İlk Derece Mahkemesi · Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/398 E. 2024/17 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/398
- Karar No
- 2024/17
- Karar Tarihi
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ "TÜRK MİLLETİ ADINA" GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLLERİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA İHBAR OLUNAN : VEKİLİ : DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; ... Ltd. Şti.'nin müvekkili sigorta şirketine ... poliçe numarası ile İşyeri Poliçesi sigortalısı olduğunu, 24/03/2018 tarihinde saat 08:00’da işyerine gelindiğinde fark edildiği üzere ... Market olarak faaliyet gösteren işyerinde alüminyum pencere camı kırılmak suretiyle işyerine girilerek, muhtelif markalarda sigara, yazar kasa çekmecesindeki paralar alınarak neticede sigortalının maddi zararına sebebiyet verildiğini, bu kaza neticesinde sigortalının uğramış olduğu maddi zararlar sebebiyle sigortaya 16.295,51 TL müvekkil şirket tarafından ödeme yapıldığını, ekspertiz incelemesi neticesinde, yapılan araştırmalar ve değerlendirmeler ile hasarın tutanaklarda belirtildiği şekilde meydana gelmiş olduğu ve hasarın meydana gelmesinde gerekli güvenlik önlemleri alınmadığından Konya OSB’nin kusurlu olduğu ve davalı şirkete rücu imkanının mevcut olduğu kanaatine varıldığını, 4562 Sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu’nun sorumluluk başlıklı 22. Maddesi …. hükmü havi olduğunu, Konya OSB sorumluluğu bulunan alanın güvenlik hizmeti ile yükümlüdür. KOS Bölgesi Müdürlüğü’nde bulunan Güvenlik birimi; 5188 Sayılı Kanun kapsamında KOS Bölgesi Müdürlüğü’ne ait bina, sosyal tesis ve işletmelerin açık ve kapalı alanlarında güvenlik faaliyetlerini yürütmekte olduğu belirtildiğini, Konya OSB’ne giriş ve çıkışlar güvenlik elemanları ve kamera sistemleri ile takip edilmekte olduğu belirtilmekle birlikte gelişecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olmak yükümlülüğünde olduğunu, dava dışı şirketin yaşadığı hırsızlık olayında Konya OSB’nin gerekli dikkati ve özeni göstermediği açık olup konuyla ilgili sorumluluğu bulunduğunu, meydana gelen hasar “İşyeri Poliçesi” içerisinde yer alan sigortalı mallarda doğrudan neden olacağı maddi zararlar açıklamasına uygun şekilde gerçekleşmiş olduğundan yapılan inceleme ve akabinde çıkartılan hesaba göre, hasarın teminat kapsamı dahilinde olduğu tespit edildiğini, müvekkili sigorta şirketi tarafından sigortalı şirkete ödenen meblağ 16.295,51 TL ve ferilerinin tahsili için davalıya müracaat edilmiş, ödeme yapılmaması üzerine müvekkil şirket adına Konya . İcra Müdürlüğü’nün ... E. Sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibine girişildiğini, ancak takip davalı borçlu haksız itirazı neticesinde durduğunu, müvekkili sigorta şirketi tarafından, sigortalı şirketin maddi zararı karşılanmış olup, müvekkil şirket sigortalısının halefiyet ilkesi çerçevesinde halefi konumuna geldiğini, 6102 sayılı TTK’nunu 1472 maddesi hükmü gereğince kusurlu olan davalı şirkete müvekkil şirketin rücu imkanı hasıl olduğunu belirterek; fazlaya ilişkin her türlü dava, talep, tazminat v.s.tüm alacakları saklı kalmak kaydıyla; davalının borca ve ferilerine itirazı ile duran Konya . İcra Müdürlüğü’nün ... E. Sayılı dosyası nezdinde ki itirazın iptali ile başlatılan takibin devamına, haksız itiraz nedeni ile alacak miktarının %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, Harçlar kanunu 29/3’e göre icra takibindeki peşin harcın davadaki harçtan mahsubuna, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özet olarak; davacının müvekkili Konya OSB’de kiracı olarak market işletmeciliği yapan sigortalısına .... Şti.’ne hırsızlık dolayısıyla ödediği bedelin rücuen tahsili talebi hukuka uygun olmadığını, müvekkili OSB’nin bölge içerisindeki işletmelerin/fabrikaların her birinin nizamiyesinde güvenlik personeli görevlendirme gibi bir uygulama bulunmadığını, Konya OSB’nin sadece giriş nizamiyelerinde görev yapan özel güvenlik firması personeli 24 saat görev yaptığını, dava konusu hırsızlık olaylarının yaşandığı dönemde ... Ltd. Şti. güvenlik hizmeti verdiğini, OSB’de katılımcıların büyük bir kısmının işletme girişlerinde görev yapan kendi personelleri olan özel güvenlik veya görevlileri bulunmakta ayrıca işletmelerin tamamına yakını fabrika iç ve dış görüntü sağlayan kamera sistemi veya alarm sistemi ile güvenliklerini sağladığını, Konya OSB çok geniş bir alana kurulu olup toplu ulaşım araçlarının tarifeli seferler ile girip çıktığı umuma açık bir sanayi bölgesi olduğunu, müvekkili Konya OSB Yönetiminin çok geniş alanda kurulu bu bölgenin firma bazında birebir güvenliğinin sağlanması yönünde bir görevi ve sorumluluğu bulunmadığını, davacı sigortalısı ... Market işletmenin güvenliği ile ilgili olarak alması gereken tedbirleri almadığını, olay mahalli tutanaklarda ve özel güvenlik firması personeli tarafından değişik tarihlerde tutulan tutanaklarda belirtildiği üzere, davacı sigortalısı firmanın işletmenin ve dış görüntüsünü sağlayan kamera sisteminin bulunmaması, alarm sistemi kurulmaması, zaman zaman market kapılarının açık bırakıldığı, market eşyalarının dışarıda gelişigüzel bırakıldığı, bazı bölümlerin branda ile kapatıldığı tespitleri mevcuttur. Sigortalı firmanın, davaya konu olay tarihinden sonra işletmeye kurdurduğu alarm sisteminin devreye girmesi ile değişik tarihlerde işletmenin alarmının çaldığı ihbarı üzerine görev yapan güvenlik personelinin bölgeye intikal ettiği ve herhangi bir olumsuzluğun görülmediği şeklindeki tutanaklar sigortalı firmanın güvenlik konusunda gerekli tedbirleri almış olsaydı, belirtilen olumsuzlukların ortadan kaldırılmasının mümkün olacağını açıkça gösterdiğini, Konya OSB giriş bölgelerindeki genel güvenliğin özel güvenlik firması tarafından sağlanmakta olup müvekkil Konya OSB’nin sorumluluğu bulunmadığını, müvekkili Konya OSB nizamiyelerinde 24 saat görev yapan özel güvenlik personeli bulunmadığını, ancak nizamiye kapılarında görev yapan güvenlik personeli OSB girişlerinde ve içinde genel kontrol amaçlı görev yapmakta olup, yukarıda da izah ettiğimiz üzere firmaların işletme güvenliklerini her firma kendisi sağladığını, Konya OSB’nin tevsi alanı geniş bir alan olup, nizamiye girişlerinde görev yapan personelin tüm alanın güvenliğini sağlaması, bilhassa hırsızlık olaylarına karşı birebir güvenlik tedbirlerinin alınması mümkün görünmediğini, dolayısıyla müvekkili OSB’nin hırsızlık olaylarına karşı işyerlerinin birebir güvenliğinin sağlanması noktasında katılımcılara karşı bir taahhüdü ve yasal sorumluluğu da bulunmaması sebebiyle müvekkil Konya OSB’ye karşı bir kusur izafe edilemeyeceğini belirterek; davanın reddine, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, davanın özel güvenlik firmasına ihbarına, yargılama masraflarının davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, itirazın iptali davasıdır. Taraflar arasındaki ihtilaf; davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalıya ödediği sigorta tazminatının davalıdan isteyip isteyemeyeceği, sigortalı işyerinde meydana gelen hırsızlık olayında davalının kusurlu olup olmadığı, kusurlu ise davacının rücuen talep edebileceği tutarın ne kadar olduğu, hırsızlık olayının oluşumunda dava dışı sigortalının ihmalinin bulunup bulunmadığı ve takip tarihi itibariyle takip alacaklısının alacaklı olup olmadığı ile alacaklı ise alacak tutarının ne kadar olduğu hususlarından ibarettir. Davaya konu Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı takibinin 16.295,51 TL asıl alacak ve 521,46 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 16.816,97 TL üzerinden başlatıldığı, takip dayanağının dava dışı sigortalının işyerinde meydana gelen hırsızlık olayı sonucunda para ve çeşitli emtiaların çalınması nedeniyle sigortalıya ödenen bedelin rücuen tahsili istemi olarak gösterildiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği ve itirazın hükümden düşürülmesi için de eldeki itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır. Mevcut raporalar arasındaki çelişkileri giderir nitelikte ve dosya kapsamına uygun olduğundan hükme esas alınan 09/12/2023 tarihli bilirkişi raporu ile 24/03/2018 tarihli hırsızlık olayında sigortalının % 20, OSB'nin % 30, özel güvenlik şirketinin ise % 50 oranında kusurlu olduğu, bu hırsızlık olayı sonrasında oluşan zararın 2.329,18 TL olduğu, 09/04/2018 tarihli hırsızlık olayında yine sigortalının % 20, OSB'nin % 30, özel güvenlik şirketinin ise % 50 oranında kusurlu olduğu, bu olay sonrasında ortaya çıkan zarar tutarının 8.615,02 TL olduğu, 17/04/2018 tarihli hırsızlık olayında ise sigortalının kusursuz, OSB'nin % 40, özel güvenlik şirketinin ise % 60 oranında kusurlu olduğu, bu olay sonrasında ortaya çıkan zarar tutarının ise 5.351,31 TL olduğu tespit edilmiştir. Her ne kadar 09/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda davalı OSB ile dava dışı güvenlik şirketinin kusur oranları ayrı ayrı belirtilmiş ise de, güvenlik şirketi ile OSB arasında akdi ilişki bulunduğu, dava dışı sigortalıya karşı OSB'nin hem kendi kusurundan hem de akidi güvenlik şirketinin kusurundan sorumlu olduğu, OSB'nin ödeme sonrasında akidine rücu edebileceği kabul edildiğinden, 24/03/2018 tarihli ve 09/04/2018 tarihli hırsızlık olaylarında sigortalının %20 kusuruna isabet eden kısım dışındaki zarardan ve 17/04/2018 tarihli hırsızlık olayında ise hasarın tamamından OSB'nin sorumlu olduğu kabul edilmiştir. Bu kapsamda davacının davalıdan rücuen talep edebileceği tazminat tutarının, 24/03/2018 tarihli olay yönünden 1.863,34 TL, 09/04/2018 tarihli olay yönünden 6.892,01 TL ve 17/04/2018 tarihli olay yönünden ise 5.351,31 TL olmak üzere toplam 14.106,66 TL olduğu sonucuna varılmıştır. Davacı kendi sigortalısına 22/01/2019 tarihinde ödeme yaptığında, bu tarihten takip tarihi olan 30/05/2019 tarihine kadarki süre yönünden işlemiş faiz alacağının da bulunduğu, yapılan hesaplama neticesinde bu alacak tutarının 445,23 TL olduğu sonucuna varılmıştır. Anılan nedenlerle davalının takibe itirazının 14.106,66 TL asıl alacak ve 445,23 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 14.551,90 TL üzerinden iptaline karar vermek gerekmiştir. Her ne kadar taraflarca tazminat istemlerinde bulunulmuş ise de, alacağın likit olmaması nedeniyle davacının, takibin kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından ise davalının tazminat isteminin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı takibine davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 14.106,67 TL asıl alacak ve 445,23 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 14.551,90 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Tarafların tazminat istemlerinin ayrı ayrı reddine, 3-Alınması gereken 994,04 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 287,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 706,84 TL eksik harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 1.320,00 TL. yargılama giderinin 177,80 TL 'lik kısmının davacıdan, 1.142,20 TL'lik kısmının ise davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 5-Davacı tarafından yapılan 287,20 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davacı tarafından yapılan 44,40 TL harç gideri ve 15.173,60 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 15.218,00 TL yargılama giderinden kabul ret oranına göre hesaplanan 13.168,29 TL 'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-Davalı tarafından yapılan 181,80 TL yargılama giderinden kabul ret oranına göre hesaplanan 24,48 TL 'nin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 8-Davacı taraf, kendini vekille temsil ettiğinden, A.A.Ü.T.'ne göre tayin ve taktir olunan 14.551,90 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 9-Davalı taraf, kendini vekille temsil ettiğinden, A.A.Ü.T.'ne göre tayin ve taktir olunan 2.265,07 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 10-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmının 6100 sayılı HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, Dair ; davacı vekili ile davalı vekili ve ihbar olunan yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 11/01/2024 Katip Hakim 5070 Sayılı Kanun Hükümlerine Göre Elektronik İmzalıdır.