İlk Derece Mahkemesi · İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/52 E. 2024/394 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/52
Karar No
2024/394
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/52 Esas KARAR NO : 2024/394 DAVA : Haklı Sebep İddiası İle Limited Şirket Yöneticisinin Temsil Yetkisinin Kaldırılması Veya Sınırlandırılması İstemli (TTK'nun 630(2) Maddesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/01/2024 KARAR TARİHİ : 03/07/2024 Mahkememizde görülmekte olan Haklı Sebep İddiası İle Limited Şirket Yöneticisinin Temsil Yetkisinin Kaldırılması Veya Sınırlandırılması İstemli (TTK'nun 630(2) Maddesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkilinin babasının 2020 yılında vefatı ile ... Makina.. Şirketinin, müvekkiline ve davalıya miras yolu ile intikal ettiğini, müvekkilinin %37,5 ve davalının %61,5 oranında paya sahip olduklarını, müvekkilinin ortaklığının sadece kağıt üzerinde olduğunu, aradan geçen dört yıla rağmen hiçbir şekilde şirket yönetimine ve denetimine katılamadığını, müvekkilinin bu haklarının davalı tarafından engellendiğini, şirketi, müvekkilini yok sayarak keyifince iş ve işlemler ile yönettiğini, şirketi zarara sokacak hamleler yaptığını ve yapmaya devam ettiğini, müvekkiline kar payı, huzur hakkı ve diğer tüm yasal ödemelerin yapılmadığını, davalının, müvekkilinin uyarılarını dikkate almadığını, müvekkilinin, şirket defterlerini inceleyemediğini 19/12/2023 tarihli ihtarname ile şirket defter ve kayıtlarının incelenmesi için hazır tutulmasını talep etmesine rağmen davalının 28/12/2023 tarihli cevabi ihtarnamede ticari sır gerekçesi ile talebi kabul etmediğini bildirdiğini, müvekkilinin bilgi ve inceleme hakkının davalı tarafından haksız ve keyfi şekilde engellendiğini, yaşananların müvekkilinde haklı olarak güvensizlik oluşturduğunu, davalının özensiz, ciddiyetten uzak eylem ve kararlarının, şirketin iş ve işleyişinde sorunlara neden olduğunu ve şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybettiğini bildirmiş, davalının şirket yöneticiliğinden azline, yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin tamamen kaldırılmasına, şirkete yönetim kayyımı atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili, cevap dilekçesinde; davacının, babasının vefatından sonra hissedar olup, şirkette yönetim ve denetime katılım konusunda herhangi bir talebinin olmadığını, katılma isteğinin hiçbir şekilde engellenmediğini, tersine davalının, davacıdan sorumluluk almasını talep ettiğini, davacının kabul etmediğini, kar dağıtımı için genel kurul kararı alınması gerektiğini, ancak bu yönde alınmış bir genel kurul kararı bulunmadığını, müvekkiline yöneltilen iddiaların tamamen asılsız olup, gerçeklikten uzak olduğunu, şirketin yönetiminde özensiz ve ciddiyetten uzak tutumların mevcut olmadığını, davacıya keşide ettikleri ihtarnamede genel kurul toplantısı çağrısında bulunacağının bildirildiğini, ancak davacının cevap vermediğini, genel kurul toplantısının yapılmasına ilişkin tüm bilgilerin davacıya bildirildiğini, davacı ve vekilinin toplantıya katıldığını, toplantıda kararlar alındığını, davacının, bu davayı açmasının sebebinin müvekkilinin, müdürlüğü konusunda kaygı oluşturup, pazarlık masasına oturmak ve zaten çıkmak istediği şirketteki hissesinin payının değerini olabildiğince arttırmak olduğunu bildirmiş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Dava; TTK'nun 630 (2) maddesi uyarınca, davacının ortağı olduğu şirketin, temsile yetkilisi olan davalı gerçek kişinin, haklı sebeplerin varlığı iddiası ile şirketi yönetim hakkı ve temsil yetkisinin kaldırılması istemine ilişkindir. Davacı vekili, 03/07/2024 tarihli duruşmada taraflar arasında anlaşma sağlanması nedeniyle davanın feragat ettiklerini, yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmediklerini, davalı vekili aynı duruşmada, taraflar arasında anlaşma sağlandığını, anlaşma gereği davacının şirketteki payını müvekkiline devrettiğini ve şirketten ayrıldığını, feragata bir diyeceklerinin olmadığını, davacı taraftan vekalet ücreti ve yargılama gideri talep etmediklerini bildirmişlerdir. HMK'nun 311(1) maddesi uyarınca feragatın kesin hüküm gibi sonuç doğurması yanında aynı yasanın 309(2) maddesi uyarınca karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatına da bağlı olmadığı göz önünde tutularak davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerektirici nedenlerle: 1-Davanın feragat nedeniyle reddine, 2-Feragatın ilk duruşmadan sonra yapılmış olması nedeni ile Harçlar Kanununun 22. maddesi uyarınca 2/3 oranında hükmedilmesi gereken 285,07 TL karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 427,60 TL harçtan indirilmesiyle geriye kalan 142,53‬ TL harcın isteği halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı tarafça peşin yatırılan gider avansından artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, Davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 343 ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. Başkan ... e-imzalı Üye ... e-imzalı Üye ... e-imzalı Katip ... e-imzalı

Atıf: İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/52, K. 2024/394, T. 03.07.2024, www.arakarar.com/karar/izmir-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-52-e-2024-394-k-1603e2eaea77