İlk Derece Mahkemesi · Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/695 E. 2024/522 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/695
- Karar No
- 2024/522
- Karar Tarihi
T.C. KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : / Esas KARAR NO : / HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/07/2023 KARAR TARİHİ : 27/05/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 27/05/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA;Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; 21/07/2021 tarihinde ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın Kayseri ili Yeşilhisar ilçesi istikametinden Develi ilçesi istikametine doğru seyir halindeyken araç yoldan çıkarak tek taraflı trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza neticesinde araçta yolcu olarak bulunan müvekkili ...yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde ...'ın herhangi bir kusuru bulunmadığını, zira kaza sonrası yapılan ölçümde sürücünün %0,00 promil alkollü olduğu tespit edildiğini, bu yaralanmalı kaza nedeniyle yürütülen Develi Cumhuriyet Başsavcılığının ... Sor. sayılı dosyasında şüpheli ... hakkında kamu adına soruşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, söz konusu kaza nedeniyle 28.01.2022 tarihli dilekçe ile ... Anonim Türk Sigorta Şirketi Genel Müdürlüğüne başvuruda bulunulduğunu, ancak başvuru sonucunda herhangi bir netice elde edilemediğini, 1 Ocak 2019 tarihinden itibaren, sigorta hukuku kaynaklı ihtilaflar bakımından, ihtilaf konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartı olması üzerine taraflarınca arabuluculuğa başvurulduğunu, ancak arabuluculuk görüşmeleri neticesinde anlaşma sağlandığını, taraflarınca dava açmak için gerekli ön şartlar yerine getirildiğini, müvekkilinin yaşı dikkate alındığında (1954 doğumlu) kaza sebebiyle oluşan hasar ve bunun sonucunda gerek sağlık gerek de günlük yaşantı açısından ne kadar zorluk çektiği bir nebze anlaşılabileceğini, zira bu kırık ve yaralanmalar ile takılan platin kalıcı olarak hassasiyete sebep olduğu için müvekkili tam manasıyla iyileşemeyeceğini, halihazırda kendi işlerini yapmakta dahi zorlandığını, zarar henüz belirsiz olduğundan, zararın bilirkişi tarafından tam ve kesin olarak belirlendiğinde artırılmak üzere fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak üzere şimdilik 10.000 TL olmak üzere tedavi ücreti, ilaç ücretleri, yol masrafları, geçici ve sürekli iş görememezlik tazminatının 21/07/2021 kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari sözleşmesel faiziyle birlikte davalıdan tahsilini (sigorta poliçe limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla), yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; huzurdaki uyuşmazlığın belirsiz alacak olarak ikame edilmesinde hukuki yararın bulunmadığını, işbu sebeple davanın reddedilmesini talep ettiklerini, müvekkili sigorta şirketi sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve teminat limitleri dâhilinde tazminattan sorumlu olduğunu, kaza tespit tutanağında sigortalıya kusur atfedildiğini, atfedilen kusur oranının gerçeği yansıtmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, kusur durumunun bilirkişi aracılığıyla tespitini talep ettiklerini, davacının kaza nedeni ile malul kalıp kalmadığını ve maluliyet oranın tespiti için dosyanın adli tıp kurumu'na gönderilerek kaza tarihinde geçerli olan yönetmelik hükümlerine göre rapor alınmasını, ikrar anlamına gelmemekle birlikte, hesaplama yapılması halinde, 19.06.2021 tarihinde resmi gazetede yayınlanan karayolları trafik kanununda yapılan değişiklik ile kaza tarihinde yürürlükte olan genel şartlar doğrultusunda tazminat hesabının trh 2010 yaşam tablosu ve %1,8 teknik faiz gözetilerek yapılmasını, aktüer hesaplamalarda peşin ve erken ödenen tazminatın belirli bir iskonto oranına tabi tutulması gerektiğini, yukarıdaki itirazlarımız baki kalmak kaydıyla sürekli iş göremezlik tazminatı hesabı yapılması halinde dahi sürekli iş göremezlik tazminatının davacının geçici iş göremezlik süresinin sona erdiği tarihten başlamak üzere