İlk Derece Mahkemesi · Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/347 E. 2023/869 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/347
- Karar No
- 2023/869
- Karar Tarihi
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ... Esas - ... Karar T.C. KONYA " TÜRK MİLLETİ ADINA" . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO: HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALILAR : 1- VEKİLİ : 2- VEKİLİ : 3- VEKİLİ : 4- VEKİLİ : DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 25.03.2021 tarihinde Konya İli ... İlçesi ... Mahallesi ... Caddesi üzerinde davalı ... sürücüsü olduğu ... numaralı Genişletilmiş Kasko Poliçesi ile davalı ... SİGORTA ŞİRKETİNE sigortalı, davalı ...'ın üzerine kayıtlı ... plaka sayılı araç ile yolun sağında durduğu ve arka koltuğunda bulunan yolcu davalı ...'nın araçtan inmek için aracın sol arka kapısını açtığı sırada, açılan yolcu kapısına geriden gelen, kazada hiçbir kusuru olmadığı kaza tespit tutanağı ile sabit olan davacının eşi ...'ın sevk ve idaresinde bulunan ruhsata tabi olmayan elektrikli bisikletin çarpması sonucu elektrikli bisiklette sürücü ...'ın arkasında oturan eşi davacı ...'ın malul kalmasına sebep olduğunu, davacının şuan felçli, yürüme ve elini/kolunu kullanma yetisini yitirmiş durumda olduğunu, hayatı boyunca devamlı olarak bir başkasının yardım ve gözetimine muhtaç halde olduğunu, kaza tespit tutanağında davacının kusurunun olmadığının belirtildiğini, ... plakalı aracın genişletilmiş kasko poliçesi ile sigortalı olması sebebiyle manevi tazminatı da kapsadığını belirterek, davacının uğramış olduğu manevi zararın tazmini için 50.000 TL manevi tazminatın sigorta şirketi açısından poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere arabuluculuk başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, diğer davalılar açısından kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, Davalı ... Sigorta A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde özetle; Kazaya karışan ... plakalı araç davacı şirket nezdinde ... nolu Tüm Oto Sigorta Poliçesi ile 17/10/2020-2021 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, hiçbir surette davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla poliçeye müstenit müşterek müteselsil sorumluluğunun poliçe limitiyle sınırlı olup, masraf ve vekalet ücreti sorumluluğunun da bu miktara isabet eden oranlarda olacağını, poliçe limiti maktuen ödenecek rakam olmadığını, sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusur oranında ve zarar nispetinde olduğunu belirlenecek tazminat tutarlarının poliçe teminatını aşmaması gerektiğini, ihtiyari Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi nedeniyle davalı şirketin sorumluluğuna gidilmeden evvel söz konusu zararın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesinden karşılanması gerektiğini, davacının talep etmiş olduğu manevi tazminat miktarı afaki ve fahiş olduğunu, "Araç işleteninin ve sürücünün kusursuz olduğu hallerde sigortacının da tazminat ödeme yükümlülüğü olmayacaktır." kuralı gereğince davalı şirketin davacıya herhangi bir tazminat ödeme yükümlülüğü bulunmadığını, sürekli sakatlık tazminatı hesabı yapılması halinde Maluliyete ilişkin tespitlerin Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu tarafından tespit edilmesi gerektiğini, kaza sırasında emniyet kemerinin takılı olup olmadığının önemli bir durum olduğunu, hakkaniyet indirimi hususunun dikkate alınmasını, davalı sigorta şirketi aleyhine açılan tamamen haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının belirsiz alacak davası olarak açtığı davasının hukuki yarar yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesini, dava arkadaşlığı olan taraflar açısından talebin bölünmezliği ilkesi gereğince sadece davalı sigorta şirketi için arabuluculuk başvuru tarihinden itibaren faizin işletilmesi diğer tüm davalılar yönündense kaza tarihinden itibaren faizin işletilmesi yönündeki talebi usul ve yasaya aykırı olduğunu, faiz talebinin tüm davalılar açısından arabuluculuk başvuru tarihi itibariyle işletilmesi şeklinde kabulünü talep ettiklerini, davalı ...'