İlk Derece Mahkemesi · İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/761 E. 2024/734 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/761
Karar No
2024/734
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/761 Esas KARAR NO : 2024/734 DAVA : Şirketin İhyası (TTK'nın Geçici 7. Maddesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/09/2024 KARAR TARİHİ : 20/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası (TTK'nın Geçici 7. Maddesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda: DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde; davacı nezdinde, hizmet yürütülmesi işini üstlenen... ...Şirketi işçilerinden ...'a müvekkili tarafından yapılan işçilik alacağı ödemesinden doğan alacağın, tahsili için Ankara ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında....Şirketi aleyhinde dava açıldığını, mahkememizce, 12/09/2024 tarihli yetki belgesi ile adı geçen şirket hakkında ihya davası açılması için kendilerine kesin süre verildiğini bildirmiş......Şirketinin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA: Davalı cevap dilekçesinde; ihyası talep edilen şirketin 6103 sayılı kanunun 20. maddesinin 1. fıkrası uyarınca sermayesini zorunlu miktara yükseltmemesi sebebiyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun geçici 7. maddesi uyarınca çıkarılan Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim Ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine Ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ'in 5. maddesinin a bendi uyarınca 21/03/2013 tarihinde münfesih sayılarak tescilli adresine ihtarda bulunulduğunu, ayrıca 25/04/2013 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlandığını, yasal süresi içerisinde ihtara yanıt verilmemesi nedeniyle 20/08/2013 tarihinde sicil kaydının resen silindiğini ve bu hususun 29/08/2013 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlandığını, terkin işlemlerinin tebliğde belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde uygulandığını, münfesih durumda olduğu tespit edilen şirketlerin tescilli adreslerine ihtarnameler keşide edildiğini, fakat TTK gereği basiretli tacir olarak davranması gereken ilgiler tarafından yasal süresinde herhangi bir bildirimde ve başvuruda bulunulmaması üzerine resen terkin işlemi sürecinin işletildiğini, şirketlerin tescilli adreslerine gönderilen ihtarnamelerin TTK'nun geçici 7 (4-a) maddesi gereği tebliğ edilmiş sayılacağını, Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin... karar sayılı ve 1/07/2020 tarihli kararında, şirketin kayıtlı adresine çıkarılan tebligat yapılamamış olsa da tebligatın yapılmış sayılması gerektiğine karar verildiğini, müdürlüğün yasal hasım olup, dava açılmasına sebebiyet vermediğini, bu nedenle 7511 sayılı yasa ile TTK'nun geçici 7.maddesine getirilen hükme bağlı olarak vekalet ücreti ve yargılama giderleri ile müdürlüğün sorumlu tutulamayacağını, terkin tarihinde, terkin edilen şirket hakkında görülmekte olan bir davanın bulunduğunun müdürlük tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını bildirmiş, müdürlük aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, TTK'nun geçici 7.maddesi hükmü uyarınca ticaret sicilinden resen silinen......Şirketi hakkında davalı sıfatıyla Ankara ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında rücuen tazminat istemli davanın görülüp sonuçlandırılabilmesi ve verilecek ilamın infazı amacıyla bu davayla sınırlı olmak üzere TTK'nun 547(2) maddesi gereği terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir. İhyası talep edilen İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğünün, Merkez... sicil numarasında kayıtlı... Temizlik Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketinin TTK'nun geçici 7 (1/a) maddesi hükmü uyarınca, sermayesini kanun hükmünde kararname ile öngörülen tutara çıkarmamış olması nedeniyle davalı tarafça yapılan ihtar ve terkin işlemleri sonucunda, sicil kaydının 20/08/2013 tarihinde sicil kaydının resen silindiği görülmüştür. TTK'nın geçici 7(1).maddesinde; anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin hangi şartlarda sicilden resen terkin edileceği düzenlenmiştir. 7.maddenin 1.fıkrası uyarınca 01/07/2015 tarihine kadar sayılan halleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyelerinin ilgili kanunlardaki tasfiye usullerine uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılacağı belirtilmiştir. Kanunda, resen terkin sebepleri bu madde de tadadi olarak sayılmıştır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin, 05/09/2022 tarih 2022/4251 esas ve 2022/5467 karar, 04/04/2022 tarih 2021/4453 esas ve 2022/2752 karar, 23/03/2022 tarih 2021/9156 esas ve 2022/2306 karar, 22/03/2022 tarih 2021/9037 esas ve 2022/2304 karar sayılı ilamlarında; TTK'nun geçici 7.maddesinde tadadi olarak sayılan sebepler dışında başkaca sebeplerle terkin işleminin yapılması halinde, terkinin usulsüz olarak yapıldığının kabulü ile Anayasa Mahkemesinin iptal kararından önceki kararlarında, böylesi durumda hak düşürücü sürenin uygulanmasının mümkün bulunmadığına karar verilmiştir. Somut olayda terkin edilen şirketin, TTK'nın geçici 7.maddesinde sayılan yasal bir sebebe dayalı olarak silindiği dosyada toplanan delillerle bellidir. Davacı tarafça, Ankara ... Asliye Hukuk Mahkemesinin... esas sayılı dosyasında, 06/08/2021 tarihinde aralarında terkin edilen şirketin de davalı olarak bulunduğu çok sayıda davalı hakkında açılan rücuen tazminat istemli dava derdest olup, 12.09.2024 tarihli duruşmanın 7 nolu ara kararında, davacı tarafa terkin edilen davalı......Şirketinin ihyası konusunda dava açmak üzere kesin süre verilmiş, davacı tarafça kesin süreye uyularak dava açılmıştır. TTK'nun 547(2).maddesinde ek tasfiye isteminin yerinde olduğuna kanaat getiren mahkemenin, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar vermesi ile birlikte ek tasfiye işlemlerini yapmak üzere son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya bir kaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettireceği düzenlenmiştir. Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin 25.09.2023 günlü,... karar sayılı ilamında; terkin edilen şirketin, usulsüz olarak terkin edilmesi halinde ihyanın şirket ve şirket ortakları tarafından talep edilmeyip, yasada sayılan üçüncü kişiler tarafından sınırlı bir konu ile ilgili olarak yapılan ihya taleplerinde, terkin edilen şirketin, tamamen ihya edilmesinde üçüncü kişilerin hukuki yararlarının bulunmaması nedeniyle talep edilen ek tasfiye işlemleri ile sınırlı olmak üzere şirketin ihyasına karar verilmesi yanında, TTK'nun geçici 7.maddesinin 15.fıkrasında ihya terimi kullanılmakla birlikte hükmün aynı kanunun 547.maddesine paralel ek tasfiye niteliğinde bulunduğu gözetilerek, TTK'nun geçici 7.maddesinin, tasfiye memuru atanması yönünde bir hüküm içermemekle birlikte aynı kanunun 547.maddesinde olduğu gibi mahkemece sınırlı olarak ihyaya karar verilmekle birlikte aynı zamanda tasfiye memuru atanması gerektiği, geçici 7.maddesinin amacının madde kapsamına giren şirketlerin bir an önce ticaret sicilinden silinmesi ve ihtilaflarının azaltılmasına yönelik bulunması nedeniyle aksi yöndeki uygulamanın yasanın amacına aykırı olacağı belirtilmiştir. Yukarıda açıklanan yasal düzenleme ile Yargıtay ilamları uyarınca, üçüncü kişi tarafından TTK'nun geçici 7(15) maddesine dayalı açılan ihya davalarında; davanın, şirket ortakları veya yetkilisi tarafından şirketin yeniden ihyası amacıyla açılmayıp, sınırlı bir ek tasfiye konusu ile üçüncü kişiler tarafından açılması halinde, üçüncü kişilerin açtıkları davada şirketin yeniden ve sınırsız olarak ihyasını talep etmedikleri yalnız kendileri ile ilgili uyuşmazlık konusu ile sınırlı ihya talebinde bulundukları göz önünde tutularak, bu nitelikteki talebin TTK'nun 547(2) maddesi uyarınca ek tasfiye niteliğinde olup, sınırlı olarak ihya kararı verilmesi yanında, tasfiye memuru atanması zorunludur. Somut dava yönünden; davanın şirket yetkilisi ve ortağı tarafından açılmadığı, ilgili üçüncü kişi sıfatındaki terkin edilen şirket alacaklısı davacı tarafından, ihya talebine konu rücuen tazminat talepli davanın görülüp sonuçlandırılması ve ilamının infazı amacına yönelik ek tasfiye işlemleriyle sınırlı olmak üzere TTK'nun 547(2).maddesi hükmü uyarınca açıldığı göz önünde tutulduğunda, toplanan tüm deliller, dosya kapsamı, icra dosyası içeriği, ticaret sicil kayıtları ile; davacı tarafın alacaklı sıfatıyla ihyası talep edilen şirket aleyhinde, Ankara... Asliye Hukuk Mahkemesinin... esas sayılı dosyasında görülmekte olan davanın sonuçlandırılabilmesi ve ilamının infazı ile sınırlı olarak ihyasının zorunlu bulunduğu dikkate alınarak,......Şirketine bu dosya ile sınırlı olarak ihyasına, ek tasfiye işlemlerini yapmak üzere TTK'nun 547(2) maddesi hükmü gereği terkin edilen şirketin, terkin tarihinden önceki yetkilisi...'ın, ihya edilen şirketin temsil edilmesi ve icra dosyası ile ilgili ek tasfiye işlemlerini yerine getirmesi için tasfiye memuru olarak atanmasına, tasfiye memuruna terkinden önceki şirket yetkilisi olması nedeniyle ücret verilmesine yer olmadığına, kararın tescil ve ilanına karar vermek gerekmiştir. TTK'nun geçici 7(4/a) maddesinde; terkin edilecek şirketlerin sicilde kayıtlı son adreslerine ve şirketi temsile yetkili kişilere bir ihtar yollanacağı, ihtarın, ilan edilmek üzere Ticaret Sicili Gazetesine aynı gün gönderileceği, ilanın, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibari ile Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçeceği, aynı maddenin 11. fıkrasında ihtar ve ilana rağmen süresi içinde cevap vermeyen veya tasfiye memurunu bildirmeyen yahut durumunu kanuna uygun hale getirmeyen veya faaliyette bulunduğunu adres veya kanıtları ile birlikte bildirmeyen şirketlerin ticaret sicilinden resen silineceği düzenlenmiştir. Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından sunulan cevap dilekçesindeki açıklamalar, dilekçeye ekli sunulan belge örnekleri ve ticaret sicil kayıt örnekleri ile; yukarıda açıklanan yasal düzenlemeye rağmen davalı tarafından yapılan terkin işlemleri sırasında terkin işlemine ilişkin ihtarın yalnız şirket adına tebliğe çıkarıldığı, şirketi temsil ve izama yetkili kişilere usulüne uygun şekilde tebligat çıkarılmadığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar cevap dilekçesinde, yasal düzenleme gereği, sicil müdürlüğünün yargılama giderlerinden sorumlu olmadığı iddia edilmiş ise de, sorumsuzluk hali usulüne uygun şekilde yapılan terkin işlemleri yönünden söz konusudur. Somut davaya konu terkin işleminde, TTK'nun geçici 7(4/a) maddesine aykırı olarak şirket adına çıkarılan ihtar dışında şirket yetkilisi adına ihtar çıkarılmamasına bağlı olarak terkin işleminin usulsüz şekilde yapılması nedeniyle davalı tarafın, dava açılmasına sebebiyet verdiği dikkate alınarak, yargılama giderleri ile sorumlu tutulmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerektirici nedenlerle: 1-Davanın KABULÜ İLE; İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün Merkez ... sicil numarasında kayıtlı iken resen sicil kaydı kapatılan... Temizlik Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketinin, Ankara ... Asliye Hukuk Mahkemesinin... esas sayılı dosyasının görülüp, sonuçlandırılabilmesi ve ilamının infazı amacıyla ve bu amaca yönelik yönelik ek tasfiye işlemleriyle sınırlı olmak kaydıyla Ticaret Sicili'ne tescili ile ihyasına, 2-Tasfiye işlemlerini yerine getirmesi için ihyasına karar verilen şirketin terkinden önceki ortağı...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına, Tasfiye memurunun, terkinden önceki son şirket yetkilisi olması nedeniyle tasfiye memuruna takdiren ücret verilmesine yer olmadığına, 3-Kararın Ticaret Siciline tescil ve ilanına, 4-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL başvurma harcı ile 427,60 TL karar ve ilam harcından oluşan toplam 855,20 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Davacı yararına AAÜT hükümleri uyarınca takdir edilen 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin, davalı Ticaret Sicil Müdürlüğünden alınarak, davacıya verilmesine, 6- Davacı tarafça yapılan 40,00 TL dört adet elektronik tebligat gideri, 2,00 TL bir adet kep ücretinden oluşan toplam 42,00 TL yargılama giderinin davalı İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğünden alınarak, davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafça peşin olarak yatırılan gider avansından artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca kararın kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğünün yokluğunda HMK'nun 343 ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/11/2024 Başkan... e-imzalı Üye ... e-imzalı Üye ... e-imzalı Katip... e-imzalı

Atıf: İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/761, K. 2024/734, T. 20.11.2024, www.arakarar.com/karar/izmir-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-761-e-2024-734-k-67886b0a18f8