İlk Derece Mahkemesi · İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/94 E. 2024/477 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/94
- Karar No
- 2024/477
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/94 Esas KARAR NO : 2024/477 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/02/2024 KARAR TARİHİ : 10/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; arabulucu tarafından anlaşma sağlanamadığı şeklinde son oturum tutanağı düzenlendiğini, 23/05/2022 tarihinde müvekkiline ait... plakalı araç ile... plakalı araç ile çarpıştığını, meydana gelen maddi hasara ilişkin sigorta eksperlik hizmetine başvurulduğunu ve ekspertiz raporu ile müvekkilin aracında 7.377,13-TL (KDV dahil) hasar bedeli tespit edildiğini, ... plakalı araçta oluşan hasar onarım bedelinin tespiti için 700,00-TL (KDV dahil) ekspertiz ücreti ödendiğini, Müvekkiline ait ... plakalı aracın hasar onarımı gerçekleştirildiğini, gerçekleşen kaza sonrası hasar gören araç için davalı şirket nezdinde hasar dosyası açıldığını, oluşan zararları teminat altına alan ve kasko poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketine 13/11/2023 tarihinde başvuru yapıldığını ve davalı sigorta şirketi tarafından 19.07.2022 tarihinde 3.297,25-TL ödeme yapıldığını, ancak alınan ekspertiz raporundan da anlaşılacağı üzere müvekkilimizin aracında hasar onarım yedek parça ve işçilik ücreti olarak 7.377,13-TL (KDV dahil) hasar bedeli tespit edildiğini, Sigorta şirketi tarafından karşılanmayan bakiye hasar onarım bedelinin tazmini gerektiğini, Yargıtay 17. Hukuk dairesi'nin emsal kararlarına göre; yetkili servis dışında yapılan onarımlara parça iskontosunun uygulanması hukuka aykırı olduğunu, sigorta eden sigorta şirketi sigortalının gerçek zararlarını karşılamak zorunda olduğunu, yetkili serviste indirim yapılması özel servisin de indirim yapması gerektiği sonucunu doğurmadığını, sigorta şirketleri doğan gerçek zararı karşılamakla yükümlü olduğunu, Davanın HMK 107 maddesine göre belirsiz alacak davası olarak açılmış olup yapılan yargılama ve alınacak bilirkişi raporlarına göre tazminat alacağımız belirli hale geldiğinde dava değerinin arttırılacağını, müvekkiline ait...plakalı aracın Kasko Poliçesi ...poliçe numarası ile davalı şirket tarafından düzenlenmiş olduğundan davalı şirketin sorumluluğu bulunmakta olup müvekkile ait aracın hasar bedeli ve ekspertiz rapor ücreti davalı şirketten talep edildiğini, belirterek, yukarıda arz ve izah edilen tüm bu açıklamalar çerçevesinde; dava konusu kazadaki kusur durumuna göre isabet eden talep edilebilir tazminat tutarının yargılama sırasında toplanan delillerle aydınlanacağı dikkate alınarak HMK m. 107 kapsamı dikkate alınarak fazlaya ilişkin talep ve davaya ilişkin saklı kalmak kaydıyla şimdilik; 50,00-TL hasar bedelinin kaza tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte poliçe limitleri dahilinde davalıdan tahsilini, Yargılama giderleri (Eksper ücretinin de yargılama gideri olarak kabul edilerek) ile ücreti vekaletin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı... Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazları olduğunu, kesinlikle davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılması mümkün olmadığını, hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının müvekkil şirkete başvurusu bulunmaması sebebiyle işbu davanın usulden reddi gerektiğini, kusur oranlarının tespiti gerektiğini, gerçek zararın tespiti gerektiğini, sorumluluklarının kusur oranı ve poliçe limiti dahilinde olduğunu, Mevcut poliçede limitin 147,111.00 TL olduğunu, 19.07.2022 tarihinde...Grup İnşaat Gıd.Tur.Oto.Nak.San.Ve Tic. Ltd. Şti.'ne 3.297,25 TL maddi hasar ödemesi ve poliçe kapsamında olmamasına karşılık ekspere 380,26 TL ödemek suretiyle yerine getirildiğini, davacının kaza tarihinden itibaren faiz işletme talebinin hukuka aykırı olduğunu, faizin davacının talep ettiği avans faizi değil yasal faizi olması gerektiğini, poliçe teminatı kapsamında ekspertiz ücreti bulunmadığını, parça ve işçilik iskontosu uygulanması bu oranın da en az yüzde otuz olması gerektiğini, müvekkil şirketin kdv’den sorumluluğu bulunmadığını, tüm bu sebeplerle görevsizlik itirazlarının kabul edilerek dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise yetki itirazlarının kabul edilerek dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesine, mahkeme aksi kanaatte ise usule yönelik cevaplarının dikkate alınarak davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise esasa yönelik cevaplarının dikkate alınarak davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : 1-İzmir Arabuluculuk Bürosunun... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, 2-Davalı... Sigorta Anonim Şirketi nezdinde... plakalı araca ilişkin olarak düzenlenen Kasko Sigortası poliçesi, dava konusu 23/05/2022 tarihli trafik kazasına ilişkin olarak davacı... Grup İnşaat Gıda Turizm Otomotiv Nakliye Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından şirkete yapılan başvuru dilekçesi, dilekçenin şirkete ulaştığı tarihi gösterir tebligat evrakları, yapılan başvuru sonucunda açılan hasar dosyası ve davacıya yapılan ödemeleri gösterir evrak ve kayıtlar, 3-Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi nezdinde davacı ...Grup İnşaat Gıda Turizm Otomotiv Nakliye Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine ait...plakalı araca ait tramer kayıtları, 4-Dava konusu trafik kazasının gerçekleştiği 23/05/2022 tarihi ve mevcut durum itibariyle... plakalı araca ait trafik tescil ve ruhsat belgeleri, 5-Bilirkişi heyetinin 31/07/2024 havale tarihli raporları, 6-Davacı vekili tarafından sunulan 13/08/2024 havale tarihli bedel artırım dilekçesi, 7-Sair deliller DAVA KONUSU : Açılan dava, 23/05/2022 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacı... Grup İnşaat Gıda Turizm Otomotiv Nakliye Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine ait ...plakalı araçta meydana gelen hasarın onarım bedelinin tazmini amacıyla davacı vekili tarafından... plakalı aracın Kasko Sigortası poliçesini tanzim eden davalı... Sigorta Anonim Şirketine yapılan başvuru neticesinde dava açılmadan önce ödenen 3.297,25-TL tutarındaki tazminat bedellerinin mahsubu ile bakiye hasar onarım bedelinin kaza tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ... plakalı aracın Kasko Sigortası poliçesini tanzim eden davalı ... Sigorta Anonim Şirketinden tahsili ile davacıya verilmesi taleplerine ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Haksız fiil, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 maddesinde; ''Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.'' şeklinde düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 50. maddesinde ise ''Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.'' hükmü yer almaktadır. Haksız fiil öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmakta ve unsurları; eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğması zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. Hakim, kusurlu veya hukuka aykırı bir fiili ile başkasına zarar verenin kusur durumunu, zararın ağırlını ve oluşan durumun özelliklerini gözeterek uygun ve hakkaniyete uygun bir tazminat belirler. Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekmektedir. Sorumluluk sigortaları 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve devamı maddelerinde ''Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.'' şeklinde düzenlenmiştir. Sorumluluk sigortalarında sigorta şirketi tarafından zararı karşılanan kişi sigorta sözleşmesinin tarafı değildir. Sigorta ettiren kendisi ya da sorumluluğu altında bulunan kişiler tarafından üçüncü kişilere verilecek zararları sigorta şirketine ödediği prim karşılığında sigorta ettirmektedir. Sorumluluk sigortası, sigorta ettirenin üçüncü kişilere vereceği zararları teminat altına alırken hem üçüncü kişiyi hem de sigortalıyı koruma altına alan bir sigorta türüdür. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve 1486. maddelerinde yapılan düzenlemeye göre sorumluluk sigortalarını isteğe bağlı sigortalar ile zorunlu sigortalar olarak ikiye ayırmak gerekir. Tehlike sorumluluklarında üçüncü kişilerin zararının karşılanması amacıyla bazı alanlarda kamu yararı ve zarar görenlerin korunması gerekçesi ile sorumluluk sigortası yaptırmak yasal zorunluluk haline getirilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun da 1483 ve 1484. maddelerinde de zorunlu sorumluluk sigortalarında uygulanacak hükümler ayrıca düzenlenmiştir. Bu düzenlemelere göre zorunlu sigortalarda sigorta şirketinin zarar gören üçüncü kişiye karşı olan sorumluluğu kanundan doğan bir sorumluluktur. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 13. maddesi ile bazı hallerde Bakanlar Kurulu'na da zorunlu sigortalar ihdas etme yetkisi verilmiştir. Zorunlu sorumluluk sigortalarının kamu yararı taşıması ve yapılmasının yasa ile zorunlu kılınması nedeniyle zorunlu sigortalarda zarar görenlerin korunması amacıyla bazı düzenlemeler yapılmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, ''İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/1. maddesinde, ''Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/son. maddesinde ise, ''İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.'' hükmüne yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, ''sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.'' düzenlemesi yapılmıştır. Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir. (EREN Fikret, Borçlar Hukuku, 9. B, s. 631 vd.; KILIÇOĞLU Ahmet, Borçlar Hukuku, 10. B., s. 264 vd.). 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir. Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir. Burada kanun koyucu zarar görenin kusuru nispetinde indirim yapılabileceğini öngörmüş ve indirimi zorunlu tutmayarak hâkimin taktirine bırakmıştır. Uygulama ve öğretide de (S. Ünan, “Ergün A. Çetingil ve Rayegan Kender’e 50. Birlikte Çalışma Yılı Armağanı 2007”, s. 1180) bu husus kabul edilmektedir. Kanun koyucu, açıklanan düzenlemeler yanında 2918 sayılı KTK’nın 91. maddesiyle de; işletenin aynı Kanun’un 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatları kapsamında değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesinde; ''Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.'' hükmü düzenlenmiştir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.5. Bölümünde belirtilen 'Kapsama Giren Teminat Türleri' başlığı altında bulunan (a) bendinde 'Maddi Zararlar Teminatı' kapsamında araçta meydana gelen değer kaybı da sayılmıştır. İlgili maddede Maddi Zararlar Teminatı; ''Hak sahibinin bu genel şartta tanımlanan ve zarar gören araçta meydana gelen değer kaybı dahil doğrudan malları üzerindeki azalmadır.'' olarak tanımlanmıştır. Her ne kadar davalı vekilince iş bu davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında davacı tarafın hukuki yararının bulunmadığı iddiası ile davanın dava şartı yokluğunda usulden reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, yerleşik Yargıtay İçtihatları ve Bölge Adliye Mahkemesi kararları göz önünde bulundurulduğunda davaya konu trafik kazasının gerçekleşmesinde kazaya karışan araçların kusur oranlarının ve araçta oluşan hasarın onarım bedeli miktarının hesaplanmasının teknik bilirkişilerce yapılabileceği, tarafın teknik bilirkişiler vasıtasıyla belirlenebilecek hususları kendi başına belirleyerek dava açmasının kendisinden beklenemeyeceği, bu nedenle davanın belirsiz alacak davası olarak açılabileceği, ayrıca Anayasa Mahkemesinin 20/04/2022 tarihli ve 31815 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan... Başvuru numaralı 22/02/2022 Karar tarihli kararında, belirlenebilir bir alacağın belirsiz alacak davası açılmak suretiyle talep edilmesi akabinde davanın hukuki yarar yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesinin davacının mahkemeye erişim hakkını kısıtlar mahiyette olduğuna ve mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine, hukuki yarar yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesinin başvurulacak son çare olduğuna karar verildiği göz önünde bulundurularak, davalı vekilinin hukuki yarar yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesi talebinin reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur. Davaya konu uyuşmazlığın, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat taleplerinin davalılardan tahsili talebine ilişkin olduğu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 16. maddesinde haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesinin de yetkili olduğunun düzenlendiği, ayrıca 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Hukuki Sorumluluk ve Sigorta" başlıklı sekizinci kısmının beşinci bölümünde "Ortak Hükümler" ana başlığı altında "Yetkili Mahkeme" alt başlıklı 110. maddesinde ise motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davaların, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabileceğinin belirlendiği, yerleşik ve güncel Yargıtay içtihatları ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında davalı sigorta şirketinin Bölge Müdürlüğünün bulunduğu yer mahkemesinin de yetkili olduğunun kararlaştırıldığı, Hakimler ve Savcılar Kurulunun 08/07/2021 tarihli ve 31535 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 07/07/2021 tarihli 608 numaralı kararı ile İzmir Asliye Ticaret Mahkemelerinin yargı çevresinin, İzmir İli mülki idare sınırları (Karşıyaka Ağır Ceza Mahkemesi yargı çevresi hariç) olarak belirlendiği, dava konusu trafik kazasının İzmir İli, Gaziemir ilçesinde vuku bulduğu, ayrıca davalı sigorta şirketinin İzmir İlinde Bölge Müdürlüğünün bulunduğu göz önünde bulundurulduğunda mahkememizin iş bu davaya bakmaya yetkili olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin yetki ilk itirazının reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur. Dosyanın mahkememizce resen belirlenen bir trafik alanında uzman ve bir otomotiv alanında uzman bilirkişiden oluşan heyete tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, 23/05/2022 tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağı, dava konusu trafik kazasına karışan araçlara ait tescil ve ruhsat kayıtları, ... plakalı araca ait tramer kayıtları, davalı... Sigorta Anonim Şirketi nezdinde ... plakalı araca ait olarak düzenlenen Kasko Sigortası poliçeleri, hasar dosyaları, ödeme evrakları ve sair deliller göz önünde bulundurularak; 02/05/2022 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası sonucunda ... plakalı araçta meydana gelen hasar miktarının ve hasarın onarım bedelinin ne kadar olduğu hususları belirlenerek, belirlenecek hasarın onarım bedelinden dava açılmadan önce davalı ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından davacı tarafa yapılan ödemeler de dikkate alınarak, davacı tarafça talep edilebilecek bakiye hasar onarım bedeli ve değer kaybı bedeli tazminatlarının hesaplanarak düzenlenecek raporun mahkememize sunulması istenilmiş olup, bilirkişi heyeti 31/07/2024 havale tarihli raporlarında sonuç olarak;... plakalı kamyon sürücüsü ...'ın her iki şeridi birlikte kullanarak diğer araca yandan çarptığından dolayı kazanın oluşumunda etken olduğu, ... plakalı kamyonet sürücüsü ...un atfı kabil kural ihlalinde bulunmadığından dolayı kazanın oluşumunda etken olmadığını, kaza ile hasarın uyumlu olduğu, onarım bedeli/rayiç değer kıyaslaması yapıldığında, pert-total işlemine gerek olmadığı, onarımın ekonomik olduğu, iskontolu olarak onarım bedelinin 525,00 TL yedek parça, 3.500,00 TL işçilik olmak üzere toplam 4.025,00 TL+KDV, KDV dahil 4.749,50 TL olduğu, bu bedele göre; davalı sigorta şirketi tarafından 19.07.2022 tarihinde yapılmış 3.297,25-TL ödeme düşüldüğünde kalan bakiye farkın (4.749,50 TL-3.297,25-TL) 1.452,25 TL olacağı, iskontosuz olarak onarım bedelinin 847,61 TL yedek parça, 3.500,00 TL işçilik olmak üzere toplam 4.347,61 TL+KDV, KDV dahil 5.130,17 TL olduğu, bu bedele göre davalı sigorta şirketi tarafından 19.07.2022 tarihinde yapılmış 3.297,25-TL ödeme düşüldüğünde kalan bakiye farkın (5.130,17 TL-3.297,25-TL) 1.832,62 TL olabileceğini mütalaa etmişlerdir. Davacı vekilinin 13/08/2024 havale tarihli bedel artırım dilekçesi ile dava dilekçesinde 50,00-TL olarak belirttikleri hasar bedeli taleplerini 1.402,25-TL arttırarak 1.452,25-TL'ye artırdıklarını beyan ettiği ve artırılan dava değeri üzerinden eksik harcı mahkememiz veznesine yatırmış olduğu görülmektedir. Dava açılmadan önce davacı tarafça davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı, başvuru evrakının 13/11/2023 tarihi itibarıyla usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, bu kapsamda sigorta şirketinin rizikonun ihbarı akabinde 8 iş gününün sona erdiği 24/11/2023 tarihinde temerrüte düştüğü kanaatine varılmıştır. Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, İzmir Arabuluculuk Bürosunun... Dosya, ... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi nezdinde... plakalı araca ilişkin olarak düzenlenen Kasko Sigortası poliçesi, dava konusu 23/05/2022 tarihli trafik kazasına ilişkin olarak davacı ...Grup İnşaat Gıda Turizm Otomotiv Nakliye Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından şirkete yapılan başvuru dilekçesi, dilekçenin şirkete ulaştığı tarihi gösterir tebligat evrakları, yapılan başvuru sonucunda açılan hasar dosyası ve davacıya yapılan ödemeleri gösterir evrak ve kayıtlar, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi nezdinde davacı...Grup İnşaat Gıda Turizm Otomotiv Nakliye Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine ait... plakalı araca ait tramer kayıtları, dava konusu trafik kazasının gerçekleştiği 23/05/2022 tarihi ve mevcut durum itibariyle... plakalı araca ait trafik tescil ve ruhsat belgeleri, bilirkişi heyetinin 31/07/2024 havale tarihli raporları, davacı vekili tarafından sunulan 13/08/2024 havale tarihli bedel artırım dilekçesi, sair deliller birlikte değerlendirildiğinde, davaya konu uyuşmazlığın 23/05/2022 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacı... Grup İnşaat Gıda Turizm Otomotiv Nakliye Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine ait ... plakalı araçta meydana gelen hasarın onarım bedelinin tazmini amacıyla davacı vekili tarafından...plakalı aracın Kasko Sigortası poliçesini tanzim eden davalı ... Sigorta Anonim Şirketine yapılan başvuru neticesinde dava açılmadan önce ödenen 3.297,25-TL tutarındaki tazminat bedellerinin mahsubu ile bakiye hasar onarım bedelinin kaza tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte... plakalı aracın Kasko Sigortası poliçesini tanzim eden davalı...Sigorta Anonim Şirketinden tahsili ile davacıya verilmesi taleplerine ilişkin olduğu, dava konusu trafik kazasının...plakalı kamyon sürücüsü...ın 23.05.2023 günü saat 11.30 sıralarında İzmir ili Gaziemir ilçesi...Sanayi Sitesi... Sokak üzerinde ilerlerken karşı şeride girerek, aracının ön sol yan kısımları ile girdiği şeritten gelen, sürücüsü...un sevk idaresindeki... plakalı kamyonetin sol arka yan kısımlarına çarpması neticesinde meydana geldiği, kaza sebebiyle... plakalı aracın hasar gördüğü, hasarın onarım bedelinin 5.130,17-TL olduğu, dava açılmadan önce davacı tarafça yapılan başvuru neticesinde davalı sigorta şirketi tarafından hasar onarım bedeline yönelik olarak ödenen 3.297,25-TL mahsup edildiğinde bakiye hasar onarım bedelinin 1.832,62-TL olduğu, davacı vekilinin 13/08/2024 havale tarihli bedel artırım dilekçesi ile dava dilekçesinde 50,00-TL olarak belirttikleri hasar bedeli taleplerini 1.402,25-TL arttırarak 1.452,25-TL'ye artırdıklarını beyan ettiği ve artırılan dava değeri üzerinden eksik harcı mahkememiz veznesine yatırmış olduğu, dava açılmadan önce davacı tarafça davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı, başvuru evrakının 13/11/2023 tarihi itibarıyla usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, bu kapsamda sigorta şirketinin rizikonun ihbarı akabinde 8 iş gününün sona erdiği 24/11/2023 tarihinde temerrüte düştüğü, açıklanan gerekçeler dahilinde davacı tarafın dava ve bedel artırım dilekçeleri kapsamında davasını usulüne uygun deliller vasıtasıyla davasını ispatladığı anlaşılmakla, davacı vekilinin talebi ile bağlı kalınarak açılan davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Açılan davanın KABULÜ İLE, 1-Hasar onarım bedeli tazminatı talebinin KABULÜNE, 1.452,25-TL maddi tazminatın poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydıyla ve rizikonun sigorta şirketine ihbarı akabinde 8 iş gününün sona erdiği 24/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı...Sigorta Anonim Şirketinden tahsili ile davacı ... Grup İnşaat Gıda Turizm Otomotiv Nakliye Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketine verilmesine, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 427,60-TL ve 25,00-TL tamamlama harcının mahsubu ile fazla alınan 25,00-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan 70,00-TL elektronik tebligat, 4,00-TL posta (KEP) masrafı, 5.500,00-TL bilirkişi ücreti, 427,60-TL başvurma harcı ve 427,60-TL peşin harç, 700,00-TL ekspertiz raporu ücreti olmak üzere toplam 7.154,20-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 1.452,25-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (14) maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 6-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 7-Davalı tarafın yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2. maddesi gereğince kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 10/09/2024 Katip... E imza Hakim... E imza