İlk Derece Mahkemesi · İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/297 E. 2023/729 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/297
Karar No
2023/729
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/297 Esas KARAR NO : 2023/729 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/04/2023 KARAR TARİHİ : 12/10/2023 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 26.10.2022 tarihinde müvekkile ait ... plakalı araç ile davalı sigorta şirketinde ZMMS poliçesi bulunan ... plakalı araç arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kusurlu aracın ZMMS (trafik) poliçesini tanzim eden davalı ... Sigorta A.Ş.’ye ihbarda bulunulduğunu ve sigorta tarafından ... numaralı hasar dosyası açıldığını, sigorta şirketi davacı aracında meydana gelen hasara ilişkin 6.753-TL, değer kaybına ilişkin ise 3.547-TL ödeme yaptığını, ancak işbu ödemelerin davacının gerçek hasar bedelini ve değer kaybı bedelini karşılamadığını, şirket ve davacının uzlaşamadığını, kaza tespit tutanağı ve kazanın oluş şekli, olay yeri resimleriyle beraber değerlendirildiğinde görüleceği üzere ... plakalı aracın %100 (tam ve asli) kusurlu olduğunu, bu nedenle trafik sigortacısı olan davalının limiti dahilinde tam olarak zarardan sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere, HMK 107. Madde uyarınca belirsiz alacak davası olarak açılan işbu davada mahkemece toplanacak deliller ışığında dava değerinde artırım yapılacak olup, trafik kazasında davacının aracında oluşan (şimdilik harca esas değer olarak 500,00-TLKDV Dahil) hasar bedelinin; (şimdilik harca esas değer olarak 50,00-TL-KDV Dahil) değer kaybı bedelinin, yargılama giderleri (885,00-TL hasar eksper raporu ücretinin yargılama giderlerinden sayılmasına) ve karşı yan vekalet ücretinin temerrüt tarihinden (hasarı ret tarihi) itibaren işletilecek avans faizi ile karşı yandan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde belirtilen... Plakalı araç davalı şirket nezdinde 03.03.2022/2023 vadeli, ... nolu Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçeden dolayı davalı şirketin sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olmak üzere kaza tarihinde maddi zararlarda araç başına azami 100.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, davalı tarafça kesinlikle kabul edilmemekle birlikte poliçe teminatından kalan tutarın mahkemeye bildirilmesi amacıyla, karşı taraf aracında hasar oluştuğunun davalı şirkete ihbarını takiben, müvekkil şirketçe hasar dosyası açılarak, hasar bedelinin tespiti amacıyla 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu uyarınca müvekkil şirket tarafından tayin edilen bağımsız ve uzman eksper marifeti ile inceleme yapıldığını, yapılan inceleme neticesinde 26.10.2022 tarihli trafik kazası nedeniyle davacı aracında meydana gelen hasara ilişkin davacı tarafa 15.11.2022 tarihinde 6.753,00 TL ödeme yapıldığını, bununla birlikte değer kaybı bedelinin tespiti amacıyla 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu uyarınca davalı şirket tarafından tayin edilen bağımsız ve uzman eksper marifeti ile inceleme yapıldığını, yapılan inceleme neticesinde 26.10.2022 tarihli trafik kazası nedeniyle davacı aracında oluşan değer kaybı bedeline ilişkin 3.547,00-TL davacı tarafa 28.02.2023 tarihinde ödendiğini, yapılan tüm bu ödemeler davacı yanın da ikrarında olup müvekkil şirketin Trafik Poliçesi kapsamında sorumluluğu sona erdiğini belirterek karşı tarafın haksız ve yersiz davasının reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yan üzerinde bırakılması yönünde karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Açılan dava, 26/10/2022 tarihinde davalı sigorta şirketinden Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortaları bulunan... plaka sayılı araç ile davacıya ait ... plaka sayılı aracın çarşışması sonucunda meydana gelen kazada davacıya ait araçta hasar ve hasar nedeniyle oluşan değer kaybı bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesi taleplerine ilişkindir. Haksız fiil, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 maddesinde; ''Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.'' şeklinde düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 50. maddesinde ise ''Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.'' hükmü yer almaktadır. Haksız fiil öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmakta ve unsurları; eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğması zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. Hakim, kusurlu veya hukuka aykırı bir fiili ile başkasına zarar verenin kusur durumunu, zararın ağırlını ve oluşan durumun özelliklerini gözeterek uygun ve hakkaniyete uygun bir tazminat belirler. Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekmektedir. Sorumluluk sigortaları 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve devamı maddelerinde ''Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.'' şeklinde düzenlenmiştir. Sorumluluk sigortalarında sigorta şirketi tarafından zararı karşılanan kişi sigorta sözleşmesinin tarafı değildir. Sigorta ettiren kendisi ya da sorumluluğu altında bulunan kişiler tarafından üçüncü kişilere verilecek zararları sigorta şirketine ödediği prim karşılığında sigorta ettirmektedir. Sorumluluk sigortası, sigorta ettirenin üçüncü kişilere vereceği zararları teminat altına alırken hem üçüncü kişiyi hem de sigortalıyı koruma altına alan bir sigorta türüdür. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, ''İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/1. maddesinde, ''Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/son. maddesinde ise, ''İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.'' hükmüne yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, ''sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.'' düzenlemesi yapılmıştır. Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir. (EREN Fikret, Borçlar Hukuku, 9. B, s. 631 vd.; KILIÇOĞLU Ahmet, Borçlar Hukuku, 10. B., s. 264 vd.). 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir. Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir. Burada kanun koyucu zarar görenin kusuru nispetinde indirim yapılabileceğini öngörmüş ve indirimi zorunlu tutmayarak hâkimin taktirine bırakmıştır. Uygulama ve öğretide de (S. Ünan, “Ergün A. Çetingil ve Rayegan Kender’e 50. Birlikte Çalışma Yılı Armağanı 2007”, s. 1180) bu husus kabul edilmektedir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatları kapsamında değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır. Mahkememizce dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, 26/10/2022 tarihli trafik kazası tespit tutanağı, davalı sigorta şirketi nezdinde ... plakalı araca ait olarak düzenlenen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi, hasar dosyası, ... plakalı araca ait tramer kaydı, ekspertiz raporu ve sair deliller bulundurulmak suretiyle bilirkişi raporu alınmak üzere dosya bir trafik alanında uzman bir otomotiv alanında uzman bilirkişiden oluşan heyete tevdi edilerek rapor aldırılmıştır. 10/09/2023 havale tarihli bilirkişi heyet raporunda; ... plaka sayılı araç sürücüsü ..., kazanın oluşumunda 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 57/a-c2 ve 84/h maddesinde belirtilen kuralları ihlal ettiği, ...plaka sayılı araç sürücüsü..., kazanın oluşumunda 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 52/a maddesinde belirtilen kuralları ihlal ettiği, ... Öğrenci Etüt Merkezi ve Eğitim Hizmetleri Limited Şirketinin maliki olduğu, ... plaka sayılı araç sürücüsü ...’in atfı kabil kusurunun olmadığı görüş ve kanaatine varılmıştır. Davaya konu ... plakalı aracın gerçek hasar onarım bedelinin 10.033,13 TL ve sigorta şirketi tarafından ödenen 6.753,00 TL dikkate alındığında bakiye hasar onarım bedelinin 3.260,00 TL olduğu. Davaya konu ... plakalı araçta dava konusu kaza ve sonrasında yapılan onarım çalışmaları nedeni ile oluşan değer kaybının 6.056,00 TL olduğu ve davalı sigorta şirketitarafından yapılan 3.547,00 TL değer kaybı ödemesi dikkate alındığında, bakiye değer kaybının 2.509,00 TL olduğu Davalı sigorta şirketinin davacı tarafa ödemesi gereken bakiye hasar onarım bedeli ve bakiye değer kaybı tutarı toplamının 5.769,00 TL olacağı, Davalı sigorta şirketi poliçesinde araç başına maddi hasar ödeme limitinin 50.000,00 TL olduğu sigorta şirketi tarafından davacı tarafa yapılan 6.753,00 TL hasar onarım bedeli ve 3.547,00 TL değer kaybı ödemesi nedeni ile sigorta şirketi maddi hasar ödeme limitinin (50.000,00-10.300,00)39.700,00 TL olarak kaldığı ve bu tutarın 5.769,00 TL tutarındaki bakiye hasar onarım bedeli ve bakiye değer kaybı bedeli toplamını karşılayacağı hususlarında oluşan görüş ve kanaatleri bildirilmiştir. Davacı vekilinin 27/09/2023 tarihli dava değeri artırım dilekçesi ile "Talebin kabulü ile; tazminat alacağına ilişkin olarak, hasar bedeli üzerinden arttırılan kısım 2.760,00-TL ile dava dilekçesinde talep edilen hasar bedeli olan 500,00-TL'nin birleştirilmesi sonucu toplam 3.260,00-TL Hasar Bedelinin, Değer Kaybı Bedeli olan 50,00-TL'nin birleştirilmesi sonucu toplam 2.509,00,TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faizleri, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte davalıdan tahsiline, Davacı tarafından karşılanan 885,00-TL ekspertiz ücretinin de yargılama gideri sayılarak davalıdan tahsiline," karar verilmesini talep ettiği anlaşıldı. Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ile mahkememizce alınan kusur bilirkişisi raporu ile davaya konu kazada davalı sürücünün %75, dava dışı ...plakalı araç sürücüsünün %25 oranında kusurlu olduğu davacıya ait araç sürücüsünün dava konusu kazada kusurunun bulunmadığı yukarıda oluş şekli belirtilen davaya konu trafik kazasından kaynaklı davacı aracında toplamda 10.033,13 TL hasar meydana geldiği, araçta 6.056,00 TL değer kaybının oluştuğu, davalı sigorta şirketi tarafından davacı yana 6.753,00 TL tutarda hasara yönelik 3.547,00 TL değer kaybına yönelik ödeme yaptığı görülmekle davacı yanın 3.260,00 TL hasar ve 2.509,00 TL değer kaybı zararının bulunduğu davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün dava konusu kazada kusurunun %75 oranında olduğu dolayısıyla 2.445,00 TL bakiye hasar bedeli ve 1.881,75 TL bakiye değer kaybı bedeli yönünden davalı sigorta şirketinin 2918 sayılı yasanın 91 maddesi gereği sorumluluğunun bulunduğu, davacının bakiye hasardan ve değer kaybından kaynaklı iş bu davayı açtığından 23/02/2023 tarihi itibariyle davalı yanın talep bakımından temerrüte düşeceği, davacı zararı yargılama sonucu ortaya çıktığından davadan evvel davacı yanın harici ekspertiz incelemesi yaptırmasında hukuki yararının bulunduğu, dolayısı ile ekspertiz ücreti yargılama giderleri olarak davalıdan tahsili bakımından da davacı talebinin de yerinde olduğu değerlendirilmekle açılan davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerektirici nedenlerle: 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile 2.445,00 TL bakiye hasar bedelinin 23/02/20233 tarihinden itibaren, 1.881,75 TL bakiye değer kaybı bedelinin ise 23/02/2023 tarihinden itibaren ayrı ayrı işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden poliçe limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla tahsili ile davacıya verilmesine, 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 295,56-TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 179,90-TL harcının mahsubu ile bakiye 115,66‬-‬TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, Davacı tarafından yapılan 179,90-TL başvurma harcı, 179,90-TL peşin harcı ile 90,00-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 449,80‬‬‬-TL dava açılış harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 3,75 TL KEP ücreti, 50,00 TL elektronik tebligat ücreti, 2.400 TL bilirkişi ücreti ve 885,00 TL ekspertiz ücreti olmak üzere toplam 3.338,75‬ TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranı dikkate alınarak 2.504,06-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 23/14. maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davanın kabul ret oranı dikkate alınarak 2.340‬-TL'sinin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 780,00-‬‬TL'sinin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, Davacı duruşmada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre hesap ve takdir edilen 4.326,75-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı duruşmada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre hesap ve takdir edilen 1.442,25-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluklarında, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2. maddesi gereğince kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.12/10/2023 Katip ... e-imza Hakim ... e-imza

Atıf: İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/297, K. 2023/729, T. 12.10.2023, www.arakarar.com/karar/izmir-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-297-e-2023-729-k-633c1aa77188