Bölge Adliye Mahkemesi · Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi 2025/803 E. 2025/958 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/803
- Karar No
- 2025/958
- Karar Tarihi
T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2025/803
KARAR NO: 2025/958
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 04/03/2025
ESAS NO: 2023/770
KARAR NO: 2025/220
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
İSTİNAF KARAR TARİHİ:08/05/2025
İSTİNAF KARAR YAZIM
TARİHİ:20/05/2025
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/03/2025 tarih ve 2023/770 Esas 2025/220 Karar sayılı ilamına karşı ,davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili firma ile davalı arasında acente ilişkisi olduğunu, kasa açığı ve kargoculuk faaliyetleri sırasındaki zararlara karşılık 59.729,75 TL tutarında davalıdan alacağı bulunduğunu, alacağın tahsili amacıyla Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının itirazı ile takibin durduğunu, davacının ticari defter, fatura ve banka hesapları üzerinde yapılacak inceleme ile davacının davalıdan alacaklı olduğunun ortaya çıkacağını belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALI VEKİLİ'NİN İLK DERECE MAHKEMESİNE SUNMUŞ OLDUĞU CEVAP DİLEKÇESİNDEN ÖZETLE:
Davacı şirket acentenin devri esnasında davacı ile iltisaklı olmayan cezaların davalıya fatura etmek suretiyle borçlu duruma düşürülmek istendiğini, ancak 28.01.2021 tarihinde şirkete gönderilmiş olan ihtarname göz önünde bulundurulduğunda cezalara itiraz edildiği, şirket nezdinde teminat mektubunun rehin tutulduğunu, yanlış anlaşılma düzeltildikten sonra teminat mektubunun iade edildiğini, davacının hâlâ borçlu olduğu iddiasıyla açılan davanın haksız olduğunu, davalının söz konusu acenteliği devraldığında demirbaşları teslim aldığını, satın almış olduğu ancak demirbaşlarla beraber davalıya ait olan eşyalara el konulduğunu, davalının kesmiş olduğu faturalar, davacının gönderdiği ödemeler ve cari hesaplar incelendiğinde davalının alacaklı olduğunun ortaya çıkacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda "... bilirkişi tarafında kök raporda davalının 74.318,84 TL alacaklı olduğu belirlenmiş olup kök rapora karşı davacının itirazları ekinde sunduğu belge ve faturalara göre davacının davalıya düzenlediği ve davalıda kayıtlı olduğu tespit edilen 8.460,65 TL tutarlı faturalar ve davalının ticari defterlerine noksan kaydettiği 60,01 TL, kök rapordaki bakiye tutara uygulandığında davacının alacağı bulunmadığı aksine davalıya 74.839,50 TL - 8.460,65 TL - 60,01 TL = 66.318,84 TL borçlu olduğu belirlenmiştir. Hatta davacının sunmuş olduğu 63.201,83 TL tutarındaki faturaların tamamı ticari defter dışındaki harici belgelerle ispatlansa dahi davacının alacağı oluşmayacağı gözetilerek ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. Davacı şirketin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na devredildiği ve Fonun, şirkete kayyım olarak atandığı, 690 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 73/6. maddesinde kayyımlık görevi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından yürütülen şirketlerin, açtıkları davalarda harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına..." dair karar verilmiştir.
İş bu kararı davacı vekili süresinde istinaf etmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinden özetle; müvekkili şirketin 6758 sayılı kanunu'nun 19/9 maddesi gereği huzurdaki davada harçtan muaf olduğunu, müvekkili firmanın davalı ile acente ilişkisi içinde çalışmakta olduğunu, kasa açığı ve kargoculuk faaliyetleri sırasındaki zararlara binaen davalıdan ödemesi gereken 59.729,75 TL bakiye mevcut olduğunu, bu sebeple alacağını tahsil edebilmek için Kayseri İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosya ile icra takibine başlatıldığını, davalı tarafça icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini, davalının takibe borcun kendisine ait olmadığı iddiasıyla itirazda bulunduğunu, bu sebeple takibin durduğunu, mahkemenin kararında etkili, hatalı bilirkişi raporlarında kasa açığına ilişkin belge ve faturaların dikkate alınmadığını, bilirkişi raporunda faturaya ilişkin tutarsızlıkların ifade edildiğini ve taraflarınca bilirkişi raporlarında kasa açığına ilişkin belge ve faturaların dikkate alınmadığını, bilirkişi raporunda faturaya ilişkin tutarsızlıkların ifade edildiğini, taraflarınca bilirkişi raporundaki yanlış değerlendirmelerin ifade edildiğini, tüm bu nedenlerle yerel mahkeme kararına ilişkin istinaf başvurularının kabulü ile yeniden yargılama yapılarak yerel mahkeme kararının kaldırılması ile davanın reddini, tehiri icra taleplerinin kabulü ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin istinafa cevap dilekçesinden özetle; davacının istinaf talebinin reddini, yerel mahkeme kararının uygulanmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Dava, cari hesap alacağından kaynaklanan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda;
Dosya kapsamında toplanan belge ve delillere, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, mahkemece yargılama sürecinde aldırılan bilirkişi raporlarındaki tespit ve değerlendirmelere, somut olayda ispat yükünün davacı yan üzerinde olup tarafların ticari defter kayıtları karşılaştırıldığında davacının davalıdan davaya/takibe konu bakiye cari hesap alacağı bulunmadığının tespit edilmiş olmasına, mahkemenin kanıtları takdirinde ve hukuki ilişkiyi nitelendirilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamasına göre davanın reddine dair verilen kararda usul ve yasaya aykırı bulunmadığından davacı vekilince yapılan ve yukarıda yazılı istinaf itirazlarının tümünün yerinde olmadığı görülmüştür.
Yukarıda belirtilen gerekçelerle ve HMK'nın 355. Maddesi gereğince istinaf başvurusu sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda davacı tarafın söz konusu istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden ilk derece mahkemesinin istinafa konu edilen nihai kararının HMK'nın 353/1-b.1.maddesi gereğince usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu değerlendirilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin istinafa konu edilen 04/03/2025 tarih ve 2023/770E. - 2025/220K.Sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf eden davacıdan alınması gereken istinaf karar harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf posta/yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-H.M.K. 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirilmlerin, H.M.K. 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a- maddesi gereğince, KESİN olarak oybirliği ile karar verildi. 08/05/2025