İlk Derece Mahkemesi · Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/638 E. 2024/1050 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/638
Karar No
2024/1050
Karar Tarihi

T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: T.C. KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : Esas KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI - TEMLİK ALAN : VEKİLLERİ : Av. - Av. - Av. [1S DAVALI : ... - VEKİLİ : Av. DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 27/07/2022 KARAR TARİHİ : 22/11/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 06/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; Davalı ...'in bankaya kredi başvurusunda bulunduğunu, müvekkili ile ... nolu kredi sözleşmesi imzaladığını, davalının bu sözleşmeden kaynaklanan borcunu zamanında ödemediğini, bunun üzerine Kayseri Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün... E. Sayılı dosyasından icra takibi başlattıklarını, davalı tarafından başlatılan icra takibine itiraz edildiğini, arabuluculuk başvurusunda bulunduklarını, ancak 25.07.2022 tarihinde düzenlenen... numaralı arabuluculuk son oturum tutanağından da anlaşılacağı üzere davalı borçlu ile anlaşmaya varılamadığını, davalı borçlunun itirazının tamamen kötü niyetle ve haksız yapılmış olduğunu, itirazın iptalinin gerektiğini, müvekkil banka ile borçlu arasındaki kredi sözleşmesinin, ihtarnamenin vs banka kayıtlarının celp edilerek incelenmesi halinde davalının müvekkiline borçlu olduğunun ortaya çıkacağını, bu nedenle davalının Kayseri Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün... E. Sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin devamına, borçlunun kötü niyetli olarak itiraz ederek takibi durdurmuş olması nedeniyle % 20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; öncelikli olarak davacı tarafın dava dilekçesinde itiraz ettikleri takibe konu ... numaralı kredi sözleşmesi nedeniyle Kayseri Banka Alacakları İcra Dairesi'nin... Esas sayılı takip dosyasında, takibe konu borç ilişkisine ilişkin müvekkiline tebliğ edilen ödeme emrinin bitişiğindeki takip dayanağı belgede, dava dışı, dosya borçlusu ...'in ... numaralı hesabı ile ilgili kredi sözleşmesinden kaynaklı olarak ileri sürüldüğünü, müvekkilinin davacı bankaya yapmış olduğu herhangi bir kredi başvurusu bulunmadığı hususu da göz önünde bulundurularak, takip konusundan bağımsız bir alacağın itirazın iptali davasına konu edilmesi usul ve yasaya aykırılık teşkil edeceğini, bu nedenle müvekkil aleyhine açılan davanın usulden reddi gerektiğini, müvekkilinin davacı bankaya karşı herhangi bir borcu bulunmadığı gibi davacı bankadan herhangi bir kredi talebi de bulunmadığını, itiraz ettikleri takip dosyasına konu borç ilişkisinin, müvekkilinin kardeşi diğer dosya borçlusu ... ile davacı banka arasında imzalanmış olan kredi sözleşmelerinden kaynaklandığını, nitekim bu hususun, her ne kadar alacaklı tarafça takip talebinde detaylı olarak açıklanmamışsa da takip dayanağı belge olarak sunulan belgeden anlaşıldığındığını, banka tarafından sunulan bu belgeden anlaşıldığı üzere müvekkilinin, diğer dosya borçlusunun, davacı bankaya olan borcuna müteselsil kefil olduğu iddiasıyla borçlu olarak takibe konu edildiğini, söz konusu kefalet ilişkisinin de hukuka aykırı olduğu, davacı banka ile müvekkili arasında imzalanmış olan kefalet sözleşmesi Türk Borçlar Kanunu'nun kefalet sözleşmesini düzenleyen emredici normlarına aykırılık teşkil ettiğini, TBK. m.583 f.1 uyarınca kefil olma iradesi, kefaletin azami miktarı, kefalet tarihi ve müteselsil kefillik durumu söz konusuysa bu hususun, hem gerçek hem de tüzel kişi kefil tarafından açıkça el yazısı ile belirtilmesi, kefaletin geçerlilik şartı olarak düzenlendiğini, söz konusu şekil şartı kanunun emredici normu olmakla beraber Mahkemece de resen gözetilmesi gereken bir durum olduğunu, taraflar arasında düzenlenmiş olan kefalet sözleşmesi kanunun aramış olduğu somut şartları taşımadığını, dolayısıyla taraflar arasında Kanun'a uygun bir kefalet sözleşmesi bulunmadığı için müvekkilinin diğer dosya borçlusu ...'in davacı bankaya olan borçlarından sorumlu olması gibi bir durumun mümkün bulunmadığını, açıklanan nedenlerle öncelikli olarak müvekkil aleyhine ikame edilen hukuki mesnetten yoksun davanın usul hukuku yönünden reddine, şayet mahkeme aksi kanaatte olacak ve işin esasına girecek olursa, müvekkili aleyhine ikame edilen haksız davanın reddine, tüm yargılama süreci boyunca oluşacak olan yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: kredi sözleşmesi ve hesap özeti, Kayseri Banka Alacakları İcra Dairesi'nin... Esas sayılı dosyası, bilirkişi raporu. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı banka tarafından davalı aleyhine başlatılan ilamsız icra takibine davalının süresinde itirazı üzerine İİK 67.maddesi uyarınca 1 yıllık yasal süresi içinde açılmış itirazın iptali davasıdır. Kayseri Banka Alacakları İcra Dairesi' nin... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklının ... A.