İlk Derece Mahkemesi · Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/331 E. 2026/120 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/331
Karar No
2026/120
Karar Tarihi

T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/331 Esas - 2026/120 T.C. KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2024/331 Esas KARAR NO : 2026/120

HAKİM : KATİP :

DAVACI : ...

VEKİLİ : Av. DAVALI : ... - VEKİLLERİ : Av. DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 25/04/2024 KARAR TARİHİ : 04/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 04/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; : Davacının lojistik işi yapan bir firma olduğunu, bu lojistik işi kapsamında şehirlerarası hayvan taşıma işini de yapmakta olduğunu, bu işi kapsamında davacının, davalı ile hayvan taşıma hususunda 45.000,00 TL + KDV'ye anlaşmış olduğunu, bu anlaşmaya istinaden davacının davalının hayvanlarını davalının Niğde'deki işletmesinden alıp Kayseri'de bulunan "İştah Hayvan Ürünleri Gıda Tekstil Nakliye İnşaat Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi"ne taşımış olduğunu, bu taşıma işinin davacıya ait ... plakalı çekici araç ve 34 AT 2986 plakalı dorse ile gerçekleşmiş olduğunu, bu araç ile taşıma hususunun evraklar ile de sabit olduğunu, bu taşımaya dair "Koyu Keçi Türü Hayvanlara Ait Nakil Belgesi"ni, Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğünce düzenlenen "Dezenfeksiyon Belgesi"ni, Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğünce düzenlenen "Yurt İçi Hayvan Sevklerine Mahsus Veteriner Sağlık Raporu"nu sunmakta olduklarını, her ne kadar davalı, ödeme emrine itiraz dilekçesinde böyle bir hayvan taşıma işinin yapılmadığını iddia etmiş olsa da sunmuş oldukları Koyu Keçi Türü Hayvanlara Ait Nakil Belgesi'nde Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğünce düzenlenen "Yurt İçi Hayvan Sevklerine Mahsus Veteriner Sağlık Raporu"nda davalının imzası bulunmakta olduğunu, bu nedenle davalının itirazlarının nazara alınamayacağını, bu iş karşılığında davacının davalıya 03.01.2024 tarihli, BNG2024000000001 numaralı faturayı düzenlemiş olduğunu, ancak davalı tarafından davacıya ödeme yapılmaması üzerine davalıya karşı Kayseri Genel İcra Dairesi'nin 2024/2069E. Numaralı icra takibi başlatılmış ancak davalı şirket tarafından takibe itiraz edilmiş ve yapılan itiraz üzerine Kayseri Genel İcra Dairesi tarafından takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğunu, Davalı tarafça takibi sürüncemede bırakmak amacı ile icra takibine haksız ve mesnetsiz olarak itiraz edilmiş olduğunu, bu nedenle davalının itirazının iptali ile takibin devamına, takip bedelinin %20 sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ettiklerini, arabuluculuğa başvurulmasına rağmen anlaşma sağlanamadığını belirterek, Fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik alacağın 1.000,00 TL'lik kısmı için davalı borçlunun Kayseri Genel İcra Dairesi'nin 2024/2069 E. Numaralı dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile takibin devamına, Takibe ilişkin haksız ve dayanaksız, kötü niyetli itirazı nedeni ile davalı taraf aleyhinde takip bedelinin %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmolunmasına karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Haksız ve hukuki mesnetten yoksun işbu davanın reddi gerekmekte olduğunu, davacı yan tarafından başlatılan icra takibine davalı tarafından itiraz edilmiş, itiraz dilekçesinde hem borca hem de yetkiye itiraz edildiğinin açıkça belirtilmiş olduğunu, davalı ile davacı arasında iddia edildiği gibi bir taşıma anlaşması yapılmamış, taşıma işi de gerçekleştirilmemiş olduğunu, alacaklı olduğunu iddia eden davacı tarafından kesilen faturadan da işbu faturanın icra takibine konu edilmesi ile haberdar olan davalı ile davacı arasında bir taşıma anlaşması ve taşıma işi bulunmadığını, Davacı firma ile davalının bir ticareti söz konusu olmadığı gibi, davalıya teslim edilen bir fatura da söz konusu olmadığını, takip dayanağı olarak gösterilen fatura üzerinde davalının imzası da bulunmamakta olduğunu, anılan sebeplerle davalıdan alacağı dahi bulunmayan davacının Kayseri Genel İcra Dairesinde başlatmış olduğu icra takibi yetkili icra dairesinde başlatılmadığı gibi, icra takibinin yetkisine bağlı olan Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan itirazın iptali davası yetkili mahkemede açılmamış olduğunu, taraflar arasında bir anlaşma ve alacak ilişkisi söz konusu olmadığını, yine faturaya dayalı ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinde davalının adresinin Bor / Niğde olduğu, ödeme emrinin bu adreste tebliğ edildiği göz önünde bulundurulduğunda, davalı aleyhine başlatılacak icra takibinde yetkili icra müdürlüğünün Niğde Bor İcra Müdürlüğü olduğu açık olduğunu, bununla birlikte itirazın iptali davası da aynı yer mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, Mahkemece yapılan yargılamada öncelikle, yetki itirazı incelenmeli, icra dairesinin yetkisizliğine, koşulları oluşmayan itirazın iptali davasının reddine karar verilmesi gerekmekte olduğunu, Yargıtay kararları yetki itirazının söz konusu olduğu hallerde öncelikle bu hususta karar verilmesi gerektiği yönünde olduğunu, bu kapsamda Y. HGK 2017/13-534 E., 2018/1567 K., 25.10.2018 T. İlamının dikkate alınması gerektiğini, konuyu değerlendiren Yargıtay 3. Hukuk Dairesi de kararında, öncelikle davalının itirazında belirttiği icra dairesinin yetkisinin araştırılmasını ve ardından işin esasına girilmesi gerektiği, yetki itirazı yönünde değerlendirme yapılmadan işin esasına girilmesinin hukuka aykırı olduğuna hükmetmiş (Y. 3. HD 2022/2971 E., 2022/4300 K. 09/05/2022 T. ilamı) olduğunu, davacı tarafından fatura alacağına istinaden Kayseri Genel İcra Dairesinin 2024/2069 E. Sayılı dosyası üzerinden 54.000,00 TL'lik takip başlatıldığını ancak açılan davada dava değeri eksik gösterilmiş olduğunu, dava konusu icra dairesi ve mahkemenin yetkisi bulunmamakla birlikte eksik harç ikmal edilmeden, davaya devam edilmesi mümkün olmadığını, eksik harcın ikmali için davacı tarafa kesin süre verilmesi, harcın verilen kesin sürede ikmal edilmemesi durumunda dava şartlarından olan harcın ikmal edilmemiş olması sebebiyle davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı şirket tacir olup, basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüklerine haiz olduğunu, Taşıma sözleşmesinden kaynaklı bir faturanın düzenlenebilmesi, icra takibi ve dava açılabilmesi için taraflar arasında bir taşıma anlaşması ve bu kapsamda bir taşımacılık faaliyetinin yapılması gerekmekte olduğunu, yine itirazın iptali davasının mahiyeti gereği eldeki dava yalnızca icra takibine yapılan itirazın incelenmesi niteliğinde olduğundan, dava dışı başkaca delillerin sunulması ve icra takibinde talep edilmeyen alacakların yargılama esnasında talep edilmesi mümkün olmadığını, davacı şirket tacir sıfatına haiz, ticaret siciline kayıtlı, basiretli bir tacir gibi davranma zorunluluğunda, yine defter tutmakla mükellef, tüzel kişiliği bulunan bir şirket olduğunu, yine, tacir sıfatı bulunan ve yapıldığını iddia ettiği taşıma işini meslek olarak yapan bir şirket için yapılan işin de ticari iş niteliğinde olduğunu, taşıma işine dayalı itirazın iptali davalarında işin yapıldığının ispat yükü davacı yana düşmekte olduğunu, davacının alacak talebinde bulunması için öncelikle iddia ettiği taşıma anlaşmasını ve taşıma yükümünü eksiksiz bir şekilde yerine getirdiğini ispat etmesi gerektiğini, Ne var ki, taraflar arasında böyle bir taşıma anlaşması ve taşıma işi hiçbir zaman