İlk Derece Mahkemesi · Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/317 E. 2025/778 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/317
- Karar No
- 2025/778
- Karar Tarihi
T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : Esas KARAR NO : HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - ... DAVALI : ... - ... ... VEKİLLERİ : Av. ... - [ Av. ... - [ DAVA : İstirdat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) DAVA TARİHİ : 28/03/2025 KARAR TARİHİ : 26/09/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 03/10/2025 Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; müvekkilinin uhdesinde olan ve ileri keşide tarihi gelmediği için işlem yapılamayan hamili olduğu; T.C. Ziraat Bankası Belsin şubesine ait keşidecisi ... olan ,..... çek nolu, 20.01.2025 keşide tarihli 1.000.000,00TL tutarındaki çekin müvekkilinin bilgisi dışında ve rızası hilafında kaybolduğunu, müvekkili tarafından çeklerin vadesi gelmeden durum fark edilmiş olup herhangi bir mağduriyete sebep olunmaması adına sözkonusu çeklerin müvekkilin rızası dışında elinden çıkması sebebiyle ödeme yasağı talepli olarak Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. Sayılı dosya ile kıymetli evrak iptali davası açıldığını, 22.01.2025 tarihinde mahkemece ödeme yasağı kararı verilmiş ve bu karar bankaya bildirildiğini, müvekkilinin rızası hilafına kaybolan çekin davalı ... uhdesinde olduğu anlaşıldığından çek yaprağının iadesi için işbu davayı açma açıldığını, çekin davalıdan istirdatına, müvekkil'in haklı hamil olduğunun tespitine ve çekin müvekkiline iadesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olduğunu, ticari davalardan konusu istirdat olan davalarda arabulucuya gitmek dava şartı olarak düzenlendiğini, öncelikle dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu çek davacı ... tarafından ...'a ciro edilmiş, ... tarafından ... Mekanik Isıtma ve Soğutma Sistemlerine, söz konusu şirketten ...'e ciro edilmiş, ... tarafından da nakdi para borcuna istinaden müvekkiline teslim edildiğini, müvekkili söz konusu ciro silsilesinde iyinetli 3. kişi konumunda olup davacı ve keşideci ... ile ... haricinde kimseyi tanımamakta, söz konusu çek üzerinde isimleri yazan diğer üçüncü şahıslar ile hukuki ilişkisi bulunmadığını, davacı elinden rızası dışında çıktığını ifade ettiği çeki ciro yoluyla temlik ettiğini, bu kapsamda müvekkilinin hukuki ilişki çerçevesinde iktisap etmiş olduğu çeki kötüniyetle elinde bulundurduğuna dair somut bir delil ileri sürülmeksizin yalnızca soyut iddialar ile huzurdaki haksız dava açıldığını, istirdat talebimde bulunabilmesi için öncelikle ödemeyi ispat etmesi zaruri iken dosya kapsamına ifada bulunulduğuna dair de bir delil sunulabilmiş, zira kambiyo senetlerinde geçerli olan soyutluk ilkesi gereğince, çeki iyi niyetle iktisap eden üçüncü kişilerin müktesep haklarının korunması gerektiğini, davanın öncelikle usulden reddine, aksi kanaat halinde ise esastan reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava şartı medeni usul hukukuna ait bir kurumdur. Bunun amacı bir davanın esası hakkında incelemeye geçilebilmesi için gerekli bütün şartları ve bunların incelenmesi usulünü tespit etmek; böylece davaların daha çabuk, basit ve ekonomik bir şekilde sonuçlanmasına yardımcı olmaktır. Dava şartları dava açılabilmesi için değil mahkemenin davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi (davanın esasına girebilmesi) için gerekli olan şartlardır. Buna davanın dinlenebilmesi şartları da denir. Mahkeme dava şartlarından birinin bulunmadığını tespit ederse davanın esası hakkında inceleme yapamaz; davayı dava şartı yokluğundan (usulden) reddetmekle yükümlüdür. Dava şartlarının bulunup bulunmadığı davada hâkim tarafından re'sen gözetilir. 6100 sayılı HMK’nun 114/1. maddesinde, dava şartları açıkça sayılmış ve yine HMK'nın 114/2. maddesi gereğince diğer kanunlarda sayılan dava şartlarına da atıfta bulunmuştur. 6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesinde (Ek:6/12/2018-7155/20 maddesi):"(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır..." şeklinde getirilen düzenleme ile arabuluculuk müessesesine başvurunun bir dava şartı olduğunu benimsenmiştir. Öte yandan 05/04/2023 tarihli ve ... sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 7445 sayılı "İcra İflas Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" 31. Maddesi ile 6102 sayılı TTK’nın 5/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiştir. Ancak, yapılan değişiklik, 7445 sayılı Kanun’un 43/1-a maddesi uyarınca 1 Eylül 2023 tarihinde yürürlüğe girecektir. Bu nedenle, 01.09.2023 tarihine kadar ticaret mahkemeleri nezdinde açılacak itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında zorunlu arabuluculuğa başvurulmasına gerek bulunmayacaktır. Tüm bu açıklamalardan sonra somut olayda; davanın çek istirdadı istemine ilişkin olduğu, davanın 28/03/2025 tarihinde açıldığı, bu tarih itibariyle davanın zorunlu arabuluculuk dava şartına tabi davalardan olduğu, mahkememizin 26/09/2025 tarihli celsede davacı vekili tarafından arabuluculuğa başvuru yapılmadan işbu davanın açıldığının beyan edildiği anlaşılmakla açılan davanın 6102 sayılı TTK'nun 5/A. maddesi ile 6325 sayılı kanunun 18/A. maddesi uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir..(Bkz. Çek istirdadı davasının arabuluculuğa tabi olduğuna ilişkin emsal nitelikteki ¸ Yargıtay 11 Hukuk Dairesinin 2024/1595 esas 2024/9423 karar sayılı ilamı bu yöndedir.) HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-Arabuluculuğa başvurulmadan açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, 2-Mahkememizden verilen 28/03/2025 tarihli tedbir kararının KALDIRILMASINA, bu hususta ilgili bankaya müzekkere yazılmasına, 3-Alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcının, dava tarafından yatırılan 17.077,50-TL peşin harçtan mahsubu ile artan 16.462,10-TL' nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama harç ve giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davalı taraf kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 7/2 maddesi uyarınca taktir olunan 30.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ işlemlerinden geriye kalan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.26/09/2025 Katip ... ¸E-imzalıdır Hakim ... ¸E-imzalıdır