Ş, borçluların ..., ... olduğu, toplam 3.623,62-TL alacak üzerinden takip başlatıldığı, ödeme emrinin borçlulara 09/05/2022 ve 21/09/2022 tarihlerinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin 10/09/2022 tarihinde borca itiraz ettiği ve takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Kredi sözleşmesine dayanılarak yapılan takiplerde alacak hesabı yapılırken; Kredi sözleşmesindeki hüküm nedeniyle davacı bankanın kayıt ve belgelerinin esas alınması hesabın kat edildiği tarih itibariyle davacı banka alacağının belirlenmesi bu miktara kat tarihinden temerrüt tarihine kadar akdi faiz ve faizin gider vergisi hesaplanıp kapitalize edilerek temerrüt tarihindeki asıl alacağın bulunması, bu alacağa takip tarihine kadar temerrüt faizi ve BSMV işletilerek takip tarihindeki toplam alacak miktarının bulunması, takip tarihinden sonra yapılan ödemeler var ise bunların öncelikle masraf ve faizlere mahsubunun yapılması ve dava tarihindeki alacak miktarının belirlenmesi gerekir. Mahkememizce, dosyanın bankacı bilirkişiye tevdi ile banka defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılarak davalının davacı bankaya kredi sözleşmesinden kaynaklı borçlu olup olmadığı hususunda rapor düzenlenmesine karar verilmiş olup bilirkişi tarafından Mahkememize sunulan 21/12/2022 tarihli rapordan özetle; taleple bağlılık kuralı gereğince davacı bankanın dava dışı asıl borçlu ...'den icra takip tarihi itibariyle tazmin olan 5844946 seri nolu çek yaprağı kredisinden kaynaklanan 3.600,00 tl asıl alacak +22,50 tl işlemiş faiz + 1,12 tl bsmv olmak üzere toplam 3.623,62 tl nakit alacağının bulunduğu, davacı banka ile dava dışı asıl borçlu arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinin eki olarak kefalet sözleşmesinin davalı ... tarafından15.05.2020 tarihinde 60.000,00 TL limit ile müteselsil kefil olarak imzalandığı görüldüğünden davacı bankanın dava dışı asıl borçludan icra takip tarihi itibariyle tazmin olan çek yaprağı kredisinden kaynaklanan 3.600,00 TL asıl alacak +22,50 TL işlemiş faiz + 1,12 TL bsmv olmak üzere toplam 3.623,62 TL nakit alacağına davalı ...'in müteselsil kefaletinin bulunduğunun tespit edildiği bildirilmiştir. Her ne kadar davalı vekil tarafından müvekkilinin kefalet beyanının TBK'nın 583. Maddesindeki yazılı şekil şartlarına uygun olarak düzenlenmediği ileri sürülüp aynı zamanda imza inkarında bulunulmuş ise de 15/05/2020 tarihli kefalet sözleşmesinin incelenmesinde; davalı tarafından el yazısı ile ' adı ve soyadı, kefalet tarihi, kefalet tutarı, müteselsil' ibaresinin yazıldığı ve imzalandığı, aynı taraflar arasında Mahkememizin... esas sayılı dosyasında görülen davada aynı kefalet sözleşmesindeki yazı ve imzaya itiraz üzerine alınan 12/03/2024 tarihli ATK raporunda; kefalet sözleşmesindeki kefil imzaları ve 3/4 nolu sayfadaki ''...'', ''müteselsil'', ''60.000. TL (Altmış bin tl'', ''15.05.2020'' yazıları ile ...'in mukayese yazı ve imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu yazı ve imzaların ...'ın eli ürünü olduğu tespit edildiğinden davalı vekilinin beyanlarına itibar edilmemiştir. Bankacı bilirkişi tarafından düzenlenen rapor fennî sıhhati haiz, dosya kapsamı ile uyumlu, denetime elverişli ve Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin konu ile ilgili içtihatları ile uyumlu bulunduğundan hükme esas alınarak aşağıdaki şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacı vekilinin icra inkar tazminatının değerlendirilmesinde; İİK 67/1.maddesine göre "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın "yüzde yirmisinden" aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." Buna göre davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek için İİK 67.maddesindeki itirazın iptaline özgü dava şartlarının yanında, davalının haksız olması, itirazın iptaline karar verilen alacağın likit olması ve davacının talebi gerekir. Anılan şartlar incelendiğinde, ticari kart sözleşmesinden kaynaklanan alacaklar Yargıtay içtihatları uyarınca likit kabul edildiğinden takibe konu alacağın likit olduğu ve davalının itirazında haksız olduğu gözetilerek davalı aleyhine toplam alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-Davanın KABULÜ ile, davalının Kayseri Banka Alacakları İcra Dairesi... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaliyle takibin kaldığı yerden DEVAMINA, 2-İtirazın iptaline karar verilen 3.623,62-TL' nin %20' si oranında (724,73-TL) icra inkar tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 427,60-TL nispi karar ve ilam harcından, davacıdan alınan 80,70-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 346,9‬-TL karar ve ilâm harcının davalıdan alınarak Hazine' ye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 80,70-TL peşin harç ve 80,70-TL başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan; 161,50-TL tebligat masrafı, 90,00-TL posta ve müzekkere masrafı, 900,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.151,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı taraf kendisini bir vekille ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 13/1. maddesi uyarınca taktir olunan 3.623,62-TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 9-Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı miktar itibarı ile KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.22/11/2024 Katip ¸E-imzalıdır Hakim ¸E-imzalıdır

Atıf: Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/638, K. 2024/1050, T. 22.11.2024, www.arakarar.com/karar/kayseri-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-638-e-2024-1050-k-13f17c0d2497