yapılması gerektiğini, aksi halde aynı sürenin hem geçici iş göremezlik tazminatı hem sürekli iş göremezlik tazminatı bakımından dikkate alınması gibi bir sonuç doğmakta olup bu husus davacı lehine haksız sebepsiz zenginleşme teşkil ettiğini, 2918 sayılı kanun'un 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluk sosyal güvenlik kurumu'na aktarıldığını, davacı tarafın tedavi gideri itirazının reddedilmesini talep ettiklerini, sosyal güvenlik kurumu tarafından davacıya ödenen ve/veya ödenecek rücuya tabi ödemelerin tespiti ile işbu bedelin hesaplanacak tazminat bedelinden mahsup edilmesi gerektiğini, ayrıca davacının kaza tarihinden sonra fiilen çalışıp çalışmadığını, yukarıda belirtilen ve resen değerlendirilecek sebeplerle aleyhteki tüm hususları reddetmek suretiyle, fazlaya ve başkaya ilişkin haklarını, ihbar, dava, talep ve şikayet haklarını saklı tutarak; müvekkili şirket hakkında açılan davanın dava şartlığı yokluğundan reddini, esasa girilmesi halinde davanın esastan reddini, aksinin kabulü halinde ise, sorumluluğun azami poliçe teminatı ile sorumlu tutulmasıni, temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermediğinden bahisle müvekkili şirket aleyhine vekalet ücreti, yargılama giderleri ve faize karar verilmemesini, kabul anlamına gelmemek üzere aleyhe hüküm kurulması halinde ise poliçe limiti ve sigortalının kusur oranı dikkate alınarak hüküm kurulması gerekliliğini, reddedilen kısım için ise yargılama ücreti ve ücreti vekaletin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE; Dava, taraflar arasındaki uyuşmazlığın yaralamalı trafik kazası sonucu yaralanan davacının 2918 sayılı KTK kapsamında karayolları ZMMS poliçesi kapsamında sigortacı olan davalıdan maddi zararların (geçici/sürekli iş göremezlik, tedavi giderleri, yol masrafı, ilaç masrafı) tazminine ilişkindir. Yargılama devam ederken celse arasında davacı vekilinin UYAP üzerinden sunduğu 27/04/2024 tarihli dilekçesiyle; davalı ile yapılan anlaşma uyarınca dava ve taleplerinden feragat ettiklerini, taraflar olarak karşılıkla vekalet ücreti ve mahkeme masrafları taleplerinde bulunmadıklarını, feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep ettiği, vekâletnamesinde ise feragate ilişkin özel yetki bulunduğu anlaşılmıştır. Davalı vekili ise UYAP üzerinden sunduğu 29/04/2024 tarihli dilekçesiyle; davacının tüm hak ve alacaklarından feragat ettiğinden iş bu davaya ilişkin olarak herhangi bir vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin olmadığını, davanın feragat nedeniyle reddini talep ettiği anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun feragate ilişkin 307 ve devamındaki maddelerine göre; feragat, davacının, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmaksızın talep sonucundan kayıtsız-şartsız vazgeçmesidir. Hükmün kesinleşmesine kadar yapılabilen feragat, kesin hüküm gibi sonuç doğurur. Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Yukarıda yazılı yasal düzenlemeye göre; davanın, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikteki davalardan olduğu, davacı vekilinin talep sonucundan kayıtsız, şartsız ve tamamen vazgeçtiği, feragat sebebiyle davacı tarafın davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerinden sorumlu olduğu ancak davalı tarafın da masraf ve vekalet ücreti istemediği hususu dikkate alınarak aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-HMK'nın 307-312. maddeleri uyarınca davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, 2- Harçlar Kanunun 22. Maddesi uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu karar ve ilam harcından davacı tarafından yatırılan 269,85-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 157,75-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama harç ve giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 4-Davalı tarafından yapılmış bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda bir karar verilmesine ve talep edilmemesi nedeniyle davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 27/05/2024 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır