İlk Derece Mahkemesi · Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/207 E. 2024/781 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/207
- Karar No
- 2024/781
- Karar Tarihi
T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: T.C. KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : Esas KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACILAR : 1- 2- 3- 4- 5- 6- VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : MÜTEVEFFA : DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/03/2023 KARAR TARİHİ : 13/09/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 01/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; müvekkillerinin murisi ...' in18/07/2021 tarihinde vefat ettiğini, vefat etmeden önce Kayseri Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanlığı' ndan kredi sözleşmesi imzalanmış olup bu doğrultuda kredi kullanıldığını, bu kredi üzerinden hayat sigortası da imzalandığını, sigorta poliçesi kapsamında murise 150.000,00-TL teminat belirlenmiş olup lehtar olarak mirasçıların gösterildiğini, müvekkillerinin murisin kredi borcunu bir dönem ödediğini, ödenmeyen kısım için dava dışı kooperatifin icra takibi başlattığını, itiraz sonrası takibin durduğunu, Kayseri Gayrimenkul Satış İcra Dairesi' nin ... Esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla tüm kredi borcunun kapandığını, hayat sigortasından kaynaklı lehtar olan mirasçıların poliçeye ilişkin ödeme yapılması için sigorta şirketine başvuruda bulunduğunu, sigorta şirketi tarafından talebin reddedildiğini, davalı şirketin hayat sigortası kapsamında teminat altına aldığı 150.000-TL'nin ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; davacıların murisi sigortalının vefat tarihi itibariyle ... numaralı 21.10.2020 tanzim tarihli poliçesi bulunduğunu, sigortalının kapsama alınmadan kalp hastalığı olduğu ve beyan yükümlülüğünü ihlal ettiğini, sigorta sözleşmesi uyarınca sigorta öncesinden gelen kalp hastalığı sigorta teminatı kapsamı dışında olduğunu, sigortalı, sigorta öncesinden gelen kalp hastalığını, kendisine bu hususta sağlık beyan formlarında soru sorulmasına rağmen şirketimize bildirmeyerek beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığını, müvekkili şirketin hayat sigortası kapsamında ödeme yükümlülüğü bulunmadığından işbu davanın reddi ile, müvekkili şirket aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin de karşı taraf üzerinde bırakılmasını, davacıların murisi sigortalının vefat tarihi itibariyle ... numaralı 21.10.2020 tanzim tarihli poliçesi bulunduğunu, sigortalının kapsama alınmadan kalp hastalığı olduğu ve beyan yükümlülüğünü ihlal ettiğini, sigorta sözleşmesi uyarınca sigorta öncesinden gelen kalp hastalığı sigorta teminatı kapsamı dışında kaldığını, sigortalı, sigorta öncesinden gelen kalp hastalığını, kendisine bu hususta sağlık beyan formlarında soru sorulmasına rağmen şirketimize bildirmeyerek beyan yükümlülüğüne aykırı davranmıştır. şirketimizin hayat sigortası kapsamında ödeme yükümlülüğü bulunmadığından işbu davanın reddi ile, şirketimiz aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin de karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Kayseri Genel İcra Dairesi' nin ... Esas sayılı takip dosyası, kredi sözleşmesi, sigorta poliçesi, ödeme evrakları celp edilmiş ve Adli Tıp Raporu alınmıştır. Kayseri Genel İcra Dairesi' nin ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklının ... Ve Sanatkarlar Kredi Ve Kefalet Kooperatifi, borçluların mahkememiz dosya davalısı müteveffa ... miraçları olduğu, 32.635,76-TL asıl alacak, 1.969,70-TL faiz olmak üzere toplam 34.605,46-TL üzerinden takip başlatıldığı, ödeme emrinin borçlulara tebliğ edildiği, borçlular vekilinin 31/05/2022 tarihinde borca itiraz ettiği ve takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce, dosyanın İstanbul ATK' na gönderilerek, aralarında kardiyoloji/göğös hastalıkları alanında uzman hekim ile, nöroloji alanında uzman hekimin de bulunduğu heyetten oluşacak kuruldan, müteveffa ... önceki rahatsızlıkları ile ölümü arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı, bulunması halinde hangi rahatsızlığı nedeniyle ölümünün gerçekleştiği ve ilgili hastalığının tedavi/tanısının ne zaman konduğu hususlarında rapor düzenlenmesine karar verilmiş olup ATK tarafından düzenlenen 25/04/2024 tarihli rapordaki mütaalada; Adli dosyada kayıtlı bilgilerde, kişinin 06.08.2021 tarihinde 3 gündür devam eden kol ağrısı olduğu, bilinç kaybı nedeniyle hastaneye götürüldüğü, yapılan muayenede solunum ve dolaşımın olmadığının tespit edildiği, uygulanan yeniden canlandırma işlemlerine cevap alındığı, EKO ve anjiografi uygulandığı, kalp damarlarında tıkanıklık tespit edildiği, stent uygulandığı, Akut Miyokard Enfarktüsü tedavisi yapıldığı, ancak uygulanan tedavilere rağmen klinik durumunda iyileşme olmaksızın 18.07.2021 tarinde öldüğü kayıtlı olduğuna göre; kişinin ölümünün kalp damar hastalığı sonucu meydana gelmiş olduğu, Adli dosya içerisinde kişinin ölümüne neden olan kalp damar hastalığının poliçe tarihi öncesinde tanısının konulduğuna dair tıbbi belge bulunmadığının oy birliği ile tespite edildiği bildirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacıların murisinin kullanmış olduğu kredi sözleşmesi uyarınca kredi sözleşmesinin imzalanması sırasında sigorta poliçesinin düzenlendiği ancak murisin ölümünden sonra davalı sigorta şirketi tarafından sözleşme kapsamında ödeme yapılmadığı belirtilerek vefat tazminatının tahsili istemine ilişkindir. Uyuşmazlık; poliçenin düzenlenmesi sırasında, sigortalının kalp hastası olup olmadığı, sigortalının önceki hastalıkları ile ölümü arasında illiyet bağının olup olmadığı, bu hastalıkları kasten gizleyip gizlemediği, dolayısı ile beyan yükümlülüğüne aykırı davranıp davranmadığı noktasında toplanmaktadır. Sigorta sözleşmesi kurulurken, sigortalıya yüklenen doğru bilgi verme (beyan) yükümlülüğünü düzenleyen 6102 sayılı TTK'nın 1435., 1439. ve 1440. maddeleri her ne kadar mal sigortalarına ilişkin bulunmakta ise de; Yargıtay'ın yerleşik kararları ile hayat sigortalarında da uygulanmaktadır. Hatta anılan bu düzenleme, Hayat Sigortası Genel Şartlar'ının C-2.2. maddesi ile sözleşme hükmü halini almıştır. Sigorta sözleşmeleri iyiniyet sözleşmeleri olup, taraflar sözleşme kurulması aşamasında birbirlerini aydınlatma yükümlülüğü altındadır. Riziko ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 1439. maddesinde; "(1) Sigortacı için önemli olan bir husus bildirilmemiş veya yanlış bildirilmiş olduğu takdirde, sigortacı 1440. maddede belirtilen süre içinde sözleşmeden cayabilir veya prim farkı isteyebilir. İstenilen prim farkının on gün içinde kabul edilmemesi hâlinde, sözleşmeden cayılmış kabul olunur. Önemli olan bir hususun sigorta ettirenin kusuru sonucu öğrenilememiş olması veya sigorta ettiren tarafından önemli sayılmaması durumu değiştirmez. (2) Rizikonun gerçekleşmesinden sonra, sigorta ettirenin ihmali ile beyan yükümlülüğü ihlal edildiği takdirde, bu ihlal tazminatın veya bedelin miktarına yahut rizikonun gerçekleşmesine etki edebilecek nitelikte ise, ihmalin derecesine göre tazminattan indirim yapılır. Sigorta ettirenin kusuru kast derecesinde ise beyan yükümlülüğünün ihlali ile gerçekleşen riziko arasında bağlantı varsa, sigortacının tazminat veya bedel ödeme borcu ortadan kalkar; bağlantı yoksa, sigortacı ödenen primle ödenmesi gereken prim arasındaki oranı dikkate alarak sigorta tazminatını veya bedelini öder." düzenlemesi yer almaktadır. Gerek 6102 sayılı TTK'nın 1439. maddesi ve gerekse Hayat Sigortası