu başvuru üzerine ... Nolu dosya açılmış olup şirket tarafından yaptırılan ekspertiz incelemesi neticesinde araçtaki değer kaybı için 23/02/2023 tarihinde 1.500,00 TL ödemenin davacı vekiline yapıldığını, trafik kazasının meydana gelmesinde kusurun sigortalı araç sürücüsüne ait olduğu iddia edilmiş ise de bu iddianın kabulünün mümkün olmadığını, bu nedenle öncelikle kusur yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılarak, kazanın meydana geliş şekli, hava ve yol durumu, trafik ışıkları vs. kazaya etki eden tüm faktörler değerlendirilerek kazanın meydana gelmesinde sürücülerin var ise kusurları ve kusur oranlarının tespiti gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla Anayasa mahkemesinin iptal karari doğrultusunda hesaplama yapılmasının gerektiğini, aracın başkaca kazaya karışıp karışmadığının tespitinin gerektiğini, davacının zararlarının müvekkili tarafından karşılandığından davacının bakiye herhangi bir zararının kabulünün mümkün olmadığını, müvekkil davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden faiz talebinin reddinin gerektiğini, istenecek faizin ise yasal faiz olabileceğini belirterek; öncelikle davanın yetki yönünden usulden reddine, aksi durumda ise esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmili hususunda karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, tazminat isteminden ibarettir. Bir motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen trafik kazasında, zarar görenlerin zararından, 6098 sayılı TBK'nın 49. Maddesi uyarınca araç sürücüsü, 2918 sayılı KTK'nın 85. Maddesi uyarınca araç işleteni ve şartları varsa teşebbüs sahibi ve 2918 sayılı KTK'nın 91. Maddesi uyarınca sigortacı müştereken ve müteselsilen sorumludur. Trafik kazası nedeniyle zarara uğradığını iddia eden hak sahipleri tarafından açılan tazminat davalarında ispat yükü 6098 sayılı TBK'nın 50. Maddesi uyarınca zarar gören üzerinde olup, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat etmek zorundadır. Yine bu tür davalarda 2918 sayılı KTK'nın 97. Maddesi uyarınca, zarar görenin dava açmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvuru yapması gerekmekte olup bu husus sonradan giderilmesi de mümkün olmayan dava şartlarındandır. Ayrıca yazılı başvurudan hemen sonra dava açılması mümkün olmayıp 15 günlük sürenin dolmasından sonra dava açılabilecektir. Sigortacı kendisine yapılan yazılı başvuruya karşı 15 gün içinde cevap vermek ve 2918 sayılı KTK'nın 99. Maddesine göre 8 iş günü içinde de tazminatı ödemek zorundadır. Sekiz iş günü içinde sorumlu olduğu tazminatı ödemeyen sigortacı 9. Gün itibariyle temerrüde düşecektir. Hak sahipleri tarafından talep edilebilecek tazminatlar ise 2918 sayılı KTK'nın 90. Maddesi uyarınca 2918 sayılı KTK ile 6098 sayılı TBK'nın haksız fiile ilişkin hükümleri uygulanacaktır. Somut olayda davacı, davaya konu trafik kazası neticesinde aracının hasara uğradığını iddia ederek değer kaybı tazminatı isteminde bulunmuştur. Davaya konu 18/05/2021 tarihli trafik kazasının sürücü ... idaresindeki ... plakalı otomobil ile ... Caddesini takiben seyrederek ... Sokak kavşağına geldiğinde U dönüşü yaptığı esnada aracının sağ yan ön kısmına ... Caddesinin karşı yön istikametinde seyrederek kavşağa giriş yapan sürücü ... idaresindeki ... plakalı otomobilin sol ön yan kısmı ile çarptıktan sonra savrularak aracının sağ ön yan kısmı ile ... Sokaktan kavşağa girmek için bekleyen sürücü ... idaresindeki ... plakalı otomobilin sol ön köşe kısmına çarpması sonucu meydana geldiği, kaza sonrasında taraflarca tanzim edilen kaza tespit tutanağı ile kazanın oluşmasında herhangi bir kusur belirlemesi yapılmamıştır. Mahkememizce tanzim ettirilen 26/12/2023 tarihli bilirkişi heyeti raporu ile kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü ... 'nın %75 oranında, ... plakalı araç sürücü ... 'nın %25 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ... ise herhangi bir kusurunun bulunmadığı belirtilmiştir. Rapordaki bu tespitin dosya kapsamına ve olayın oluş şekline de uygun olduğu sonucuna varıldığından, Mahkememizce kazanın oluşmasında ... plakalı araç sürücüsü ... 'nın %75 oranında, ... plakalı araç sürücü ... 'nın %25 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir. 2918 sayılı KTK ile 6098 sayılı TBK'da araç değer kaybı tutarının ne şekilde belirleneceği konusunda bir düzenleme bulunmadığından bu boşluğun da içtihatlarla doldurulması gerekmektedir. Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre araçta oluşan değer kaybı tutarının, aracın modeli, yaşı, hasarın ağırlığı, boyanmış olan yerler ve hasarlı bölgelerin özelliği nazara alınıp, aracın kaza öncesi ikinci el piyasa rayiç değeri ile tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre belirlenmesi gerekmektedir. Nitekim Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamında da bu husus vurgulanmıştır. 26/12/2023 tarihli bilirkişi raporu ile, davacıya ait araçta oluşan değer kaybı tutarının 10.000 TL olduğu tespit edilmiştir. Davacı vekili 17/01/2024 tarihli talep artırım dilekçesi ile değer kaybı tazminatı istemini 8.500 TL'ye yükseltmiştir. Her ne kadar davalı tarafça zamanaşımı itirazında bulunulmuş ise de, davanın belirsiz alacak davası olması, belirsiz alacak davalarında alacağın tamamı yönünden zamanaşımının dava tarihi itibariyle kesildiği, dava tarihi itibariyle 2 yıllık zamanaşımı süresi dolmadığı sonucuna varıldığından zamanaşımı itirazlarına itibar edilmemiştir. Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davaya konu trafik kazasının oluşmasında ... plakalı araç sürücüsü ... 'nın %75 oranında, ... plakalı araç sürücü ... 'nın ise %25 oranında kusurlu olduğu, davacının ise kusursuz olduğu, davacının kusursuz olması karşısında teselsül ilkeleri gereğince davacının zararının tamamını zarar sorumlularından birinden isteyebileceği gibi tamamından da isteyebileceği, kaza neticesinde davacıya ait araçta 10.000 TL tutarında değer kaybı oluştuğu, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin mahsubundan sonra davacının bakiye zararın 8.500 TL olduğu, teselsül ilkeleri gereğince davalının bakiye zararın tamamından sorumlu olduğu sonucuna varıldığından davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-DAVANIN KABULÜ ile, 8.500,00 TL değer kaybı tazminatının 16/02/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Alınması gereken 580,63 TL harçtan, peşin ve ıslahla birlikte alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 153,03 TL eksik harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.200 TL. yargılama giderinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 4-Davacı tarafından yapılan 607,50 TL harç gideri ve 2.603,75 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 3.211,25 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı taraf kendini vekille temsil ettiğinden, A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve taktir olunan 8.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmının 6100 sayılı HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair ; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 08/02/2024 Katip Hakim 5070 Sayılı Kanun Hükümlerine Göre Elektronik İmzalıdır.