olmadığını, Davacı yan, var olmayan bir taşıma anlaşmasından ve yapılmayan bir taşıma işinden bahsederek davalıya fatura düzenlemiş, bu faturanın icra takibine konu edilmesine kadar faturadan ve iddia edilen işten haberi olmayan davalıdan alacak talebinde bulunmuş olduğunu, bu kapsamda Y. 11. HD 2004/7832 E., K. 2005/4738 K., 5.5.2005 T. İlamının dikkate alınması gerektiğini, taraflar arasındaki uyuşmazlık; varlığı dahi ispat edilemeyen bir taşıma sözleşmesinden kaynaklanmakta olduğunu, İddia konusu sözleşmede davacı taraf taşıyıcı, davalı ise iş sahibi konumunda olup davacı tarafından alacak iddia edilebilmesi için, sözleşmeye dayalı işin yapıldığı ve eksiksiz şekilde iş sahibine yahut teslim edilmesi gereken yere teslim edildiğinin ispatı gerekmekte olduğunu, Taşıma sözleşmelerinde, taşınanı teslim borcu yüklenicide olduğundan taşınanın teslim edildiğini kanıtlama borcu da yükleniciye düşmekte olduğunu, davacının iddia olunan bedele hak kazanabilmesi ve bu bedeli talep edebilmesinin ön şartı, öncelikle taşıma anlaşmasının varlığını ve kendisine verilen işi süresi içerisinde eksiksiz bir şekilde sonuçlandırdığını kanıtlaması gerektiğini, Yargıtay kararlarının da bu yönde olduğunu, bu kapsamda Yargıtay 15.H.D. 2006 / 4471 E. , 2007 / 1079 K. Sayılı ilamının, Y. 15. HD E. 2013/6122, K. 2014/4164, T. 17.6.2014 kararının dikkate alınması gerektiğini, sunulan kararlar ve Yargıtay içtihatları göz önünde bulundurulduğunda; yargılamaya konu olayda davacı yüklenicinin taşıma işinin yapılıp teslim edildiğini somut delillerle ispatlayamadığı hususu da göz önünde bulundurulmalı, bir sözleşmenin bulunmadığı olayda iddia ettiği sözleşme üzerinden dahi edimlerini yerine getirmediği kabul edilmesi gerektiğini, yüklenici davacının iddia ettiği sözleşmede belirttiği işi dahi yerine getirdiğini ispat edemediği dikkate alındığında davalı aleyhine takip başlatılmasının ve itirazın iptali davası açılmasının haksız olduğu ve tüm talepler ile davanın reddedilmesi gerektiği açıkça anlaşılmakta olduğunu, davalı, tüzel kişiliği bulunmamakla birlikte, tacir sıfatına da haiz olmayan, ticari defter ve formları tutma yükümlülüğü bulunmayan gerçek bir kişi olduğunu, davalı ile davacı arasında ticari bir ilişki olmadığı gibi, taşıma işi de gerçekleştirilmemiş olduğunu, davacının elinde yalnızca davalının imzasının bulunduğu bir belge mevcut olduğunu, anılan belgenin hukuken hiçbir geçerliliği olmamakla birlikte davacı ile davalı arasında da iddia edildiği gibi bir taşıma anlaşması yapılmamış, taşıma işi gerçekleştirilmemiş olduğunu, davalı, anılan belgeye imza atmışsa da taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı için söz konusu taşıma da gerçekleştirilmemiş olduğunu, davacının delil olarak gösterdiği ve dosya içerisine sunduğu evraklardan da görüldüğü üzere taraflar arasında böyle bir anlaşma olmadığı ve böyle bir işin yapılmadığı sabit olduğunu, bununla birlikte bahse konu anlaşma ve işin yapılmış olması halinde malların teslim edildiğinin belirtildiği "İştah Hayvan Ürünleri - İştah Hayvan Ürünleri Gıda Tekstil Sanayi Ticaret Limited Şirketi" tarafından taşınan hayvanların davalı adıyla kaydının ve davalının bu işletme tarafından bir ödemenin yapılmış olması gerekmekte olduğunu, davalı, ne davacı şirkete hayvanlarını taşıtmış, ne adı geçen şirkete hayvanlarını kesim için teslim etmiş, ne de bu iş için kendisine anılan şirketten herhangi bir ödeme almamış olduğunu, bu hususta; Kayseri Ticaret Sicili Müdürlüğüne kayıtlı, "4820489438" vergi numaralı, "0482048943800011" Mersis numaralı, "Oruç Reis Mah. 3419 Sok. Tanç Et Kombinası Blok no:5 Kocasinan / Kayseri" adresinde bulunan "İştah Hayvan Ürünleri - İştah Hayvan Ürünleri Gıda Tekstil Sanayi Ticaret Limited Şirketi"ne müzekkere yazılmasını talep ettiklerini, yazılan müzekkerede, adı geçen firmaya taşımacılığın yapıldığının iddia edildiği 29.12.2023 tarihi ile faturanın kesildiği 03.01.2024 tarihleri arasında, işletmeye [TCKN] T.C. kimlik numaralı davalı ...'ya ait hayvanların giriş yapıp yapmadığı, yine işletme tarafından bu hayvanlara karşılık olarak davalının ödeme yapılıp yapılmadığının sorulmasını talep ettiklerini, İlgili şirkete müzekkere yazıldığında davalı ile davacı arasında bir anlaşma ve işin bulunmadığı, bu şirketten davalıya hayvan nakliyesi sebebiyle bir ödemenin yapılmadığı tespit edilecek, davacının haksızlığı ortaya koyulacak olduğunu, Davacı yan kötü niyetle hareket etmekle, gerçekleşmeyen bir taşımanın ücretini talep etmekte olduğunu, davacı taraf düzenlemiş olduğu faturaya istinaden söz konusu icra takibini başlatmışsa da salt faturaya dayanarak mahkemenin hüküm kurmasının mümkün olmadığını, taraflar arasında bir anlaşma bulunmadığı gibi, fatura ve fatura konusu edim de yerine getirilmemiş olduğunu, ayrıca faturanın içeriği de davalıdan habersiz hazırlanarak doğru şekilde hazırlanmamış olduğunu, Davacı yani kendi iddiaları üzere dahi haksız konumda olduğunu, Davacının iddialarına göre anlaşma sadece “hayvanların taşınması” işinden ibaretken, faturada “Canlı Hayvan Nakliyesi 3 adet” yazmakta olduğunu, Davacı tarafından iddia edilen husus 150 adet hayvanın taşınması olmasına rağmen faturada bu iş için 15.000,00 TL birim fiyat üzerinden 3 sefer ücreti yazıldığını, salt bu husus dahi iddia edilen işin yapılmadığını, davacı tarafın haksız kazanç elde etme gayesinde olduğunu göstermekte olduğunu, nitekim, taşımanın yapıldığı araç TIR niteliğinde olup, iddia konusu hayvanları Niğde ilinden Kayseri iline tek seferde gayet tabi bir şekilde nakliyesini gerçekleştirebilecek mahiyette olduğunu, söz konusu husus aracın özelliklerinin ve dosya içerisindeki evrakların incelenmesi ortaya çıkacağını, yine, dosya içerisinde mevcut davacının da delil olarak dayandığı Tarım ve Orman Bakanlığı Veteriner Sağlık Raporu ile işbu raporla birlikte sunulan 29.12.2023 tarihli taahhütnamede 150 adet hayvanın araç içerisinde bulunduğu açıkça görülmekte olduğunu, davacı tarafından düzenlenen faturayı ve yapılan işi kabul etmemekle birlikte fatura üzerinde yazan miktarı da kabul etmediklerini, Faturanın içeriği doğru şekilde hazırlanmadığı gibi davalıya verilen fatura ile yapılan işin ücreti arasında da farklılık bulunmakta olduğunu, davacının işin yapılması hususunda dahi anlaşmaya varılamadığı bir olayda neye dayanarak 3 sefer ve 54.000,00 TL üzerinden fatura kestiğini anlamak mümkün olmadığını, davacı tarafından kesilen fatura miktarı fahiş olup, faturanın haksız kazanç elde etme gayesiyle hazırlandığını, davalının da faturada imzası bulunmamakta olduğunu, hiçbir şekilde davacı tarafın iddiasını kabul anlamına gelmemekle birlikte, faturanın içeriğine 8 gün içerisinde itirazda bulunulmadığı takdirde dahi faturanın verilmesine neden olan iş veya hizmetin de yapılmış olduğunun kabulü anlamını taşımayacağını, Uyuşmazlık halinde ise işin yapılmış olduğunun işi yaptığını iddia eden ve faturayı kesen tarafça kanıtlanması gerektiğini, ayrıca, anılan faturanın davalıya tebliğ ve teslim edilmediği gibi, tebliğ edilmiş olan fatura içeriğinin dahi kesinleşmesi söz konusu olamayacağını, Faturanın deftere kaydı dahi yalnızca karine teşkil edeceğini, bu karinenin aksinin ispatı da her zaman olanaklı olduğunu, Yargıtay kararları da tek taraflı olarak her zaman düzenlenebilen faturaya itibar edilerek hüküm verilemeyeceği yönünde olduğunu, Y. 13. HD 2017/8713 E. , 2020/1330 K. 05.02.2020 T. İlamının bu kapsamda dikkate alınması gerektiğini, açılan dava mahiyeti gereği Kayseri Genel Dairesinin 2024/2069 E. Sayılı takibe itiraz davası olup takip çıkış miktarı 54.000,00 TL'dir. HMK madde 200 hükmü uyarınca itiraza konu takibin tutarı kanunda öngörülen ve 2024 yılı için uyarlanan (23.452,08 TL) miktarı geçtiğinden tanıkla ispat olunamayacağını, davacının tanık deliline dayanması ve tanık bildirmesi hukuka aykırı olup, bu husus mahkemece re'sen dikkate alınması gerektiğini, aksi kanaatte dahi mahkemece tanık bildirmek için taraflarına da süre verilmesini talep ettiklerini belirterek, dava konusu icra takibinin yetkisizliğine karar verilmesini, geçerli ve yetkili bir icra takibi bulunmadığından koşulları oluşmayan icra takibinin reddine karar verilmesini; eksik harcın ikmali için davacıya süre verilmesini, süresi içerisinde harcın tamamlanmaması halinde dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesini; aksi kanaatte dahi davalı şirketin davacıya borcunun bulunmadığı ve davacının iddia olunan işi yapmadığı sabit olduğundan, dava açmakta hukuki menfaatinin de bulunmadığı kabul edilerek davanın esastan reddine, haksız ve kötü niyetli olan alacaklının dava konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. YARGILAMA VE GEREKÇE Dava, davacının Kayseri Genel İcra Dairesi'nin 2024/2069 Esas sayılı dosyası nedeni ile davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı hususlarına ilişkindir. Bor Vergi Dairesine, Bor Mal Müdürlüğüne, Tarım ve Orman Bakanlığına, Altunhisar Mal Müdürlüğü, Kayseri Genel İcra Dairesine, Gevher Nesibe Vergi Dairesine, İştah Hayvan Ürünleri şirketine yazılan müzekkerelere cevap verildiği, ilgili evrakların dosya arasına alınmış olduğu görülmüştür. Araçların trafik tescil kaydının dosyaya eklenmiş olduğu görülmüştür. Mahkememizin 25/09/2024 tarihli ön inceleme duruşmasının 7 nolu ara kararı gereğince davacının defterlerinin incelenmesiyle mali müşavir bilirkişiden 09/12/2024 tarihinde alınan raporda özetle;''Dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerle davacı tarafça flash bellek içinde sunulan davacıya ait e-defter kayıtları tarafımızdan incelenmiş ve aşağıdaki tespitler yapılmıştır. Davacı tarafça davalı aleyhine başlatılan takipte 03.01.2024 tarihli ...…1 numaralı ve 54.000 TL bedelli fatura takip konusu yapılmıştır. 2. Davacının takip ve dava konusu yaptığı fatura davacının ticari defterlerinde davalıdan alacak olarak kayıtlıdır. 3. Davacının ticari defterlerinde davalıdan herhangi bir tahsilat gözükmemektedir. Davalının da herhangi bir ödeme iddiası bulunmamaktadır. Davalı taraf taşıma faaliyeti ve taşıma sözleşmesi olmadığını ileri sürmektedir. 4. Davalı vekili müvekkilinin defter tutma yükümlülüğü olmadığını ve defter tutmadığını belirtmiştir. 5. Dosyaya getirtilen müzekkere cevapları incelendiğinde 150 küçük baş hayvanın davalının Niğde ili Bor ilçesindeki işletmesinden Kayseri ilinde bulunan İştah Hayvan Ürünleri Limited Şirketi işletmesine kesim amaçlı taşınmasına yönelik belgeler düzenlendiği, davalının da imzasının bulunduğu, taşınan hayvanlara ait küpe numaralarının da belirtildiği görülmektedir. 6. Davalı taraf faturada 3 adet taşıma yapıldığının yazılı olduğunu, hayvan sayısı dikkate alındığında 3 defa taşımanın mümkün olmayacağını ve faturanın fahiş olduğunu belirtmektedir. Davalının ileri sürdüğü faturanın fahişliği hususu ve 150 küçükbaş havyan nakline yönelik dosyaya getirilen belgelerin mahkemece incelenip değerlendirilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.'' sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekilinin 21/10/2025 tarihli tam ıslah dilekçesini dosyaya sunduğu, ıslah dilekçesinin usulüne uygun davalı tarafa tebliğe çıkarılmış olduğu görülmüştür. Dava konusunun taşıma ilişkisine dayanıyor olması nedeni ile davanın mutlak ticari dava olduğu ve Mahkememizin dava konusu talep yönünden davalı tacir olmasa dahi görevli olduğu anlaşılmıştır. Davalının diğer dava şartlarından icra dairesinin yetkisine itiraz etmiş olduğu ve itirazın HMK madde 10 ve BK 89 gereğince akdi ilişkinin varlığı dikkate alınarak kaldırılmasına karar verildiği ve yine aynı gerekçelerle yetki itirazının da reddine karar verildiği görülmüştür. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, davacı tarafça davanın Mahkememizde ilk önce itirazın iptali davası olarak açıldığı ancak yargılama devam ederken davanın tam ıslah ile alacak davasına dönüştüğü görülmüş ve alacak talebine ilişkin olarak değerlendirme yapılarak esas hakkında karar verilmiştir. Davaya esas talebin değişmemesi nedeni ile önceden alınan rapor yeterli görülerek yeniden rapor alınmasına ihtiyaç duyulmamış ve alınan 09/12/2024 tarihli raporda, davacı tarafça davalı aleyhine başlatılan takipte 03.01.2024 tarihli ...…1 numaralı ve 54.000 TL bedelli faturanın takip konusu yapılmış olduğu, davacının takip ve dava konusu yaptığı faturanın davacının ticari defterlerinde davalıdan alacak olarak kayıtlı olduğu, davacının ticari defterlerinde davalıdan herhangi bir tahsilat görünmediği, davalının da herhangi bir ödeme iddiası bulunmadığı, davalı tarafın taşıma faaliyeti ve taşıma sözleşmesi olmadığını ileri sürdüğü, davalı vekilinin davalının defter tutma yükümlülüğü olmadığını ve defter tutmadığını belirttiği, dosyaya getirtilen müzekkere cevapları incelendiğinde 150 küçük baş hayvanın davalının Niğde ili Bor ilçesindeki işletmesinden Kayseri ilinde bulunan İştah Hayvan Ürünleri Limited Şirketi işletmesine kesim amaçlı taşınmasına yönelik belgeler düzenlendiği, davalının da imzasının bulunduğu, taşınan hayvanlara ait küpe numaralarının da belirtildiğinin görüldüğü anlaşılmıştır. İştah Hayvan Ürünleri şirketine yazılan müzekkereye cevap verildiği ve cevapta davalıya ait hayvanların 29/12/2023- 03/01/2024 tarihleri arasında işletmeye giriş yaptığı ve davacı şirketin bu taşımayı üç defada gerçekleştirdiğinin belirtildiği görülmekle, dosyada yer alan ve üç defa taşıma yapılmasına karşılık düzenlenen fatura ile İştah şirketinin yazı cevabının birbiri ile uyumlu olduğu, davacının defterlerinde faturanın kayıtlı olduğu, taşıma yapılan araçların davacı adına kayıtlı olduğu, bakanlığın yazı cevabı, davalının hayvanların gideceği yer (İştah şirketi) ile taşıma yapacak araçların (davacıya ait ... plakalı araç) bilgilerini de içeren sağlık raporlarında imzasının bulunduğu ve imza inkarının olmadığı, davalının inkar ettiği taşıma faaliyetinin tüm bu hususlar dikkate alındığında davacı tarafından ispat edildiği değerlendirilmiş ve davacının tam ıslah kapsamında alacak davasında haklı olduğu görülmüş ve böylece, Davanın kabulü ile, 54.000,00-TL alacak bedelinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-Davanın kabulü ile, 54.000,00-TL alacak bedelinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2- 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 3.688,74 TL karar ve ilam harcından 427,60 TL peşin harç, 905,11 TL ıslah harcı toplamı olan 1.332,71 TL harcın düşümü ile eksik kalan 2.356,03 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı, 427,60 TL peşin harç, 905,11 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.760,31 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan; 50,00 TL tebligat gideri, 418,00 TL yazışma gideri, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.468,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısım üzerinden 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 8-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 04/02/2026

Katip ¸E-imzalıdır

Hakim ¸E-imzalıdır

Atıf: Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/331, K. 2026/120, T. 04.02.2026, www.arakarar.com/karar/kayseri-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-331-e-2026-120-k-10f93b706fc4