İlk Derece Mahkemesi · Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/536 E. 2025/51 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/536
- Karar No
- 2025/51
- Karar Tarihi
T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLLERİ : Av. Av. Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/06/2023 KARAR TARİHİ : 16/01/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 16/01/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 28/12/2022 tarihinde Kayseri İli Kocasinan İlçesi Yemliha Mahallesinde ... plakalı araç sahibi ... Petrol, ... plakalı müvekkilinin aracına çarpması sonucu çift taraflı kaza meydana geldiğini, meydana gelen trafik kazasında müvekkili Mutlu... ait olan ... plakalı aracın hasar gördüğünü, müvekkilinin aracının Bilişim Sigorta Eksper Hizmetleri Limited şirketinde ... dosya hasar numarası ile tamir edildiğini, müvekkilinin aracı tamir edilmişse de aracın hasar görmüş olması nedeni ile ikinci el piyasa değerinde düşme söz konusu olduğunu, aracın piyasa şartları değerlendirildiğinde araçta meydana gelen değer kaybının fazla olduğunu, davalı ... şirketine ait olan kep adresine 16.02.2023 tarihinde başvuruda bulunulduğunu, başvurunun aynı gün teslim edilip yine aynı gün okunduğunu, başvuru neticesinde sigorta şirketi tarafından herhangi bir dönüş ya da ödeme yapılmadığını beyan ederek müvekkilinin aracında meydana gelen kaza sonucunda fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL araç değer kaybı tazminatının yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; söz konusu davanın “belirsiz alacak” davası şeklinde açılabilmesinin mümkün olmadığını, şöyle ki; talep sonucunun rakam olarak ifadesinin imkansızlığı, davacının tam olarak miktarını bilmediği ve bu bilgisizliğini davalının sahasında bulunan vakıalardan kaynaklandığı durumlarda “belirsiz alacak davası"nın söz konusu olabileceğini, davacının alacağının miktar olarak tespiti, mahkeme tarafından yapılacak delil tespitine veya hesap verme ve bilgi vermeye yönelik müstakil bir davanın açılmasına gerek olduğu durumlarda, HMK. m 107 anlamında “Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği” bir durum söz konusu olduğunda mümkün olduğunu, ancak söz konusu başvuruda bu hususun gerçekleşmediğini, bunun yanı sıra kusur durumunun tespitinin gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla araçtaki gerçek değer kaybının belirlenebilmesi için gerekli kriterlerin incelenmesi ve bu incelemenin de alanında uzman bilirkişi kanalıyla yapılması gerektiğini, davacıya ait araçta kaza tarihinden öncesine ait hasar kaydı bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLER: Davalı sigorta şirketine müzekkere yazılarak hasar dosyasının, sigorta poliçesinin ve ödeme belgelerinin birer sureti dosyamız arasına celbedilmiştir. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne müzekkere yazılarak ... plakalı aracın kaza tarihinden öncesine ait hasar kaydı bulunup bulunmadığı araştırılmıştır. Türkiye Noterler Birliği'ne müzekkere yazılarak kazaya karışan araçların araç özet bilgileri celbedilmiştir. Meydana gelen trafik kazasında tarafların kusur durumunun, davacının müterafik kusuru bulunup bulunmadığının belirlenmesi, davacının aracından meydana gelen araç değer kaybı şeklinde gerçekleşen zararın varlığı ve miktarı, bu zararın poliçe kapsamı ve limitleri dahilinde davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, poliçe kapsamında yapılan ödemelerin poliçe limitini aşıp aşmadığı gibi hususlarda bir makine mühendisi, bir sigorta araç hasar eksperi ve bir sigorta uzmanı bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş olup, 02/09/2024 tarihli bilirkişi raporu dosyaya ibraz edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazası neticesinde araçta meydana gelen değer kaybı tazminatının tahsili istemine ilişkindir. Yargılama devam ederken davacı vekilinin Uyap sistemi üzerinden gönderdiği 15/01/2025 tarihli dilekçesinde davalı sigorta şirketi ile yapılan anlaşma sonucunda asıl alacak, faiz, yargılama gideri ve vekalet ücreti olmak üzere toplamda 102.640,00-TL'ye sulh olunmuş olup, sigorta şirketinin poliçeden kaynaklı ödemesi gereken kalan bakiye alacaktan da feragat ettiklerini bildirerek feragat doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği ve vekâletnamesinde ise feragate ilişkin özel yetki bulunduğu anlaşılmıştır. Davalı vekilinin ise 14/01/2025 tarihli dilekçesinde, davacı vekili ile sulh olmak ve talep hususunda karşılıklı ibralaşmakla, huzurdaki davada, vekalet ücreti ve yargılama gideri hususunda hiçbir talepleri olmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun feragate ilişkin 307 ve devamındaki maddelerine göre; feragat, davacının, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmaksızın talep sonucundan kayıtsız-şartsız vazgeçmesidir. Hükmün kesinleşmesine kadar yapılabilen feragat, kesin hüküm gibi sonuç doğurur. Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Yukarıda yazılı yasal düzenlemeye göre; davanın, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikteki davalardan olduğu, davacı vekilinin talep sonucundan kayıtsız, şartsız ve tamamen vazgeçtiği, feragat sebebiyle davacı tarafın davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerinden sorumlu olduğu, ancak davalı vekilinin 14/01/2025 tarihli dilekçesinde yargılama gideri ve vekalet ücreti istemediği hususu dikkate alınarak davalı lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, bunun yanı sıra davalı sigorta şirketi tarafından davacıya ödeme yapıldığı ve yapılan ödemeden dolayı davacının davasından feragat ettiği dikkate alındığında arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-HMK'nın 307-312. maddeleri uyarınca DAVANIN FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, 2-Davadan feragat etme tarihi dikkate alınarak Harçlar Kanunu 22. Maddesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcının 2/3'üne isabet eden 410,27-TL'den dava açılırken davacı tarafından yatırılan 179,90-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 230,37-TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama harç ve giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılmış bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı vekilinin 14/01/2025 tarihli dilekçesindeki beyanı dikkate alınarak davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 7-HMK'nun 333/1. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştikten sonra yatıran ilgili tarafa iadesine, Dair tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 16/01/2025 Katip ¸E-imzalıdır Hakim ¸E-imzalıdır