ın kusurlu olduğu yönündeki taleplerini kabul etmediklerini, davacının günlük yaşamsal faaliyetlerini yapabilecek durumda olduğunu ve bu sebeple malul durumunu kabul etmediklerini, davacının kaza nedeniyle sigorta şirketlerinden almış olduğu ücretlerin sorulması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazayı kaza tespit tutanağının yansıtmadığını, bu sebeple dikkate alınmaması gerektiğini, davalının sürücü adayı konumunda olduğunu, tamamen usta sürücünün yönlendirmeleri ile hareket ettiğini, 3. Kişilerin kusurları sebebiyle kazanın meydana geldiğini, dikkat edilmesi gereken bir diğer hususun ise aracın eğitim aracı olması, dava dışı usta öğreticinin ve kazaya sebebiyet veren diğer sürücü ...'ın da kusur durumunun tespit edilmesi gerektiğini, müterafik kusur indiriminin göz önünde bulundurulması gerektiğini, fahiş miktarda manevi tazminat talep edildiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır. İncelenen dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; Mahkememizce ... Hastanesi Başhekimliği'ne, ... Sigorta A.Ş.'ne, Selçuklu İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne, Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğü'ne, Türkiye Noterler Birliği Başkanlığı'na, Konya C. Başsavcılığı'na, Konya . Asliye Ceza Mahkemesi'ne yazılar yazılarak gerekli bilgi ve belgeler getirtilerek dosyamız arasına konulmuştur. Mahkememizce N.E.Ü. Meram Hastanesi Başhekimliği Adli Rapor Birimi'nden gelen davacı ...'a ait 01/03/2023 tarihli maluliyet raporunda sonuç olarak; Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik Hükümlerine göre; sürekli iş göremezlik oranının %28.75 kalıcı sakatlık niteliğinde olduğu, iyileşme süresinin 18 ayı bulacağı, bu sürenin geçici iş göremezlik süresi olarak değerlendirileceği, bu sürenin 6 ayında bir başkasının bakımına muhtaç olacağı, SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderlerinin 13.500 TL olarak değerlendirildiği belirtilmiştir. Mahkememizce İstanbul Trafik İhtisas Dairesi Adli Tıp Kurumu'dan rapor alınmış, raporda sonuç olarak; usta öğretici ... %50 (yüzde elli) oranında kusurlu olduğu, davalı yolcu ...'nın %50 (yüzde elli) oranında kusurlu olduğu, sürücü ...'ın kusursuz olduğu belirtilmiştir. Dosyamız İçerisinde Yer Alan Kusur Raporları İle Ceza Dosyası İçerisinde Bulunan Kusur Raporları Ve Kaza Tespit Tutanağı Arasındaki Çelişkinin Giderilmesi Amacıyla; Mahkememizce Ankara . Asliye Ticaret Mahkemesi kanalı ile rapor alınmış, bilirkişiler Makine Mühendisi ... , Makine Mühendisi ... , Makine Mühendisi ... rapor alınmış, bilirkişi heyeti 12/11/2023 tarihli raporda sonuç olarak; ... plaka sayılı aracın (otomobil) sürücüsü ...; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 110/a maddesini ihlal ettiği için bu kazanın oluşumunda %50 ( Yüzde elli) oranında kusurlu olduğu, ... plakalı aracın sol arka kapısını açan yolcu ...; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 110/b-3 maddesini ihlal ettiği için bu kazanın oluşumunda %50 ( Yüzde elli) oranında kusurlu olduğu, ... plaka sayılı aracın sağ yolcu koltuğunda oturan sürücü kursu eğitmeni ... : bu kazanın oluşumunda her hangi bir kural ihlalinde bulunmadığı, elektrikli bisikletin sürücüsü ...'ın, bu kazanın oluşumunda her hangi bir kural ihlalinde bulunmadığı, Elektrikli bisiklette yolcu olan ve yaralanan ...'ın, bu kazanın oluşumunda her hangi bir kural ihlalinde bulunmadığı belirtilmiştir. Dava, cismani zarar sebebiyle açılan manevi tazminat davasıdır. Borçlar Kanunun haksız fiili düzenleyen 41. maddesi: "Gerek kasten ihmal ve teseyyüp yahut tedbirsizlik haksız bir suretle diğer kimseye bir zarar ika eden şahıs, o zararın tazminine mecburdur.." şeklindedir. Bu maddenin karşılığı 6098 Sayılı Türk Borçlar kanunun 49. Maddesidir. Bu madde hükmü ise şu şekildedir. “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür” Buna göre bir kişi kusurlu ve hukuka aykırı bir eylemle (kasten, ihmal ederek, tedbirsiz davranarak) bir başkasını zarara uğratırsa zarar tazmini ile yükümlüdür. Zararın türü maddi ve manevi olabilir. TBK'nın 56. Maddesine göre; "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir". Hükmedilecek bu paranın, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek, tazminata benzer fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin, bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminatı takdir etmesi gerekir ( HGK 23/06/2004, ... ). Yukarıda izah edilenler, bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalı ...'ın üzerine kayıtlı ... plaka sayılı aracın yolun sağında durduğu esnada, arka koltuğunda bulunan yolcu davalı ...'nın araçtan inmek için aracın sol arka kapısını açtığı sırada, ...'ın sevk ve idaresinde bulunan ruhsata tabi olmayan elektrikli bisikletin arabanın kapısına çarpması sonucu yaralamalı trafik kazası meydana geldiği, elektrikli bisiklette yolcu olarak bulunan davacı ...'ın yaralandığından bahisle mahkememizde tazminat davası açıldığı, davalı tarafların ise davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır. Söz konusu trafik kazasının meydana gelmesinde sürücüsü ...'in %50 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı aracın sol arka kapısını açan yolcu ...'nın %50 oranında kusurlu olduğunun alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiği, davacının dava konusu trafik kazasına bağlı olarak maluliyetine ilişkin rapor aldırıldığı, kazaya karışan ... plakalı sayılı aracın davalı ... Sigorta şirketine ... poliçe numarası ile Tüm Oto Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu, ...'ın ise kazaya karışan ... plakalı sayılı aracın işleteni konumunda olduğu, davacının maddi zararlarının tazmininde davalı ... sigorta şirketinin Tüm Oto Sigorta poliçesi uyarınca sigortacı sıfatı ile müteselsilen sorumlu olduğu anlaşılmakla; dosya içerisinde bulunan kaza tespit tutanağına göre, davacının kaskının takılı olmadığının tespit edildiği, davacının ve davalıların ekonomik ve sosyal durumu ve kazaya karışan tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı ve paranın satın alma gücü dikkate alınarak manevi tazminat yönünden davacının davasının kabulüne karar verilmiş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçelerle ; 1-Davacının manevi tazminat davasının KABULÜ İLE; 50.000,00 TL’nin davalı ... Sigorta A.Ş.’den dava tarihi olan 28/042022’den itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, davalı ..., ... ve ...’dan kaza tarihi olan 25/03/2021 tarihindin itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile DAVACIYA VERİLMESİNE, 2-Karar tarihi itibariyle (ve dava değerinin 50.000 TL. olduğunun kabulü ile) alınması gereken 3.415,5 TL. nispi karar ve ilam harcından, peşin alınan 853,88 TL harcın mahsubu ile kalan 2.561,62 TL. eksik harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan peşin harç 853,88 TL. yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvuru harcı gideri, 4.500 TL bilirkişi ücreti gideri, 2.022 TL maluliyet rapor gideri, 1.401,53 TL adli tıp fatura gideri, 1.184 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 9.188,23 TL yargılama giderlerinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (dava değerinin 50.000 TL. olduğunun kabulü ile) davacı vekili için 17.900 TL. nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 6-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 1.400 TL. yargılama giderinin, davalı ... Sigorta A.Ş.'den alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 7-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın, 6100 s. HMK'nın 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde ve re'sen davacıya iadesine, Dair ; davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 26/12/2023 Katip Hakim Bu belge 5070 sayılı kanun uyarınca Elektronik İmza ile imzalanmıştır.