İlk Derece Mahkemesi · Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/669 E. 2025/962 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/669
- Karar No
- 2025/962
- Karar Tarihi
T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİKARAR ESAS NO : ... KARAR NO : ...
HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI : .... VEKİLİ : Av.... DAVALI :... VEKİLİ : Av....
DAVA : Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ :... KARAR TARİHİ :... GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH :...
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı firmaya ahır sigortası için poliçe bedeli konusunda sigorta bedeli ödemesi yaptığını, müvekkilinin yurt dışından canlı büyükbaş hayvan ithalatı yaptığını, tarımsal kırsal kalkınma kurumu (TKDK) büyükbaş hayvan ithalatı için verdiği destek ve hibeden yaralanmak isteyen müvekkilinin kurumun ithalat şartları için hayvan ahırına sigorta poliçesi kestirmesi gerektiğini, TKDK'nın verdiği süre içerisinde poliçe hazırlanmazsa hibe ve diğer yardımların iptal olacağını ve müvekkilinin mağdur olacağını, müvekkilinin sigorta bedeli ödemesi yaptıktan sonra davalı firma yetkilisinin sigorta poliçe bedeli kesmediğini, müvekkilini oyaladığını, müvekkiline TKDK'nın verdiği süre daraldığı için başka firmadan sigorta poliçesi hazırlattığını, davalı sigorta poliçesi hazırlamadığı için müvekkilinin diğer firmadan yaklaşık 2 katı bedelle sigorta poliçesi hazırlattığını beyanla müvekkilince yapılan 67.700 TL sigorta poliçe bedeli ödemesinin ödenmesi gereken tarihinden itibaren hesaplanacak mevduat faizi ile birlikte tahsili ile taraflarına ödenmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. CEVAP : Dava dilekçesi davalıya usulüne uygun tebliğ edilmiş, davalının cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. DELİLLER:Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır. Ziraat Bankasına müzekkere yazılarak davacı ...'nin hesabından davalı şirkete gönderilen havale ya da eftlere dair hesap özetleri celp edilmiştir. Darende Mal Müdürlüğü''ne müzekkere yazılarak davacının tacir olup olmadığı araştırılmış, gelen yazı cevabıyla, birinci sınıf bilanço esasına göre defter tuttuğu görülmüştür. Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davalı şirketin para tahsil etmeye yetkili ortaklarının kim olduğu, ...'in şirket ortağı yahut yöneticisi olup olmadığına dair tüm ticari sicil kayıtları celp edilmiştir. Tüm deliller toplandıktan sonra davacının ticari defter ve kayıtlarında bilirkişi incelemesi yaptırılmış, muhasebeci-mali müşavir / gelir uzmanı bilirkişi ... 29/08/2025 tarihli raporunda özetle; -Davacının sunmuş olduğu 2024 yılına ait yevmiye defterinin açılış onayı yapılmış olup, kapanış onayı yapılmadığını, -Davacı tarafından 2013/Kasım ayında şirket ortağı ... 'e ve şirketin banka hesabına (Raporun 2. Bölüm 3. Maddesinde tablo olarak belirtilen) gönderilen tutarların açıklama kısmında sadece şirket adına gönderilen 31.600,00-TL tutarındaki havale işleminin açıklamasında “... numaralı poliçeye istinaden aktarılan” açıklaması bulunmakta olup, davacı ve davalı tarafından dava dosyasına herhangi bir poliçe sunulmadığını, -Davacı vekili tarafından dosyaya sunulan 02/09/2024 tarihli dilekçesinde başka firmadan yaptırıldığı belirtilen sigorta poliçesinin ekte sunulduğu belirtilmişse de, gerek dava dosyasında gerekse de UYAP sisteminde bahsi geçen sigorta poliçesinin bulunmadığını, -Davacı tarafın 2024 yılına ait yevmiye defterinin 01/01/2024 tarihli ve Madde No:1 açılış maddesinde; 2023 yılından 2024 yılına devreden bir alacağının bulunmadığı veya 159 kodlu verilen sipariş avansları hesabında bir kaydın olmadığını bildirir yönde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Raporun taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davacı vekilinin itiraz dilekçesi, davalı vekilinin itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür. Nitelikli Hesap Uzmanı bilirkişi Av.... 03/10/2025 tarihli raporunda özetle; 1) Davacı tarafından davalıya yapılan 28/11/2023 tarihli 16.000 TL ödemeye, Ödeme tarihi olan 28/11/2023 tarihiden dava tarihi olan 25/08/2024 tarihine kadar 1.989,81 TL faiz işlemiş olup toplamda 17.989,81 TL hesap edildiğini, 2) Davacı tarafından davalıya yapılan 29/11/2023 tarihli 20.100 TL ödemeye, ödeme tarihi olan 29/11/2023 tarihiden dava tarihi olan 25/08/2024 tarihine kadar 2.490,00 TL faiz işlemiş olup toplamda 22.590,00 TL hesap edildiğini, 3) Davacı tarafından davalıya yapılan 30/11/2023 tarihli 31.600 TL ödemeye, ödeme tarihi olan 30/11/2023 tarihiden dava tarihi olan 25/08/2024 tarihine kadar 3.900,87 TL faiz işlemiş olup toplamda 35.500,87 TL hesap edildiğini, Hesaplanan faizle birlikte davacının toplam alacağı 77.205,06 TL olarak hesap edildiğini bildirir yönde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Raporun taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davalı vekilinin itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasında düzenlenen sigorta poliçe bedeli alacağından kaynaklanan alacak talebine ilişkindir. 6545 sayılı Yasa'nın 45/3. maddesi uyarınca dava değeri itibarı ile tek hakim tarafından basit yargılama usulüne göre yargılama yapılarak dava sonuçlandırılmıştır. Taraflar arasında uyuşmazlık;Taraflar arasında düzenlenen sigorta poliçe bedeli alacağından kaynaklanan davacının davalıdan alacağı olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. Akdî ilişkinin ticari defterler üzerinden kanıtlanması halinde alacaklı olduğunu iddia eden kişinin delil olarak ya her iki tarafın defter ve kayıtlarına dayanması ya da münhasıran davalı defter ve kayıtlarına dayanması gerekir. HMK’nun "Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması" başlıklı 222. maddesi; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." şeklindedir. 7251 sayılı Kanunu’nun 23. maddesi ile yapılan değişiklik ile 6100 sayılı Kanun’un 222. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi" ibaresi "diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi" şeklinde değiştirilmiştir. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK'nun 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK'nun 222/1). Ticari defterlerin ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için kanununa göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK'nun 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK'nun 222/4). Ticari defterler usulüne uygun tutulsun tutulmasın aleyhe olan kayıtlar delil olur (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin, 28/05/2009 gün ve 2008/10995 Esas, 2009/5037 Karar sayılı ilamı). Az yukarıda değinildiği üzere HMK'nun 222. maddesinin 3 . fıkrası "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükmü çerçevesinde davacının defterleri lehine delil olarak kabul edilmemiştir. Yargılama sonunda yukarıda yapılan açıklamalar ışığında; taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunun tespit edilemediği, davacının dava dilekçesinde yemin deliline dayanmadığı anlaşılmakla ispat edilemeyen davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1- Davanın REDDİNE 2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 615,40-TL harcın davacı tarafından peşin yatırılan 1.156,15-TL harçtan mahsubu ile artan 540,75-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, 3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 2.080,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak Hazine'ye Gelir Kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan tüm yargılama giderlerinin kararın mahiyeti gereği davacı taraf üzerine bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda mahkememizce herhangi bir karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap edilen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, 8-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra İstinafa gönderilmesine veya arşive kaldırılmasına, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/11/2025
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır