İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/583 E. 2024/795 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/583
- Karar No
- 2024/795
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/583 Esas KARAR NO : 2024/795 DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 01/10/2024 KARAR TARİHİ : 12/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili 01/10/2024 tarihli dava dilekçesi ile, Müvekkilin re'sen terkin edilen ve ihyasını talep ettiği ... A.Ş.'nin pay sahibi ve yönetim kurulu başkanı olduğunu, ...A.Ş. isimli şirket ...Tarihinde ...Ticaret sicil numarası ile "..." adresinde faaliyete başladığını, şirketin son faaliyette bulunduğu adres "..." adresi olduğunu, bahse konu şirketin TTK geçici 7. Maddeye göre terkin edilmiş ise de tasfiye edilememiş ve tasfiye dışında kalmış taşınmazlar bulunduğunu, 20.05.2015 tarih 8804 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde de görüleceği üzere bahse konu şirketin, TTK'nin geçici 7. Maddesi uyarınca ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce re'sen terkin edildiğini, dava konusu şirketin hiçbir özel veya kamu borcu bulunmadığını, taşınmazların aktif malvarlığı arasında yer aldığını, mevcut olay kapsamına bakıldığında şirket tasfiye edilirken, (1) "..." ile (2) "..." adreslerinde yer alan taşınmazlar tasfiye dışında kalmış olduğundan tasfiye işleminin tam ve eksiksiz olarak gerçekleşmediğini, söz konusu şirketin re'sen terkin edildiğinden dolayı müvekkil ve pay sahipleri halen şirket adına kayıtlı bulunan taşınmazlar üzerinde herhangi bir tasarrufta bulunamadığını, bu nedenlerle ... A.Ş. İsimli şirketin "..." ve "..." bilgilerine sahip taşınmazların tasfiyesi adına ihyasına ve Ticaret Sicil Kaydına yeniden tescilinin yapılmasına, Tasfiye ve ek işlemler için müvekkilin görevli ve yetkili kılınmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili 09/10/2024 tarihli cevap dilekçesi ile, müvekkil Ticaret Sicili Müdürlüğünün, TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, Müvekkil Ticaret Sicili Müdürlüğüne ... ticaret sicil numarası ile kayıtlı bulunan ...Şirketi'nin dosyasında yapılan incelemede, şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Geçici 7’nci maddesi ile ... tarihli ve ... sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olan “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ”in 5’inci maddesi kapsamında; “Aralıksız son beş yıla ait olağan genel kurul toplantılarının yapılmaması“ gerekçeleriyle resen terkin kapsamına alındığı, tebligat ve ilan prosedürlerinin yerine getirilmesinin ardından 14.04.2015 tarihinde yukarıda belirtilen gerekçelere istinaden sicil kaydının resen terkin edildiğinin anlaşıldığını, Müvekkil Ticaret Sicili Müdürlüğünce söz konusu şirkete, belirtilen süre içerisinde münfesih olma sebeplerini ortadan kaldıran işlemlerin yerine getirildiğinin ispatlayıcı belgelerle birlikte bildirilmemesi ya da tasfiye memurunun bildirilmemesi halinde söz konusu şirketin unvanının ticaret sicilinden silineceği, şirkete ait malvarlığının kaydın silinme tarihinden itibaren on yıl sonra Hazineye intikal edeceği ve bunun kesin olduğu ihtarında bulunulduğunu, ancak bu ihtara rağmen söz konusu şirket yukarıdaki yükümlülüklerini yerine getirmediğini, diğer yandan; işbu ilanın da, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu geçici madde 7/f.4-a’da, 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat hükümleri yerine geçtiği hükme bağlandığından; müvekkil tarafından davaya konu şirkete yapılan ihtarın (bildirimin), dava konusu şirketin eline ulaşmadığı bir an için kabul edilse dahi, müvekkilin re’sen terkine ilişkin prosedürde bir eksik işlem yaptığından bahsetmek mümkün olamayacağını, gerçekten de; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.7/f.4-a’da, “Kapsam dahilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirkete veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollandığını, yapılacak ihtarın, ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderildiğini, ilanın, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinin otuzuncu günün akşamı itibarıyla, ... tarihli ve ... sayılı Tebligat Kanunu hükümleri yerine yapılmış tebligat yerine geçer.” denilmek suretiyle, ilgiliye ihtarın ulaşmadığı durumlarda, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesindeki ilanının, ilan tarihinin otuzuncu günü itibariyle, 7201 sayılı Tebligat Kanununa uygun bir bildirim olduğu hususu vurgulandığını, buna göre de, mezkur hüküm gereğince, davacının kendisine, müvekkil Müdürlük tarafından yapılan bildirimler (ihtarın), dava konusu şirkete ulaşmamış dahi olsa, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesindeki ilanının Tebligat Kanuna uygun bir bildirim olduğunun kabul edilmesi gerektiği ve re’sen terkin sürecinde bir eksiklik bulunmadığının tespiti gerektiğini, buna göre de, ilanın bulunması karşısında, müvekkilin eksik bir işleminden bahis dahi mümkün olmadığını, dava konusu şirketin ihyasına (ek tasfiyesine) karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanması gerektiğini, dosyanın incelenmesinde, dava konusu şirketin 31.07.2013 tarihinde geçici 7. madde uyarınca terkin edildiği, aynı şirket hakkında ise terkin tarihinden sonra 21.03.2014 tarihinde dava açıldığı nazara alındığında; ilgili ticaret sicil müdürlüğünce geçici 7. madde kapsamında gerçekleştirilen terkin işleminin hukuka aykırı olduğunu, Müvekkil Sicili Müdürlüğünün, dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığını, resen terkin süreci 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun Geçici 7’nci maddesi ve “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ” kapsamında, Ticaret Siciline kayıtlı şirketler bakımından belirli kriterlerin varlığı halinde uygulanan bir süreç olduğunu, bu kapsamda tesis edilmiş olan işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını, bu nedenle davanın açılmasında herhangi bir kusuru bulunmayan müvekkilin, yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağını, 29.05.2024 tarihinde Resmi Gazetede Yayımlanıp Yürürlüğe giren 7511 sayılı Türk Ticaret Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un konuyla ilgili 16. maddesi gereğince de, müvekkil müdürlüğün yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğinin belirtilmesi gerektiğini, bu nedenlerle haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Tüm dosya kapsamı ve delillerin değerlendirilmesi sonucunda, TTK 547/1 maddesi uyarınca tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. Davacının ihyası istenen ... A.Ş.'nin üzerine kayıtlı, tasfiye edilememiş ve tasfiye dışında kalmış taşınmazlar olduğu, şirketin 6102 sayılı TTK'nun geçici 7.maddesine göre, 14/04/2015 tarihinde resen terkin edildiği, davacının şirketin yeniden ihyasını istemekte hukuki menfaatinin bulunduğu görülmüştür. Somut olayda,... Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarının yapılan incelemesinde; ...A.Ş.'nin 14/04/2015 tarihinde sicilden resen terkin edildiği, şirket adına kayıtlı iki adet taşınmaz bulunduğu anlaşıldığından davanın kabulüne, ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı ...ŞİRKETİ'nin ..." ve "...'de kain taşınmazların tasfiyesi ile sınırlı olmak üzere ihyasına, şirket yetkilisi ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına, kararın kesinleşmesine müteakip Ticaret Sicil memurluğunda tescil ve ilanına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1-Davanın KABULÜNE, ... ticaret sicil memurluğunun ... sicil numarasında kayıtlı ...ŞİRKETİ'nin ..." ve "...'de kain taşınmazların tasfiyesi ile sınırlı olmak üzere ihyasına, 2-Tasfiye memuru olarak ... olarak atanmasına, tasfiye memuruna ücret takdirine yer olmadığına, 3-Kararın kesinleşmesine müteakip ticaret sicil memurluğunda tescil ve ilanına, 4-Harç peşin alındığından yeniden tahsiline yer olmadığına, 5-Davalı yasal hasım durumunda bulunduğundan, davacı lehine vekalet ücreti ve yargılama gideri takdirine yer olmadığına, 6-Davacı tarafça yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın karar kesinleştiğinde, davacıya iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341. maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 12/12/2024 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır