İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/418 E. 2023/879 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/418
- Karar No
- 2023/879
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2021/418 Esas KARAR NO:2023/879 Karar DAVA: İtirazın İptali (Banka Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 06/07/2021 KARAR TARİHİ: 29/11/2023 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Banka Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili bankanın------kredi kullanan borçlu ----- müvekkili banka arasında ---- imzalandığını ve diğer borçlu -----bu sözleşmeleri müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, dava konusu icra takibine dayanak teşkil eden kredinin ---- kefaletiyle kullandırılmış bir kredi olduğunu, borçlunun kullandırılan krediden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmemesi üzerine borcunun muaccel hale geldiğini, müvekkili bankanın sözleşmenin kendisine verdiği yetkiye dayanarak hesabı kat ettiğini, borçlu firma ve kefiline ----- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile kat tarihi itibariyle toplam ---- borcun ödenmesinin ihtar edildiğini, buna rağmen borcun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili için borçlular hakkında ------ dosyasından ilamsız icra takibine geçildiğini, takip borçluları tarafından haklarında yapılan takibe, borca, faize ve fer“ilerine itiraz edildiğini, davalıların itirazının hukuksal dayanaktan yoksun, haksız ve kötü niyetli olduğunu, dava konusu icra takibine dayanak teşkil eden kredinin, ------- kefaletiyle kullandırılan bir kredi olduğunu, davalıların haksız ve hukuki dayanaktan yoksun, sırf alacaklarının tahsilini geciktirmek, takibi sürüncemede bırakmak amacıyla kötü niyetle yaptığı itirazın iptalini teminen işbu davayı açmak zorunluluğunun doğduğunu, sunulan nedenlerle davalılar borçlu------- sayılı dosyasından yapılan icra takibine yönelik itirazların iptaline, takibin devamına, davalıların %20 'den aşağı olmamak üzere icra ve inkâr tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, icra ve yargılama masrafları ile avukatlık ücretinin de davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde ------ imzalandığı ve diğer müvekkili ------ bu sözleşmeleri müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığının ifade edildiğini, davacı ile müvekkilleri arasında yapıldığı iddia edilen sözleşmelerde müvekkillerinin imzalarının bulunmadığını, bahsi geçen ve varsa müvekkillerine ait olduğu iddia edilen diğer sair sözleşmelerdeki tüm imzalara ayrı ayrı itiraz ettiklerini, hiçbir sözleşmede müvekkillerinin imzalarının bulunmadığını, yapılacak bilirkişi incelemesinde durumun netlik kazanacağını, bu durumda davacı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesinin gerektiğini, her ne kadar bahsi geçen sözleşmelerde müvekkillerinin imzalarının olmadığının tespiti yapılacak olsa da özen yükümlülüğüne uymak zorunda olan bir bankanın tüm hesaplar, katedişler, borç bakiyeleri, faiz ve diğer hususlar için hukuken köşeye sıkıştırmak amacıyla tek bir ihtarname göndermesinin hukuka aykırı olduğunu, hiçbir şekilde kabul etmediklerini, salt bu izahatın bile alacağın likit olmadığını yargılamaya muhtaç olduğunu ifade ettiğini, kaldı ki aleyhlerine hüküm kurulmasının düşünülmesi durumunda dahi icra inkâr tazminatının talep edilemezliği noktasını ifade etmek için yeterli olduğunu, ayrıca davada talep edilen anapara, faiz ve sair hesaplamaları kabul etmediklerini, yapılan hesaplamaların bahsedilen sözleşmeye ve eklerine uygun olmadığını, bilirkişiye yaptırılacak hesaplama ile haklılıklarının ortaya çıkacağınını, açıklanan nedenlerle davanın reddine, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleriyle ücreti vekâletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.Dilekçeler aşaması tamamlanmakla mahkememizin 10/11/2021 günlü ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanı bulunmadığından uyuşmazlık noktalarının tespiti ile tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanarak bilirkişi raporu alınmak suretiyle sonuca gidilmiştir. ------- sayılı takip dosyası getirtilip incelenmiş davacı tarafından davalılar yanı sıra dava dışı borçlu İbrahim Ormancı aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının taksitli ticari kredi borcu olarak belirtildiği, takip dosyasında ödeme emrinin davalılara tebliğ edilemediği ancak davalılar vekilinin borca itiraz dilekçesi sunduğu, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği, mahkememizde açılan davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.Davalı yanca davacı tarafın dayandığı kredi sözleşmelerindeki tüm imzalar inkar edildiğinden davalı şirketin ticaret sicil kayıtları getirtilmiş incelenen sicil kayıtlarından ---- tarihli genel kurulda görev süresi dolan ----tekrar 5 yıl süre ile şirket müdürü olarak atandığı,--- tarihli ortaklar kurulu kararı ile davalı----- da süre belirtilmeksizin münferit imza yetkilisi kılındığı----- şirket ortaklığından ayrıldığı ve müdürlük görevinin sonlandırılarak davalı --- 10 yıl süre ile müdür olarak atandığı ve halen şirketin imza yetkilisi olduğu anlaşılmıştır.DAvacı vekilinden ---- ile aralarında düzenlenen protokolün onaylı örneği ve bu davaya konu edilen alacağın dayanağı ---- sözleşme ve limit arttırımına ilişkin tüm sözleşme asılları istenmiş sunulan sözleşme asılları mahkeme kasasına alınmıştır.Davalı ------imza incelemesine esas olmak üzere tatbik imzalarının alınmasına karar verilmiş ancak şahıslara ulaşılamadığından dava dışı ---- tarihinden önce düzenlediği ıslak imzasının içeren belge asıllarının temini ve davalı ----- tarihinden geriye doğru 8 yıllık süre içinde düzenlediği ıslak imzalı belge asıllarının temini için banka, kurum ve kuruluşlara müzekkereler yazılmış, ıslak imzalı belge asılları temin edilmek suretiyle dayanak kredi sözleşmelerinden ----tarihli sözleşmede borçlu şirketi temsilen atılan imzanın ---- ait olup olmadığı, aynı sözleşmede ---- tarihinde düzenlenen limit arttırımlarında davalı ---- atfen atılan imzaların bu kişiye ait olup olmadığının tespiti yönünden rapor düzenlenmek üzere dosya ---- gönderilmiştir. Düzenlenen ---- tarihli raporda dayanak sözleşmelerde -----adına atılan imzaların bu kişilerin eli ürünü olduğunun belirlendiği anlaşılmış rapor taraf vekillerine tebliğ edilmiş davalılar vekili tarafından itiraz edilmemiştir.Dosyaya sunulan sözleşmelerdeki imzaların davalılara ve aynı zamanda dava dışı şirket yetkilisine ait olduğu mahkememizce kabul edilmiş ve davacı bankanın----- imzalandığı, sözleşmede davalı ---- aynı miktarla müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu, sözleşme limitinin; ----------yükseltildiği, kefil durumundaki diğer davalının da artırım tutarları kadar kefalet limitinin artırıldığı anlaşılmıştır. Davacı banka tarafından kullandırılan kredi borcunun geri ödenmemesi nedeniyle hesabın ---- tarihinde kat edildiği ve davalılara------ yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderilerek aylık taksit ödemeli ticari krediye konu borcun --- itibariyle kat edilerek muaccel hale geldiği, toplam ------ 7 gün içinde ödenmesi, aksi halde yasal yollara başvurulacağı ihtarının yapıldığı, ihtarnamelerin --- tarihi itibariyle tebliğ edilemeyerek iade olduğu ihtarname ve tebliğ mazbatalarından görülmüştür.Davacı bankanın ------- bankacılık konularında uzman bilirkişi vasıtasıyla inceleme yaptırılarak davacı banka kayıtlarına göre davacının takip tarihi itibariyle davalılardan alacaklı olup olmadığı ve varsa miktarının belirlenmesi yönünde rapor düzenlenmesi istenmiş bilirkişi tarafından ----- tarihli kök rapor sunulmuştur. Davacı vekili ----bu rapora bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada kullanılan faiz oranının takip başlatılırken talep edilen faiz oranından düşük olması ve %50,16 olarak kabul edilmiş olması nedeniyle itiraz ettiklerini bildirmiştir. Davalı taraf rapora karşı beyanda bulunmamıştır. Davacının takip talebinde 1.481,15 TL tutarında masraf adı altında talepte bulunduğu davalı tarafın takipteki tüm tutara itiraz ettiği bilirkişi raporunda davacının masraf adı altından talep ettiği bu tutar yönünden değerlendirme yapılmadığı takip ve dava dosyasına masraf talebine ilişkin hiç bir belge sunulmadığı anlaşılmış davacı vekiline takip talebinde yer alan masraf kalemine ilişkin olarak dayanak belgelerini sunması yine sözleşmenin 10.5 maddesi uyarınca dava konusu kredi borcunun muaccel hale geldiği tarih itibariyle bankanın borçlu cari hesap şeklinde çalıştırılan kredilere uyguladığı en yüksek cari faiz oranının tespiti bakımından emsal kredi evraklarını dosyaya sunması için 2 haftalık kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde ara kararın yerine getirilmemesi halinde faize yönelik itirazlarının değerlendirilemeyeceği hususunda davacı vekilinin uyarılmasına karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından sunulan ---- dilekçe ekinde masraf talebine ilişkin hiç bir belge bulunmadığı görülmüş olup davacı yanın takipteki masraf adı altondaki alacağını talep edemeyeceği mahkememizce kabul edilmiştir. Davacı vekilinin sunduğu kaydın değerlendirilmesi ve ayrıca dosyada kat ihtarının davalı kefile tebliğ edilemediği tespit edilmekle birlikte bilirkişinin sözleşme hükmüne dayanarak kefil yönünden ihtarın tebliğ edilmiş sayıldığını kabul ederek temerrüt tarihi belirleyip hesap yaptığı anlaşılmakla kefilin temerrüde düşürülmesi için kat ihtarının tebliğinin zorunlu olduğu, asıl borçlu açısından geçerli olan, kredisözleşmelerindeki "adres değişikliğinin bildirilmemesi halinde kredi sözleşmesindeki adrese gönderilecek tebligatın yapılmış sayılacağına" ilişkin hükmün ve İİK'nın 68/b-1. maddesi hükmünün kefil bakımından uygulanmasının mümkün olmadığı,bu nedenle davalının temerrüdünün takip tarihi itibariyle gerçekleştiğinin kabulü gerekeceğinden takdiri mahkememize ait olmak kaydıyla TTK 7.mad. Hükmü dikkate alınarak kefil davalının temerrüdünün takip tarihi itibariyle oluştuğunun kabulü ile hesap yapması istenmiştir.----- Bilirkişi tarafından davacı vekilinin itirazları da değerlendirilerek mahkememiz ara kararına uygun şekilde --- tarihli ek rapor düzenlenerek sunulmuştur.Dosyada yapılan yargılama ve toplanan deliller ile alınan bilirkişi kök ve ek raporları doğrultusunda davacı banka ile davalı şirket arasında ----- imzalandığı ve ileri tarihlerde de limit arttırımlarının yapıldığı, diğer davalının da bu sözleşmeleri müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, davalı şirketin, ------- ticari kredi kullandığı, davalı şirket tarafından krediye ilişkin hiçbir taksit ödemesinin yapılmadığı, söz konusu kredi anaparası olan 391.444,00 TL'nin davacı banka tarafından herhangi bir faiz tahakkuk ettirilmeksizin 18.01.2021 tarihinde takip hesaplarına intikal ettirildiği ve aynı tarihte hesabın kat edilerek davalılara ihtarname gönderildiği sonuç alınamadığından icra takibine girişildiği davalıların itirazı ile de mahkememizdeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Hesap kat ihtarı davalı şirketin adresinde 21/01/2021 tarihinde tebliğ edilememiş iade edilmiş olmakla birlikte sözleşme hükümleri ve ihtarname ile verilen süre dikkate alındığında asıl borçlu şirket yönünden temerrüdün 29/01/2021 tarihi itibariyle oluştuğu mahkememizce kabul edilmiştir.Davalı ---- sözleşmeyi müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzalamıştır. TBK 583 maddesi kapsamında davalının kefaletine ilişkin sözleşmenin geçerli olduğu, ve Kanunun 584/3 maddesi gereğince aynı zamanda şirket yetkilisi olan davalı yönünden eş rızasının gerekmediği belirlenmiştir. Öte yandan kök bilirkişi raporunda kefil yönünden de sözleşmenin 12/4 maddesi gereği temerrüdün 29/01/2021 tarihi itibariyle oluştuğunun kabulü ile yapılan hesaplama mahkememizce yerinde görülmeyerek yukarıda üst paragrafta açıklanan nedenlerle bu davalı yönünden temerrüdün takip tarihi itibariyle oluştuğu kabul edilmek suretiyle hesaplama yapılmak üzere ek rapor alınmıştır. Bilirkişi tarafından davacı bankanın takip ve dava konusu kredilerle ilgili olarak icra takibinde, taksitli ticari kredi için% 52,56 temerrüt faizi talep edildiği, ibraz edilen ekstreler ve ödeme planları üzerinde yapılan incelemelerde ise, taksitli ticari kredi için%25,08 akdi faiz uygulandığının anlaşıldığı, taraflar arasında akdedilen ---- maddesinde,“Müşterinin kredi borcunu (taksitlendirilmiş kredilerde taksitlerden herhangi birini) masraf, komisyon ya da her türlü ad altındaki ücreti ödeme tarihinde/vadesinde ödenmemesi veya borcu sözleşme kapsamında muaccel hale gelmesi halinde müşterinin borcun hangi tür krediden doğduğuna ve bu kredi vadesine bakılmaksızın alacağın muaccel hale geldiği tarihten itibaren Bankaca ----- çalıştırılan kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının 2 katı oranında gecikme faizi ödeyeceğini kabul ve taahhüt edeceği,” düzenlemesinin yer aldığı, davacı banka tarafından davalı şirkete 23.07.2019 tarihinde kullandırılan kredinin akdi faiz oranının % 25,08 olup davacı banka her ne kadar söz konusu kredi alacağı için %52,56 temerrüt faizi talebinde bulunmuşsa da, banka itirazın iptali davalarında temerrüt faiz oranının tespitine yönelik olarak, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri, ---- Kararı ve aynı konuda ------ Dairesinin yerleşmiş kararları da dikkate alınarak, takip ve dava konusu taksitli ticari krediye uygulanacak akdi faiz oranının % 25,08, temerrüt faiz oranının ise, sözleşmelerin 10.,5 maddesi aracılığıyla bunun iki katı olan% 50,16 olarak dikkate alınması gerektiği belirtilmek suretiyle hesaplama yapıldığı anlaşılmış davacı vekilinin itirazı üzerine bu konuda alınan ek raporda bilirkişinin görüşünü koruduğu ancak terditli hesaplama yaptığı anlaşılmıştır. Bilirkişi tarafından davacı vekilince sunulan ------ tarihli beyan dilekçesi ve ekinde yer alan belgeler incelenmiş davacı tarafça ilgili tarihlerde ilani faiz oranı üzerinden kullandırım bulunmadığı yönünde beyanda bulunulduğu, beyan dilekçesi ekinde de hesap kat tarihi --- ve takip tarihi ----- itibariyle örnek krediler başlığı altında ---------uygulanan akdi faiz oranlarını (%25,20) gösterir bir tablo ile davacı banka ---- tarafından banka teşkilatına gönderilen ve temerrüt faiz oranının ticari nitelikli alacaklar için---- olduğunu bildirir --------sunulduğu bu durumda %25,20 akdi faiz uygulaması ile ilgili tablonun, herhangi bir belgeyle desteklenememekte olup, Uygulama Talimatının ise sadece banka çalışanlarına gönderilen bir iç yazışma niteliği taşıdığı belirtilmiştir. Bilirkişinin gerek kök rapor ve gerekse ek rapordaki temerrüd faiz oranının belirlenmesine ilişkin tespit ve açıklamaları mahkememizce de gerekçeli ve yerinde bulunmuş davacının takip talebinde temerrüd faizi oranı olarak % 50,16 oranı üzerinden talepte bulunabileceği, davacının fazla talebinin yerinde olmadığı sonucuna varılmış, sonuç itibariyle davanın kısmen kabulüne davalı şirket yönünden kök rapordaki hesaplamalara itibar edilerek bu davalının itirazının ---- işlemiş temerrüt faizi, ---- olmak üzere toplam---- üzerinden iptaline, ve davalı ---- yönünden ek rapordaki hesaplamaya itibar edilerek ------üzerinden iptaline, aşan taleplerin reddine , her iki davalı yönünden kabul edilen asıl alacak tutarlarına takip tarihinden itibaren alacağın tahsiline kadar yıllık %50,16 oranında temerrüt faizi ve ----uygulanmasına, yine davadan sonra ----tarihinde yapıldığı tespit edilen---- tahsilatın infaz aşamasında icra müdürlüğünce dikkate alınmasına karar verilmiş ,davalılar takibe itirazlarında kısmen haksız ve alacak likit olduğundan hükmedilen tutarın %20'si oranında -------icra inkar tazminatının davalılardan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, davacının haksız ve kötüniyetli olduğu anlaşılamadığından davalıların kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, Davalıların -------takip dosyasında itirazlarının davalı ---- Yönünden 551.905,46 TL asıl alacak 16.148,75 TL işlemiş temerrüt faizi, 807,44 TL - olmak üzere toplam ------ 568.861,65 TL üzerinden iptaline, Davalı ----- yönünden; 547.500,00 TL asıl alacak, 12.205,60 TL işlemiş akdi faiz, 610,28 TL --- olmak üzere toplam ------ 560.315,88 TL üzerinden iptaline, Takibin davalılar yönünden bu tutarlar üzerinden devamına, fazla talebin REDDİNE, 2-Asıl alacak tutarlarına takip tarihinden itibaren alacağın tahsiline kadar yıllık %50,16 oranında temerrüt faizi ve ------ uygulanmasına, Davadan sonra 16/03/2022 tarihinde yapılan 12.387,42 TL tahsilatın infaz aşamasında icra müdürlüğünce dikkate alınmasına, 3-Hükmedilen tutarın %20'si oranında 113.772,33 TL (davalı------ 112.063,17 TL'si ile sınırlı olarak sorumlu olmak kaydıyla) icra inkar tazminatının davalılardan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 4-Davalılar yönünden kötü niyet tazminatı taleplerinin REDDİNE, 5-Karar harcı 38.858,93TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 7.142,09 TL harcın mahsubu ile bakiye 31.716,84TL harcın (davalı -------31.133,08 TL'si ile sınırlı olarak sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine adına irad kaydına, 6-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 7.142,09 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 7-Davacı tarafından yapılan 67,80 TL ilk masraf, 631,08 TL tebligat ve müzekkere gideri, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.698,88 TL yargılama giderinden davadaki haklılık oranına göre (davalı şirket yönünden %96 ve davalı ------ yönünden %95) 3.550,92 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri olmadığından karar verilmesine yer olmadığına, 9-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 85.640,63 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 10- Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine, 11-7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 1.360,00 TL arabuluculuk ücretinden davanın kabul ve reddedilen kısımları göz önünde bulundurularak 1.305,60 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine adına irad kaydına, 54,40 TL'nin davacı taraftan tahsili ile Hazine adına irad kaydına, 12-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, HMK 345. Maddesi hükmü uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/11/2023