Bölge Adliye Mahkemesi · İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi 2022/194 E. 2024/1560 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/194
- Karar No
- 2024/1560
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/194 KARAR NO : 2024/1560 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 24.11.2021 NUMARASI : 2021/30 Esas 2021/252 Karar DAVANIN KONUSU : Markanın Hükümsüzlüğü KARAR TARİHİ : 20.09.2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 20.09.2024 İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 24.11.2021 tarih 2021/30 Esas 2021/252 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili, müvekkili ... Şirketi'nin plastik bidonlar ve ambalaj kapakları imaline yönelik ticari faaliyette bulunduğunu, 2016 yılından bu yana aktif olarak “...” markasını kullandığını, davalı şirket tarafından 99/016808 başvuru numaralı “... şekil” şeklindeki markasını ise ... 20. sınıflandırma içinde olan ve müvekkil şirketin ticari faaliyet gösterdiği ticari markasını Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmadığını ve yine Türk Patent ve Marka Kurumu’ndan ilgili emtiaya ilişkin bilgilerle, 5 yıllık kullanım süresinden sonra herhangi bir şekilde marka haklarının yenilenmediğini, davalı şirketin 99/016808 başvuru numaralı “...+şekil” isimli markasını aktif ve ciddi bir kullanımının bulunmaması nedeniyle bahsedilen hususlar için markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesinini istemiştir. CEVAP : Davalı vekili, davacının dava dilekçesinde müvekkili tarafından kullanılmadığını iddia ettiği markayı 20. sınıfta yurt dışına satışı yapılan nakliye amaçlı ahşap kutuların faturaları ve ürün görsellerini sunduklarını, faturalarında yer alan farklı bir ürünün satışını yaptığı durumlarda da yine kendi üretimi olan ve markasını taşıyan ahşap kutular üreterek bu kutuların da ürünle birlikte faturasını düzenlemekte olduğunu, satışına örnek olarak ise 09.08.2019 tarih IH9000000000117 no'lu Avustralya'da yer alan ... firmasına yapılan ahşap kutu satışının faturasını da sunduklarını, müvekkilinin "www.....com.tr" internet adresinde marka kullanımlarının yer aldığını, marka hakkının müvekkiline ait olduğunu, müvekkilinin uzun yıllar tescille kullandığı bir markayı sahiplenmeye çalışmanın kötü niyetli olduğunu, TTK'nın ticaret unvan korumasına ilişkin 52 ve 55/1.4 md. hükümleri gerekse SMK'nın marka başvurusuna ilişkin mutlak ve nisbi red sebepleri gereğince müvekkilinin üstün hak sahipliği olduğunu, mali inceleme ve sundukları belgeler ile markanın kullanıldığını kanıtlanmış olacaklarını, SMK m. 9 şartlarının bulunmadığı belli olacağından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı adına kayıtlı 99/016808 başvuru numaralı “... şekil” şeklindeki markasının dava konusu olan 20. sınıfta yer alan "Ahşap veya sentetik malzemeden mamul ambalaj, nakliye ve depolama amaçlı variller, fıçılar, bidonlar, hazneler (depolar), kutular, ambalaj kapları, nakliye amaçlı konteynerler, sandıklar, taşıma paletleri, bunlarla birlikte kullanılan kapaklar." emtiyalarından taşıma paletleri bakımından yasanın belirtiği şekilde kullanımın olmadığı sair emtiyalar yönünde kullanımın mevcut olduğu anlaşılmakla davacının davasının kısmen kabulü ile, davalı adına tescilli 99/016808 başvuru numaralı “...+şekil” isimli markanın 20. sınıfta yer alan "taşıma paletlerine" ilişkin emtia yönünden kullanılmama nedeni ile iptaline, sicilden terkinine, sair emtialar yönünden talebin reddine, sicildeki kaydın devamına karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ :Davacı vekili, ... Şirketi plastik bidonlar ve ambalaj kapakları imaline yönelik ticari faaliyette 2016 yılından bu yana aktif olarak “...” ibaresini ... 20. Sınıfta kullanıldığını, ek bilirkişi raporunda yanlış değerlendirmelerinyapıldığını, itirazlara karşın 27.10.2021 tarihli ek bilirkişi raporu bu hususlara yönelik olarak herhangi bir inceleme de yapılmadığını, sonucunu doğurmuştur. taturalarda yer alan "..." ifadesi de bu markanın ürünlerde aktif şekilde kullanıldığını gösterdiğini, davalı şirkete ait hükümsüzlüğü istenen markaya ait herhangi bir ciddi kullanımın olmadığını gösterdiğini, davalı şirketin internet sitesinden alınan tanıtım afişlerinde de açık şekilde bu markanın (2016-23617 tescil numaralı "...+şekil" markası) kullanılmakta olduğunun anlaşıldığını, ancak davaya konu "...+şekil" markasının üretilen ürünler üzerinde kullanıldığını gösterir ciddi bir emare bulunmamasına karşın bilirkişi tarafından davalının kullanımında olan markaları sebebi belirsiz bir şekilde karıştırılarak dava dışı olan marka üzerinden hatalı değerlendirme yapıldığı dava dosyası kapsamında detaylı inceleme yapıldığında da görüleceği üzere son 5 yıl içerisinde markanın ciddi kullanımının olmadığı, söz konusu bilirkişi raporunda gerçek kullanımın olduğu yönünde kanaat beyan edilmiş olsa da yalnızca marka tarafından verilen hakların korunması için göstermelik kullanımın olduğu noktasında daha detaylı araştırma yapılması gerektiğini, “gerçek kullanım” incelenirken olayın ve şartların bütününe bakılmasının uygun olacağı, kullanımın iyiniyetli gerçekleştirilmesinin esas olduğunu, bu açıdan dava tarihinden itibaren son 5 yıl içerisinde davalı şirketçe, ... marka sınıflandırmasında 20. sınıfta yer alan emtialara ilişkin olarak markanın fiilen kullanılması gerekmekte iken sadece markadan kaynaklanan hakları sürdürmek amacıyla simgesel bir kullanımın olduğu, bu hususlar irdelenmeden ciddi kullanımın olduğu sonucuna ulaşılması mümkün olmadığını, marka tescili gerçekleştirmiş olan davalıların aktif, ciddi ve kesintisiz şekilde kullanımın gerçekleştirilmesi gerektiği, söz konusu şekilde kullanımın gerçekleştirilmemesi halinde markanın hükümsüzlüğüne karar verileceği ve söz konusu şekilde kullanımın ispat yükünün davalı üzerinde olduğu, davalı tarafından Uluslararası ... marka sınıflandırmasında 20. sınıfta yer alan emtiaları açısından son 5 yıldır ticari anlamda kesintisiz bir şekilde kullanılmadığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE : Dava, markanın ciddi şekilde kullanılmaması nedeniyle hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, aldırılan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları delilere göre, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tespit ve değerlendirmelerin dosya kapsamına uygun olmasına, raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmasına, mahkemece uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde olmadığı değerlendirilerek, yerinde görülmeyen istinaf itirazlarının HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 427,60 TL'den peşin alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 20.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.