Genel Şartlar'ının C-2.2. maddesi düzenlemesine göre, sigorta şirketinin sorusu üzerine veya herhangi bir soru sorulmadan (dolayısı ile buna ilişkin bir form doldurulmadan) sigortalı, sözleşmesinin yapılması sırasında kendisinin bildiği ve sigortacının sözleşmeyi yapmamasını veya daha ağır şartlarla yapmasını gerektirecek bütün halleri sigortacıya bildirmekle yükümlü olup, şayet sigortalı tarafından var olan hastalık kasten bildirilmemiş ise sigortacının sözleşmeden cayma hakkı söz konusudur. Tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesinde; Davacıların murisi ... ile dava dışı Halk Bankası A.Ş. Kayseri Şubesi arasında 19/10/2020 tarihli 150.000,00 TL tutarlı ve 60 ay vadeli Genel Kredisi Sözleşmesi imzalandığı, söz konusu kredinin sigorta güvencesi altına alınarak muris ... ile davalı Türkiye Hayat ve ve Emeklilik A.Ş. arasında 21/10/2020 tarihli ... numaralı Esnafa Hayat Sigorta Poliçesi düzenlendiği, poliçe ile vefat rizikosunun gerçekleşmesi halinde 150.000,00-TL ödeneceğinin belirlendiği, davacıların murisinin 18/07/2021 tarihinde vefat ettiği, davacılar tarafından murisin çekmiş olduğu krediden kalan borcun tamamının ödenerek kredi borcunun sıfırlandığı, bu halde davacıların aktif husumet ehliyetlerinin bulunduğu, davacıların sigorta poliçesi kapsamında teminat limitinin ödenmesi için davalı sigorta şirketine müracatları neticesinde, sigorta şirketince düzenlenen 01/03/2022 tarihli yazıda "...sigorta başlangıç tarihinden önce mevcut olan Kalp Hastalığı kaynaklı vefatın, vefat teminatı kapsamının dışında olmasından ötürü... '' talebin reddedildiğinin anlaşıldığı,mahkememizce murisin daha önceki tedavi belgeleri ilgili hastanelerden temin edilerek,murisin rahatsızlıkları ile ölümü arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı, bulunması halinde hangi rahatsızlığı nedeniyle ölümünün gerçekleştiği ve ilgili hastalığın tanısının ne zaman konduğu hususunda İstanbul Adli Tıp Kurumu'ndan rapor düzenlenmesi talep edilmiş olup düzenlenen 25/04/2024 tarihli rapordan özetle; ''Kişinin ölümünün kalp damar hastalığı sonucu meydana gelmiş olduğu,adli dosya içerisinde kişinin ölümüne neden olan kalp damar hastalığının poliçe tarihi öncesinde tanısının konulduğuna dair tıbbi belge bulunmadığının...''tespit edildiği, bu halde muris tarafından beyan yükümlülüğüne aykırı davranışın söz konusu olmadığı ve rizikonun teminat kapsamında olduğu,davalının poliçe teminatı kadar davacılara ödeme yapmakla yükümlü olduğu kanaatine varıldığından davanın kabulüne dair aşağıdaki karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-Davanın KABULÜ ile, 150.000,00-TL' nin 01/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiliyle Kayseri 8. Noterliği' nin ... yevmiye numaralı mirasçılık belgesindeki payları oranında davacılara verilmesine, 2-Alınması gereken 10.246,50-TL nispi karar ve ilam harcından, davacıdan alınan 341,55-TL peşin harç ve 2.221,00-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 7.683,95-TL karar ve ilâm harcının davalıdan alınarak Hazine' ye gelir kaydına, 3-Davacılar tarafından yatırılan 341,55-TL peşin harç, 179,90-TL başvurma harcı ile 2.221,00-TL ıslah harcının davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 4-Davacılar tarafından yargılama boyunca yapılan; 651,30-TL posta ve tebligat gideri, 3.875,00-TL Adli Tıp Kurumu rapor ücreti olmak üzere toplam 4.499,30-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 5-Davacılar kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 13/1. maddesi uyarınca taktir olunan 24.000,00-TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.280,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 7-Davacılar tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13/09/2024 Katip ¸E-imzalıdır Hakim ¸E-imzalıdır