İlk Derece Mahkemesi · Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/344 E. 2025/488 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/344
- Karar No
- 2025/488
- Karar Tarihi
T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No T.C. KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : Esas KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/11/2024 KARAR TARİHİ : 22/05/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 22/05/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; davalı ... İnşaat Taahhüt Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin müvekkili şirketten takibe konu cari hesap ilişkisine dayalı faturada belirtilen hizmetleri aldığını ancak bu hizmetin bedelini tüm şifahi taleplere rağmen müvekkiline ödemediğini, bu nedenle müvekkilinin bakiye alacağının tahsili için davalı hakkında belirtilen bakiye fatura alacağının tahsili için Ankara 8. Genel İcra Müdürlüğü’ nün ... E. sayılı dosyası üzerinden takibe geçmek zorunda kaldığını, davalı borçlu vekili itiraz dilekçesinde yetki itirazında bulunmuş ise de taraflar arasındaki alacak borç ilişkisinde TBK'nın 89. maddesi gereğince, para borçlarının alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edileceği hükme bağlanmış olduğundan davalının yetki itirazının yerinde olmadığını, davalının itirazının haksız ve kötüniyetli olduğunu, bu nedenle eldeki davanın ikame edilmesi zorunluluğunun doğduğunu, bu davaya konu uyuşmazlığın Akhisar ilçesi, Manisa ili, Çamönü Şantiyesindeki 500 mm çelik borcu çekilmesi işine karşı davalı tarafından alacaklı müvekkiline taraflar arasında anlaşılan bedeli ödememesinden kaynaklandığını, ayıplı olduğu iddia edilen hizmete ilişkin karşı yanın düzenlemiş olan faturanın yasal süreler içerisinde ihbar ve itiraz edilmediği için mahkemeyi yanıltmak, ticari defterlerde borçlu görünmemek adına temel fatura şeklinde düzenlendiğini, davaya konu alacağa konu mal ve hizmetlerin ayıplı olduğuna ilişkin bir bildirimde bulunulmadığını, müvekkilince yapılan işin talebe uygun şekilde hazırlandığını belirterek, davalının 218.400,00-TL miktarlı borca ve ferilerine itirazının iptali ile Ankara 8. Genel İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesine, haksız ve kötü niyetli olarak borca itiraz eden davalının alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; cra dairesinin ve mahkemenin yetkili olmadığını, müvekkilinin faaliyet adresinin Kayseri'de olduğunu, müvekkilinin davacıya bir borcunun olmadığını, yapılan işin ayıplı iş mahiyetinde olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. GEREKÇE: Dava, yatay sondaj işine dair eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibinde itirazın iptali ile takibin devamına ilişkindir. Ankara 8. Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklısının ..., borçlusunun ... İnşaat Taahhüt Sanayi Ticaret Limited Şirketi olduğu, toplam alacak tutarının 219.723,86-TL olduğu, takip borçlusu davalının icra dairesinin yetkisine ve borca itiraz ettiği, icra takibinin durduğu anlaşılmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 20.03.2002 gün 2012/13-241 Esas, 2002/208 Karar sayılı ilâmı ile Yargıtay’ın kararlılık kazanmış uygulamalarında, icra takibinde yetkiye itiraz edilmiş ise mahkemenin yetkisine yönelik bir itirazın var olup olmadığına bakılmaksızın öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itirazın incelenmesi gerektiği kabul edilmektedir. İtirazın iptali davasını gören mahkemenin, icra takibinin yapıldığı icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı öncelikle incelemesi gerekir. Mahkemenin yetkisine yönelik bir itirazın var olup olmaması, bu sonuca etkili değildir. Eş söyleyişle, itirazın iptali davasında, mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş olsun veya olmasın, mahkeme öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı inceleyerek kesin olarak sonuçlandırmalıdır (HGK.’nun 28/03/2001 gün ve 2001/19-267 E. 2001/311 K.; 20/03/2002 gün ve 2002/13-241 E.,2002/208 K.). Kaldı ki, itirazın iptali davasını görme yetkisi, takibin yapıldığı yer mahkemesine aittir. O nedenle mahkemenin, icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı incelemesi doğaldır. Bu yetki itirazının incelenmesi sonucunda mahkeme, kendisinin yetkili olup olmadığını da belirlemiş olacaktır (Üstündağ, S: İcra Hukukunun Esasları, İstanbul 1995, 6. Bası, s. 101-102). (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’ nun 27.11.2013 gün 2013/1606 K. sayılı kararı) Diğer bir söyleyişle, itirazın iptali davası, başlatılan icra takibi ile doğrudan bağlantılı bir dava olup, yetkili icra dairesinde icra takibinin başlatılmış olması özel bir dava şartıdır. Borçlu hem icra dairesinin yetkisine itiraz etmiş, hem de borca itiraz etmiş ise, itirazın iptali davasında mahkeme öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı inceleyerek bir karar verecektir. Davanın açıldığı Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, davalı takip borçlusunun icra dairesinin yetkisine yönelik yetki itirazını incelemeksizin mahkemenin yetkisine yönelik yetki itirazını inceleyerek yetkisizlik kararı vermiş, dosya mahkememize gönderilmekle yukarıda belirtilen esasa kaydedilmiştir. Somut olayda mahkememiz yargı çevresinde başlatılmış ve durmuş bir icra takibi olmayıp, mahkememiz yargı çevresi içerisinde itiraz üzerine durmuş bir icra takibi bulunmadığından ve bu husus özel bir dava şartı olduğundan davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-Davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcının davacıdan peşin olarak alınan 2.631,11-TL harçtan mahsubu ile artan 2.015,71-TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince takdir olunan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 22/05/2025 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır